? Özgürlopedi » O ve Ö Harfi

O ve Ö Harfi Kategorisi


Orhan Asena

(1922 Diyarbakır – 2001 Ankara) Türk oyun yazarı. Orta öğrenimini Diyarbakır Lisesinde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladı. Çeşitli yerlerde hükûmet doktoru olarak çalıştı. İlk şiirleri, Yaratış ve İstanbul dergilerinde yayımlandı. Daha sonra tiyatro oyunları yazdı. Konularını genellikle tarihsel olaylardan ve söylencelerden aldı. Bunlara çağdaş yorumlar getirdi. Başlıca yapıtları şunlardır: Oyunları: Tanrılar ve İnsanlar-Gılgameş [...]


Oktay Akbal

(1923 İstanbul – ) Türk öykü ve roman yazarı. Orta öğrenimini Fransız Okulunda ve İstiklâl Lisesinde tamamladı. Birkaç yıl Hukuk ve Edebiyat Fakültesinde okuduktan sonra öğrenimini yarıda keserek, sürekli edebiyatla uğraşmaya başladı. Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosunda görev yaptı. Vatan gazetesinde sanat yazıları ve kitap eleştirileri yayımladı. Daha sonra aynı gazetede fıkra yazarlığı yaptı. Edebiyat [...]


Öznel

Genel olarak, ben ve ben olmayan ayırımıyla birlikte, özne-nesne ikiliğinin bir sonucu olarak, öznenin dışındaki şeyler ve durumlarla değil de, özneyle ilgili olan şey, öznenin kendisine, kendi zihin hallerine ilişkin dolayımsız deneyimi için kullanılan sıfat.


Özgürlükçülük

1- Zorunlulukçuluğun karşısında yer alan ve insanın iradesine mutlak bir özgürlük tanıyan, bilinçli insan ey­leminin basit nedensel terimlerle açıklanama­yacağını öne süren öğreti. İradenin, kişinin içinde bulunduğu psikolojik ve fizyolojik ko­şullar tarafından belirlenmediğini, insanın ka­rakteriyle, onu eyleme yönelten güdüler ve in­sanın içinde bulunduğu koşullar arasında zorunlu bir ilişki bulunmadığını, insan iradesinin çeşitli eylem alternatifleri karşısın­da seçme [...]


Özgürlük

Kişinin kendisini belirlemesi, denetlemesi, yönlendirmesi ve düzenle­mesi durumu. Bireyin kendisini, dış baskı, etki ya da zorlamalardan bağımsız olarak, kendi arzu edilir ideallerine, motiflerine ve istekleri­ne göre yönlendirmesi. Kişinin, başkalarının buyruk ve isteklerine göre değil de, kendi is­teklerine göre davranabilmesi gücü.


Özgürleşme etiği

Marx ve ardılları tarafından benimsenen önce insanın kapitalist toplum düzeninde maruz kaldığı yabancılaşmadan kurtarılmasını, sonra da kendisini tam bir özgürlük içinde gerçekleştirmesini nihai hedef yapan etik anlayışı. Aristoteles, Kant, Stuart Mill gibi düşü­nürlerin ele aldıkları geleneksel ahlâk prob­lemleriyle, bu türden bireysel problemlerin insanların içinde yaşadıkları sosyal sistemin yarattığı problemlerin bir sonucu oldukları ve bu problemler [...]


Özgür düşünce

Dini inançlardan batıl itikatlardan bağımsız olan ve otorite ya da otoritelere güvenmeyip, yalnızca bireysel araştırmanın sonucu olan düşünce türü; dini ilkelerden bağımsız olup, dinin dogmalarıyla sınırlanmayan, mantık kuralları, bilimsel me­todoloji ve epistemolojiye uygun olarak geli­şirken, ilerlemesi için hiçbir sınır tanımayan bilim ve felsefe.


Özerklik

Politik anlamda bağımsızlık; kendi kendini yönetme; öz yönetim.


Öz

Bir şeyi her ne ise o yapan, kendisi olmadan, o şeyin var olamayacağı şey, bir şeyi, başka bir şey değil de, her ne ise o şey yapan şey. Bu çerçeve içinde, öz, bir varlık, nesne ya da şeyini a) özsel ve zorunlu, tanımlayıcı özelliğini, b) Bir şeyin temel, ilk ve nihai gücünü. ya da c) [...]


Ötenazi

Bir kişinin yaşamı belirli koşullar altında ağır ya da ölümcül bir hastalığın ya da rahat­sızlığın sonucu olarak, tüm değerini yitirdiği, yaşanır olmaktan çıktığı, yaşamak kişi için ağır bir yük olup, dayanılmaz acılar verdiği zaman, acı çeken hastanın, ya kendisi ya da hekimler tarafından, acı vermeden öldürülebileceğini söyleyen öğreti ya da teori. Yunanca “iyi ölüm” anlamına [...]


Ön yargı

Bir kişi bir görüş yada bir şey hakkında, belirli birta­kım koşullara, olay, durum ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş ya da oluştu­rulmuş olumlu ya da olumsuz fikir. Kişinin genellikle çevresinden, içinde bu­lunduğu ortamdan edindiği, düşünceyi engel­leyen öznel hüküm olarak önyargı incelenme gereği duyulmadan benimsenen ve kişinin zihnine çoğu kez aldığı formasyon, eğitim ve çevre tarafından yerleştirilen [...]


Ölüm korkusu

İnsan varlıklarının bu dünyadaki var oluşlarının son bulacağı gerçeği karşısın­da duydukları korku. Buna göre, projelerimizin son bulacağı, sahip olduğumuz değer ve zenginlikleri yitire­ceğimiz, ontolojik bir güvensizlik yaşayıp, mutlak bir belirsizlik içine gireceğimiz gerek­çesiyle. ölümden korkmanın rasyonel bir korku olduğunu savunan filozoflara karşı, İlk­çağda Platon felsefe yapmanın ölmeyi öğren­mek, ölmeye hazırlık yapmak olduğunu söy­lemiştir. Hellenistik dönem [...]


Otoriteryanizm

Yö­netilenlerin yönetici ya da yöneticiler karşı­sında hiçbir hakkı bulunmadığını ya da önemsiz birkaç hakkı bulunduğunu ve yöne­ticilerin güç ve otoritesinin çok büyük oldu­ğunu ve olması gerektiğini öne süren yöne­tim teorisi ve tarzı; bireyin haklarının devletle önderlerinin otoritesine tabi olması gerektiği inancına dayanan sosyo-politik sistem.


Otorite

Toplumsal bir sistem çıkan kurumsallaşmış ve meşru güç; bu türden bir güce sahip olan birey. Sosyologlarla sosyal psikologların sınıfla­masına göre, farklı otorite türlerinden söz edilebilir. Bu otorite türlerinden biri olan ka­rizmatik otorite, bir bireyin olağanüstü ya da dışı özelliklerinin sonucu olan ve yasal ku­rumlardan bağımsız olarak kazanılan bir otorite şeklinde tanımlanabilir. Geleneksel otorite ise, meşruluğu [...]


Otokrasi

Anayasal sınırlamaları olmayan Monarşik yönetim tarzı, Stalinist otokrasi örneğinde olduğu gibi, iktidarın sadece tek bir bireyde toplan­dığı rejim biçimi.


Ortodoks Marksizm

Marx’ın hümanizm ağırlıklı, ve daha çok yabancılaşmay­la kapitalizm eleştirisi üzerinde odaklaşan verimli ve çok çeşitli görüşlerinin, onun ölümünden sonra, sistematik bir öğreti haline getirilmesinin ve hatta dogmalaştırıl­masının sonucu olan statik Marksist öğreti. Ortodoks Marksizmin ortaya çıkışında iki faktörün çok büyük rolü olmuştur: 1 Marx’ın 1883 yılındaki ölümünden sonra, onun gö­rüşlerini yorumlamak, popülarize edip yayın­lamak dostu, [...]


Ortaçağ Felsefesi

Klasik çağ ile modern çağ arasında kalan tarihsel dönemde söz konusu olan felsefe faaliyeti; düşünce tarihinde M.S. 1. ya da II. yüzyılla, XV. yüzyıl arasında kalan tarihsel kesitin felsefesi. Ortaçağ Felsefesi kendi içinde dört ayrı geleneği ihtiva eder: 1- Batı ya da Avrupa’da gelişip, Latince ifade edilmiş olan Hıristiyan felsefesi, 2- Doğuda İslam dünyasında zuhur [...]


Organizmacılık

Sosyolojide, toplumu organik, biyolojik bir sistem olarak gören ve toplumun birim ve öğeleriyle biyolojik organ arasında bir koşutluk kuran yaklaşım. İlk kez olarak İngiliz düşünürü Herbert Spencer’ın ortaya attığı, Alman sosyologu Schaffe ve çağdaş Amerikan sosyologu Par­sons tarafından da savunulan bu görüşe göre, bir toplumdaki değişik toplumsal gruplar, insan vücudunun farklı organlarına benzer. Organik analoji [...]


Ontoloji

İlk felsefe olarak da bilinen ve teolojiyle benzerlikleri olan, zaman zaman metafizik anlamına gelecek şekilde anlaşılıp, bazen de metafiziğin bir dalı olarak görülen felsefe disiplin. Metafiziğin, tek tek nesne ve olaylarla değil de, genel olarak varlık proble­miyle ilgili olan dalı; varlığı varlık olarak, varlık olmak bakımından ele alan bilim; varo­lan tikel şeyleri değil de, varlığın [...]


Olgu

Aktüel olarak ortaya çıkan, gerçekleşen olay, nitelik, bağıntı ya da durum, tartışılmaz, yadsınmaz olarak, tartışılmazca­ inkar edilemezcesine kabul edilemez şey.


Olay

1- Genel olarak, ortaya çıkan, olup biten şey ya da durum; dikkati çeken ya da çekebilecek olan her türlü oluşum. Bir değişme ortaya koymakla birlikte, zaman içinde uzun süre boyunca devam et­meyen hal olarak olay, bir şeyin niteliklerin­de, sıfatlarında, bağıntılarında söz konusu olan değişimi; varolan şeyler arasında ortaya çıkan bir değişme, etkinlik ya da süreci; [...]