E Harfi Kategorisi
Ernesto Laclou
Arjantin doğumlu çağdaş politika teorisyeni. Temel eserleri: New Reflections on the Revolution of our Time [Zamanımızın Devrimi Üzerine Yeni Düşünceler], Politics and Ideology in Marxist Theory [Marksist Teoride İdeoloji ve Pratik], C. Mouff eyle birlikte yazmış olduğu Hegemony and Socialist Strategy [Hegemonya ve Sosyalist Strateji]. Laclou, Marksizmin kriz içinde olduğunu ve toplumu konu alan teorileştirmelerde [...]
Edmund Husserl
Çağımızda fenomonoloji olarak bilinen çağdaş felsefe okulunun kurucusu olan ünlü Alman filozof. 1859 yılında, Moravya’da dünyaya gelmiş olan Husserl, önce matematik tahsil etmiş ve daha yirmi üç yaşındayken, ünlü bir matematikçinin asistanı olmuştur. O, daha sonra psikoloji alanına da yönelmiş, bu alandaki çalışmalarının da etkisiyle, yeni ve orijinal bir öğreti meydana getirmiştir. Temel eserleri: Logische [...]
Ezoterik
Kamuya açık olmayan, herkesin anlaması için yazılmamış, yalnızca bir Kurum ya da bir okulda, bir mezhepte veya belli bir alanda, oldukça ileri bir düzeye ulaşmış kişiler için saklanmış, yalnızca onlar tarafından anlaşılabilir olan gizli inanç, ideoloji ya da öğretiler için kullanılan terim.
Ezeli-ebedi
Zamanın bitimsiz olması, sonunun gelmemesi durumu. Bütünüyle zamandışı olma hali. Zamanı içerme, fakat zamanı, bir anlamda aşma durumu. Ezeli-ebedilik zamanın karşısında olup, ezeli-ebedi olan, zaman içinde olmayanı, zaman içinde başlangıcı ve sonu olmayanı gösterir. Varlığa gelen her şeyin, her türlü sonlu varlığın zaman içinde varolduğu yerde, ezeli-ebedi varlık, varlığa gelmeyen, yaratılmamış ve yok edilemez olan, [...]
Eylem
Bir şey yapma bir işlemi gerçekleştirme bir etkinlikte bulunma, bir işlevi yerine getirme bir şey üzerine etkide bulunma bir iş, davranış ya da olayla sonuçlanan, güç ya da enerji uygulama durumu.
Evrimci Pozitivizm
Pozitivizmin, bilginin deneyime dayandığı, olguları konu aldığı ve özel bilimler tarafından tüketildiği tezlerini korumakla birlikte, sosyal pozitivizmde olduğu gibi, topluma ya da tarihe değil de, fizik ve biyolojiye yönelen ya da dayanan pozitivist anlayış. Herbert Spencer tarafından savunulan bu tür bir pozitivizm, bir ilk nebuladan başlayıp, uygarlığın en yüksek ürünlerine dek uzanan sürekli ve doğrusal [...]
Evrimcilik
Çoğu zaman ilerlemeye duyulan inançla birlikte ortaya çıkan ve evrimin, evrendeki en temel değişme tarzı olduğunu savunan görüş. Evrim düşüncesi, yani tüm tezahürleri ve görünüşleri içinde evrenin ve yaşamın, tüm boyutlarıyla doğanın, bir gelişme sürecinin ürünü olduğu düşüncesi üzerine kurulan sistem; tanrısal düzen ve yaratılış düşüncesinden farklı olarak, türlerin çeşitliliğini, evrende hüküm süren değişim, dönüşüm, [...]
Evrimci filozlar
Sistemlerinde Darwin tarafından geliştirilmiş olan evrim teorisine merkezi bir yer veren filozofların meydana getirdiği hiçbir şekilde homojen olduğu söylenemeyen birlik. Evrimi apaçık bir olgu olarak kabul eden filozoflar arasında, C. Darwin ve E. Haeckel örneklerinde olduğu gibi, bir bölüm baştan sona doğalcı, bilimci ve maddeci olmuştur. Diğer bazıları ise, H. Spencer örneğinde olduğu gibi, en [...]
Evrimci etik
Evrim temeli üzerinde yükselen, ahlaki ve ahlâki kurumları evrim idesine tabi kılan, insan varlıklarının şeylere ve kişilere hayat mücadelesinde ayakta kalma kapasitelerine ya da bu mücadeleye yaptıkları katkıya göre değer biçtiklerini öne süren etik türü. Evrim ilkesini toplumsal alan dışında, etiğe de uygulayan, sosyolojinin toplumla, etiğin de insan ve insan davranışıyla, evrim biyolojinin organik doğanın [...]
Evrim
Bir şeyin, bir değişim ve gelişimler dizisi, derece derece gerçekleşen bir değişme süreci içinde, daha kompleks, daha farklı bir organizma ya da organizasyona doğru gelişmesi, dönüşmesi. Bir şeyin potansiyelinin belli bir sonuç, hedef ya da amaç yönünde gelişmesi. Değişme ya da oluş türlerinden biri olarak, ağır ağır, yavaş yavaş, farkına bile varılmadan gerçekleşen değişim. Biyolojide, [...]
Evrenselcilik
Genel olarak, geçerliliğin ve doğruluğun ölçütü olarak tüm insanların onayını temele alan, tüm insanların onayı dışında hiçbir otorite kabul etmeyen görüş.
Evrensel
Evrensel düzen, evrensel zorunluluk deyimlerinde olduğu gibi, evrenin bütününe yayılan, evrenin bütünü ve evrendeki her şey için geçerli olan. Hiçbir istisna kabul etmeyen. Buna göre, bir düşünce, ilgili tüm insanların, onun doğruluğunu teslim etmesi anlamında evrenseldir.
Evren
Varolmuş olan, varolan ve varolacak olan her şey. Bütün bir doğal dünya. Gözlemlenen ya da varolduğuna inanılan madde ve enerjinin tümünü birden içeren fiziki sistem. Yıldızları, gezegenleri, yeryüzünü, gaz ve bulutları, vb. kapsayan, maddeyle dolu mekanın bütünü. Tikellerden tümellerden meydana gelen bütün. Kendisine aşkın olar Tanrı dışında, varolan her şeyi kapsayan sistem.
Etik
Ahlâk ve ahlâklılığın olgusal ve tarihsel olarak yaşanan bir şey olduğu, tek tek her bireyin şu ya da bu ölçüde şekillendirdiği somut bir ahlâki hayatı bulunduğu, bu hayat içinde cisimleşen ahlâki değerler, peşinden koşulan ideallerini söz konusu olduğu kabulleri üzerinde, ahlâk adını verilen söz konusu tarihsel olguya yönelen felsefe disiplini; ahlâkın eylemin pratiği olduğu yerde, [...]
Eşitlikçilik
Genel olarak, tüm insanların eşit oldukları ve özgürlükleri, hakları, değerleri ve elde edecekleri fırsatlar bakımından eşit muamele ve kabul görmeleri gerektiğini savunan görüş. Tüm insanların toplumsal ve siyasal (ve bazen ekonomik) olarak eşit oldukları inancı. Bütün insanlarda bulunan ortak bir özelliğin ya da yetinin, insanlar arasında bir ayırım gözetilmemesini, insanların aynı muameleye tabi tutulmalarını gerektirdiği [...]
Eşitlik
Ahlâki ve toplumsal bir ideakolalak, insanların birbirleriyle, aynı insan doğasına sahip olmak bakımından, aynı konum ve değerde olmaları hali. İnsanların birbirleriyle eşdeğerde olduğunu, bundan dolayı insanlar arasında ayırım gözetilmemesi gerektiğini dile getiren ilke. Eşitlik, İlkçağ Yunan felsefesinde, Yunanlı-barbar, özgür yurttaş-köle ayrımına karşın, bir akla sahip olmanın insanı dış dünyadan ayırdığı, bundan dolayı bir insanın akıl [...]
Estetik
Sanat ya da güzellik alanında söz konusu olan değerleri konu alan felsefi disiplin; felsefenin güzeli ya da güzelliği konu alan, iyi, çirkin, hoş, yüce, trajik gibi güzellikle yakından ilişkili olan kavramları araştıran, doğal nesne ya da insan yaratısı olan ürünlerde sergilenen güzelliklerle ilgili yargı ve yaşantılarımızda söz konusu olan değerleri, tavırları, haz ve tatları analiz [...]
Erdem
Ahlâki bakımdan her zaman ve sürekli olarak iyi olma eğilimi, iyi ve doğru eylemlerde bulunmaya yatkın olma durumu. İnsan varlığına en zengin, en gerekli ve dolgun anlamını veren ahlâki niteliklerin toplamı İnsan iradesinin gerektiği takdirde büyük özverilerde bulunmak ve ciddi engelleri aşmak pahasına, ahlâki iyiliği amaçlama, iyilik uğruna hareket etme gücü.
Erastusçuluk
Laik otoritenin kilise karşısında her konuda üstünlüğü ve önceliği olduğu inancı. Vatandaşları aynı dine bağlı toplumlarda, dini ya da dünyevi tüm suçları cezalandırma hakkı ve görevinin devlette olması gerektiği tezi.
Epistemoloji
Felsefenin, bilişsel süreçlerin oluşumlarından ziyade, bilgiyi genel olarak ele alan, bilgiyle ilgili problemleri araştıran, bilginin kaynağını, doğasını, doğruluğunu, sınırlarını inceleyen dalı.
Epiktetos
M. S. 55-135 yılları arasında yaşamış Stoalı filozof ve ahlâkçı. Siyaset felsefesi alanında, Epiktetos, insanı, Tanrı’dan başka insanları da içeren büyük bir sistemin üyesi olarak görmüştür. Ona göre, her insan öncelikle, kendi toplumunun bir yurttaşıdır. Ama o, bir yandan da, tanrıların ve tüm insanların oluşturduğu daha büyük bir topluluğun üyesidir. Kent devleti bu topluluğun yalnızca [...]
Entelektüel
Geleneksel anlamı içinde, düşünsel veya zihinsel etkinliğe yönelmiş, bilgili, değerlendirme ve eleştiri gücü yüksek, topluma öncülük etme misyonu yüklenmiş aydın, çağdaş varoluşçu filozof Camus’nun deyimiyle ‘zihni kendi kendisini gözleyen kişi. Rönesanstan itibaren, yaklaşık 19. yüzyıla kadar Avrupa’da entelektüeller, aralarında başta filozof ve bilim adamları olmak üzere, yüksek kültür ürünlerini ve değerlerini yaratan insanlar olarak görülmüştür. [...]
Entelektüalizm
Genel olarak, zihni, bilginin ve eylemin gerçek ilkesi olarak gören öğreti, zihinsel fenomenlerin duygular ve irade karşısında önce ve üstün olduğunu öne süren felsefe anlayışı; insan zihninin daha soyut ve daha kavramsal bir düzeyde gerçekleşen bilişsel yeti ya da parçasını her alanda temele alan, ön plana çıkaran yaklaşım; varolan her şeyin, en azından ilke olarak [...]
Enformasyon toplumu
Bilginin en temel ürün, en değerli kaynak olduğu, işgücünün önemli bir bölümünün enformasyon endüstrisinde çalışanlardan meydana geldiği toplum modeli. Yüzyılımızın son on yılında kendini iyice gösteren enformasyon toplumunun üç gelişme evresinden geçtiği söylenmektedir. Birinci evre on dokuzuncu yüzyılın ortalarında başlamış ve iletişimin elektrifikasyonuyla karakterize olmuştur. İkinci evre ise, yüzyılın ortalarında enformasyonun toplumun merkezinde bulunduğu kabulüyle [...]
Endüstriyalizm
İnsanın bilgisinde ve doğa üzerinde egemenlik kurma sürecinde, makine üretim sanatlarının ya da tekniğinin kazanılması ve mekanik güç kullanımının öğrenilmesiyle belirlenen evre; maddi ilerlemedeki belli bir aşama; ekonomik gelişme ve toplumsal kalkınmanın endüstrileşme yoluyla olacağını savunacağını öne süren görüş. Buna göre, cansız güç kaynaklarının, üretimi mekanikleştirmek amacıyla, üretim sürecine uygulanmasının ardından ortaya çıkan ekonomik büyümeye [...]
Endüstri toplumu
Endüstri toplumu sonrasında ortaya çıkan endüstrileşmenin yarattığı toplum modeli. Böyle bir toplum türünün temel özellikleri şöyle sıralanabilir: 1- Ortak bir dil ve kültür birliğini yaşayan ulus devletlerinin doğuşu; 2- Geçim ekonomisinin ortadan kalkışıyla birlikte, üretimin ticarileşmesi; 3- Makine üretiminin hakim üretim şekli olması ve üretimin, küçük işletmelerde değil de, fabrikada gerçekleşmesi; 4- Tarımla uğraşan insan [...]
Endüstri devrimi
Batı uygarlığında, kabaca 1780 ve 1820 yılları arasında kalan tarihsel döneme ve bir dizi teknik buluşun, buhar makinesi ve lokomotifin icadının üretim sürecinde, insan gücü ve emeğinin yerini mekanik enerjinin almasına olanak veren süreci başlattığı döneme verilen ad.
Empirizm
Genel olarak, özellikle, deneysel bilimin on altıncı yüzyıldan itibaren kazandığı önem ve kaydettiği başarıların bir sonucu olarak, F. Bacon, T. Hobbes, J. Locke, G. Berkeley ve D. Hume gibi İngiliz düşünürleri tarafından savunulan, tüm bilgilerin deneyime, duyu algısına dayandığı görüşü.
Emperyalizm
Gelişmiş ülkelerin zayıf ya da az gelişmiş ülkeleri ekonomik, politik ve kültürel bakımdan baskı altında tutması, onları hakimiyeti altına alması süreci ya da işlemi. Napolyon’un siyasi ve askeri özlemlerini ifade etmek üzere kullanılmaya başlayan emperyalizm terimi, Avrupa’nın 1870’li yıllarda başlayan yayılmacılığıyla daha anlamlı hale gelmiştir. Emperyalizmi ya da emperyalist süreci açıklayan üç farklı teori vardır. [...]
Empati
Kişinin başka bir kişinin istek ve duygularını anlayabilmesi, başka bir kimsenin halini kavrayabilmesi durumu. Kişinin kendisi başka bir bilincin yerine koyarak, söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini, onun bu yaşantılarını o anda be etmeksizin. anlayabilmesi yeten kişinin, kendi zihninde ya da içinde, bir kişinin rolünü kabul edip, benimsemesi hali.
Elitizm
Bir toplumda, başta politik alan olmak üzere, tek tek hemen her alanda ön plana çıkan, doğuştan getirdiği yetenekleriyle veya sonradan kazandığı birikimlerle seçkinleşen insan ya da grupların varolduğunu veya olması gerektiğini savunan yaklaşım ya da tavır. Eşitlikçiliğe karşıt bir yaklaşım olan elitizmin bilinen ilk büyük savunucusu Platon, modern dönemde ise Nietzche’dir.
Eleştirel teori
Yirminci yüzyıl düşüncesinde, Frankfurt Okuluyla birleştirilen toplumsal analiz tarzı. Tüm kapalı sistemleri eleştiri yoluyla çözmeyi ya da yıkmayı amaçlayan eleştirel teori, eleştirinin daha çok Hegel’deki versiyonundan yola çıkmış ve dolayısıyla da, eleştirinin öncelikle özeleştiri şeklinde gerçekleşmesi gerektiği inancını hayata geçirmeye çalışmıştır. Eleştirel teorinin Adorno, Horkheimer, Marcuse, Habermas gibi sahipleri, insanın toplumsal eleştiri yoluyla, baskılardan kurtulup [...]
Ekonomizm
Toplum ve siyasi tarihe ilişkin açıklamada, diğer faktörleri büyük ölçüde göz ardı ederek, tümüyle ekonomik gelişmeleri vurgulama, ön plana çıkarma anlayışı. Her tür toplumsal, siyasi ve kültürel faaliyeti ekonomik temel yoluyla açıklayan, üstyapının kendisinin bağımsız bir anlamı olabilmesini kabul etmeyen indirgemeci görüş. Genelde, Marx’ın tarihsel maddeciliğini ifade etmek için kullanılan ekonomizm terimi, ideolojik mücadelenin önemini [...]
Eğitim sosyolojisi
Eğitim kurumlarını ve okullaşmayla modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din, vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ve bakış açısıyla araştıran sosyoloji dalı. Eğitim sosyolojisinin günümüzdeki araştırmaları, eğitimin öncelikle, yeniden üretilecek bir kültürü, bir bilgi ve beceriyi aktarmak, [...]
Eğitim psikolojisi
Genel olarak, uygulamalı psikolojinin öğrenmeye ilişkin çalışmalarla, problem çözme, ölçme gibi konularla ilgili olan dalı; çocukların eğitimi, gelişimi ve yetişmesinde rol oynayan öğrenme süreçlerini ve bu süreçte karşılaşılan psikolojik sorunları inceleyen disiplin. Daha özel olarak da, öğrenme ve öğretme süreçlerini anlamayı amaçlayan akademik psikolojiyle, kişinin öğrenme yeteneğini tam olarak gerçekleştirmesini engelleyen handikapları teşhis edip ortadan [...]
Eğitim felsefesi
Felsefenin, eğitimin imkanı, doğası, amaçları ve yöntemleri ile ilgili problemleri, felsefeye özgü yöntemlerle konu alan dalı. Eğitimin olanaklı olup olmadığı, eğitimin bir ideoloji ya da öğreti aktarmaktan bağımsız olup olmadığı, eğitimde bir öğretmene gerek duyulup duyulmadığı, eğitimde temel amacın bilgi aktarmak mı, yoksa bilgilenme yeteneği kazandırmak mı olduğu, eğitimin olgularını konu alması gerektiği, bilgiyi amaçlayan [...]
Eğitim
1- Bir toplumun kültürünün, yani değer yargıları ile bilgi ve beceri birikiminin yeni kuşaklara aktarılması süreci; bu sürecin okul benzeri kurumlarda gerçekleştirilmesi faaliyeti. 2- Kişinin kendisini bir bütün olarak gerçekleştirmesine, insan varlığının bütün gizil güçlerini hayata geçirmesine imkan veren süreç. Kişinin, insanlığın özellikle tinsel mirasını özümsemesi yoluyla, toplum değerlerine ve kabul görmüş yaşam tarzlarına sağlıklı [...]
Egzistans
Varoluşçu felsefede insani varoluş anlamında, salt özne ya da bireyin varoluşu. Klasik felsefede varoluş ya da varolan birey, kavramlar alanının dışında kendinden kalın olan birey anlamına gelen existence, varoluşçu felsefece özel bir anlam kazanarak, soru sorabilen, kendi kendini tanımlayan, kendi imkanlarını gerçekleştirerek özünü belirleyebilen insani varoluşu tanımlamaya başlamıştır.
Egoizm
Ahlâk felsefesinde her insanın kendi iyiliğini gözetmesi ve kendi çıkarlarını hayata geçirmesi gerektiğini, yaşamdaki en yüksek iyinin, kişinin kendisi için mümkün tüm tatminleri (arzuları, istekleri, ihtiyaçları, hazları ve amaçları) karşılaması ya da gerçekleştirmesi olduğunu, kişinin kendi tatmin, başarı ve mutluluğunun ilk, en yüksek ve nihai değer olduğunu, kalan tüm değerlerin bundan çıktığını savunan anlayış.
Edmund Burke
1729-1797 yılları arasında yaşamış olan ünlü İngiliz devlet adamı ve filozofu. Temel eseri Reflections on the Revolution in the France [Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler] olan Burke, insanın duygusal ve ruhsal yaşamının evrenin genel düzeniyle uyum içinde olduğunu, toplum ve devletin, insanın yeteneklerinin eksiksizce geliştirilmesine imkân sağladığını, ortak çıkarlara hizmet ettiğini savunmuştur. O muhafazakâr düşünüşün en [...]
Ernst Bloch
1885-1977 yılları arasında yaşamış ünlü Alman düşünür. Temel eserleri: Geist der Utopie [Ütopyanın Ruhu], Das Prinzip Hoffnung [Umut İlkesi], Abriss der Sozialen Utopien [Sosyal Utopya Taslağı]. Genç yaşta sosyalizmi benimsemiş ve Georg Simmelle Weber’in öğrencisi olmuş olan Bloch, en çok inanç sorunu ve Ütopya konusu üzerinde durmuştur. Ortodoks Marksizmin baş hedeflerinden biri olan Bloch, ütopyaların [...]
Edouard Bernstein
Sosyal demokrat siyaset adamı, kuramcı ve tarihçi . Kapitalist ekonominin yakın gelecekte çökeceği ve proletaryanın iktidarı zorla ele geçirmesi gerektiği gibi görüşleri yadsıyarak, Karl Marx’ın koyduğu temel ilkeleri gözden geçirmeye girişen ilk sosyalistlerdendir. Seçkin bir kuramcı olmamasına karşın ‘revizyonizmin babası ‘ olarak adlandırılmış ve özel girişimciliği toplumsal reformla kaynaştıran bir tür sosyal demokrasi öngörmüştür. Danzig’den [...]








