? Özgürlopedi » Tümü

Tümü Kategorisi


Asit Yağmuru

Termik elektrik santrallerinde, sanayinin çeşitli kollarında, taşıtlarda ve ısınma amacıyla evlerde petrol ürünleri ve kömür gibi fosil yakıtlar kullanılır. Bunlar yandığı zaman ortaya kükürtlü ve azotlu gazlar çıkar. Bu gazlar havadaki su buharıyla tepkimeye girerek, asitli bileşikler oluşturur. Bu bileşikler de yeryüzüne asit yağmurları olarak iner. Asit yağmurları hayvanlara ve bitkilere zarar verir. Bitkileri ve [...]


Aşırı Otlatma

Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar, doğal yöntemlerle beslenmek için çayır ve meralara bırakılırlar. Besini oluşturan bitkilerin kendini yenilemesi gereklidir. Hayvancılıkla uğraşan kişilerin bu bitkilerin kendisini yenilemesine olanak sağlamadan hayvanları devamlı otlatmasına aşırı otlatma denir. Aşırı otlatma sonucunda, otlatma alanlarında azalma görülür.


Aşırı Kentleşme

Yurtiçi göçler yüzünden kentlerdeki düzensiz ve kural dışı yapılaşmadır. Bu tür yapılaşmaya güzel ve çarpıcı bir örnek olarak gecekondular verilebilir. Bu evlerin elektrik, su ve kanalizasyon gibi alt yapı hizmetlerinde eksiklikler ve aksamalar vardır. Bu durum kentlerin genel görüntüsünü, temizliğini, doğal kaynaklarını ve insanların yaşamını olumsuz yönde etkiler. Ayrıca deprem ve sel gibi doğal afetlerden [...]


Aşırı Avlanma

Gereğinden fazla avlanma. Aşırı avlanma doğal dengeyi bozarak, kimi hayvan türlerinin ortadan kalkmasına neden olabilecek tehlikeli bir durumdur. Dodo kuşu ve Tasmanya kurdu gibi hayvanlar aşırı avlanma yüzünden soyları tükenmiş hayvanlardır. Günümüzde de aşırı avlanma nedeniyle birçok balık, kuş ve memeli türünün soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.


Âşık Edebiyatı

Âşıkların deyişlerinden oluşan edebiyat türü. Bu edebiyatı yaratan âşıklar, sazları ellerinde köy köy, kasaba kasaba dolaşır, kendisini dinleyecek bir kitle bulunca da sazlarını ellerine alarak, deyişler düzer, türküler söyler ve zaman zaman da birbirleriyle atışırlardı. Söyledikleri dilden dile geçerek topluma yayılırdı. Âşık edebiyatı günümüzde toplumsal yapıdaki değişimlere koşut olarak değişmektedir. Artık eskisi gibi sazı elde, [...]


Âşık

Deyişlerini saz eşliğinde ezgili biçimde söyleyen, sözlü şiir geleneğine bağlı halk ozanı. Eskiden âşıklar deyişlerini dinleyici karşısında, doğaçlama olarak söylerlerdi. Söylenenler kulaktan kulağa aktarılır ve kuşaktan kuşağa geçerdi. Bu deyişler arasında, söylendikten sonra yazıya geçirilenler de olurdu. Günümüzde doğaçlama geleneği sürdürülmekle birlikte âşıklar artık, deyişlerini genellikle uzun uzun düşünüp yazmakta, onlara ezgi bulmakta ve öyle [...]


Orhan Asena

(1922 Diyarbakır – 2001 Ankara) Türk oyun yazarı. Orta öğrenimini Diyarbakır Lisesinde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladı. Çeşitli yerlerde hükûmet doktoru olarak çalıştı. İlk şiirleri, Yaratış ve İstanbul dergilerinde yayımlandı. Daha sonra tiyatro oyunları yazdı. Konularını genellikle tarihsel olaylardan ve söylencelerden aldı. Bunlara çağdaş yorumlar getirdi. Başlıca yapıtları şunlardır: Oyunları: Tanrılar ve İnsanlar-Gılgameş [...]


Arı

Zar kanatlılar (Hymenoptera) Apoidae üst familyasında yer alan yaklaşık 12 bin böcek türünün ortak adı. Arıların kanatları zar yapısında ve bedenleri genellikle tüylüdür. En gelişmiş yuva yapımı ve toplumsal yaşam şekillerinden biri arılarda görülür. Bitkilerin tozlaşmasında çok önemli bir rol oynarlar. Dünyanın hemen her yanına yayılmışlardır. Boyları 1-3 cm arasında değişen bu türler içinde özellikle [...]


Argo

Aynı meslekten olan kişilerin ya da ortak özellikleri olan bir topluluğun kullandığı kendine özgü terimleri bulunan bir tür dil. Argo aynı zamanda, toplumun alt kesimindeki eğitimsiz insanların kullandığı küfürlü, kaba, gizli anlamı olan sözcüklerle dolu konuşma biçimine verilen addır. Argo, argoyu kullanan toplum kesimine göre farklı adlar alır. Örnek: Öğrenci argosu, asker argosu, mahkûm argosu, [...]


Ara Söz

Asıl konudan olmayan; ama konuyu ilgilendiren bir özelliği olan söz. Konuşma dilinde ara söze çok sık başvurulur. Örnek : “Onun çok iyi bir insan olduğunu biliyorum -tıpkı Hasan gibi- ancak çok çabuk sinirleniyor.” Ara sözler, tümcede genellikle orta bölümlerde, iki kısa çizgi ya da iki virgül arasında bulunur. Ara sözlerin amacı tümcenin herhangi bir ögesinin [...]


Ara Konakçı

Bazı mantar ve hayvanlar çeşitli canlılarla birlikte yaşayarak, onlarda zararlara yol açarlar. Bunlardan bazıları önce bir bitki ya da hayvan üzerinde gelişimini tamamlar (parazit) ya da yaşamının bir devresini geçirir. Daha sonra da başka canlılara geçerek yaşamını orada sürdürür. İşte bir zararlının başka canlılara geçmesinden önce onu barındıran bitki ve hayvanlara ara konakçı adı verilir. [...]


Apandisk ( Apandisit )

Apandisin iltahaplanmasıyla oluşan rahatsızlığa verilen ad.


Antilop

Artiodactyla takımının, koyun keçi ve sığırları da içeren Bovidae familyasından, Amerika kıt’ası dışındaki pek çok otçul memeli türün ortak adı. Zoolojide, antilop teriminin kesin bir tanımı yoktur. Orta büyüklükte ve çok zarif yapılı hayvanlardır. Otçuldurlar. Çöl ve steplerde yaşamaya alışmışlardır. Boynuzları genellikle uzun, ucu sivri ve bileziklidir. Afrika, Asya ve Güney Avrupa’da yaygın olan hayvanlardır.


Antikor

Bağışıklık sisteminde görevli proteinlere verilen ad. Kanda hücre içine girmemiş mikroorganizmaları, virüsleri ve başka yabancı partikülleri yok ederler. Kana bir bakterinin karışması durumunda bağışıklık sistemi hücreleri (lenfosit, makrofaj) bakteri duvarındaki farklı molekül yapısını algılarlar ve antikor yapımını başlatırlar. Bedenimizde her antijene özgü bir lenfosit oluşturulur. Lenfositler de yine kendilerine özgü antikorlar sentezlerler. Kan grubu uyuşmazlıkları [...]


Antijen

Bağışıklıktan sorumlu olan lenfositler, vücut içerisine girmiş olan yabancı maddeyi tanırlar ve antikor oluşumunu başlatırlar. İşte, antikor oluşumunu uyaran partiküllere antijen denir. Örneğin grip virüsü ve beta hastalığına neden olan bakteri bir antijendir.


Ansiklopedi

Türkçe karşılığı “bilgilik” olan Yunanca sözcük. Bütün bilim ve sanat dallarında, tek tek ya da toplu olarak belli bir yönteme göre bilgi veren yapıttır. Ansiklopedide bilgiler, çoğu kez alfabetik sırayla kimi zaman da konu bütünlüğü içinde verilir. Ansiklopediler, çok sayfalı ve çok ciltli olup içeriğine güvenilir kitaplardır. Konularına göre temelde ikiye ayrılır: Meslek ansiklopedileri ve [...]


Anlatım Bozukluğu

Çeşitli nedenlerle tümceyi, düşünceyi, duyguyu anlaşılmaz ya da çarpıtarak, güç anlaşılır duruma düşürme. Anlatım bozukluğu beş temel nedene dayanır: 1. Çoğu kez özneyle yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanır. Tümcelerin yüklemleri zaman ve kişi açısından iyi düzenlenemezse anlatım bozuklukları ortaya çıkar. Örnek: Görenlerin ve tanıyanların insanlık adına aşağıdaki adrese bildiriniz. Döneceğin yolun sinyalini yakınız. 2. Tümce çok uzun [...]


Anlatı

Bir anlatım türü. Roman, öykü, masal, oyun gibi yazınsal türlerde anlatılan düşsel ya da gerçek olayların hikâye edilmesidir. Bu türlerin anlatım biçimidir (öyküleme). Eski söyleyişle anlatı, tahkiyedir.


Anı

Bir kimsenin yaşadığı, gördüğü, içinde bulunduğu olayları, durumları ve yaşantıları anlatan yazı türü. Anı türüne hatıra da denir. Ünlü yazar André Gide’ye göre anı yazmak, “Ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.” Yahya Kemal’e göre de “Ömrümüz anılardan oluşmuştur. Ömrü ileriye doğru uzatmak pek elimizde olmadığına göre kendimizi geçmişe verip uzun yaşamalıyız.” Anılar, yaşananlara, geçmişte olanlara sanatsal, [...]


Melih Cevdet Anday

(1915 İstanbul – 2002 İstanbul) Türk şairi ve yazarı. Orta öğrenimini Ankara Gazi Lisesinde tamamladı. Bir süre Devlet Demir Yollarında çalıştı. Sosyoloji öğrenimi için Belçika’da iki yıl kaldı. Millî Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık görevinde bulundu. Gazetecilik yaptı. Akşam, Tercüman ve Büyük gazetelerinde, sanat ve edebiyat sayfaları yönetti. Tanin gazetesinde başladığı deneme yazarlığını Cumhuriyet gazetesinde [...]


Amip

Kök bacaklılar (Rhizopoda) sınıfının, Amipler (Amoebida) takımındaki türlerin genel adı. Genellikle tatlı sularda ve nemli ortamlarda yaşarlar. Bir ya da birden çok çekirdeği olabilir. Yalancı ayakları lop ya da yaprak biçimindedir. Stoplâzmasındaki sindirim kofulları önemli organellerindendir. Suda çözünmüş olarak bulunan besin maddelerini emerek beslenirler. Katı parçacıkları ayakları yardımıyla sindirim kofullarına doldurur. Amipler genellikle ikiye bölünmeyle [...]


Alyuvar

Kanın oksijen ve karbon dioksit taşımak üzere özelleşmiş hücre. Kırmızı kan hücreleri ya da eritrositler olarak da adlandırılırlar. Alyuvar içinde oksijen ve karbon dioksit hemoglobin molekülüne bağlanır. Bu bağlanma geri dönüşümlü ve zayıf bir kimyasal bağlanmadır. Kuşların, sürüngenlerin, iki yaşamlıların ve balıkların alyuvarları çekirdeklidir. Deve ve lâmaların haricinde memeli hayvanların alyuvarlarında çekirdek bulunmaz. Alyuvarlar, disk [...]


Çetin Altan

(1926 İstanbul – ) Türk gazetecisi ve yazarı. Orta öğrenimini Galatasaray Lisesinde yaptı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okurken gazeteciliğe başladı. Ulus gazetesinde çalıştı. Bal kabağı adlı haftalık bir mizah dergisi çıkardı. Halkçı, Tan, Yeni Gazete, Akşam, Milliyet gazetelerinde fıkra yazarlığı yaptı. Bu alanda büyük bir ün sahibi oldu. 1965-1969 yılları arasında Türkiye İşçi Partisi listesinden [...]


Almaç

Deride ve duyu organlarında bulunan ve uyarıları almaya yarayan organ ya da organ ucu. Bütün canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri, çevreleriyle ve kendi iç ortamlarıyla ilgili bilgileri almalarına ve bu bilgiler sayesinde gerekli değişiklikleri yapmalarına bağlıdır. Örneğin; bir solucanın dış ortamın nem durumunu fark ederek, bu ortama doğru hareketlenmesi gerekir. Bu durumda dış ortamda bulunan nem miktarı [...]


Sadri Alışık

(1925 İstanbul – 1995 İstanbul) Türk tiyatro ve sinema oyuncusu. Asıl adı Sadrettin Alışık’tır. Ortaokulda tiyatroya ilgi duymaya başladı. İstanbul Erkek Lisesinde devam ederken Cağaloğlu Halk Evinde tiyatroya amatör olarak adım attı. Ardından Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne kayıt oldu. Bir süre resim öğrenimi gördükten sonra, 1943′te profesyonel oyunculuğa geçti. Çeşitli topluluklarda, çok sayıda oyunda [...]


Alg

Nemli ağaç gövdelerinden, dere, göl ve denizlere kadar çok çeşitli ortamlarda yeşil bir örtü şeklinde görülen canlılara genel olarak alg adı verilir. Algler, Tallus adı verilen vücut yapılarına sahip, klorofil içeren, çiçeksiz ve sporlu canlılardır. Algler, hareketli, hareketsiz, bir hücreli ya da koloni, dallanmış ya da dallanmamış, ipliksi, yapraksı, şeritsi, tüpsü, makroskobik ya da mikroskobik [...]


Alerji

Bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılık göstermesinden kaynaklanan bir rahatsızlık. Bedenimizde antijenlere duyarlı kan hücrelerinden lenfositler birbirleriyle etkileşim içindedir. Bir bölüm lenfosit, bakteri ve mikroorganizmalarla mücadele ederken başka bir bölüm de antikor üretir. Alerji sırasında normalde zararlı olmayan bir partikül, lenfositlerce zararlı bir madde gibi algılanır. Lenfositler bunu ortadan kaldırmak için çok sayıda antikor üretir. Sistemin aşırı [...]


Aldesteron

Bedendeki elektrolit ve su dengesinin korunmasında rol alan bir hormon. Böbrek üstü bezinin kabuk kısmından salınır. Böbrekleri etkileyerek sodyum iyonlarının (Na+) kana geri emilmesini artırır. Sodyum kana geri emilirken aynı zamanda su da sodyumu izler ve kandaki su oranının artmasına yol açar. Aldesteron aynı zamanda ter bezlerinden, tükrük bezlerinden ve bağırsaklardan Na+ çıkartılmasını azaltır. Sıcak [...]


Albino

Doğuştan deri, saç ve gözlerde renk maddesi (pigment) bulunmayan kişilere ve bu özelliklerin bir bölümünü gösteren canlılara verilen ad. Deri çok beyaz, saçlar beyaza yakın açık sarı, gözler de kırmızı göz bebeği çevresinde mavi ya da pembe renk irisli olur. Bu kişiler güneşe doğrudan bakmakta zorlanır ve ışığın çok olduğu ortamlarda rahatsız olurlar. Genellikle, memelilerde [...]


Zeki Alasya

(1943 İstanbul – ) Türk tiyatro sanatçısı. 1959′da başladığı tiyatro oyunculuğunu, 1964′te Ulvi Uraz Tiyatrosunda profesyonel olarak sürdürdü. 1967′de bir grup arkadaşıyla birlikte Devekuşu Kabare Tiyatrosunu kurdu. Uzun yıllar bu tiyatroda çalıştı. Oyun yönetmenliği ve sinema oyunculuğu da yaptı. Vatan Kurtaran Şaban, Generallerin Beş Çayı, Dün-Bugün, Neşe-i Muhabbet, İnsanlığın Lüzumu Yok, Beyoğlu Beyoğlu, Aşk Olsun [...]


Metin Akpınar

(1941 İstanbul – ) Türk tiyatro sanatçısı. Profesyonel oyunculuğa 1964 yılında, Ulvi Uraz Tiyatrosunda başladı. 1967′de bir grup arkadaşıyla birlikte Devekuşu Kabare Tiyatrosunu kurdu. Uzun yıllar boyunca bu tiyatroda çalıştı. Oyun yönetmenliği ve sinema oyunculuğu da yaptı. Vatan Kurtaran Şaban, Bu Şehri İstanbul ki, Generallerin Beş Çayı, Dün Bugün, Neşe-i Muhabbet, İnsanlığın Lüzumu Yok, Beyoğlu [...]


Oktay Akbal

(1923 İstanbul – ) Türk öykü ve roman yazarı. Orta öğrenimini Fransız Okulunda ve İstiklâl Lisesinde tamamladı. Birkaç yıl Hukuk ve Edebiyat Fakültesinde okuduktan sonra öğrenimini yarıda keserek, sürekli edebiyatla uğraşmaya başladı. Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosunda görev yaptı. Vatan gazetesinde sanat yazıları ve kitap eleştirileri yayımladı. Daha sonra aynı gazetede fıkra yazarlığı yaptı. Edebiyat [...]


Akbaba

Falconiformes takımının Cathartidae familyasını ve aynı takımın Aegypiinae altfamilyasını oluşturan, iri ve leş yiyen yırtıcı kuşların ortak adı. Bu nedenle akbaba sözcüğü sınıflandırmada belli bir grubu karşılamaz. Kanatları geniş ve büyük, baş ve boyunları az çok çıplaktır. Boyları 60-100 cm arasında değişir. Genellikle leş yiyerek beslenirler. Ayrıca, sürüngen ve böcek de yerler. Seksen yıl kadar [...]


Akasya

Küstümotugiller (Mimosaceae) familyasının Acacia cinsini oluşturan yaklaşık 800 ağaç ya da ağaççık türünün ortak adı. Afrika’nın kurak bölgelerinde, Avustralya ve Amerika’da kendiliğinden yetişen 500′ü aşkın ağaç ya da çalı akasya türü vardır. Akasyaların meyveleri de tıpkı bakla, fiğ, bezelye ya da fasulye gibi uzun ve yassıdır. Gerçek akasyalar, güzel görünümleri dışında, odunundan öz suyuna kadar [...]


AIDS

Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromu adlı öldürücü hastalığın kısa adı. İnsanlarda hastalıklara karşı koruma sağlayan bağışıklık sisteminin, bir grup virüs (HIV) tarafından işlevsiz hâle getirilmesi sonucunda ortaya çıkar. Bu hastalığa yakalanan insanlarda ömür beklentisi ortalama 8 yıldır. Sağlıklı bedenlerde önemsiz sayılabilecek hastalıklar, bağışıklık sisteminin işlevsiz olması yüzünden AIDS hastalarını ölüme sürükler. Hastalığa karşı bir aşı, ilâç [...]


Ahtapot

Cephalopoda takımından, sekiz kollu, kafadan bacaklı yumuşakçaların genel adı. Gerçek ahtapotlar, dünyanın hemen her yerinde yaşayan ve daha çok sığ suları yeğleyen, büyük bir kafadanbacaklılar grubu olan octopus cinsindendir. Bu grubun üyeleri sekiz kollu, kısa ve yuvarlak bedenlidir. Boyları 30 cm ile 3 m arasında değişir. Akdeniz, Ege, Marmara’dan başka, Atlas Okyanusu ve Kuzey Denizi’nde [...]


Ağız

İnsan ve hayvanların besinlerini aldığı, dudaklar arasındaki açıklık. Ağız yapıları her canlı grubunda, beslenme özelliğine göre değişiklik gösterir. Örneğin ilkel omurgalı canlılarda çene yoktur. Gelişmiş olanlarda çene besinin alınmasına ve üzerinde bulunan dişler de besinin daha iyi değerlendirilmesine yardımcı olur. İnsanlarda ve bazı otçul memelilerde, ağza alınan besin öncelikle mekanik olarak parçalanır ve tükürükle ilk [...]


Ağıt

Ölen kişinin ardından gençliğini, güzelliğini, yiğitliğini, iyiliklerini, değerlerini, geride bıraktıklarını, acılarını anlatan ya da deprem, sel, yangın, kıtlık gibi büyük yıkımların etkilerini dile getiren halk şiiri türüne verilen ad. Ağıt yakmak eski bir Türk geleneğidir; Orta Asya Türkleri ağıta sagu derlerdi. Bu gelenek bugün de Anadolu’da hâlâ varlığını sürdürmektedir. Ağıtlar, doğaçlama olarak söylenebileceği gibi sonradan [...]


Adalet Ağaoğlu

(1929 Ankara – ) Türk roman, öykü ve oyun yazarı. Ankara Kız Lisesini, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Ankara Radyosunda dramaturgluk, Radyo Tiyatrosunda müdürlük ve program uzmanlığı yaptı. Sanat yaşamına Kaynak dergisindeki şiirleriyle başladı. Yaşamak adlı radyo oyunu, Fransız ve Alman radyolarında yayımlandı. Dilimize pek çok oyun çevirdi. Anı, deneme [...]


Adrenalin

Omurgalıların böbrek üstü bezlerindeki adrenal bezlerinden salgılanan bir hormon. Bu hormonu bazı omurgasızlar da salgılar. Adrenalin, kalp atış hızını yükseltir, kas, beyin ve kalpteki kan damarlarını genişletir ve ötekilerini daraltır, gözbebeğini büyütür, tüyleri dikleştirir, terlemeyi artırır, glikoz oluşumunu hızlandırır. Adrenalin hormonu korku, heyecan ve kızgınlık durumlarında salgılanır ve canlının bedenini savunma, saldırma ya da kaçma [...]


Ağaç

Her yıl gelişimini yenileyen çok yıllık odunsu bir bitki. Odunsu dokuya sahip, dik durabilen, dallara ayrılan ve tek bir gövdeden oluşan yüksek yapı, ağaçların tipik özelliğidir. Çalı adıyla anılan odunsu bitkilerin boyu genellikle ağaçlardan daha kısadır ve ana gövdeleri çoğu kez birden fazladır. Ağaçların gelişme organları kökler, gövde ve yapraklardır. Kökler ağacı toprağa bağlayarak topraktan [...]


Adalet Divanı

Devletler arasındaki birtakım hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve merkezi Lâhey’de bulunan uluslar arası mahkeme. Adalet Divanı, yargılama ve görüş bildirme yetkisine sahiptir ve en yüksek adlî makamdır. Adalet Divanının verdiği kararların hiçbiri temyiz edilemez. Adalet Divanı, 15 yargıç ve onlara yardımcı olan dokuz yasa sözcüsünden oluşur. Divan’ın görevi; Avrupa antlaşmalarının hukuka uygun olarak yorumlanmasını ve uygulanmasını [...]


Açık Tohumlu Bitkiler

Tohumları bir yumurtalık içinde oluşmayıp, üretken yapraklar üzerinde bulunan tohumlu bitkilere açık tohumlu bitkiler denir. Yaşayan açık tohumluların en kalabalık grubu, çam, ardıç, köknar, servi, lâdin gibi iğne yapraklılardır. Açık tohumlularda tohum genellikle kozalak pulları yüzeyinde, üstü açık olarak bulunmaktadır. Açık tohumlu bitkiler sürekli yeşil ağaç ve çalılardır. Çoğunda reçine kanalı bulunur. Çiçekleri her zaman [...]


Abece

Bir dildeki sesleri gösteren ve belirli bir sıraya göre dizilmiş harflerin tümü. Sözcük, Türk abecesindeki ilk üç harfin okunuşu bir araya getirilerek üretilmiştir; alfabe sözcüğüyle eş anlamlıdır. İlk abecenin Suriye-Filistin bölgesinde M.Ö.16. ve 17. yüzyıllarda kullanılmaya başlandığı sanılmaktadır. Türk abecesi Lâtin harflerinden alınma 21′i ünsüz, 8′i ünlü 29 harften oluşur. Ünlüler (a, e, ı, i, [...]


Sait Faik Abasıyanık

(1906 Adapazarı – 1954 İstanbul) Türk yazarı. Türk edebiyatının en önemli öykü yazarlarından biridir. Birçok eleştirmen, onu çağdaş Türk öykücülüğünün kurucusu olarak nitelendirir. Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Öykü yazmaya ve dergi yayımlamaya öğrenciyken başladı. Türkoloji öğrenimini yarım bırakarak ekonomi öğrenmek için İsviçre ve Fransa’da yaşadı. Babasının isteğiyle atıldığı ticaret yaşamında başarı sağlayamadı. Varlık, [...]


Abaküs

Toplama ve çıkarma gibi aritmetik işlemlerin yapılmasında kullanılan, rakamlar yerine boncuk benzeri nesnelerden yararlanılan bir hesap aracı. Abaküs sözcüğü, Eski Yunanca kökenlidir. Eski Yunanlılar, Romalılar, Mısırlılar, Hintliler ve Çinliler, hesap yaparken abaküs kullanırlardı. Rakamlar simgelerle gösterilmeye başlandıktan sonra abaküs kullanımı azaldı. Abaküste; bir çerçeve içinde alt alta on tane çubuk bulunur. Her çubukta da on [...]


Zerdüşt

Zerdüştçülüğün kurucusu olan, 628-551 yılları arasında yaşamış kişi. Bilgelik tanrısı Ahuramazda’nın kendisine görün-düğünü söyleyen Zerdüşt, Tanrı’nın kendisine Vohu Manah isimli bir melekle vahiy indirdiğini ve hakikati yayma görevi verdiğini söylemiştir. İran kültüründe çoktanrıcılıktan tektanrıcılığa geçiş sürecinde oldukça önemli bir rol oynayan Zerdüşt’ün kurmuş olduğu din ise, Zerdüştçülük olarak bilinir. M.Ö. 7. yüzyılda ortaya çıkmış olan, [...]


Yurttaşlık

1- Hukuki olarak, belli bir yurtta doğup büyümüş olma; bir devletin vatandaşı olma. 2- Normatif ve ayırıcı bir biçimde demokratik bir ideal olarak, yönetilenlerin politik süreçlere tam ve eşit bir katılım içinde olmaları veya katılım hakkına sahip bulunmaları durumu. Buna göre, monarklar, hükümdarlar veya askeri diktatörler tarafından yönetilen insanların, yurttaşlardan ziyade, sultan ya da diktatörlerin [...]


Yönetim

Gerek belirli bir birim ya da düzeyde, örneğin ulusal, bölgesel ya da yerel düzlemde, otoriteye sahip olan bütün veya yapıyı, gerekse bütün bir anayasal sistemi tanımlamak için kullanılan terim. Demokrasi, otokrasi ve diktatörlük gibi farklı yönetim biçimleri vardır.


Yoga

Hint felsefesinin geleneğe bağlı kolu içinde yer alan ve Patanjali tarafından kurulmuş olan felsefe sistemi. Söz konusu sisteme göre, bireysel ruhun yaradanla kaynaşmasının ya da birleşmesinin tek yolu gerçekliğin ortadan kalktığı, bütün bütüne kendinden geçmek ve vecd haline ulaşmak için yapılan bir dizi alıştırma ve uygulamadan geçer. Başka bir deyişle, kurtuluşa götüren yol, uzun ve [...]


Yeşiller

Modern endüstriyel ve teknolojik süreçlerin (ozon tabakasında oluşan delik örneğinde olduğu gibi) çevre için yarattığı tehdit karşısında oluşan bir baskı grubu. Sadece endüstriyel ve teknolojik süreçleri değil, fakat bu süreçlerin görünüşte sınırsız teknolojik ilerleme ve tüketim düzeyinin yükselmesi talepleriyle, kendilerinden türediği sosyo-ekonomik ve politik sistemleri sorgulayan Yeşiller günümüzde Batı toplumlarında azımsanamayacak bir güce sahip bulunan [...]


Yer Merkezli Teori

İlkçağda yunalı astronom Batlamyus tarafından geliştirilen ve sistemleştirilen Polonyalı ünlü astronom Kopernik, güneş merkezli sistemine kadar kabul gören astronomi teorisi. Yer merkezli teoriye göre, dünya sabit olup, evrenin merkezidir. Güneş, Ay, gezegenler ve yıldız1ar, dünyanın çevresinde dönmektedir.


Yeni Sol

1950’lerde oluşan ve Sovyetlerin Macaristan’ı 1956, Çekoslovakya’yı da 1968 yılında işgal etmeleriyle birlikte güç ve ivme kazanan, Soğuk Savaş dönemine özgü, entelektüel ve politik hareket. Marksist düşünce geleneklerinden esin­lenmekle birlikte, Eski Sol diye tanımladığı, Troçkizm, Stalinizm, Maoizm ve anarşizm gibi geleneksel sol görüşler ve Sovyet yanlısı ideolojilerle arasına bir mesafe koyan Yeni Sol, kapitalizme ve [...]


Yeni Liberalizm

Klasik liberalizmden farklı olarak yirminci yüzyılda geliştirilen, özellikle de İngiliz iktisatçısı John Maynard Keynes tarafından temsil edilen liberalizm türü. Yeni-liberalizm, on sekizinci yüzyıl liberalizminin temel koşul ya da kabulleri olan refah ve gelir dağılımının, rekabetten doğan iktisadi ahenk varsayımına bağlı olarak hakkaniyet içinde olacağı, ve liberal ilkelere göre şekillenen iktisadi yapının şiddetli bunalım ve çöküşlerden [...]


Yeni Marksizm

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan ve geleneksel Marksizmin, özellikle bilim karşısında dogmatik bir tavır aldığı için yanılmış olduğunu öne süren; Marx ve Engels’in düşüncelerinden yola çıkmakla birlikte, bu fikirleri psikanaliz veya Weber sosyolojisi ya da anarşizm gibi unsurların da yer aldığı daha geniş bir çerçeve içine oturtan fikir hareketi, sosyolojik analiz veya toplum teorisi, [...]


Yeni Kozmoloji

Kopernik, Galile ve Newton’ın geliştirmiş olduğu modern bilimin ortaya koyduğu veya içerdiği evren görüşü. Yunan ve Hıristiyan kozmolojisinin yerini alan yeni kozmolojinin doğuşunda ilk büyük ve önemli adımı Polonyalı astronom Kopernik atmıştır. Başka bir deyişle, güneşin dünya etrafında döndüğünü söyleyen jeosantrik sistem yerine, dünyanın güneşin çevresinde döndüğünü gösteren helyosantrik sistemi içeren Kopernik astronomisi, yalnızca dünyayı [...]


Yeniden İnşacılık

Sosyoloji ve eğitim felsefesinde, eğitimi, çağın bunalımlarını gidermek üzere, toplumu yeniden düzenleme programı veya girişimi olarak gören anlayış; yirminci yüzyılda, bilimsel ve teknolojik değişmelerin bir sonucu olarak, Batının bir bunalım çağına girdiğini, temel değerlerinin tehlikeye düştüğünü öne sürme ve bunalımdan çıkma görevini, eğitin veren görüş. 20. yüzyıl uygarlığının kendi kendisini yok etme tehlikesiyle karşı karşıya [...]


Yazgı

1- Her şeyi belirleyen, kontrol eden kaçınılın zorunluluk. 2- İnsan zihninin rasyonel bir zorunluluk ya da amaçlı bir iradi eylem fikri oluşturamaması durumunda, tüm insanların kendisine tabi oldukları, kişisel olmayan ya da kişileştirilebilen fakat kesinlikle tahkik edilemeyen, anlaşılamayan akıldışı güç. 3- Şeylerde ortaya çıkan ve onları oldukları gibi olmaya zorlayan zorunluluk. 4- Kişinin hiçbir şekilde [...]


Yasakçılar

Çin felsefesinde ortaya çıkan ve siyaset felsefesi alanında, toplumun yönetimi için buyurucu ve düzenleyici yasaların önemine işaret eden akım. Bir ülkenin başarıyla yönetilebilmesi için Konfüçyus’un öğütlediği gibi, halka iyi örnek olmanın, gerisini törelere ve geleneklere bırakmanın yeterli olmadığım öne süren Yasakçılar, en ince ayrıntılara yarıncaya dek iyi tasarlanmış buyurucu ve düzenleyici yasalar ve yasaklar koymanın [...]


Yasa

1- Şeyleri belirlediği kabul edilen ilke; doğal olayları birbiri etme bağlayan zorunlu ilişkiyi ortaya koyan genel prensip. Doğadaki olaylar arasında hüküm süren sürekli ilişki. 2- Bir bütü­nü meydana getiren öğelerin işleyişini yöneten zorunlu ve sürekli bağıntı. 3- Toplumsal yaşamı ve insan eylemlerini düzenleyen normlar, kurallar; belli bir otoriteye dayanılarak konan ve birtakım yaptırımlarla desteklenen ilkeler [...]


Yaratıcı Evrim

Evrime inanmakla birlikte bu evrimin Darwin’in evrim anlayışı gibi, mekanik bir doğal ayıklanma kuramına dayanmayıp, yaratıcı olduğunu savunan Henri Bergson’un evrim anlayışına verilen ad. Darwin’in yeryüzünde ve tarih boyunca ortaya çıkmış çok çeşitli türleri, basit orga­nizmaların, insanla doruk noktasına ulaşan daha karmaşık ve yüksek organizmalarla nasıl tamamlandığının hesabını veremeyen keyfi bir adaptasyon modeliyle açıklamaya kalkıştığını [...]


Yararcılık

Genel iktisadi bir öğreti bir siyaset felsefesi ve toplum teo­risi olarak iyinin mutluluk ya da hazza ve dolayısıyla da doğruya eşit olduğu görüşü. Belli bir nüfus veya tek bir birey söz konusu olduğunda, acı karşısında hazzı ya da genel olarak mutluluğu arttıran politika, tercih, karar ya da eylemin iyi ve dolayısıyla doğru olduğunu öne süren [...]


Yapısalcı Fonksiyonalizm

Toplumsal yapıların, politik sistemlerin analizinde kullanılan genel bir teorik yaklaşım tarzı. Özde toplumsal sistemler diye kavramsallaştıran ve toplumsal yapıların özelliklerinin bu sistemlerin bekasına olan katkılarıyla açıklayan teorik yaklaşımları tanımlayan bir teori olarak yapısal fonksiyonalizm, bir sosyal sistemin varoluşunu sürdürmek, ayakta kalabilmek için yerine getirmek durumunda olduğu görevleri veya işlevleri teşhis etmekten ve daha sonra da [...]


Yahudilik

Musevilik. İsrail halkının dini düşünce, inanç ve kurumlarının tümü; İsrailoğullarının tarihi içerisinde oluşmuş olan dini gelenek. Irk temeline dayalı bir din anlayışıyla seçkinleşen Yahudi inancı, ünlü Musevi teolog İbni Meymun tarafından on üç başlık altında toplanılmıştır: 1- Tanrı dünyanın yaratıcısı olup, 2- Bir ve tektir. 3- Tanrı ruhtur ve 4- Ölümsüzdür; 5- Sadece Tanrı’ya dua [...]


Yabancılaşmanın Nedenleri

İnsanın kendi özüne içinde yaşadığı dünyaya, üyesi olduğu topluma yabancılaşmasının nedenleri ya da kaynakları beş ayrı başlık altında toplanabilir. Bunlardan 1- Ekonomik etkenleri ön plana çıkartan ekonomik yaklaşıma göre, yabancılaşmanın kaynağında, insanın insana yabancılaşması sonucunu doğuran mülkiyet ilişkileri ve üretim araçlarının özel mülkiyeti vardır. 2- Teknolojik faktörleri ön plana çıkartan yaklaşıma göre ise, yabancılaşmanın kaynağında, [...]


Yabancılaşma

1- Özgün anlamı içinde, bir şeyi ya da kimseyi başka bir şeyden ya da kimseden uzaklaştıran. başka bir şeye ya da kimseye yabancı hale getiren eylem ya da gelişme. Yabancılaşma, 2- Daha özel olarak da, psikiyatride, normalden sapmaya; 3- Çağdaş psikoloji ve sosyolojide, kişinin kendisine, içinde yaşadığı topluma, doğaya ve başka insanlara karşı duyduğu yabancılık [...]


François Voltaire

1694-1778 yılları arasında yaşamış olan ünlü Fransız denemecisi, tarihçi ve filozofu. ‘Benim mesleğim, tüm düşündüklerimi yazmaktır’ diyen Voltaire 99 cilt eser vermiştir. Aydınlanmanın en önemli düşünürlerinden biri olan filozof, metafizik, din, siyaset ve ahlâkla ilgili görüşlerini, yazmış olduğu Dictionnaire Philosophique [Felsefe Sözlüğü]’nde ifade etmiştir. Voltaire’in diğer temel eserleri, Traitsurla Tolrance [Hoşgörü Üzerine İnceleme] ve Candide [...]


Vicdan

Bireyde veya ahlâki özne ya da failde var olan doğru ve yanlış duygusu. Çeşitli filozoflar tarafından farklı şekillerde tanımlanan vicdanla, dini bir çerçeve içinde bazen Tanrı’nın sesinin bir yansıması, hümanizm çağında insanlara neden sakınmaları gerektiğini bildiren insani bir meleke veya aklın sesi, bu ikisi arasında kalan dönemlerde de özel bir ahlâk duyusu anlatılmak istenmiştir. Bununla [...]


Varoluş Evreleri

Varoluşçu düşünür Sören Kierkegaardın egzistansın, varolan bireyin seçimlerine bağlı olarak, yaşam süresi içinde bulunabileceğini söylediği varoluş tarzları. Özellikle pratik alanda, etik düzlemde ça­lışan birçok filozof gibi Kierkegaard da kendisine bir misyon yüklemiştir. Kendisine bu bağlamda Sokrates’i örnek alan filozof misyonunu, egzistansa ahlâki gerçekliğini hissettirebilmek, onun varolan bir birey ya da kendisi olmasını, umutsuzluğunun farkına varmasını [...]


Varoluşçuluk

J. P. Sartre, K. Jaspers, M. Heidegger ve G. Marcel gibi düşünür ta­rafından savunulmuş olan çağdaş felsefe akımı. İnsanın varoluşuyla doğal nesnelere özgü varlık türü arasındaki karşıtlığı büyük bir güçle vurgulayan iradesi ve bilinci olan insanların, irade ve bilinçten yoksun nesneler dünyasına fırlatılmış olduğunu öne süren felsefe okulu. Genel bir çerçeve içinde, dünyada bir insan [...]


Varoluşçu Etik

Varoluşçuluğun, Aydınlanma değerlerine modern rasyonalizme, liberalizmin kitle kültürüne ve yığın ahlâkına karşı soylu ve görkemli bir tepki olarak yorumlanan etik anlayışı. Varoluşçu etik, her şeyden önce bir özgürlük etiği olmak durumundadır. Hemen tümüyle özgürlük problemi üzerinde odaklaşan söz konusu etik, modern insanın içinde bulunduğu durumu teşhis ettikten sonra, insanlara yitirmiş oldukları özgürlük duygusunu yeniden kazandırma, [...]


Varoluş

1- Genel olarak varolma durumu. 2- Dış dünyada, insanın bilgisinden bağımsız olarak gerçekleşme, mekan ve zaman içinde potansiyel değil de, aktüel bir varlığa sahip bulunma hali. 3- Soyutlama ya da teorilere karşıt olarak, canlı ya da yaşanan gerçeklik. 4- Bir şeyin asil doğasından dolayı, olması gereken şeyi ifade eden öze karşıt olarak, o şeyin her [...]


Varolmak

Varoluşçu felsefe geleneği içinde özgür bireyle ilgili bir kategori olarak, kışının Kendisini alternatifler karşısındaki özgür seçimler yoluyla gerçekleştirmesi durumuna ya da eylemine verilen ad. Buna göre, varolmak, kişinin bir grup, sınıf ya da yığının üyesi olmaktan alabildiğince çıkarak, daha çok ve daha yoğun olarak bir birey haline gelmesini; bireysellik adına tümelliği aşmasını; izleyici olmaktan çıkarak [...]


Varlık

Yokluğa karşıt olarak var olan şey. Oluşa karşıt bir şey olarak, değişmeden aynı kalan gerçeklik. Boşluğa karşıt bir şey olarak, mekanda bir yer işgal eden kalıcı gerçeklik.


Vahiy

Peygambere gelen tanrısal kelam ve haber. Bir düşünce ya da buyruğun Tanrı tarafından elçisine ilham edilmesi; Tanrının yüksek öneme haiz mesajlarını; kendi varoluşu, sıfatları, iradesi, vb., ile ilgili temel bilgileri insanlığa Peygamber aracılığıyla iletme yolu. Vahiy, İslam dininde, Kuran’ın bildirdiğine göre, ‘Oku!’ anlamına gelen ifadeyle başlamış, Kur’an tamamlanınca da son bulmuştur. Kur’an’ın dışında kalan ve [...]


Ütopyacılık

Toplum kuramı veya siyaset teorisinde, mükemmel bir toplum modeli veya tasarısını temele alan yaklaşım; sadece daha iyi değil, fakat yetkin bir toplum düzeni inşa etmeyi amaçlayanların, söz konusu düşünce deneyini. veya salt düşüncede yaratılan yetkin toplum düzenini varolan aktüel düzeni dönüşüme uğratmak için kullananların inanç ve tavırları. Belli birtakım akli ve ahlâki ilkelere, insan ve [...]


Ütopya

İdeal ya da yetkin toplum. İdeal bir toplum düzeni ya da yönetim biçimi ortaya koyan tasarım. Bilinen ilk ütopya örneği, Platon’un Devleti ve Yasalarıdır. Platonun bu eserlerinde olduğu gibi, bazı düşünürler, uygulamadaki düzeni anlamında ütopyalar geliştirmişlerdir. Bu düşünürler, içinde yaşadıkları toplumsal düzenin iyileştirilemeyeceği ne inandıkları için, gerçekleşme şansı çok fazla olmayan, ideal hatta düşsel bir [...]


Üstyapı

Tarihsel maddecilikte, bir toplumun ekonomik yapısını yansıtan, hukuki, siyasi, ideolojik ve kültürel sistemlere verilen ad. Hukuki ve siyasi sistemlerin kendiliğinden gelişmediğini öne süren maddeci görüş, siyasal sistem (devlet aygıtı) ile ideolojik sistemden (hukuki, eğitimsel, kültürel, dini sistem) oluşan ve belli bir iktisadi temele dayanan bütün olarak üstyapı terimini, bu sistemlerin bir toplumun ekonomik yapısındaki gelişmelerine [...]


Üretim

Sosyal ve yaşamın temelinde bulunan bir olgu olarak insani ihtiyaçları karşılayacak mal ve hizmetleri elde etmek amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler bütünü; yeni bir mal ya da hizmetin yaratılmasını sağlayan etkinlikler toplamı. Bu bağlamda, toprağı ekmek suretiyle belirli birtakım ürünler yetiştirmeye tarımsal üretim; sınai birtakım girdiler kullanmak suretiyle, endüstriyel ürünler meydana getirmeye sınai üretim; zihin gücü ve [...]


Üçlemecilik

Hıristiyan teolojisinde Tanrının doğasının, töz bakımından bir, kişi ya da cisimleşme bakımından üç olduğunu öne süren anlayış. Bu öğretinin temelinde gerçekten varolanın tümel olduğunu, tikellerin tümelden dolayı, tümel sayesinde varolduğunu savunan Platoncu realizm ve Hıristiyanlar Hz. İsa’nın tanrılığını ve kutsal kitapta geçen Kutsal tanrısallığını, çoktanrıcılığın saçmalıkları düşmeden koruma arzusu bulunur. Bu inanca göre, Tanrı birdir, [...]


Üç Evre Yasası

Pozitivizmin kurucusu Comte’un insan zihni, insan düşüncesi, bilim ve toplum için öngördüğü üç aşamalı evrim ya da gelişme yasası. Comte tarafından ifade edilen gelişme sürecindeki birinci evre, 1- Teolojik evredir. Be evrede hakim olan zihniyet, doğada varolan şeyleri büyük ölçüde insan zihninin kendisiyle analoji içinde düşünen ve dolayısıyla doğal fenomenlere, bizim onlara karşı olan tepkilerimize [...]


Tümevarım

Genelden özele, tümelden tekele giden genel yasadan örnek ya da özel bir uygulamasını çıkarsayan tümdengelime karşıt olarak, özelden genele tek tek olgulardan genel yasalara ulaşan tekil gözlem önermelerinden sınırlanmamış genellemelere yükselen akıl yürütme türü, genelleme.


Tümel

İstisna kabul etmeme, bir sınıfın tüm üyeleri için geçerli olma durumu. Buna göre, bir yargı, yüklemi öznesinin bütün bir kaplamı için tasdik ya da inkar edildiği tümeldir.


Tüketim Toplumu

Modern ya da çağdaş toplumlar için kullanılan ve bu toplumların giderek artan ölçüler içinde tüketim olgusu etrafında örgütlendiğini ya da düzenlendiğini dile getiren deyim. Hemen tümüyle Batı toplumlarını karakterize eden bir terim olarak tüketim toplumu deyimi şu özelliklerin varlığına işaret eder: 1- Tüketim toplumunun üyeleri, tüketim amacıyla, tatillerde ve boş zamanlarını değerlendirmek üzere daha çok [...]


Tutarsız

Parçaları arasında bağımlı olmayan, parçaları birbirleriyle uyuşmayan ve hatta bir anlamdan yoksun olan bütün için kullanılan sıfat.


Tutarlılık

Şeylerin düşüncelerin ortak bir ilkeyle, bağıntı, düzen, kavram ya da fikirle birbirine bağlanmış olması durumu, mantıklı bir bütünün parçaları, öğeleri arasında bağlantı ve uyum bulunması hali.


Arnold Toynbee

Tarihin konusunun kültürler olduğunu söyleyen, kültürlerin ise dinamik yapılar olup, özelliklerini yaratıcı kişilerden aldıkları, dolayısıyla tarihin kültürler hakkında olumlu ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunmak yerine, kültürleri anlamaya çalışması gerektiği düşüncesiyle seçkinleşen ünlü tarih felsefecisi. Tarihçinin insan türünün birtakım temel bölümlerinin yaşamlarını ele aldığını, toplum denen söz konusu varlıkları seçip incelediğini dile getiren Toynbee, tarih araştırmacısının [...]


Totalitarizm

Nazizm, faşizm ve Sovyet komünizminde örneklenen, tek bir partinin egemenliği altında, her tür siyasi, ekonomik ve toplumsal faaliyetin devlet tarafından düzenlendiği ve muhalefetin baskı altında tutulduğu ve ezildiği, özgürlüğe yer bırakmayan siyasi yönetim tarzı. Çoğu zaman otoritaryanizm veya diktatörlükle birleştirilmek ya da karıştırılmakla birlikte aralarında zorunlu bir bağlantının bulunmadığı politik kavram olarak totalitarizm söz konusu [...]


Toplum Sözleşmesi

1- Toplumu meydana getiren bireylerin yükümlülükleri ve haklarının kökenlerini açıklayan sözleşme; doğa durumundan, bireysel ve egoist alışkanlıklarından vazgeçen bireylerin, kendi çıkarları yanında, genelin çıkarı ve iyiliği adına, bir toplum oluşturmak üzere, aralarında yaptıkları, ve kendi kendilerini yönetme haklarını hepsinin üzerindeki ortak bir hakeme devrettiklerini ifade eden yazılı olmayan anlaşma. Politik yönetim istikrarlı bir işbölümü, partiler [...]


Toplumsal Cinsiyet

Cinsel farklılığın sosyal boyutunun ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiren feministler tarafından geliştirilen ve cinsiyetin erkekle dişi arasındaki biyolojik ayırıma karşılık geldiği yerde, eni ve dişil arasındaki, buna koşut, ama sosyo-kültürel eşitsiz bölünmeye işaret eden kavram. Kavrama göre, eril ve dişi insan varlıkları arasında bir ayırım yapıldığı zaman ayırımın biyolojik olarak açıklanması gerektiği düşünülür, fakat toplumsal [...]


Alexis de Tocqueville

1805-1859 yılları arasında yaşamış ve liberalizmin ön plana çıkardığı özgürlükle, sosyalizmin temele aldığı eşitlik arasında bir denge kurmaya çalışmış olan düşünür. Temel eseri: De la Democratie en Amerique (Amerika’da Demokrasi Üzerine). Devlet müdahalesini en aza indirgemeye çalışan demokrasinin eşitlikçiliğini ön plana çıkartan liberal bir düşünür olarak Tocqueville. özgürlüğü eşitlikle nasıl bağdaştırmak gerektiği ya da eşitlikçi [...]


Tin

1- En genel olarak bazı metafizikçilerin yada Hegel gibi nesnel idealistlerin, gerçekliği ve evreni açıklamak üzere, varolan her şeyin temeli, özü olarak kabul ettikleri cisimsel olmayan varlık, maddi olmayan gerçeklik. 2- Dinlerde, dini düşünce geleneklerinde dünyayı yarattığına inanılan varlık. Dünya ruhu.


Thales

Batı Felsefesinin ilk filozofu. Bilimsel Çalışmaları: M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış olan Thales felsefi faaliyetleri yanında bilimsel çalışmalarıyla da seçkinleşmiştir. Bu çalışmalar arasında ise, her şeyden önce, ona Yunan dünyasında abartılı bir ün kazandıran M.Ö. 585 yılındaki güneş tutulmasıyla ilgili doğru tahmini dolayısıyla astronomi çalışmaları gelir. Matematik alanında ise Thales’in, Yunanlının eşsiz genelleme yeteneğini çok canlı [...]


Tez

1- Genel olarak, doğru olduğu inancıyla öne sürülen ve savunulan düşünce, iddia, genel fikir ya da önerme. 2- Doğruluğu kanıtlanmaya çalışılan teorik öneri, düşünce, kanı.


Teşhircilik

Bir toplumda varolan görgü kurallarının açık seçik ifade edilmesini ya da sergilenmesini istemediği şeyleri, bireysel özellikleri, özel yaşantıları, kişiye özgü duyguları açıkça ifade etme veya sergileme tavrı. Kişinin, çıplaklığına dikkat çekmek amacıyla soyunması, cinsel organlarını göstermesi dürtüsü.


Terörizm

Örgütlü bir grup ya da partinin bireylerin veya azınlıkların, siyasi amaçlarına ulaşmak için, şiddeti sistemli bir biçimde kullanma tavrı ve yöntemi, söz konusu tavrın gerisindeki teori. Bir hükümet, yönetim veya toplumu radikal bir siyasi ya da sosyal değişmeyi kabul etmeye zorlamanın bir aracı olarak şiddeti kullanma tavrı.


Teorik

1- Tecrübe edilene, gözlemle ilgili olana karşıt olarak, düşünce, teori, hipotez veya bilimsel yasa ile ilgili olan; 2- Eylem veya uygulamayı göz önüne almadan, salt bilgi ve spekülasyon ile ilgili bulunan; 3- Gerçek, somut, elle tutulabilir olanın tersine, yalnızca fikir alanını ilgilendiren, soyut bir tarzda ele alınan; 4- Pratik veya yapılması gerekeni değil de, fenomenleri, [...]


Teori

Olgulardan hareketle, şeyh birbirleriyle olan evrensel ve ideal ilişkileri içinde kavramanın ürünü olan kapsayıcı görüş; bilimsel bir bilgi sistemi içinde, konusunun bir bölümüne ya da tamamına ilişkin olarak sistematik bir görüş geliştiren soyut, genel ve açıklayıcı ilke; doğa veya toplumdaki düzenlilikleri ifade eden, kendisine dayanılarak fenomenlerin açıklandığı, fenomenlere dair öndeyilerde bulunulduğu, doğru kabul edilen hipotez [...]


Teoloji

Dine ilişkin olgu ve fenomenleri konu alan ve dinle ilgili olarak geniş kapsamlı bir senteze ulaşmayı amaçlayan disiplin. Tanrı’yı ve insan yaşamının anlamını, vahyin verilerine dayanarak inceleyen disiplin. Vahyin verilerine dayanarak, tanrısal, değişmez, ezeli-ebedi ya da ideal dünya ile fiziki dünya arasındaki ilişkinin ne olduğunu araştıran, Tanrı’nın özünü, varlığını ve iradesini ifade etmeyi amaçlayan disiplin. [...]


Teokrasi

Tanrı anlamına gelen Yunanca theos sözcüğüyle, güç, iktidar anlamına gelen kratos sözcüklerinin bir birleşiminden meydana gelen ve Tanrı’nın tek yönetici, mutlak bir kudret sahibi biricik varlık olduğu, iktidarın Tanrı’dan geldiği ve bu iktidar ya da gücün, yalnızca Tanrı’nın yeryüzündeki elçisi tarafından kullanıldığı inancına dayanan siyasi toplum düzeni.


Temsil

Genel olarak bir nesnenin sosyal bir grup ya da sınıfın sözcülüğünü yapma, onlar adına, çıkarlarını koruma amacıyla hareket etme. Bu bağlamda, genel iradenin sadece milletin temsilcileriyle vücut bulabileceğini ve yalnızca bu vekillerle ifade edilebileceğini öne süren ulusal egemenlik teorisine temsil teo denmektedir.


Temel ve Üstyapı

Marksist sosyologların ekonomiyle (temel) devlet, aile yapısı, toplumdaki hakim ideoloji (üstyapı) arasındaki ilişkiyi konu alan analizleriyle, toplumun ekonomik yapısının devletle sosyal bilincin varlığını ve şeklini belirlediği tezlerinde kullandıkları benzetme. Marx ve Engels’in tarihsel materyalizmine göre, temel ya da toplumsal temel bir toplumdaki sosyal ilişkiler bütününü veya toplumun ekonomik altyapısını tanımlar, üstyapı ise toplumdaki ideoloji, ve [...]


Telepati

Bir kimsenin başka bir kimseyle, duyu organlarını, bilinen başka iletişim araçlarını kullanmadan iletişim kurması.


Tek Tanrıcılık

Yalnızca tek bir tanrının varolduğunu ya da Tanrı’nın bir olduğunu öne süren ve bundan dolayı, çoktanrıcılığa ve bir dizi ilahi varlığa duyulan inanca karşı olan Tanrı anlayışı. Çoğunluk tek Tanrı’nın aşkınlığına duyu­lan inançla, tek Tanrı’nın en yüksek derecede gerçek olduğu, buna karşın dünyanın gerçeklikten yoksun bulunduğu teziyle birleşen tektanrıcılık, aynı zamanda felsefi panteizme, tateizme ve [...]


Teknoloji

1- İnsanların veya toplumların, kendi fiziki çevrelerini kontrol altında tutmak için kullandıkları araçlarla teknik bilgiden meydana gelen maddi kültür bütünü. 2- Makineler ve teknik donanım ya da bu araçlarla birleşen üretim tekniği. 3- Endüstriyel faaliyetin çok çeşitli alanlarında kullanılan takım, makine, araç ve yöntemlere dair inceleme. 4- İş ya da üretimin teknik organizasyonu ve mekanizasyonunun [...]


Teknokrasi

Özel işletmelerle Kamudaki, salt teknolojik üretkenlik ve verimliliği amaçlayan, bürokrasinin hakim olduğu; teknik uzmanlığa sahip seçkinlerin egemen yönetici güçler olarak ortaya çıktığı siyasi sistem. İktisadi ve siyasi kararların alınmasında uzman, teknisyen ya da teknokratların, siyasetçilerin yerini aldıkları ekonomik ve politik sistemi tanımlayan teknokrasi terimi, modern toplumların bu tanıma giderek daha fazla uygun düşmeye başladıklarını, geleneksel [...]


Teizm

En genel şekliyle, var olan yaratıcısı olan bir Tanrı’nın varoluşuna inanma, Tanrı’nın mutlak ve sınırsız bir bilgiye ve güce sahip olduğuna sarsılmaz bir inanç besleme. Evrende bulunan ve duyularımız aracılığıyla bilinen ya da imgelem ve akıl sayesinde varolduğu sonucuna varılan tüm varlıkların varoluşlarını ve varoluş durumundaki devamlılıklarını sonsuz, ezeli-ebedi ve bilinçli bir varlığın ve bu [...]


Tefsir

1- Genel olarak, yorum, yorumlama. 2- Daha özel olarak da, İslam teolojisinde, Kuran’ın metnini, Kuran’da yer alan ayet ve sureleri açıklayarak yorumlama. Tefsir, İslam dininin kutsal kitabını, Arapça dilbilgisi kurallarından, dini kaynaklardan, bilimsel görüş ve teorilerden yararlanarak yorumlar. Bu bağlamda, dini kaynaklara ek olarak, akla ve bilimsel verilere dayanılmak suretiyle gerçekleştirilen Kur’an yorumuna dirayet tefsiri, [...]


Tasavvuf

Öncelikle, Tanrı’nın niteliğini ve evrenin oluşumunu vahdeti vücut, yani varlığın birliği görüşüyle açıklayan felsefe görüşü; daha özel olarak da, İslam dünyasında VII, yüzyılda ortaya çıkan, ve IX. yüzyılda Eski Yunan, Yahudi, Hint ve eski İran düşüncelerinin etkisiyle sistemleşen gizemci, dini ve felsefi öğreti. Tanrı’yı tek gerçeklik olarak gören ve varolan her şeyi, tüm olay ve [...]


Tarihsel Materyalizm

Karl Marx ve Frirdrich Engels’in insanlık tarihinin, insanlığın sosyo-ekonomik gelişiminin, yasa benzeri bir modele göre geliştiğini, diyalektik yasalara göre gerçekleştiğini savunan görüşleri. Marx ve Engels tarafından geliştirilen ve üretim tarzının toplumsal, siyasi ve entellektüel yaşamın mahiyetini belirlediğini öne suren anlayış. Toplumsal, kültürel ve siyasi fenomenlerin maddi şeylerin üretim tarzı tarafından belirlendiğini öne süren öğreti olarak [...]


Tarihsel Döngü Teorisi

İlkçağ felsefesinde söz konusu olan, insanların örgütlü toplum içinde yaşadıkları sürece, dairesel bir süreç içinde, aristokrasi, oligarşi, demokrasi türünden yönetim tarzlarının birinden diğerine dönüp durduklarını savunan ve daha sonra İtalyan filozofu G. Vico tarafından canlandırılan tarih anlayışı. Toplumların varoldukları süre boyunca aynı aşamalardan geçtiğini savunan1 Vicont’ın bu görüşü, 19. ve 20. yüzyılda, tarihsel ilerleme fikrini, [...]


Taoizm

Çin’de M.Ö. 600’lü yıllarda doğ­muş olduğu kabul edilen Lao Tse tarafından kurulmuş olan felsefi öğreti. Daha doğru bir deyişle, Taoizm, hem Lao Tse’nin öğretisine, hem bu öğretiden çıkarılan felsefeye ve ayrıca Çin’de, bu öğretiden yola çıkılarak geliştirilen dine verilen ad olarak karşımıza çıkar. Doğa ya da gökyüzünün yasası ve ikinci olarak da bilgelik yolu diye [...]


Tao

1- M.Ö. 6. yüzyılda ortaya çıkan ve uzun yüzyıllar boyunca devam eden bir gelenek oluşturmuş olan Taoizmin kurucusu olarak bilinen düşürür. 2- İkinci olarak evrenin yolu, düzeni yasası anlamına gelen, anlatılamayanı ve açıklanamayanı gösteren kavram. Evrenin adsız kaynağı yasaların yasası, ölçülerin ölçüsü olan, kendi kendine yeter mutlak, kavranamayan ve anlatılamayan temel, gerçek yasa ya da [...]


Tanrı Devleti

Ortaçağ düşüncesi ya da felsefesinde gerek İslamiyet’te ve gerekse Hıristiyanlık’ta, kötü yönetim ya da yeryüzü devletinin karşısına geçirilen Gökyüzü devleti ya da iyi yö­netim şekline verilen ad. Bu anlayış, yani Kilise ve devlet tinsel otoriteyle siyasi otorite Gökyüzü devletiyle Yeryüzü devleti arasındaki karşıtlık ilk kez olarak, Hıristiyan Ortaçağ felsefesinin ilk büyük düşünürü olan Aziz Augustinus [...]


Tanrı

Metafiziksel düşüncede vahiy otorite ya da inanç temeli üzerinde varolduğu kabul edilen, varlık ve değerin kaynağı olan mutlak, zorunlu, yüce varlık. Doğanın bir parçası olmayan, ama doğanın yaratıcısı ya da nedeni olan, zaman ve mekan kavramlarının kendisine uygulanamayacağı, varlığa gelmiş olduğu düşünülemeyen, doğadan çok daha kudretli ve mutlak iyi olan doğaüstü, ezeli-ebedi ve sonsuz varlık. [...]


Şovenizm

Napolyon’un askerlerinden, kendisini ülkesi, vatanı uğruna feda etmekte bir an bile duraksamayan Chauvin’i model alan, aşırı ve saldırgan vatanseverlik. Şovenizm terimi, yakın zamanlarda biraz daha farklı bir anlamda ve farklı alanlarda kullanmaya başlanmıştır. Örneğin, feministler özellikle de radikal feministler, erkeği kadın karşısında entellektüel, ahlâki, biyolojik bakımlardan üstün gören cinsiyet ayırımcılığına erkek şovenizmi adını verirler. Yine [...]


Şizofreni

Yunanca “ayırmak” anlamına gelen skhidzeinle “düşünce” anlamına gelen hrenos’tan, Ing. schizophrenia; Fr. schizophrenie; Al. schizophrenie]. Kendini, kişiliğin parçalanması, düşünce hayatı veya heyecanlardaki bozukluk gerçeklik duygusunun yitirilmesi veya dış dünya ile kurulan bağın kopması gibi emarelerle belli eden bir psikoz. Genellikle 15-35 yaşları arasında yakalanılan bir hastalık olarak şizofrenide, benmerkezci bir düşünce yapısına sahip bulunan hasta [...]


Şiilik

İslamiyet’te, Peygamberin ölümünden sonra kimin halife olacağı tartışmasına bağlı olarak Müslümanların ikiye ayrılmasının sonucunda ortaya çıkan iki mezhepten biri. Peygamberin ölümü üzerine, Ali bin Ebutalib’in ilk halife olması gerektiğini söyleyenlerin bağlandığı siyasi bir akım olarak ortaya çıkan Şiilik, daha sonra sünni inançtan ayrılan bir mezhep durumuna getirilmiştir. Buna göre, şiilik bir mezhep olarak, halifeliğin Allah’ın [...]


Süreç

1- Düşüncenin belli bir sonuca ulaşacak şekilde ard arda dizilişi. 2- Olgu ya da olayların belli bir düzenin bulunduğu iz­lenimini verecek şekilde sıralanması duru­mu; statik olmayan, sürekli bir dönüşüm içinde bulunan gerçekliğin sergilediği hare­ketlilik. Belli bir birliği veya birleştirici bir ilkesi olan değişmeler dizisi. 3- İnsan varlığı tarafından meydana getirilen bir şeyin üreti­liş şeklini, meydana [...]


Baruch Spinoza

1632-1677 yılları arasın­da yaşamış olan ünlü panteist düşünür. Temel eserleri arasında Tractatus Theologico-Politicus [Teolojik-Politik Deneme], Tractatus de Intellectus Emendatione [Anla­ma Yetisinin Düzeltilmesi Üzerine], Ethica Ordine Geometrico demonstrata [Geomet­rik Bir Tarzda İspatlanmış Etika] adlı eserler bulunan Spinoza, dini baskı ve engizisyon nedeniyle, İspanya’dan Hollanda’ya kaçmış olan Yahudi bir ailenin çocuğudur. Daha 24 yaşındayken, felsefi görüşlerinden dolayı, [...]


Herbert Spencer

1820-1903 yılları arasında yaşamış olan İngiliz filozofu. Temel eserleri arasında First Principles [İlk İlkeler], First Principles of Sociology [Sosyolojinin İlk İlkeleri], Social Statistics [Sosyal İstatistik], Descriptive Sociology [Betimsel Sosyoloji] adlı kitaplar bulunan ve fizik ve biyoloji bilimleriyle, siyasi ve toplumsal liberalizmden oldukça etkilenmiş olan Spencer’in felsefesinin temelinde evrim düşüncesi vardır. Bilimle dini uzlaştırmayı ve böylelikle [...]


Spekülatif

1- Eylem ya da pratiği hiç dikkate almadan, salt bilgiye erişmeyi amaç­layan düşünsel veya entellektüel işlemler, yani pratiğe karşıt olarak teorik olan; 2- Gözlemlenebilir olanın ötesine geçen. Gündelik yaşantı ve pratik deneyimle bağını tümden koparan teorileştirme türü, yani empirik olana karşıt olarak deneyimsel olmayan düşünce veya akıl yürütme.


Spekülasyon

1- Yalnızca bilmeyi, öğrenmeyi ve tanımayı amaçlayan ve çıkar gözetmeyen bilgi, ve 2- Buradan ha­reketle, gerçeklik üzerine, soyut, zaman zaman keyfi ve doğrulanması hiçbir şekilde mümkün olmayan düşünce ya da görüş. 3- Her türden soyut, dayanaksız yapı, ispatlan­ması ya da temellendirilebilmesi imkansız yorum.


Sözleşmecilik

1- J. Locke, J.J. Rousseau gibi filozoflar tarafından benimsenen, politik devletin varolu­şunu temellendirebilmek veya belirli devlet telakkilerini meşrulaştırabilmek için, devle­ti toplum sözleşmesine dayandırma yaklaşı­mı. 2- Çağımızda ünlü Amerikan düşünürü John Rawls’un savunduğu, kişisel veya özel davranışı olduğu kadar, politik yapıları da yöneten adalet kurallarının meşruiyet ya da geçerliliklerini ilgili taraflar arasında ya­pılan fiili anlaşmalardan veya [...]


Sosyoloji

Bütün çeşitliliği, değişkenliği ve tüm ayrıntıları İçinde, topluma dair olan açıklayıcı bilim. 1- Sosyal yapıya, 2- Toplum­lardaki grupların sosyal kategorilerin ve sı­nıfların doğasına, oranlarına, çeşitlilik ve farklılıklarına, 3- Toplumdaki sosyal yaşama, 4- Toplumun kültürüne ve hayat tarzına, 5- Hem niteliksel ve hem de istatistiki araştırma yöntemlerinin mahiyetine ilişkin bilimsel in­celeme. Toplumsal sistemlerin gelişimini ve işleyişini [...]


Sosyalizm

Aydınlanmanın, Fransız Devriminin liberal ve eşitlikçi ideallerinin ve en­düstrileşme sürecinin ürünü olup, sömüren sınıf ya da sınıfları tasfiye ederek, insanın insan tarafından istismar edilmesinin önüne ‘geçmeyi, toplumda bireyler arasında karşı­lıklı bir işbirliği ve yardımlaşma yaratmayı amaçlayan ve üretim araçlarının ortak mülki­yetiyle belirlenen toplumsal sistem. Varolan toplumsal düzeni adaletsiz olduğu gerekçe­siyle mahkum eden, ahlâki değerlere uygun [...]


Sosyalist

Sosyalizmi benimsemiş kişi sos­yalist öğretinin şu ya da unsurunu temele alan şey ya da yaklaşım için kullanılan sıfat. Bu bağlamda, Marksizme dayanan ve anayasasında, iktidarı işçi sınıfının egemen­liği olarak tanımlayan devlet modeline, işçi sınıfı ve onunla ittifak halinde olan yoksul köylülerden başka hiçbir sınıfa iktidar hakkı tanımayan siyasi iktidar yolunun tüm diğer sınıflara ve bu [...]


Sosyal Demokrasi

Alman düşünürleri Bernstein ve Lasalle ile başlayıp, Fransız Jaures ve Blum, İngiliz Cole gibi düşünürle­rin katkılarıyla gelişen ve amacı sosyal ada­let, insanlar için daha iyi bir yaşam, özgür­lük ve barış olan akımı. Kapitalizmin karşısında olan ve insanla­rın bir avuç kapitalistin egemenliğinden kurtarmayı amaçlayan görüş, sınıf savaşını kabul etmekle birlikte, ihtilalci değildir, to­taliterliği ve her tür [...]


Sosyal Darwinizm

Darwin’in biyoloji ya da evrim teorisini insan toplumlarının ta­rihsel gelişimine uygulayan ve bu çerçeve içinde ‘varoluş mücadelesi’ ya da ‘yaşama savaşı’ ve ‘doğal ayıklanma’ ya da ‘en güç­lünün ya da koşullara en iyi bir biçimde uyum sağlayanın ayakta kalışı’ fikirlerine özel bir önem atfeden görüş. Sosyal Darwinizm toplumun, en güçlü olanların ayakta kaldığı bir varoluş [...]


Sosyal

1- Bir topluma ayrı ve müstakil bir varoluşa sahip olduğuna inanılan insan topluluğuna ilişkin olan; 2- Toplumu meydana getiren, bir toplum içinde yaşayan insanlar; 3- Toplum içinde yaşayan bireylerden meydana gelen katman, grup, sınıf, vb; 4- Toplumdaki birey­lerin birbirleriyle olan ilişkileri; 5- Toplum­daki sınıfların birbirleriyle olan etkileşimle­ri; 6- Toplum içinde yaşayan insanların maddi hayat koşullarını [...]


Pitirim Alexandrovich Sorokin

1869-1968 yılları arasında yaşamış olan Rus asıllı Amerikan sosyolog ve düşünür. Temel eser­leri: Crisis of Our Age [Çağımızın Bunalımı] Social Philosophies in an Age of Crisis [Bir Bunalım Çağında Toplum Felsefeleri]. Sosyoloji, toplumsal sistem ve öbeklerle kültürel sistemlerin, kişilik sistemi ve kişiler arasındaki ilişkinin dinamikleri ve yapısının genelleştirilmiş teorisi olarak tanımlayan So­rokin’in toplum felsefesindeki büyük [...]


Sokratik Çürütme Yöntemi

Platon’un Sokratik diyaloglarında belli bir etik görüşün temel tezlerini ortaya koyarken, başka insanlarla ortak bir araştırma içinde ahlâk alanında doğru bilgiyi ararken gördüğümüz Sokra­tes’in hem genel olarak Sofistlere alternatif eğitim anlayışının ve hem de bilgi araştır­masının ayrılmaz bir parçası olan olumsuz yöntemi. Yazılı bir şey bırakmayıp, hayatını adeta felsefe yaparak özellikle gençler felsefe tar­tışarak geçiren [...]


Sokratik Alay

Sokrates’in bildiğim bir şey var ise, o da hiçbir şey bilmediğimdir’ sö­züyle ve sergilediği öğrenme ve bilgiye su­samışlık haliyle, karşısına aldığı tartışmacı­lara, gerçekte bilgisiz olduklarına işaret etmek ve ahlâk alanındaki bu bilgisizliğin, yaşamın akışı içindeki tehlikesini ve ağırlı­ğını hissettirmek üzere benimsediği, kendi­sini olduğundan farklı gösterme, bilgisini gizleme ve karşısındakine meydan okuma tavrı, Sokrates’in alayı, onun [...]


Sokrates

M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı düşünür. Pla­ton’un hocası olan Sokrates, görüşleri, tar­tışmaları yeni iktidarın temsilcileri tarafın­dan beğenilmediği için, yeni tanrılar icad ettiği, görüş ve tartışmalarıyla, gençleri baş­tan çıkardığı gerekçesiyle ölüme mahkum edilmiştir. Sokrates’in felsefedeki ve felsefe tarihin­deki önemi, öncelikle onun bilinçli ve ahlâki kişiliğin bulunduğu yer olarak ruh kavramını bulmuş olmasından kaynaklanır; [...]


Sofistlik

Belli bir doğruya ulaşmak için değil de, tartışmış olmak için tartışma tavrı; aldatmayı, ikna etmeyi, sözün etkisiyle inandırmayı hedefleyen akıl yürütme tarzı; maddi çıkar sağlamak amacıyla kandırma faaliyeti; ve Sofistler tarafından kullanılan tartışma, incelikli ve yanıltıcı argüman teknikleri için kullanılan terim. Buna göre doğruyu söylemeyi, doğruları ifade etmeyi değil de, yalnızca üstün çıkma­yı, kazanmayı amaçlayan [...]


Sofistler

M.Ö. 5. ve 4. yüzyılda, siyasi ve toplumsal koşulların değişmesinin ve doğa felsefesinin iflasının ardından, insan üzerine felsefenin başlatıcısı olarak ortaya çıkan gezgin felsefe öğretmenleri grubu. En önemli Sofistler arasında, Protagoras, Gorgias, Prodikos, Hippias, Antiphon, Thrasymakhos ve Kallikles’in adı verilebilir. Sofistler, felsefi bir okul oluşturmaktan çok, belli bir mesleğin üyesi olan, toplumsal ko­şulların değişmesinin doğal [...]


Adam Smith

1723-1790 yılları arasında yaşamış olan İskoç iktisatçı ve düşünür. Temel eserleri The Theory of Moral Senti­ments [Ahlâki Duygular Teorisi] ve An In­quiry into the Nature and Causes of the We­alth of Nations [Ulusların Zenginliğinin Doğası ve Sebepleri Üzerine Bir Soruştur­ma.] İskoç Aydınlanması ve iktisadi liberaliz­min en önde gelen isimlerinden biri olan Smith, daha ziyade eklektik [...]


Skolastik

Genel olarak Ortaçağda hakim olan Grek felsefesinin kavramsal araçlarından yararlanılarak oluş­turulmuş Tanrı merkezli düşünce sistemini veya bu teoloji ağırlıklı felsefenin kullandığı yöntemi tanımlamak için kullanılan sıfat.


Siyasi personalizm

Kişiliğin toplumsal gelişmesinin en yüksek ifadesi olduğunu, bundan dolayı, devletin bireylerine fiziki, entelektüel ve tinsel bakımdan tam olarak gelişebilmeleri için, gerekli tüm ola­nak ve fırsatları sağlamak durumunda oldu­ğunu savunan görüşe verilen ad.


Siyaset sosyolojisi

Toplumsal yapı ve kültürü etkileyen somut politik fenomenlere ilişkin sosyolojik araştırma. Öncelikle ve te­melde devlet konusunu, sosyolojik bir bakış açısı ve yöntemlerle ele alan siyaset sosyo­lojisi, politikayla toplumsal yapılar, ideolo­jiler ve kültür arasındaki ilişkiler üzerinde durur. Özgül politik rejimlerin ve kurumsal yapıların kökenlerini ve gelişimini açıkla­mak amacıyla parlamenter demokrasilere olduğu kadar, despotik ve totaliter rejimlere [...]


Sivil Toplum

Siyasi otoritenin baskısından nispeten uzak olan toplum modeli; toplumda va­rolan ve kuruluşu birtakım haklar elde etme çabasına bağlı olan demokratik yapı; toplu­mun kendi kendisini, devletin kurumların­dan bağımsız olarak, yönlendirmesi duru­mu. Başlangıçta uygarlığın sonucu olan bir nezaket ve uygarlaşma halini tanımlayan sivil toplum terimi, 18. yüzyılda Batı yöne­tim tarzı Doğu despotizmiyle karşı karşıya getirilirken, onun ayrımını [...]


Siyaset Felsefesi

Siyasetin problemlerini siyasi sistemleri, siyasal hayvanlar olarak tanımla­nan insanların belli bir siyasi sistem içinde­ki davranışlarını felsefeye özgü yöntemlerle ele alan felsefe dalı, daha çok normatif bir nitelik arzeden kavramsal araştırma türü; felsefenin, siyasi yaşamı konu alan, özellikle de devletin özü, kaynağı ve değerini araştıran dalı. Siyaset felsefesinin ele aldığı belli başlı konular şunlardır: 1- İnsanın [...]


Sistematik felsefe

Gerçekliğin tüm alanlarını kapsayan sistemler kurmayı amaçlayan, çeşitli konularda elde edilen bilgileri bir sentez içinde birleştirmeye çalışan felse­fe türü. Sistematik felsefe deyimi, ayrıca, felsefe­yi tarihsel bir açıdan ele alan tarihsel yaklaşımdan farklı olarak, felsefenin epistemoloji, ontoloji, değer gibi alanlarında felsefi yöntemleri kullanıp, analiz ve eleştiriyi ve bu arada, yeni felsefi bilgiler üretmeyi her defleyen felsefe [...]


Sistem

Parçaları, öğeleri arasında karşılıklı ilişki, etkileşim, bağlantı ve bağımlılık bulunan tutarlı bir bütün içinde birlikli hale getirilmiş nesneler toplamı. Rasyonel bir ilke, plan, ya da yönteme göre, altakoyma, çıkarım ya da genellik tü­ründen tutarlı bir düzen ya da düzenleme içinde bir araya getirilmiş nesneler, fikirler, aksiyom ya da kurallar bütünü olarak sis­tem, belli bir görüş, [...]


Sınıf

Bir toplumda aynı görevi yapan statüleri aynı olan, çıkarları tam bir aynılık sergileyen ve aynı durumda bulunan insan öbeklerinden her birini ifade eder. Buna göre aralarında belli bir kültür ve iktisadi çıkar ortaklığı ve bu ortaklığın yarattığı özel ilişkiler bulunan insanların tümü bir sınıf meydana getirir. Marx’ta sınıfın ölçütü ekonomik bir ölçüt olduğundan o sınıfları [...]


Sentez

1- Düşüncenin ayrı öğelerini, ya da ayrı düşünce veya ideolojileri mantıksal bir tarzda bir araya getirme işlemi. 2- Söz konusu birleştirme faaliyetinin ürünü olan şey.


Senkretizm

Çatışan ideoloji ve görüşlerin birlikli bir düşünce sistemi içinde uyum­lu hale getirme tavrı.


Sendikalizm

Felsefi kökleri radikal bir entellektüalizm karşıtlığında bulunan ve toplumsal yaşamda sendikalara önemli bir rol yüklemeyi amaçlayan toplumsal ve siyasi öğreti. İrade, eylem ve inancın, insan doğasının temel ve en yaratıcı öğeleri olduğunu, ideo­lojilerin bu temel gerçekliklerin bir yansıma­sından başka hiçbir şey olmadığını savunan sendikalizm, burjuva toplumunun hastalıkla­rının ve kötülüklerinin, en büyük yaratıcı güce sahip olan [...]


Friedrich Karl von Savigny

1779-1861 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman hukuk filozofu. Hukuğun tarihsel gelişimi ve sosyal ge­lişme ile hukuki gelişme arasındaki problem üzerinde duran Savigny, her hukuk sistemi­nin belirli bir toplumsal ve tarihsel gelişme­nin ürünü olduğunu göstermiştir. Bütün Çağ­lar ve ülkeler için geçerli olacak, insanın akli yeteneğinden doğan bir ideal hukuk tasa­rımına, soyut ve gerçeklikle ilişkisiz olduğu [...]


Jean Paul Sartre

Varoluşçuluğun en ünlü ismi olan çağdaş Fransız filozofu. 1905-1980 yılları arasında yaşamış olan Sartre’ın Temel Eserleri: L’Etre et le Neant [Varlık ve Hiçlik], La Transcendence de l’Ego [Benin Aşkınlığı], La Nausee [Bulantı], Les Che­mins de la Liberte [Özgürlüğün Yolları) L ‘Existentialisme est un humanisme [Varo­luşçuluk], Critique de la Raison Dialecti­que [Diyalektik Aklın Eleştirisi]’dir. O, akademik [...]


Sanat

1- Bir etkinliğin gerçekleştirilmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralla­rın tümü. 2- Bir işi belli bir estetik duyguyu yansıtacak bir biçimde gerçekleştirme tarzı. Doğada olmayan bir şeyi yaratma ama­cına yönelmiş rasyonel faaliyet. 3- Sanat eserlerinin yaratılmasını mümkün kılan doğal yeteneğe dayalı ya da deneyim yoluy­la kazanılmış beceri ya da ustalık. Birtakım [...]


Claude Henry de Saint-Simon

Düşünce ta­rihinde, toplumun bilimi olarak gördüğü sos­yolojinin düşünce babası olarak tanınan Fran­sız filozof ve iktisatçısı. Temel eserleri: De la Reorganisation de la Societe europenne [Avrupa Topluluğunun Yeniden Örgütlenmesi Üzerine], Du Systeme industriel [Sanayi Sistemine Dair], Cateschisme des Industriels [Sanayicilerin İlmihali]. Saint-Simon, toplumda bir reforma git­meyi amaçlamış, toplumun endüstri çağının, endüstrinin gereklerine göre düzenlenmesi gerektiğini savunmuştur. [...]


Sağduyu

Dış dünya ile ilgili olan ve hemen herkes tarafından, tartışılmaksızın ve sorgusuz sualsiz kabul edilen, fakat zaman zaman filozofların araş­tırmaları ya da ulaştığı sonuçlarla çatışabi­len genel inançlar sistemi; belirli bir alanda, özelleşme ve uzmanlık öncesinde ve günde­lik yaşamla ilişki içinde gelişen ve ilgili her birey tarafından paylaşılan tutarlı inançlar ve yargılar sistemi.


Sadizm

Romanlarında sadik diye nitelenen birtakım cinsel sapıklıkları anlatan Marquis de Sadein adından türetilmiş olan ve, kişinin, cinsel anlamda birlikte olduğu eşine acı çek­tirmek suretiyle, haz elde etme sapıklığını ya da başkalarına acı vermekten, acı çektir­mekten ya da başkalarının acı çektiğini gör­mekten haz duyma sapıklığını, kişinin karşı­sındakine ıstırap çektirmek suretiyle cinsel doyuma ulaşması durumunu tanımlayan deyim. [...]


Rönesans Felsefesi

Avrupa’da XV ve XVI. Yüzyılda yaşanan rönesans hareketi­nin düşüncesine, bu dönemin felsefe anlayı­şı. Rönesans felsefesine damgasını vuran akım, hiç kuşku yok ki, hümanizm olmuştur. Bu dönem felsefesi, insan merkezli bir felsefedir. Rönesansın, insanüstü olana ya da yalnızca doğal olana karşı, insani boyutu ön plana çıkartan felsefesi, doğal olarak, insan bilgisiyle ilgili problemleri göz ardı ettiği [...]


Jean Jacques Rousseau

1712-1778 yılları arasında yaşamış, ve insan doğasına ilişkin çözümlemesiyle, insanın özü itibariyle iyi ol­duğuna ilişkin görüşü ve toplumsal sözleşme öğretisiyle ün kazanmış olan ünlü Fransız düşünür. Temel eserleri: Discours sur les Sciences et les Arts [Bilimler ve Sanatlar Üzerine Konuşma], Discours sur l’Origin et les Pondements de l’Ingalite [İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Temeli ve Kökenleri], Emile [...]


Romantizm

Avrupa’nın 1790-1850 yılları arasındaki entelektüel yaşamının kimi temel yönlerini tanımlamak için kullanılan terim. 19. yüzyılın ilk yarısında, biraz da Aydın­lanmaya bir tepki olarak gelişen akım ya da hareket olarak romantizm, farklı ülkelerde farklı görünümler almıştır. Örneğin, İngilte­re’de tamamen estetik bir fenomen, bir sanat hareketi olarak ortaya çıkan romantizm Fran­sa’da, Rousseau’nun etkisiyle, toplumsal uz­laşıma karşı bir [...]


Retorik

Fikirleri, düşünceleri en iyi bir biçimde ifade etme, etkili konuşma dili mahkemede adaleti gerçekleştirmek, politikada yarar sağlamak vb, temelde ikna etmek etkili ve cezbedici bir biçimde kullanma sanatı.


Wilhelm Reich

1897-1957 yılları arasında yaşamış olan Avusturyalı hekim ve Freudien Marksizmin kurucusu olan ünlü psikanalist. Temel eserleri: Die Funktion des Organis­mus [Bedensel Boşalmanın İşlevi]. Dialek­tischer Materialismus und Psychoanalyse [Diyalektik Maddecilik ve Psikanaliz], Die Massen Psychologie des Faschismus [Faşiz­min Kitle Ruhu Anlayışı] ve Die Sexuelle Revolution [Cinsel Devrim]. Kimi düşünceleriyle, özellikle de kitle toplumuna dair fikirleriyle Frankfurt [...]


Realizm

Genel olarak olguları, ne kadar aykırı görünürlerse görünsünler oldukları gibi, şeyleri gerçekte oldukları şekliyle nes­nel olarak ve dürüstçe kabul etme tavrı veya belli bir kategoriye giren varlık ya da nesne­lerin zihinden bağımsız olduklarını öne süren öğreti.


Realist

1- Gerçekliğin insan zihninden bağım­sız olduğunu söyleyen genel öğretinin şu ya da bu versiyonunu benimsemiş olan kişi ya da yaklaşım; 2- gerçekçi bir tavır takınan, görünüşlerin kendisini yoldan saptıramadığı, yanılsamalara kapılmayan kendini duygularına kaptırmayan kişi.


John Rawls

1921 doğumlu çağdaş Amerikan toplum ve siyaset filozofu. Temel eser­leri: A Theory of Justice [Bir Adalet Teorisi] ve Political Liberalism [Siyasi Liberalizm]. Liberalizmin oldukça eşitlikçi bir versi­yonunu öne süren ve dolayısıyla, bu görü­şün kendisine dayandığı toplum sözleşmesi öğretisinin 20. yüzyıldaki en önemli savu­nucusu olan Rawls, adalet teorisiyle ve sos­yal kurumların bazı kişilere diğerleri pahası­na hayat [...]


Rasyonel

1- Akla ve düşünce ya­salarına uygun olan; 2- Akıl içeren, aklın varlığı ya da faaliyetiyle belirlenen şey; 3- Akıl­lı, akılcı bir biçimde gerçekleşmeye veya fonksiyon göstermeye, rasyonel bir araştır­maya katılmaya yetili olma durumu; 4- Anla­şılmaya uygun, elverişli bir yapıda olma hali; 5- Aklın ilkelerine uygun düşen, anlaşı­labilir olan; tutarlılık, basitlik, tamlık, düzen ve mantıksal yapı [...]


Radikal

1- Temel, mutlak, topyekün ya olan bir şeyi tanımlamak için kullanılan sıfat. 2- Politik sistemde geniş kapsamlı ve temel bir dönüşümün gerekliliğini savunan kişiyi; siyasi yelpazede aşırı uçlarda, ama özellikle de solda yer alan birini tanımlamak için kullanılan politik niteleme. Bu bağlamda, sosyal ve politik alanda büyük değişimlerin, kökten dönüşümlerin savunuculuğunu yapan teori ve hareketler [...]


Samuel Pufendorf

1632-1694 yılları ara­sında yaşamış, toplum sözleşmesiyle ünlü Alman düşünürü. Temel eseri olan De Jure naturae et gen­tium adlı eserinde, fiziki ve zihinsel varlığa ek olarak tinsel varlıklardan da söz eden Pu­fendorf’a göre, Tanrı, bu tinsel varlıkların yardımıyla, insan özgürlüğünün nasıl kulla­nılacağını belirleyip, onun sınırlarını çizer. Onun Grotius’la Hobbes’tan alınmış kimi unsurları bir araya getiren toplum [...]


Psikoloji

1- Ruh bilimi, pisişik olayların, ruh ya da zihinle ilgili fenomen ve olayların bilimi. Zihnin yapısını, işlevlerini konu alan araştırma dalı. Ayrıca, 2- Bir birey ya da kişiyi ya da belli kategoriden insan varlıklarını başkalarından ayıran karakter özelliklerinin ya da pisişik olayların bütünü..


Psikanalizm

Özel olarak Freud’un düşünce, çalışma ve eserleriyle birleştirilen psikoloji ve ruhsal tedavi anlayışı, daha genel olarak da Breuer ve Freud’un 1880 ve 1890’lı yıllardaki araştırma ve dü­şüncelerinden çıkan psikoloji akımı. Söz konusu psikoloji anlayışı ya da oku­lunu belirleyen en önemli öğeler şunlardır: 1- Hiçbir insan davranışının gelişigüzel, rast­gele olmadığını, tüm davranışların bireyin psişik yaşantısı tarafından [...]


Pierre-Joseph Proudhon

1809-1965 yılları arasında yaşamış olan Fransız sosyalist düşünür. Temel eserleri: Qu’est-ce que la propriete? [Mülkiyet nedir?], Systme des Contradictions economiques ou Philosophie de la Misere [İktisadi Çelişkiler Sistemi ya da Sefaletin Felsefesi]. Daha ziyade ‘Tanrı şerdir’ ve ‘Mülkiyet hırsızlıktır’ gibi slogan sözlerle anımsanan Proudhon, anarşizmin kurucusu olarak bi­linir. O mülkiyeti kendi kendini yok eden bir [...]


Proletarya

Marksist görüşe göre, kapitalist toplumda burjuvazi tarafından sömürülen, emeğinden başka satacak hiçbir şeyi olmayan emekçi sınıf. Kendisini sömüren mülkiyet düzenini yıkacağına ve yalnızca kendisini değil, fakat tüm insanlığı kurtaracağına inanılan evren­sel ihtilalci sınıf. Bu bağlamda, kapitalizm içinde, orta sını­fın yok olup, işçi sınıfının bir parçası haline gelmesi sürecine proleterleşme; Ortodoks Marksizmin iddiasına göre, proletaryanın, kapitalist’ [...]


Pratik Akıl

Teoriyle, salt bilmeyle ilgili.olan teorik aklın tersine, iradi karar ve eylemle il­gili olan, ahlâk’ ilgilendiren problemleri konu alan akıl ya da refleksif düşünce.


Pragmatizm

Amerikan filozofları C.S.Pierce ve W. James tarafından geliştirilen ve her şeyden önce, başta entelektüel problemler olmak üzere, çeşitli problemleri çözmek için ortaya konan bir yöntemden; insan tarafından kazanılan çeşitli bilgi türleri-ne ilişkin bir teoriden ve nihayet, evrenle ilgili belli bir metafizik görüşten oluşan öğreti.


Pozitivizm

Genel olarak, modern bilimi temele alan, ona uygun düşen ve batıl inançları, metafizik ve dini, insanlığın iler­lemesini engelleyen bilim öncesi düşünce tarzları ya da formları olarak gören dünya görüşü.


Post Modern Toplum

Bilgisayar, enformasyon, teknoloji ve benzeri öğelerle belirlenen toplum türü. Her şeyden önce, teknolojinin yarattığı imajların ve bilgi çağının toplumu, kontrolü bil­gisayarlarda olan ve teknokratlar tarafından yönlendirilen toplum. İhtiyaçların da teknokratlar tarafından ya­ratıldığı bu toplumda, bireyler kamu gücü­nün etkisiyle etkisizleştirilmişlerdir. Öte yan­dan, postmodern toplumda, belirleyici öğeler, kişisel hoşgörü, arzu ve tüketici bir kitlenin varlığıdır. Tüketim kaygılarının [...]


Post Modernlik

Çağdaş ve ileri endüstri toplumlarının ulaşmış olduklarına inanılan yeni durum, çağ ya da koşullara işaret etmek amacıyla kullanılan genel terim. İnsanlığın veya Batı toplumunun şimdi içinde bulundu­ğuna inanılan, bir kültürel ethos olarak mo­dernliği izleyen, kültürel durum. Modernlik Batı kültüründe, başta ekono­mik ve sosyal gelişmeye, insanla ilgili konu­larda ilerlemenin kaçınılmazlığına duyulan inanç olmak üzere, belli bazı [...]


Post Modernizm Eleştirisi

20. yüzyılın son çeyreğinde ­sosyal bilimlerde ve özellikle de felsefe­de oldukça etkili olan postmodernizmin sadece eleştirdiği, yıktığı, kuşkuculuğu ve yumuşama nedir bilmez olumsuz tavrı nedeniyle tenkit edilmesi. Buna göre, postmodernizm her şeyden önce sadece eleştiriyi ve başkaldırıyı kutsa­dığı, salt olumsuz bir tavır sergilediği için eleştirilmiştir. Normatif bir çerçeveden, sağ­lam bir ilkeden,. hakiki bir adalet yorumun­dan [...]


Post Modernizm Çeşitleri

Sanatsal, kültürel, toplumsal felsefi post modernizmlerden söz etmek doğru ve mümkün olsa da, tüm bunların son çözümlemede iki ayrı postmodernizme indir­genebilmesini n sonucu olan postmodernizm sınıflaması. Bu sınıflamaya göre, postmodernizmlerden birincisi, modernlik ve Aydınlanmaya iliş­kin felsefi eleştiriden meydana gelen post­modernizm, ikincisi ise sanat ve kültürdeki postmodern eğilimlerle çağdaş, postmodern toplumlar arasında bir bağ kuran, postmo­dernliği [...]


Post Modernizm

Kapitalist kültürde ya da daha genel olarak Batı dünyasında, yirminci yüzyılın son çeyreğinde, resim, edebiyat, mimari, vb., güzel sanatlar alanında ve bu arada özellikle de felsefe ve sosyolojide belirgin hale gelen hareket, akım, durum veya yaklaşım.


Post-Modernist Marksizm

Avrupa’da 1980′li yıllarda geliştirilen ve post-modernliği Batı toplumundaki bir evre olarak değer­lendiren Marksist anlayış. Postmodernizmi ileri kapitalizmin kültü­rel mantığı olarak gören bu anlayış, kapita­lizmin gelişme sürecinde, her biri belli bir teknoloji türünün hakimiyetiyle belirlenen üç evre saptar. Bu evrelerden Marks tarafın­dan analiz edilmiş olan birinci evre, piyasa kapitalizmi olup, o buhar makinalarının be­lirlediği bir teknolojiye [...]


Post Marksizm

Marksizimle, ya akımın bir devamı olmak ya ondan ilham alma ya da Marksizmi akıma duyulan bağlılığın ardın­dan bir bütün olarak reddetme anlamında, çoğunluk dolayımsız bir ilişki içinde olan çağdaş akını, düşünür ve tavırlara işaret etmek üzere kullanılan genel terim. Buradan hareket edildiğinde Post Marksiz­mi iki şekilde tanımlamak mümkün olur: Post Marksizm, buna göre, her şeyden [...]


Post Hümanizm

Hümanizm sonrası felsefede ve kültürde, öznenin merkezi konumdan indirilmesinden, hümanizmin bir şekilde geçersiz ve yanlış bir ideoloji oldu­ğunun gösterilmesinden sonra oluşan ente­lektüel durum.


Post-felsefe

Rasyonalite, hümanizm, ilerleme gibi kültürel ve metafiziksel ideallere göre anlaşılan bir disiplin ve icra edilen bir etkinlik olarak felsefe sonrası durumu ta­nımlamak için kullanılan deyim. Bu ideallerin yerle bir oluşundan ve Nietzsche’den Heidegger ve Lyotard’a kadar pek çok filozof tarafından telaffuz edi­len felsefenin sonunun geldiği iddialarından sonra şimdi sorulan soru şudur: Felsefenin sonu gerçekten de [...]


Post Endüstriyel Toplum

Temel ilgi, en başat meşgale / hedef ve en geçerli değer olarak bilginin mülkiyetin ye­rini aldığı ve toplumsal dinamizm ve gücün ilk ve temel kaynağı haline geldiği toplum türü. Ünlü sosyolog Daniel Bellin 1973 yılın­da yayımlanan The Coming of Postindustrial Society [Postendüstriyel Toplu­mun Zuhuru] adlı eseriyle gündeme gelen, modern toplumların enformasyon toplumları olarak görülmeleri gerektiğini [...]


Post

-den sonra anlamına gelen Latince önek. Buna göre, post öneki, bileşik bir terim meydana getirmek üzere, bir durumu, yapıyı veya oluşumu, ikinci olarak da bir akımı, yaklaşımı tanımlayan bir sözcüğün önüne gelebilir. Her iki durumda da, eski yapıdan veya bir önceki akımdan birtakım unsurlar içerse de, çok büyük ölçüde yeni ve farklı bir oluşum ya [...]


Popülizm

1- 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış ve burjuva psikolojisine, işsiz bir top­lum oluşturan aydınların özenli tavrına karşı, küçümsenen işlerle uğraşan sınıfları tüm özellikleriyle yansıtmayı amaçlayan, halkta iyi ve olumlu ne varsa gözler önüne sermeyi amaçlayan edebi okul. 2- Siyaset alanında, planları toplumun alt ve orta tabakalarını te­mele alarak yapma, bu sınıflara hizmeti amaçlama, halkı zaman [...]


Popüler Kültür

Klasik musikiyi, ciddi ve ağır romanları, şiir, dans ve bale gibi nispeten az sayıdaki eğitimli insan tarafından anlaşılıp estetik de­ğeri takdir edilen ürünleri ihtiva eden yük­sek kültürün tam karşıtı olan kültür; herkes, özellikle de geniş yığınlar tarafından kolay­lıkla alımlanan vasati kültür ürünlerinden meydana gelen sanatsal değeri, estetik nite­liği düşük kültür. Esas amacı eğlendirmek, hoşça vakit [...]


Popperci

Çağdaş düşünür Karl R. Popper’ın 1- Bilim felsefesiyle ilgili görüşleri, yani onun gele­neksel tümevarımcı bilim anlayışına karşı geliştirdiği yanlışlamacı bilim anlayışı ve 2- Toplumsal reformun felsefi temelleriyle ilgi­li görüşleri, yani holistik görüşlere karşı ge­liştirdiği, tüm kollektif fenomenleri bireyle­rin eylemlerine, amaçlarına, düşüncelerine, umut ve karşılıklı etkileşimlerine ve bu arada insanlar tarafından yaratılmış ve sür­dürülmüş geleneklere bağlayan [...]


Karl Raimund Popper

Bilim ve siyaset felsefesiyle uğraşmış olan, 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri. Temel eserleri: The Logic ot Scientific Discovery [Bilimsel Keşfin Mantığı], Conjectures and Refutati­ons [Sınama ve Yanılmalar], Objective Knowledge [Nesnel Bilgi], The Poverty of Historicism [Tarihçiliğin Sefaleti] ve The Open Society and its Enemies [Açık Top­lum ve Düşmanları]. Bilim Felsefesi: Popper’ın felsefeye yaptı­ğı ilk [...]


George Valentinovich Plekhanov

1856-1918 yılları arasında yaşamış olan Rus sos­yal demokrat düşünür. Marksizmin Rusya’ya girişinde oldukça etkili olmuş olan Plekhanov’a göre, madde görünüşten ibarettir. O hukuk, adalet, siya­set ve hukuğun belli bir dönemin üretim ilişki ve yöntemlerinin gelişmesine bağlı olduğunu söylemiştir. Bireylerin, devletlerin, ulusların ve nihayet tüm insanlığın kuruluşu ve gelişiminin iktisadi koşullara bağlı oldu­ğunu iddia eden Plekhanov, [...]


Platon

M.Ö. 427-347 yılları arasında yaşa­mış olan ve düşünce tarihinin tanıdığı ilk ve en büyük sistemin kurucusu olan ünlü Yunan filozofu. Temeller Sisteminde, Sofistlerin Yunan toplumu üzerindeki olumsuz etkileriyle sa­vaşmaya çalışmış olan Platon, işe öncelikle bilgi konusuyla başlamış ve mutlak ve kesin bir bilginin var olduğu konusunda tümüyle dogmatist bir tavır sergilemiştir. Ona göre, değişen hiçbir [...]


Jean Piaget

1896-1980 yılları arasında ya­şamış olan İsviçreli ünlü psikolog. Temel eserleri: Le Langage et la Pensee chez l’En­fant [Çocukta Dil ve Düşünce], La Representation du Monde chez l’Enfant [Çocukta Dünya Tasarımı], Introduction à l’Epistemologie genetique [Genetik Episte­molojiye Giriş] ve La Naissance de l’Intelli­gence [Zekânın Doğuşu]. Genetik epistemoloji ve bilişsel gelişim alanında çığır açıcı çalışmalar yapmış olan [...]


Peygamber

Bir dinde Tanrı’nın mesajlarını ve buyruklarını insanlara ileten elçi. İslam inancı açısından, peygamberlerle diğer insanlar arasında maddi yaşayış bakı­mından bir ayrılık, insan olmak bakımından bir farklılık yoktur. Peygamberi diğer insan­lardan ayıran şey, masum olmak ve günah işlememek, güvenilir olmak, doğru sözlü ve anlayışlı olmak ve mesajları iletmek gibi özelliklere sahip olmak bakımından Tanrı tarafından seçilmiş [...]


Pasifizm

Hangi amaçla olursa olsun savaşın her türüne karşı çıkan, savaşların em­peryalist ulusların ekonomik çıkarlarına hizmet ettiği şeklindeki sosyalist düşünce­nin de etkisiyle, savaşın meşruluğu düşün­cesine karşı tavır alan, savaşın yol açtığı kırım ve vahşetini insani değerlere aykırı ol­duğunu savunan anlayış. Barışı ve barışçılığı savunan, bireysel ve toplumsal amaçlara ulaşmak için kişisel şid­det kullanımına, militarizme karşı çıkan; [...]


Paradoks

Genel inançlara aykırı düşen önerme; sezgisel olarak kabul edilmiş olan öncüllerden yola çıka­rak bu öncüllerden tümdengelimsel akılyü­rütme ile, ya bir çelişki, yani doğru olama­yan ya da temel inançlara aykırı olan bir sonuç çıkarma durumu. Kabul edilmiş gö­rüşlere ya da sağduyu olarak tanımlanan genel inançlar bütününe karşıt olsa, aykırı düşse de, doğru olabilen bir tümce. İlk [...]


Paradigma

Genel olarak, ideal bir durum ya da örnek bir şeye bakış tarzı; yargılama ölçütü sağlayan her türlü ideal tip yada model.


Panteizm

Geniş bir çerçeve içinde ele alındığında, Tanrının dünya ile olan olumlu ve organik ilişkisi bakımından deiz­mi aşan ve Tanrı’nın dünyaya aşkın değil de, içkin olduğunu öne süren Tanrı anlayışı ya da görüşü. Panteizm, Tanrı’nın dünyayla ve insanla mekanik ve dışsal bir ilişki içinde olduğunu öne süren deizme dönüşme eğilimi gösterdi­ğine inandığı teizme karşı felsefi ve [...]


Panaptikon

İngiliz ya­rarcı filozofu Jeremy Bentham tarafından tasarlanmış olan ünlü modern hapishane projesi. Kendi çağının İngiltere’sinde, varolan ku­rumlarda bir reform yapmaya kalkışan Bentham’ın örnek hapishanesi, bir daire şek­linde, hapishane müdürünün merkeze yerle­şip her mahkumu gözlemek ve yönetmek imkanına sahip bulunduğu bir yapıdır. Pa­naptikonun, Jeremy Bentham’ın modernist ve yararcı bakış açısından, mahkumların fiziki koşullarını geliştirmek açısından oldu­ğu [...]


Öznel

Genel olarak, ben ve ben olmayan ayırımıyla birlikte, özne-nesne ikiliğinin bir sonucu olarak, öznenin dışındaki şeyler ve durumlarla değil de, özneyle ilgili olan şey, öznenin kendisine, kendi zihin hallerine ilişkin dolayımsız deneyimi için kullanılan sıfat.


Özgürlükçülük

1- Zorunlulukçuluğun karşısında yer alan ve insanın iradesine mutlak bir özgürlük tanıyan, bilinçli insan ey­leminin basit nedensel terimlerle açıklanama­yacağını öne süren öğreti. İradenin, kişinin içinde bulunduğu psikolojik ve fizyolojik ko­şullar tarafından belirlenmediğini, insanın ka­rakteriyle, onu eyleme yönelten güdüler ve in­sanın içinde bulunduğu koşullar arasında zorunlu bir ilişki bulunmadığını, insan iradesinin çeşitli eylem alternatifleri karşısın­da seçme [...]


Özgürlük

Kişinin kendisini belirlemesi, denetlemesi, yönlendirmesi ve düzenle­mesi durumu. Bireyin kendisini, dış baskı, etki ya da zorlamalardan bağımsız olarak, kendi arzu edilir ideallerine, motiflerine ve istekleri­ne göre yönlendirmesi. Kişinin, başkalarının buyruk ve isteklerine göre değil de, kendi is­teklerine göre davranabilmesi gücü.


Özgürleşme etiği

Marx ve ardılları tarafından benimsenen önce insanın kapitalist toplum düzeninde maruz kaldığı yabancılaşmadan kurtarılmasını, sonra da kendisini tam bir özgürlük içinde gerçekleştirmesini nihai hedef yapan etik anlayışı. Aristoteles, Kant, Stuart Mill gibi düşü­nürlerin ele aldıkları geleneksel ahlâk prob­lemleriyle, bu türden bireysel problemlerin insanların içinde yaşadıkları sosyal sistemin yarattığı problemlerin bir sonucu oldukları ve bu problemler [...]


Özgür düşünce

Dini inançlardan batıl itikatlardan bağımsız olan ve otorite ya da otoritelere güvenmeyip, yalnızca bireysel araştırmanın sonucu olan düşünce türü; dini ilkelerden bağımsız olup, dinin dogmalarıyla sınırlanmayan, mantık kuralları, bilimsel me­todoloji ve epistemolojiye uygun olarak geli­şirken, ilerlemesi için hiçbir sınır tanımayan bilim ve felsefe.


Özerklik

Politik anlamda bağımsızlık; kendi kendini yönetme; öz yönetim.


Öz

Bir şeyi her ne ise o yapan, kendisi olmadan, o şeyin var olamayacağı şey, bir şeyi, başka bir şey değil de, her ne ise o şey yapan şey. Bu çerçeve içinde, öz, bir varlık, nesne ya da şeyini a) özsel ve zorunlu, tanımlayıcı özelliğini, b) Bir şeyin temel, ilk ve nihai gücünü. ya da c) [...]


Ötenazi

Bir kişinin yaşamı belirli koşullar altında ağır ya da ölümcül bir hastalığın ya da rahat­sızlığın sonucu olarak, tüm değerini yitirdiği, yaşanır olmaktan çıktığı, yaşamak kişi için ağır bir yük olup, dayanılmaz acılar verdiği zaman, acı çeken hastanın, ya kendisi ya da hekimler tarafından, acı vermeden öldürülebileceğini söyleyen öğreti ya da teori. Yunanca “iyi ölüm” anlamına [...]


Ön yargı

Bir kişi bir görüş yada bir şey hakkında, belirli birta­kım koşullara, olay, durum ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş ya da oluştu­rulmuş olumlu ya da olumsuz fikir. Kişinin genellikle çevresinden, içinde bu­lunduğu ortamdan edindiği, düşünceyi engel­leyen öznel hüküm olarak önyargı incelenme gereği duyulmadan benimsenen ve kişinin zihnine çoğu kez aldığı formasyon, eğitim ve çevre tarafından yerleştirilen [...]


Ölüm korkusu

İnsan varlıklarının bu dünyadaki var oluşlarının son bulacağı gerçeği karşısın­da duydukları korku. Buna göre, projelerimizin son bulacağı, sahip olduğumuz değer ve zenginlikleri yitire­ceğimiz, ontolojik bir güvensizlik yaşayıp, mutlak bir belirsizlik içine gireceğimiz gerek­çesiyle. ölümden korkmanın rasyonel bir korku olduğunu savunan filozoflara karşı, İlk­çağda Platon felsefe yapmanın ölmeyi öğren­mek, ölmeye hazırlık yapmak olduğunu söy­lemiştir. Hellenistik dönem [...]


Otoriteryanizm

Yö­netilenlerin yönetici ya da yöneticiler karşı­sında hiçbir hakkı bulunmadığını ya da önemsiz birkaç hakkı bulunduğunu ve yöne­ticilerin güç ve otoritesinin çok büyük oldu­ğunu ve olması gerektiğini öne süren yöne­tim teorisi ve tarzı; bireyin haklarının devletle önderlerinin otoritesine tabi olması gerektiği inancına dayanan sosyo-politik sistem.


Otorite

Toplumsal bir sistem çıkan kurumsallaşmış ve meşru güç; bu türden bir güce sahip olan birey. Sosyologlarla sosyal psikologların sınıfla­masına göre, farklı otorite türlerinden söz edilebilir. Bu otorite türlerinden biri olan ka­rizmatik otorite, bir bireyin olağanüstü ya da dışı özelliklerinin sonucu olan ve yasal ku­rumlardan bağımsız olarak kazanılan bir otorite şeklinde tanımlanabilir. Geleneksel otorite ise, meşruluğu [...]


Otokrasi

Anayasal sınırlamaları olmayan Monarşik yönetim tarzı, Stalinist otokrasi örneğinde olduğu gibi, iktidarın sadece tek bir bireyde toplan­dığı rejim biçimi.


Ortodoks Marksizm

Marx’ın hümanizm ağırlıklı, ve daha çok yabancılaşmay­la kapitalizm eleştirisi üzerinde odaklaşan verimli ve çok çeşitli görüşlerinin, onun ölümünden sonra, sistematik bir öğreti haline getirilmesinin ve hatta dogmalaştırıl­masının sonucu olan statik Marksist öğreti. Ortodoks Marksizmin ortaya çıkışında iki faktörün çok büyük rolü olmuştur: 1 Marx’ın 1883 yılındaki ölümünden sonra, onun gö­rüşlerini yorumlamak, popülarize edip yayın­lamak dostu, [...]


Ortaçağ Felsefesi

Klasik çağ ile modern çağ arasında kalan tarihsel dönemde söz konusu olan felsefe faaliyeti; düşünce tarihinde M.S. 1. ya da II. yüzyılla, XV. yüzyıl arasında kalan tarihsel kesitin felsefesi. Ortaçağ Felsefesi kendi içinde dört ayrı geleneği ihtiva eder: 1- Batı ya da Avrupa’da gelişip, Latince ifade edilmiş olan Hıristiyan felsefesi, 2- Doğuda İslam dünyasında zuhur [...]


Organizmacılık

Sosyolojide, toplumu organik, biyolojik bir sistem olarak gören ve toplumun birim ve öğeleriyle biyolojik organ arasında bir koşutluk kuran yaklaşım. İlk kez olarak İngiliz düşünürü Herbert Spencer’ın ortaya attığı, Alman sosyologu Schaffe ve çağdaş Amerikan sosyologu Par­sons tarafından da savunulan bu görüşe göre, bir toplumdaki değişik toplumsal gruplar, insan vücudunun farklı organlarına benzer. Organik analoji [...]


Ontoloji

İlk felsefe olarak da bilinen ve teolojiyle benzerlikleri olan, zaman zaman metafizik anlamına gelecek şekilde anlaşılıp, bazen de metafiziğin bir dalı olarak görülen felsefe disiplin. Metafiziğin, tek tek nesne ve olaylarla değil de, genel olarak varlık proble­miyle ilgili olan dalı; varlığı varlık olarak, varlık olmak bakımından ele alan bilim; varo­lan tikel şeyleri değil de, varlığın [...]


Olgu

Aktüel olarak ortaya çıkan, gerçekleşen olay, nitelik, bağıntı ya da durum, tartışılmaz, yadsınmaz olarak, tartışılmazca­ inkar edilemezcesine kabul edilemez şey.


Olay

1- Genel olarak, ortaya çıkan, olup biten şey ya da durum; dikkati çeken ya da çekebilecek olan her türlü oluşum. Bir değişme ortaya koymakla birlikte, zaman içinde uzun süre boyunca devam et­meyen hal olarak olay, bir şeyin niteliklerin­de, sıfatlarında, bağıntılarında söz konusu olan değişimi; varolan şeyler arasında ortaya çıkan bir değişme, etkinlik ya da süreci; [...]


Norm

Genel olarak, düzgü; ölçü için kullanılan standart birim. Her tür yargının zımnen ya da açıkça kendisine dayandığı ilke, model; Bir sosyal grubun kendisi için ilke edindi­ği ve grup üyelerinin eylemlerini yönlendi­ren davranış kuralları bütünü.


Nirvana

Budizm’de, her türlü tutkudan alın­mış ve doğuş çarkının dışına çıkmış olan ki­şinin eriştiği mertebe, mutlak dinginlik hali. Acının ve bilgisizliğin ortadan kalkışı duru­mu, kişinin dünyaya yönelik ilgilerden, ken­disiyle ilgili tasalardan kurtulması, arzu ve isteklerden vazgeçmesi, gerçek bir bilgeli­ğe, mutlak bir bağımsızlığa ulaşması duru­mu. Yaşamın acılar içinde geçen sonsuz ve kısır bir döngü olduğunu, bu döngünün [...]


Friedrich Nietzsche

1844-1900 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman düşünü­rü. Temel eserleri: Die Fröchliche Wissens­chaft [Neşeli Bilim], Alsa Sprach Zarathust­ra [Zerdüşt Böyle Buyurdu], Jenselts von Güt und Buse [İyi ve Kötünün Otesinde], Zur Genealogie der Moral [Ahlâkın Soykü­tüğü Üstüne], Der Wille zur Macht [Güç is­temi]. Aydınlanma akılcılığı, hümanizm ve deizminin mantıksal sonuçlarını çıkarsa­mış olan Nietzsche, Kierkegaardın yaptığı [...]


Nesnel

Genel olarak, bilen zihinden ba­ğımsız olarak varolan gerçek bir nesne; başka bir deyişle, gerçek, tanıtlanabilir ya da fiziki olan ve dolayısıyla, durum, fonksi­yon ya da konumu içsel tecrübeye, zihinsel yaşantıya, öznel deneyime bağlı olmayıp, herkes tarafından gözlemlenebilir ve doğru­lanabilir bir şey olarak nesne; doğası fiziki ölçüm yoluyla belirlenebilen bir şey için kullanılan sıfat.


Nefis

İslam felsefesinde, İnsan varlığının bedensel ya da daha çok biyolojik ihtiyaçla­rı bütününe birden verilen ad. Nefis Tasavvufta zaman zaman, İnsanı dünyadaki geçici varlıklara, gösterişe, mad­deye, tutkulara yönelten, bundan dolayı her zaman iradenin kontrolü altında tutulması gereken bir iç eğilim olarak tanımlanırken, zaman zaman da, İnsanın Tanrı ile birleştiği yer, gönül ve düşünce gücü olarak tanımlan­mıştır.


Nasyonal Sosyalizm

Almanya’da Hitler tarafından kurulan ve temelde ırkçı­lık, sosyalizm, milliyetçilik, halk ve üstün lider fikirlerine dayanan faşist görüş ve yö­netim sistemi. Halk kavramının mistik bir nitelik kazan­dığı, lider ile halk arasındaki ilişkinin,. akla değil de, akıldışı birtakım fikirlere dayandı­ğı, liderin milletin tüm isteklerini benliğinde duyduğunun öne sürüldüğü bu görüşte, dev­letin yüceliği ve üstün ırk düşüncesi ön [...]


Narsisizm

Genel olarak, kişinin ruhsal ve be­densel benliğine ya da kimliğine aşırı bir bağlılık ve beğeni duyması. Öznenin kendi kendisini beğenmesi kendi kendine hayran olması.


Mürcie

İslamiyet’te, eyleme pek önem ver­meyen, inancın her bakımdan yeterli olduğunu savunan görüş.


Münih çevresi

Yirminci yüzyılın ilk yarısında fenomenolojinin gelişiminde önemli bir uğrak oluşturmuş olan fenomenoloji okulu.


Mutlakçılık

1- Genelde, doğruluğun, değerin, güzelliğin ya da gerçekliğin nesnel olarak gerçek, değişmez ve ezeli-­ebedi olduğu görüşü. 2- Gerçekliğin değiş­mez ve doğru tek bir açıklaması olduğu inancı.. Mutlakçılık siyaset felsefesinde mutlakıyetçilik anlamında, yönetene mutlak ve sı­rsız bir güç ve yetki veren, yöneticinin ne doğa yasalarıyla, ne de ahlâki ya da hukuki hiçbir şeyle sınırlanmaması gerektiğini savu­nan [...]


Müdahalecilik

Devletin, ekonominin yasalarını kendi işle­yişine bırakmayıp, iktisadi hayata belli Ölçü­ler içinde müdahale etmesi gerektiğini savu­nan, varolan iktisadi ve toplumsal yapıda köklü bir değişiklik yapmayı amaçlamadığı için, liberalizme olduğu kadar, devletçiliğe da karşı olan ekonomik görüşe verilen ad.


Mutasavvıf

Tasavvuf inancını benimseyerek, tasavvuf inancını yaymaya çalışan, dünyadan bir şekilde el etek çekerek, kendisini bütünüyle tanrıya adayan kişi. İslam dünyasında mutasavvıflar Kur’an, hadis ve fıkıha dayanan sünni mutasavvıflar ve doğrudan doğruya şia inançlarına bağlanan şii mutasavvıflar olarak ikiye ayrılır.


Muhafazakarlık

Reformcuların olanca iyi niyetlerine rağmen beklenmedik sonuçlara yol açabilen reform­lara iyi gözle bakmayan, hele büyük ölçekli toplumsal dönüşümlere şiddetle karşı çıkar­ken, bir toplumun geleneklerine büyük bir değer atfeden toplum ve siyaset görüşü; ge­leneğe bağlı tarihsel tecrübe birikimine değer veren, yavaş ve tedrici değişmeye ina­nan ideoloji; kapitalizmi, özel teşebbüs ve serbest girişimciliği coşkuyla savunan, seçi­me dayalı [...]


Charles Louis de Secondat Montesquieu

1689-1755 yılları arasında yaşamış ünlü Fransız filozofu. Bir siyaset sosyolojisi geliştiren Montes­quieu, esas ününü toplum, hukuk ve yönetim tarzı konusunda gerçekleştirdiği karşılaştır­malı araştırmadan almıştır. Siyaset ve hukuk konusunda tümevarımsal ve deneysel bir yaklaşımı benimseyen filozofun olguları kaydetmek yerine anlamayı seçmesi, onu fe­nomenleri konu alan karşılaştırmalı bir so­ruşturmayı, tarihsel gelişmenin ilkelerine ilişkin sistematik bir araştırmanın temeli [...]


Monarşi

En yüksek güç ya da iktidarın tek bir kişide toplandığı yönetim tarzı, devlet modeli. İktidarın, tüm yönetim yetkilerinin kendi­sinde toplandığı bu kişi, yani monark iktida­rı fetih, seçim, hile yoluyla ya da babadan miras almış olabilir. Monarkın iktidarı, Av­rupa feodalizminde olduğu gibi, yerel soylu­ların gücüyle sınırlanmış ya da dengelenmiş olabilirken, 15, ve 18. yüzyıllar İngiltere ve [...]


Modern toplum

Batı uygarlığında endüst­ri devrimi ya da kapitalizmin doğuşu ve teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkıp, bir akılcılık ve bireycilik felsefesine dayanan: ve özü itibariyle durağan ve mu­hafazakar olup, kapitalizm öncesi üretim tarzlarına bağlı olan geleneksel toplumun karşısında yer alan toplum türü. Modern toplum öncelikle bireyci olup, bireyler arası bağımlılığın en yüksek düzey­de olduğu toplumdur. Bu toplum [...]


Modernlik

Şimdiki zamanın ya da halihazırda olanın temel özelliklerini, kendine özgülük ya da yeniliğini, onu kendisinden önceki çağ ile karşıtlaştırmak suretiyle kavrama fikrini ifade eden, modern toplumların temel ve ol­mazsa olmaz özelliklerini betimleme tavrı için kullanılan terim.


Modernleşme

Eski ve geleneksel toplumların modern olmalarına, moderniteye ulaşmalarına imkan veren süreçler için kullanılan genel terim. Sınırları genişleyen kapitalist dünya pazarının hızlandırdığı bilimsel ve teknolojik keşiflerle yeniliklerin, sanayideki ilerlemelerin, nüfus hareketlerinin, ulus dev­letleri ve kitlesel hareketlerin doğuşuyla bir­likte ortaya çıkan sosyo-ekonomik değişim­lerin birliği. Buna göre, 1- Siyasi bakımdan modernleş­me, katılımcı karar verme sürecini destekle­yip güçlendiren anahtar [...]


Modernizm

Genel olarak, gele­neksel olanı yeni olana tabi kılma tavrı, yer­leşik ve alışılmış olanı yeni ortaya çıkana uydurma eğilimi veya düşünce tarzı. Modernizm terimi aynı zamanda ve daha geniş bir felsefi çerçeve içinde, çoğunluk Aydınlanmayla irtibatlandırılan ideal ve kabuller için kullanılır. Başka bir deyişle, modernizm Aydınlanmayla birlikte gerçekleşen entelektüel dönüşümün ortaya çıkardığı dünya görüşünü, hümanizm, dünyevileşme [...]


Modern

Düşüncedeki açıklık, özgürlük, otoritelerden bağımsızlık ve en yeni ve en son dile getirilmiş düşünceler üzerine bilgi anlamına gelen sıfat.


Milliyetçilik

Dil, tarih ve kültür birliğine dayalı ulusun ve devletin mutlak ve temel bir değer olduğunu kabul eden anlayış. Bireylerin devletin büyüklüğünü sağlayacak ve koruyacak şekilde, devletin ihtiyaçlarına uygun olarak davranmaları gerektiğini, davranışlarını bu amaca göre ayarlaması gerektiğini öne süren akım olarak milliyetçilik, ulus olgusunu, o ulusu meydana getiren bireylere, hukuki bir yapı olan devlete dönüştürme [...]


Milet Okulu

İlkçağ Yunan felsefesinin, aynı zamanda İyonya Okulu olarak bili­nen, M.Ö. 6. yüzyılda Thales tarafından ku­rulmuş ilk okulu.


Meşruiyet

Siyaset biliminde, politik bir sisteme, devlete veya hükümete itaat edilip edilmemek, bir teoriyi benimseyip benimsememek gerekti­ğini belirleyen durum. Siyasi iktidarın sade­ce kurumsallaşmasına değil, fakat aynı za­manda ahlâki bakımdan temellendirilmesine imkan veren süreç. Politik sistemlerle ilgili sınıflamaların çe­şitli siyasi meşruiyet türlerine bağlı tipoloji­lere dayandığı dikkate alınırsa, tek tek her politik sistemi kurumsallaştıran ve temellen­diren birtakım ilke [...]


Merkezicilik

Belli bir değerler sistemini temsil eden merkezin, toplumsal sistemde refahın, ödül ve rollerin dağılımını meşrulaştıran bir otorite kaynağı olduğunu, periferi ya da çevrede başka toplumsal grupların bulunduğu yerde, merkezde elitle­rin olduğunu savunan görüş; ya da aynı bağlamda. veya genel emperyalizm öğretisi­nin oluşturduğu çerçeve içinde, merkezin gelişmiş ve endüstrileşmiş olduğu yerde, ona bağımlı periferinin gelişmemiş ve [...]


Mensiyüs

M.Ö. 371-289 yılları arasında yaşamış, ve insan doğası ve siyaset üzerine olan görüşleriyle Konfüsyusçuluğu temel­lendirmeye ve güçlendirmeye çalışmış olan Çinli düşünür. Meng Tse ya da Mensiyüs, İnsanın do­ğuştan iyi olduğunu, İnsanın eğiliminin iyi­liğe doğru olduğunu, doğru yolu bulmak için, vicdanımızın sesine, bizde doğuştan varolan doğal bilgiye dayanmamız gerekti­ğini, uyum içinde yaşamamızın anahtarının kendi içimizde olduğunu [...]


Medinetü’l cahile

Devlet anlayışında veya siyaset felsefesinde, etikten yola çıkan, ve dolayısıyla İnsanın, tecrit edilmiş bir halde değil, fakat iyi yönetilen bir toplumda baş­kalarıyla iyi ilişkiler içinde yaşadığı ve doğru yönlendirildiği zaman ancak, erdemli olabileceğini; erdemli olabilmek için, İnsanın iyi düzenlenmiş ve doğru yönlendirilen erdemli toplumlarda yaşama Zorunluluğu bulunduğunu söyleyen Farabi’de, ideal dev­letin tanı zıddı olan erdemsiz [...]


Mazoşizm

Kişinin cinsel doyu­ma, salt ıstırap çekerek, kendisine eziyet ederek veya kendisini onur kırıcı bir kırıcı duruma düşürmek suretiyle ulaşabilmesinden oluşan sapkınlık. Mazoşizm biraz daha genel olarak, kişi­nin kendisini üzmekten, hırpalamaktan veya hırpalanmasına izin vermekten haz alma du­rumunu ifade etmek için kullanılır.


Mauetike

Ünlü Yunan filozofu Sokrates’in ilk bakışta olumsuz bir öğretim yöntemiy­miş gibi görünen doğurtma ya da öğretim yöntemi. Gerçek öğretim faaliyetinin, sanki bilgi temas yoluyla dolu bir kaptan boş bir kaba damla damla akıtılabilen bir şeymiş gibi, bilginin öğretmenin çabasıyla bir başkasının ruhuna damla damla akıtmak, öğrencinin zihninde yoktan varetmek olmadığını savu­nan Sokrates, felsefi tartışmalarında, tıpkı [...]


Materyalizm

Yalnızca maddenin gerçek olduğunu, madde ve maddenin değişimleri dışında hiçbir şeyin varolmadığını, varlığın madde cinsinden ol­duğunu öne süren görüş; yer kaplayan, giril­mez, yaratılmamış ve yok edilemez, kendin­den kaim olan, harekete yetili maddenin, evrenin biricik ya da temel bileşeni olduğu­nu savunan varlık anlayışı. Evrendeki tek tözün madde olduğunu, varlığın fiziki bir nitelik taşıdığını ve evrende tinsel [...]


Marksizm

Alman düşünürü Karl Marx ve onun Friedrich Engels, Karl Kaustky, Vladimir İlyiç Lenin, Rosa Luxem­burg, György LukAcz, Karl Kosch, Antonio Gramsci ve Louis Althusser gibi 20. yüzyıl­daki sadık izleyicileri tarafından geliştiril­miş olan ekonomik, siyasi teoriyle toplum teorisi. Marksizm her şeyden önce, varolan ve geçmişte varolmuş olan toplumlara ilişkin bir analiz ve açıklamadan, özellikle de kapi­talist [...]


Marksist sosyoloji

Marx’ın ölümünden sonra, 20. yüzyılda ortaya çıkan ve Marx’ın toplum teorisini koruyarak onu günümüz ko­şullarına uyarlayan sosyoloji anlayışı. Buna göre, Marksist toplum teorisyenleri, kapitalizmin çöküşü veya sınıf savaşının keskinleşmesiyle ilgili hiçbir gösterge bu­lunmadığı için, bir yandan Marx’ın şeması­nın ya da temel tezlerinin gözden geçirilme­si gerektiğini savunurken, bir yandan da sermaye ile emek arasındaki çatışma düşün­cesini [...]


Karl Marx

1818-1883 yılları arasında ya­şamış ve düşünceleriyle oldukça etkili olmuş olan Alman düşünürü. La Misere de la Philosophie [Felsefenin Sefaleti], Das Kapital [Kapital], Zur Kritik der Hegelschen Rechtsphilasophie [Hegel ‘in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı], Die Heilige Familie [Kutsal Aile], DIe Deutsch İdeoİogie [Alman İdeolojisi], Manifest der Kommunjstischen Partei [Komünist Parti Manifestosu], Die Klassenkampfe in Frank­reich [Fransa’da [...]


Herbert Marcuse

1898-1970 yılları ara­sında yaşamış olan Alman asıllı ünlü Ame­rikan düşünür. Frankfurt Okulu mensuplarından biri olan Marcuse, Marksist teoriyi 1920’den itibaren değişen tarihsel koşullarla uyumlu hale getirmenin mücadelesini vermiştir. Bu amaçla, eleştirel Marksizmin kendi versiyonunu öne süren ve 1960’lı yıllardan başlayarak ulusla­rarası bir ün kazanan Marcuse, Amerika Bir­leşik Devletleriyle Avrupa’daki yeni sol ha­reketin destekçisi ve savunucusu [...]


Maoizm

Çin’in eski komünist diktatörü Mao Ze­dung’un düşünce ve uygulamalarından mey­dana gelen siyasi öğreti. Maoizm, temelde Marx’ın, Lenin ve Trotsky‘nin düşüncelerinden derlenmiş fikirlerin Çin’e özgü koşullara uygulanması­nın sonucu olan Marksist bir görüştür. Bu öğretinin bağımsız felsefi bir değeri olma­dıktan başka, Marksist öğretiye yaptığı ciddi bir katkı da yoktur. Günümüzde artık Çin’in resmi siyasi ideolojisi olmaktan çıkan [...]


Malthusçuluk

1766-1834 yılları arasında yaşamış olan İngiliz iktisatçısı T. R. Malthus tarafından savun ulan, doğumların kısıtlanması gerektiği öğretisi. Dünyadaki nüfusun gıda kaynaklarına kıyasla çok daha hızlı arttığını, dünyada, gı­danın yalnızca aritmetik bir tarzda arttığı yerde, nüfusun geometrik olarak arttığını, dünyadaki nüfus artışının büyük boyutlara ulaşacağını, kaynakların herkes için yeterli olmayacağını, nüfus artışının yoksulluk, açlık gibi toplumsal [...]


Manişeizm

M.S. 3. yüz­yılda İran’da Mani tarafından kurulmuş olan ikici dinsel hareket. Zerdüşt inançlarıyla eski Mezapotamya dinlerinin bir sentezinden meydana gelen ikici bir din olarak Manişeizm, hem evrenin kendisini ve hem de İnsan varlığını, iyilikle kötülüğün, hayırla şerrin savaş alanı olarak görür. Bu iki temel ve karşıt güçten iyilik ışık, aydınlık ve ruh, kötülük ise karanlık, [...]


Makyavelizm

1469-1527 yılları arasında yaşamış olan İtalyan düşünürü Machıevel­linin, devletin ya da devlet adamının, özellikle dış ilişkiler söz konusu olduğunda, ülkesinin yararına olabilecek her eylem ve hareket tarzının meşru olduğunu, amacın aracı meşrulaştırdığını dile getiren politik il­kesi ya da her türlü ahlâk ilkesini hiçe sayan siyasi görüşü. Ulusal devlet düşüncesinin ilk büyük temsilcisi olan Machiavelli, devleti [...]


Mağara benzetmesi

Platon’un Devlet adlı diyaloğunda ortaya koyduğu genel bilgi ve eğitim anlayışını mecazi bir dille ifade edip, somutlaştırmak için kullan­dığı istiare; onun kendi bilgi ve eğitim anla­yışını ifade ederken, zamanının eğitim anla­yışını eleştirmek, İnsanlık halini ifade etmek üzere kullandığı ünlü eğretileme; onun fel­sefi bakımdan aydınlanmamış İnsanları bir yeraltı mağarasında ellerinden, ayaklarından “ve boyunlarından zincire vurulmuş olarak [...]


Niccolo Machiavelli

Siyasi amaçlara ulaşmada araçların ahlâki olup olmaması konusuna bütünüyle kayıtsız kalma tavrı, ve amacın bütün araçları meşrulaştırdığı inan­cıyla ün kazanmış olan İtalyan düşünürü. Temel eserleri: Il Principe [Hükümdar], Deli ‘arte deha guerra [Savaş Sanatı Üzeri­ne Konuşma]. Yeniçağın milli devlet düşüncesinin ilk ve en önemli temsilcisidir. Karışıklıklar içinde olan yurdunun kurtuluşunu onun güçlü ve birlikli bir [...]


Leninizm

Sovyet düşünür ve eylem adamı V.İ.Lenin’in diyalektik materyalizm­le, tarihsel materyalizmden meydana gelen Marksizme yaptığı katkıları ifade eden deyim. Lenin’in Marksizme yaptığı en önemli katkı, emperyalizme ilişkin analizden mey­dana gelir. Buna göre, ileri ve sanayileşmiş ülkelerin, Marx’ın söylediği gibi, devrim kri­zine yaklaştığı, devrimin kapitalist bir top­lumda gerçekleşeceği doğru değildir. Prole­tarya, ileri sürüldüğü üzere, giderek yoksullaşmakta değildir. [...]


Jean François Lyotard

1924 doğumlu çağdaş Fransız düşünürü. Postmodernizmin en önemli teorisyenlerinden biri olan Lyo­tard’ın temel eseri La Condition Postmoder­ne [Postmodern Durum]’dur. Postmodernliği endüstri sonrası toplumun içinde bulunduğumuz şu anki evresine karşı­lık gelen bir durum ya da koşul olarak ta­nımlarken, modernliği de, bilim ve devleti meşrulaştırmak amacıyla kullanılan üst anla­tıların oynadığı rol ile açıklayan Lyotard, Postmodern Durum adlı [...]


John Locke

İngiliz emperyalizminin kurucusu olan ünlü filozof. 1632-1704 yılları ara­sında yaşamış olan Locke’un temel eserleri, An Essay concerning Human Understan­ding [İnsan Zihni Üzerine Bir Deneme] ve Two Treatises of Government [Yönetim üzerine İki Deneme]’dir. Bilgi görüşleri: Empirist bir bilgi teorisinin temel öğretilerini, yani zihinde doğuş­tan düşünceler bulunmadığı ve bilginin de­neyimden üretildiği ilkelerini mekanik bir gerçeklik görüşüyle [...]


Libidinal ekonomi

Jean François Lyotard’ın insan varlığındaki, aklın ve mantığın işleyişine karşı koyup, direnç gösteren itkiler için kullandığı terim. Lyotard’a göre, bu itki ve dürtülerin, Freud gibi psikanalistler tarafından ortaya konan bilinçaltı yaşantı, itki ve dürtülerin bir benzeri olarak değerlendirilmeleri gerekir. Şu farkla ki, Lyotard bu itkilerin özgürce ifa­desini daha açık bir biçimde savunup, onla­rın anarşik ve [...]


Liberalizm

Kökleri rönesans ve reformasyona dayanmakla birlikte, daha çok on sekizinci yüzyıla sağlam temellere oturan felsefi akım; modern dünyanın temel politik ideolojilerinden biri olarak bireyleri sivil ve politik haklarına verdiği önemle seçkinleşen görüş. Bireye, bireyin hak ve özgürlüklerine, kamu yararına, genelin çıkarına sonuçlanacağı için, bireysel faaliyetlerde özgürlüğe imtiyaz tanıyan iktisadi öğreti olarak liberalizm, aynı zamanda devletin [...]


Leviathan

Ünlü İngiliz düşünürü Thomas Hobbes’un 1651 yılında yayımladığı eseri­nin adı.. Leviathan, yani Ejderha, toplum sözleşmesinden sonra ortaya çıkacak devle­tin birey karşısında güçlü olması gerektiğini göstermek amacıyla, Hobbes tarafından bi­linçli olarak seçilmiş bir terimdir. Buna göre, devleti, Fenike mitolojisinde bir su canavarı anlamına gelen Leviathan’a benzeten ve tüm yasaları yaratmak ve kaldır­mak gücü ya da iktidarı [...]


Vladimir Il’ich Lenin

1870-1924 yılları arasında yaşamış Rus intikalcisi, devlet adamı ve düşünürü. Temel eserleri Chto deli­at? [Ne Yapmalı?], Materializm 1 empriokri­tltsizm [Materyalizm ve Empiriyokritisizm], Imperializm kuk uysuhaia stadia kapitalizma [Emperyalizm: Kapitalizmin en yüksek Ev­resi]. Marksizmi politik bir teori olarak kariye­rinin daha başlarından itibaren öne çıkaran Lenin, yine de bir yandan Rus popülizminin küçük burjuva ekonomik romantizmini eleşti­rirken, [...]


Gottfried Wilhelm von Leibniz

17. yüz­yıl akılcılığının, Descartes ve Spinoza’dan sonra gelen son büyük düşünürü. 1646-1716 yılları arasında yaşamış olan Leibniz’in en önemli kitabı, metafiziğini ortaya koyduğu La Monadologie [Monadoloji] adlı eserdir. Diğer eserleri: De Arte Combina tarla, Dis­cours de Metaphysique [Metafizik Üzenine Konuşma], Nouveaux Essais sur l’Entende­ment humaine [İnsan Zihni Üzerine Bir So­ruşturma] Essais de Theodicee [Teodise Denemeleri]. [...]


Lamarkçılık

Fransız bilim adamı Lamarck’ın 1809 yılında Philosophie zoologique [Zooloji fel­sefesi] adlı eserinde ortaya koyduğu, türlerin değişmez olmayıp, değişime uğradığını, ayrı ayrı yaratılmayıp birbirinden türediğini dile getiren öğreti. Organizmanın içinde bulundu­ğu ortamın organizmayı etkilediği, ve kaza­nılmış karakterlerin soydan soya geçtiği temel fikirlerine dayanan bu öğreti, türlerin yavaş bir değişim geçirerek çevreye uyduğu­nu öne sürer.


Laissez-faire

Her türlü devlet müdahalesine karşı çıkan, bireyin kendisine en fazla öz­gürlük tanınması gereken iktisadi karar biri­mi, temel amil olduğunu öne süren iktisadi liberalizm veya bireyciliğin temel düsturu olan ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsin­ler’in kısaltılmış Fransızca ifadesi. Özellikle, On sekizinci yüzyılda gelişen ve o zamanlar ilerici bir karakter taşıyan la­issez-faire’in en temel varsayımlarından biri ahenk ve dengedir. [...]


Ernesto Laclou

Arjantin doğumlu çağdaş politika teorisyeni. Temel eserleri: New Reflections on the Revolution of our Time [Za­manımızın Devrimi Üzerine Yeni Düşünce­ler], Politics and Ideology in Marxist Theory [Marksist Teoride İdeoloji ve Pratik], C. Mo­uff eyle birlikte yazmış olduğu Hegemony and Socialist Strategy [Hegemonya ve Sosya­list Strateji]. Laclou, Marksizmin kriz içinde olduğunu ve toplumu konu alan teorileştirmelerde [...]


Jacques Lacan

1901-1981 yılları arasında yaşamış, ve psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’dan çok etkilenmiş olan ünlü Fran­sız psikanalisti ve düşünürü. Yaşamının büyük bir bölümünde Freud’a dönüşün gerekliliğini vurgulayan Lacan, psikanalizin kurucusuna itibarını iade et­meye çalışmıştır. O, Fransa’da Kojve’in Hegel üzerine derslerini izlemiş, Heideg­ger’i okuyarak yeniden yorumlamış ve psi­kanalizi felsefi kavramlarla zenginleştirerek daha anlaşılır hale getirmenin mücadelesini vermiştir. Bununla [...]


Küreselleşme

Modernizasyon sürecinin bir parçası olarak özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde ve doğu bloğunun yıkılmasından sonra tek kutuplu bir dünyada zuhur eden kültürel sistemine, dünyanın somut bir biçimde tek bir bütün olarak yapılaşması sürecine verilen ad. Küreselleşme ya da global kültür, bütün dünyayı kuşatan çok geniş kapsamlı bir en­formasyon sisteminin varoluşu, küresel tü­ketim modellerinin doğuşu, kozmopolit [...]


Kültür endüstrisi

Po­püler kültürü, yani radyo, televizyon, kitap, magazin ve gazeteleri popüler müziği mey­dana getiren tüm faaliyet ve düzenlemelerle, kültürel organizasyonları ve bu arada kültü­rün standartlaşmasını dile getirmek için kul­lanılan genel terim. Kültür endüstrisi terimi, bu tür endüstri­lerin kapitalizmin egemenliğini pekiştirip güçlendirmek için kullanıldığını savunan Frankfurt Okulu düşünürlerinde büyük bir önem kazanmıştır. Buna göre, Frankfurt Okulu düşünürleri, [...]


Kültürel görecilik

Genel olarak, ilkel ve modern kültürlere ilişkin araştırma­lardan, eşdeyişle antropolojiden hareketle, a) geleneklerin, yaşam biçimlerinin, tabula­rın, dinlerin, değerlerin, ahlâkların, günde­lik alışkanlık ve tavırların bir kültürden di­ğerine farklılık gösterdiklerini, b) İnsan var­lıklarının ahlâki inanç, tavır ve değerlerini temelde kültür çevrelerinden kazandıklarını, İnsanların kendi kültürlerinde toplumsal ola­rak kabul gören ya da kutsanan değerleri iç­selleştirdiklerini, ve c) farklı [...]


Kültürel bircilik

Farklı bir ırktan olan azınlıkların, etnik ve dini azınlıkların hakim kültür içinde eritilmesi ya da hakim kültüre asimile edilmesi gerektiğini zira birci ve bütünsel bir sistem içinde çatışma ve savaş olasılığının, çoğulcu bir sisteme kıyasla daha azaldığını, öne süren toplum felsefesi görüşü.


Kültürel

1- Kültürle ilgili 2- Tinsel ya da manevi kültüre, bir topluluğun hayat tarzına ilişkin olan; 3- Doğuştan getirilen veya biyo­lojik olarak miras alınana karşıt olarak, sos­yal bir biçimde aktarılan veya içinde yaşanılan toplumsal durumdan kaynaklanan; 4- Varolan kültürü geliştirmeyi, yaygınlaştır­mayı amaçlayan şey ya da şeyler için kulla­nılan sıfat. Buna göre, kültür üretimiyle uğraşan veya sanatsal, [...]


Kültür

İnsan toplumun, biyolojik olarak değil de, sosyal olarak kuşaktan Kuşağa ak­tardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bü­tünü, sembolik ve öğrenilmiş ürünler ya da özellikler toplamı. Latince’den gelen kültür terimini günü­müzdeki anlamına yakın bir biçimde ilk kez olarak 17. yüzyılda doğal hukuk düşünürü Samuel von Pufendorf kullanmıştır. Ona göre, kültür doğaya karşıt olan ve belli bir [...]


Kuşkuculuk

Genel bir tavır olarak, hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmeme, her şeyi belli bir eleştiri süzgecinden geçir­me tavrı; belli bir doğruya ulaşmadan önce, kuşku duymanın zorunlu ve kaçınılmaz ol­duğunu savunan anlayış. Dogmatizmin tam karşısında yer alan bir tavır olarak kuşkucu­luk, en azından bazı şeylerin bilgisine ancak birtakım güçlüklerle ve kimi tedbirlerin sonucu olarak ulaşılabileceğini savunur. [...]


Julia Kristeva

1941 Bulgaristan doğumlu çağdaş feminist düşünün. Roland Barthes ve Jacques Lacan’ın yanında çalışmış ve bu düşünürler dışında Bakhtin’den de etki­lenmiş olan Kristeva’nın temel eserleri La Revolution du langage poetique [Şiir Dilin-de Devrim], Le Iangage, cet inconnu [Dil Denen Muamma], Atrangers a nous-memes [Kendimize Yabancıyız]’dir. Başlangıçta dilbilim alanında çalışmış olan Kristeva, daha sonra semiyotik, psika­naliz ve [...]


Kozmoloji

Everen bilim. Bir fenomenler toplumu olarak görülen evreni, bilimsel verilerle metafiziksel süpekülasyonu bir araya getirerek konu alan felsefe dalı.


Kozmogoni

Evrenin kökeni veya yaratılışıyla ilgili açıklama yada teori.


Kosmos

Canlı, iyi ve düzenli bir bütün olarak evren. Düzen, tamlık ve güzellik fikirlerini birleştiren ve aynı zamanda evren anla­mına gelen Yunanca terim. Evrenin düzeni. Tek, birlikli bir bütün ya da sistem olarak evrenin kendisi.


Nikolaos Kopernikus

1473-1543 yılları, arasında yaşamış olan, modern astronomi­nin kurucusu ünlü Polonyalı astronom. Batlamyusun yer merkezli sistemine karşı çıkan Kopernikus, Eukleides’in çağda­şı Aristarkos tarafından geliştirilmiş olan güneş merkezli sistemi canlandırmış ve böylelikle de, bilimsel düşüncenin doğuşu ve gelişmesinde gerçek bir dönüm noktası oluşturmuştur. Dünyanın küresel olduğunu ve düzgün bir hareketle güneşin çevresinde döndüğünü matematiksel olarak kanıtlamak amacıyla [...]


Konformizm

İlke olarak ya da uygulamada, çev­resinde kabul görmüş veya egemen durum­da olan davranış modellerine, düşünce tarzlarına uyan kimsenin hareket tarzı. Top­lumun değer yargılarına, geleneklerine saygı duyma, onlara karşı çıkmama, onlarla barışık olarak yaşama tavrı ya da eğilimi.


Komünizm

Sırasıyla, ütopik akılcı ve pasifist bir öğreti olarak doğa hali öğretisine, İnsanlık tarihini iyi ve kötü, ruh ve madde, aydınlık ve karanlık arasındaki bir savaş olarak yorumlayıp, özel mülkiyetin İnsanı bu dünyaya çektiğini ve materyalizme yönelttiğini savunan, alternatif olarak da her şeyden el etek çekmeyi ve çileciliği öneren Manişeizme, sınıf savaşını uygarlığın itici gücü olarak [...]


Komünitaryanizm

Değer siste­mimiz ve analizmin merkezinde bireyden ziyade cemaatin, toplumun, devletin, ulusun olması gerektiğini savunan görüş ya da yak­laşım. Liberal siyaset ve ekonomi görüşüy­le, yararcı etik anlayışının özünde varoldu­ğunu savunduğu bireyciliği reddeden, ve sadece bireysel özerklik ve özgürlüğü koru­mayı ve kollamayı gözeten bir toplumda yok olup gittiklerine inandığı, kültürel veya ulusal değerler benzeri, kollektif bir doğa­ya, [...]


Kollektivitizm

Bireyciliğin tam karşısında yer alan ve 19. yüzyıl liberalizminden uzaklaşarak, genel bir sosyal geliş­me çizgisi, ekonomik bir reform programı, İnsanlık için ütopik bir düzen ve, sosyalizm, komünizm, sendikalizm ve bolşevizmde ol­duğu gibi, otoriteye dayalı bir toplumsal de­netim mekanizması geliştiren ortaklaşacılık düşüncesine; üretim araçlarının bölgesel, ulusal ya da evrensel düzeyde ortaklaşa kul­lanılmasını amaçlayan iktisat sistemine verilen [...]


Kollektif

Belirsiz sayıda bireye ortak olanı bir sınıfın, öbek ya da kümenin üyelerini tek bir birim olarak görme tavrının sonucu olan ve sonlu sayıda bireye ortak olan olup, grubun bir özelliği olan şeyi göstermek üzere kullanılan sıfat. Genelin eş anlamlısı olmayıp bireysel olana karşıt olanı tanımlayan terim. Buna göre, bir sınıf oluşturmayan bir grup ya da [...]


Klasisizm

Genel olarak duyguların aklın rehberliği altında tutulmasının sonucu olan bir yetkin­liğe ve uyum, düzen, orantı ve ölçülülük için duyulan yoğun bir arzuya dayanan bir mizacı yansıtan tavır.


Kitle toplumu

Batı tipi toplumları özellikle de ABD’yi tanımlamak için kullanılan terim. Kitle toplumu kavramı, öncelikle büyük ölçekli sanayileşmeyi, büyük kentleşme ha­reketlerini ve işbölümünde yüksek düzeyde uzmanlaşmayla yönetimi bir bütün olarak bürokratikleşmiş bir toplumsal ortamı ifade eder. Kitle toplumu terimini kullanan yazar ve düşünürler, çoğunluk bireyin toplumuyla olan ilişkisi üzerinde yoğunlaşırken, bireyin modern toplumda sahip olduğu özgürlük [...]


Sören Kierkegaard

1813-1855 yılları arasında yaşamış olup, varoluşçu felsefenin öncüsü olarak tanınan Danimarkalı filozof. Temel eserleri: Enten -Eller [Ya/Ya Da), Forfrens DagBog (Baştan Çıkarıcının Güncesi], Frygt og Baeven [Korku ve Titre­me], Sygdommen Til Döden [Umutsuzluk Üzerine İnceleme]. Aydınlanmanın geliştirdiği doğa bilimle­rini örnek alan bilgi ve akılcılık anlayışına şiddetle karşı çıkan Kierkegaard, Aydınlan­manın nesnelliği vurgularken, geleneksel din ve [...]


Kelam

Birtakım kanıtlara başvurarak, temel dini hükümleri açıklayan, sistemleştiren ve savunan; İslam inancının ilkelerini akıl te­meline oturtmayı, açıklamayı amaçlayan di­siplin. Dinde geçen temel kavramları konu alan, İslam mezheplerinin kurucularını ve dogma­larını, felsefi okulların görüşlerini, paganiz­mi ve metafizik problemleri inceleyen disip­lin olarak kelam, Allah’ın özünden ve sıfatlarından, peygamberlikle ilgili konular­dan, varlıkların hallerinden, başlangıç ve sonlarından söz eder. [...]


Kavram

Bir şeyin bir nesnenin zihindeki ve zihne ait tasarımı; soyut düşünme faaliye­tinde kullanılan ve belli bir somutluk ya da soyutluk derecesi sergileyen bir düşünce, fikir yada ide.


Kavimcilik

1- Genel olarak bir halk kavim ya da bir grup İnsanın, kendi halk ya da kavimlerinin, kendi değer, din, ırk, kül­tür ya da dillerinin diğerlerinden daha üstün olduğu inancı; 2- Biraz daha özel olarak da, teknik ve bilimsel bakımdan güçlü ve sö­mürgeci olup, ırkçı önyargılarla körleşmiş Batı Uygarlığının kendi üstünlüğüne inanır­ken, diğer uygarlıkları küçümsemesi ve [...]


Karl Kautsky

1854-1938 yılları arasında yaşamış olan ünlü Avusturyalı demokratik sosyalist teorisyen. Sosyalizm yolunda demokrasiye sımsıkı sarılan Kautsky, ihtilalci komünizme yöne­lik şiddetli eleştirileriyle ün kazanmıştır. Ona göre, demokrasi burjuva egemenliği ve hegemonyasının bir şekli değildir. Burjuva­zi aslında mülkiyet koşuluna bağlı sınırlı bir oy hakkına inandığı için, evrensel oy hakkı­nın uygulanır hale gelmesi, Kautsky’nin gö­zünde, işçi sınıfının başarısıdır. [...]


Karşı kültür

Geleneksel davranış tarzına, geleneksel değerlere, kısacası varolan yerleşik kültüre karşı çıkıp, ona bir alternatif oluştu­ran yeni, fakat yeterli toplumsal temelden yoksun olan kültür türü. Karşı kültür deyimi, radikal öğrenciler, hippiler ve kimi entellektüeller, 19601ı yıl­ların sonlarına doğru, siyaset, iş ve aile ya­şamı konusunda, uzlaşımsal bir çerçeve içinde kabul görmüş değerlerle davranış ka­lıplarına ters düşen görüş [...]


Kapitalizm

En genel anlamı içinde, sermayenin, genel temel üretim aracı oldu­ğu ekonomik sistem veya üretim tarzı için kullanılan genel terim. Bir üretim tarzı ya da ekonomik sistem olarak kapitalizmi belirleyen en temel özel­likler şöyle sıralanabilir: 1- Üretim araçları­nın özel mülkiyeti ve denetimi. 2- Ekonomik faaliyetin kar elde etmek amacıyla yapılma­sı veya özel karın teşebbüs faaliyetinde başlıca [...]


Immanuel Kant

1724-1804 yılları arasın­da yaşamış olan ünlü Alman filozofu. Temel eserleri: Kritik der Reinen Vernunft [Saf Aklın Eleştirisi], Kritik der Pratischen Vernunft [Pratik Aklın Eleştirisi] ve Kritik der Urteilkraft [Yargı Gücünün Eleştirisi]. Temeller Modern felsefenin gelişim sey­rine uygun olarak epistemolojiyi ön plana çıkartmış olan Kanıt, öncelikle Hume’dan etkilenmiştir. Kendi deyişiyle Hume onu dog­matik uykusundan uyandıran, spekülatif [...]


Kamusal

Özel kişisel yada mahrem olana karşıt olarak kamuyla, meslekler veya siyasi alanla ilgili olan için kullanılan nite­leme. Bu bağlamda, bir bütün olarak toplumun çıkarını, bireylerin ya da grupların bencil çı­karlarından ayırt etmek için kamusal çıkar deyimi kullanılır. Buna göre, bir toplumun tüm üyelerinin, statüye, zenginliğe veya ko­numa bakmaksızın paylaştıkları ortak bir hedef politika ya da [...]


Kaderiye

Her hareketin, her eylemin önceden Tanrı tarafından yaratıldığını, takdir edil­diğini ileri süren Cebriye anlayışına karşı çıkan ve İnsanın yaptığı işlerin yaratıcısı oldu­ğu, özgür bir iradeye sahip olduğu görüşünü benimseyen İslam mezhebi. Bu mezhebe göre, Tanrı İnsana akıl ile birlikte bir yapabilme gücü (kader) vermiş ve onu özgür bırakmıştır; bundan dolayı, kul her eyleminden sorumludur. Kaderiye [...]


Frederic Jameson

Marksizm veya Marksist eleştiriyle postmodernizm arasında bağ kuran, postmodernizm ve postyapısalcılığın katkılarıyla zenginleştirilmiş bir Mark­sist kültür teorisi geliştiren çağdaş düşünün. Temel eserleri: Marxism and Form (Mark­sizm ve Biçim], The Prison House of Lan­gage (Dil Hapishanesi], The Political Un­conscloUS (Politik Bilinçdışı]. Postmodern bir çağı belirleyen en önemli değişimleri, yüksek kültürle aşağı kültür arasındaki katı ayrımın çökmesi [...]


İş bölümü

Üretimin emek ya da işin teknik, toplumsal ve cinsel bir çerçeve içinde bölümlenmesi ya da fark­lılaşması durumu. Buna göre, iş bölümü deyimi üç farklı şekilde kullanılmıştır. Bunlardan birincisi, İşin teknik bir çerçeve içinde bölünmesi olup, doğrudan doğruya üretim sürecine işa­ret eder. On sekizinci yüzyıl iktisatçısı A. Smith terimi, üretim sürecindeki uzman­laşmayı, işi ayrı işçiler tarafından [...]


İslam felsefesi

İslam kültür çerçevesine mensup olan ülkelerde, veya İslam uygarlığının hakim ol­duğu toplumlarda, İslamın kültürel değerle­rini özümsemiş düşünürlerin geliştirmiş ol­dukları, 8. yüzyılın son çeyreği ile 16. yüzyıl, fakat en etkili bir biçimde, 10. ve 12. yüzyıllar arasında vücut bulan tefekkür faa­liyeti. En önemli yönü, kültür ya da daha zi­yade düşünce tarihi çeşitli uğrakları arasın­da büyük kopmaların [...]


Luc Irigaray

Çağdaş Fransız feminist düşünür. Parlern ‘est pas jamais neutre [Asla Yansız Olmayan Konuşma], La Sexe linguistique [Linguistik Cinsiyeti, Sexes et Geneologies [Cinsiyetler ve Soy kütükleri], Je, tu, nous: Pour une Culture de la Diffarance [Ben, Sen, Biz: Bir Farklılık Kültürüne Doğru]. Felsefeye psikiyatri ya da psikoloji ala­nından gelen Irigaray çağın önemli kadın düşünürlerinin başında gelir. [...]


İrfan

İslam felsefesi ya da düşüncesinde, Tanrı’yı ve Tanrı’nın sıfatlarını bilmeye ya­rayan tüm yollar için kullanılan terim. Bu yollar, iki başlık altında toplanır: 1- Bilim adamlarına bilginlere özgü olan ve sonuçtan nedene, eylemden sıfata ve sıfattan öze geçmeye yarayan istidlal ya da çıkarım yolu. 2- Evliyaya özgü olan, ve gönlü temizlemekten ve gönülden madde ve sevgisini [...]


İradecilik

Hukuk ve siyaset felsefesinde, hukuki pozitivizim olarak da bilinen ve devletin yasalarının egemen güç ya da yasa koyucunun iradesini yansıtıp, bağlayıcı güçlerini bu kaynaktan aldığını savunan öğreti.


İrade

Eylemlerimizi, arzu, niyet ve amaçlarımıza göre, kontrol altında tutabilme ve belirleme gücü; kişinin belli eylem ya da eylemleri gerçekleştirmede ser­gilediği kararlılık; belli bir durum karşısın­da, gerçekleştirilecek olan eylemi, herhangi bir dış zorlama ya da zorunluluk olmaksı­zın, kararlaştırma ve uygulama gücü; eyle­me neden olan eylemi başlatabilen yeti.


İnşacılık

Sosyolojide, sosyal yaşamın toplumsal yaratılmış veya inşa edilmiş özünü ön plana çıkartan toplumun İnsan varlıkları tarafından etkin ve yaratıcı bir biçimde oluş­turulduğunu, sosyal dünyanın, verili bir şey olmayıp. bireyler ve toplumsal gruplar tarafından inşa edildiğini savunan görüş.


İnanç

1- Genel olarak, bir şeyin ya kimsenin varlığına, bir iddianın doğruluğu­na inanma, biri için güven besleme durumu. 2- Yine genel bir çerçeve içinde. özü itiba­riyle temsili bir karaktere sahip olup, bir önermeyi kendisine içerik olarak alan, ama son çözümlemede iradi davranışın kontrolü altında bulunan, zihin hali. 3- İnanç, biraz daha özel bir anlam içinde, doğruluğuyla [...]


İman

Dini bir çerçeve içinde, yaratan ve yasalarını koyan bir Tanrı’nın varoluşunu ve vahyi tartışıl­az kabul etme veya tasdik etme tavrı. Örneğin iman İslam dininde, Allah’ın varlığını tasdik etme; varoluşu tasdik edilen Allah’ı her türlü yalan ve kuşkudan azade kılmak ve uzak tutma anlamına gelir. Tas-dik, sözlü ve fiili tasdik olmak üzere, iki şe­kilde olur. Bunlardan [...]


İlkelcilik

İlkel yaşam ve top­lum biçimine yüksek bir değer biçen ve uy­garlığın katkılarını göz ardı ederek, ilkel yaşam tarzını ve İnsandaki ilkel saflık ve basitliği özleyen anlayış; uygarlık tarihini başlangıçtaki saf ve kusursuz bir durumun bozulması olarak gören, kurtuluşun ancak saf, basit ve ilkel bir yaşama geri dönülme­siyle söz konusu olabileceğini savunan görüş


İletişim

Zihinler ya da benler arasında kurulan, ve düşünce, mesaj, niyet ve anlamların bir zihinden diğerine ak­tarılmasını sağlayan etkileşim; belirli bir dü­şünce, mesaj ya da bilinç içeriğinin, söz, ko­nuşma ya da söylenimler türünden fiziki araçlarla, bir İnsandan, kışı ya da zihinden bir başkasına aktarılması süreci. Belli bir şeyi anlatmak isteme, önermesel bir tavrı (yani bir inanç, [...]


İlerlemecilik

Genel olarak evrenin ana gerçeğinin devamlılık ve kalıcılık değil de, değişme olduğu inancıyla, her şeyde bir gelişme ve ilerleme aramak eğilimi. Siyasi ve toplumsal açıdan ilerlemeyi, toplumsal koşulları iyileştirmeyi ve söz konusu iyileş­tirmenin gerçek bir toplumsal adalete yol açacağını savunan görüş.


İlerleme

On sekizinci yüzyılda, ama daha çok ve özel olarak on dokuzuncu yüzyılda tanımlanan, ve aklın, bilimsel bilgiyle tek­nolojinin toplum alanındaki tezahür ya da yansımasını ifade eden terim. Buna göre, ilerleme on dokuzuncu yüzyıl­dan itibaren endüstrileşmeye eşitlenmiştir. Bu dönemde, teknolojik gelişmenin maddi refah açısından önemli gelişmeler sağlayaca­ğı, sağlık standartlarının yükselişine yol açıp, İnsan yaşamını uzatacağı düşünülmüştür. [...]


İlahiyat

İslam düşüncesinde, din ve ilahi varlığı, yani Allah’ın varlığını ve sıfatlarını konu alan disipline verilen ad. Allah’ın sıfat­larını, varoluşunu, Allah ile diğer varlıkların ilişkilerini konu edinen İslami bilim.


İktidar seçkinleri

Ünlü Amerikalı sosyolog Wright Mills’in modern Amerikan toplu­munda iktidarı elinde bulunduran, siyasi li­derler, endüstri patronları ve askeri liderleri tanımlamak için kullandığı terim. Bu üçlü küme, iktidarlarının temeli saisadi olmadığı için, yönetici sınıf olmaktan ziyade, bir iktidar ­seçkinleri kümesi oluşturur.


İktidar

1- Genel olarak, eylemde bulunma, bir şeyler yapa­bilme doğal gücü ya da yeteneği. 2- Etkide ya da eylemde bulunma imkanı veren hukuki, siyasi ya da ahlâki güç. Formel olarak, A’nın B’yi, B’nin yapmayı tercih etmedi­ği bir şeyi yapmaya zorlama gücü ya da kudreti. 3- Devlet yönetimini elinde bulun­duranların, bir toplumu yönetenlerin siyasi, hukuki ve fiili [...]


İdeoloji

Genel olarak siyasi ya da toplumsal bir öğreti meydana getiren ve siyasi ve toplumsal eylemi yönlendiren düşünce, inanç ve görüşler sistemi; bir topluma, bir döneme ya da toplumsal bir sınıfa özgü inançlar bütünü; bir toplumsal durumu yan­sıtan düşünceler dizgesi; İnsanların kendi varoluş koşulları ve ilişkilerinden doğan yaşam tarzlarıyla ilgili tasarımların tümü. 1- Başlangıçta, bir ideler [...]


İdealizm

En genel ve felsefi olmayan gündelik anlamı içinde, yüksek ahlâki amaçlara bağlanma, zihnin tasarım, ide ve ideallerini maddi, kaba gerçekliğin tam kar­şısına geçirme ve onlara, İnsanın değerler cetvelinde başat bir rol ve konum yükleme tavrı; ideallerin, maddi ve deneyimsel ger­çekliğin sınırlama, eksik ve kusurlarından bağımsız olduktan başka, yetkin ve mutlak olanı hedefleyen yönelimler olmalarından dolayı, [...]


İdealist

1- En yalın bir biçimde bağlanacak ideal ya da idealleri olan kişi, 2- İdealizmin şu ya da bu türünü benimseyen yaklaşım, akım ya da kişi için kullanılan niteleme. Buna göre, örneğin toplumsal gelişmenin belirleyici ve itici gücü olarak, fikirleri, ide­alleri, mutlak bir Zihin ya Aklı, İnsanların bilincini, soyut bir İdeyi gören, toplumların ve tarihin gelişimini [...]


İdeal

1- Yalnızca düşüncede mevcut olup, gerçeklikte bulunmayan şey. 2- Türünün yetkin ör­neği olan şey, kopya edilecek, kendisine öy­künülecek model. Bu bağlamda, filozof ya da düşünürlerin, varolan düzen karşısındaki hoşnutsuzlukla­rının bir sonucu olarak tasarladıkları düze­ne; olması gerekene yönelen teorisyenlerin, birtakım ilkeleri temele alarak, İnsanların tam olarak gelişebileceklerini, gerçek bir refah ve mutluluğa ulaşabileceklerini dü­şündükleri toplum düzenine, [...]


İçe göçme

Postmodern düşünür Baudrillard’ın postmo­dern dünyada çok çeşitli olguların ilgili olduk­ları düzlemlerde, nicesel yeğinlik kazandıktan sonra infilak etmek suretiyle, hem kendilerini ve hem de İnsanların onlarla ilgili düşünce ve varsayımlarını yok etme durumları ve eğilim­leri için kullandığı terim. Buna göre, içe göçme, anlamın medyada, medya ve toplumsalın da kitlelerde kaybol­ması, bütün sınırların yok olup gitmesi ve [...]


İbni Sina

Felsefe, ve özellikle metafizik alanında çok güçlü izler bırakmış olan ünlü İslam düşünürü ve alimi. Onun Ortaçağ dü­şüncesinin en geniş kapsamlı ve en derinlikli sistemlerinden birini ortaya koyan felsefesi, Doğuda felsefenin ulaştığı en yüksek noktayı veya düzeyi gösterir. Aristoteles’e çok şey borçlu olmakla bir­likte, özellikle epistemoloji ve metafiziğinde Yeni-Platoncu öğretileri benimseyen İbni Sina’nın en büyük [...]


İbni Rüşt

Endülüs’te Kurtuba kentinde doğmuş ve gençliğinde felsefe, matematik, fıkıh, tıp ve kelam çalışıp, uzun yıllar he­kimlik yaptıktan sonra, zamanını Aristoteles felsefesine şerhler, yorumlar yazarak geçir­miş olan ünlü İslam filozofu. En önemli eserleri Gazali’nin Tehafüt’üne karşı kaleme aldığı Tehafüt-el-Tehafüt, dinle felsefenin uzlaştırılmasına dair bir kitap olan Faslu’l Makal, farklı disiplinlerde kullanılan yön­temleri ve genel olarak da [...]


İbni Haldun

1332-1406 yılları arasında ya­şamış ünlü İslam tarihçisi ve düşünürü. Temel eseri Mukaddime olan İbni Haldun, bir tarihçi olarak, deneyime, gözleme daya­nan, konusu kültür varlıkları ve toplumsal yaşam olan, toplumun geçimini, kültür aşa­malarını, iç yapısını, geçirdiği değişim ve dönemleri inceleyen bilim olarak tanımladı­ğı tarih biliminde, önemli bir kilometre taşı oluşturur. İnsanın alışkanlıklarının, doğuştan getir­meyip, sonradan kazandıklarının [...]


Islah edici adalet

Cezanın, ceza vermiş olmak için değil de, benzer eylem ve suçların yeniden ortaya çıkmaması için, suç işlemiş olan kişinin karakterini ve bu arada çevresi­ni değiştirmek amacıyla verilmesi gerektiğini savunan adalet anlayışı.


Irkçılık

Bir hal­kın, bir grup İnsanın diğer halk ya da İnsanlar­dan farklı olmakla kalmayıp, aynı zamanda di­ğerlerinden fiziksel, entelektüel ya da ahlâki bakımdan daha iyi, daha güçlü, daha yüksek ya da daha yaratıcı olduğunu, bu üstünlüğün ata­lardan miras alınmış olan biyolojik farklılık­lardan kaynaklandığını savunan anlayış. Birbirlerinden ayrılan çeşitli İnsan ırkları bulunduğunu, bu ırklar arasında eşitlik bu­lunmadığını, [...]


Hümanizm

Genel olarak akıllı insan varlığını tek ve en yüksek değer kaynağı olarak gören, bireyin yaratıcı ve ahlâki gelişiminin, rasyonel ve anlamlı bir biçim­de, doğaüstü alana hiç başvurmadan, doğal yoldan gerçekleştirilebileceğini belirten, ve bu çerçeve içinde, insanın doğallığını, öz­gürlüğünü ve etkinliğini ön plana çıkartan felsefi akım. İnsanın kendisinin ve ilgili çıkarların çok temel bir öneme haiz [...]


Hümanist

Hümanizmi benimsemiş, dolayısıyla insan insani ilgi ve çıkarları temele alan kişi, di­siplin ya da yaklaşım için kullanılan sıfat.


Edmund Husserl

Çağımızda fenomonoloji olarak bilinen çağdaş felsefe okulunun kurucusu olan ünlü Alman filozof. 1859 yılında, Moravya’da dünyaya gelmiş olan Husserl, önce matematik tahsil etmiş ve daha yirmi üç yaşındayken, ünlü bir matematikçinin asistanı olmuştur. O, daha sonra psikoloji alanına da yönelmiş, bu alandaki çalışmalarının da etkisiyle, yeni ve orijinal bir öğreti meydana getirmiştir. Temel eserleri: Logische [...]


David Hume

1711-1776 yılları arasında yaşamış olan ünlü İngiliz filozofu. Temel eserleri: Atreatise of Human Nature [İnsan Doğası Üzerine Bir Deneme], An Enquiry concerning Human Understanding [İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma], Political Discourses [Politik Konuşmalar], The Natural History Religion [Dinin Doğal Tarihi], An Enquiry Concerning the Principles of Morals [Ahlâkın İlkeleri Üzerine Araştırma] Temeller: insan zihninde [...]


Hukuğun işlevi

Hukukçu ve hukuk felsefecilerine göre, hukuğun gerçekleştirmek durumunda olduğu üç işlev vardır: 1- Egemen gücün istediği ve belirlediği nihai bir durum ya da hedefe ulaşmak. Örneğin sosyalist hukuk sistemlerinde, hukuk çoğunluk sosyalist toplum amacı için bir araçtan başka bir şey değildir. 2- Hukuğun ikinci işlevi insanlar arasında bir çatışma olduğu her yerde, adalet dağıtmaktır. 3- [...]


Homo homini lupus est

İlk kez olarak Romalı ozan Plautus tarafından kullanılmış olmakla birlikte İngiliz filozofu Hobbes tarafından insanların haklarından bir kısmını toplumsal bir sözleşmeyle egemen bir yöneticiye devretmelerinden ve devletin kurulmasından önceki durumlarını insanların kendi çıkarlarını hayata geçirmek için her yola başvurma tavırlarını ifade etmek üzere yeniden ortaya çıkarılan ve insanın, insanın kurdu olduğu anlamına gelen Latince deyim.


Holizm

Bütüncülük. Genel olarak, canlıyla cansız, organikle inorganik faaliyet arasında gerçek, temel ve indirgenemez bir farklılık bulunduğunu; canlı organik bütünleri oluşturan parçaların bütün içinde, bütünün dışında olduğundan daha farklı bir biçimde fonksiyon gösterdik­lerini; bir fenomeni anlamak için, onu bütün­lüğü içinde, yani onun bir parçası olduğu bütünü anlamak gerektiğini; ve dolayısıyla bütünün her zaman öğelerinin yalın topla­mından [...]


Paul-Henri Baron de Holbach

Yeni ve özgün bir düşünce geliştirmemiş olmakla birlikte, Lamettrie tarafından kurulmuş olan Fransız materyalizmini daha ayrıntılı ve kesin bir sistem haline getirmeye çalışmış olan filozof. 1723-1789 yılları arasında ya­şamış olan Holbachın temel eseri Siyasetname de la Nature [Doğa Sistemi’dir. Toplum Felsefesi: Holbach’ın yararcı etik bağlamında düşündüğü ideal toplum mode­li, aslında varolan burjuva toplumunun idea­lize edilmiş [...]


Thomas Hobbes

1588-1679 yılları arasın­da yaşamış ve daha çok siyaset felsefesi ala­nındaki görüşleriyle ün kazanmış olan İngi­liz düşünür. Temel eserleri: De Corpore Politico [Politik Toplum Üzerine], De Cive [Yurttaşlık Üzerine], De Corpore [Cisimler Üzerine], De Homine [İnsanlar Üzerine], Elementa Philosophiae [Felsefenin Unsurla­rı] ve Leviathan. Temeller Bilginin kaynağı ve sonuçları itibariyle empirik olduğunu, tüm bilgilerimi­zin temelinde duyumların, duyu-deneyinin [...]


Hipotez

Bilim ya da metodolojide, gözlemlenen olgularla ve olgular arasındaki ilişkilerle ilgili açıklama taslağı ya da belirli olgulara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören öner­me ya da kabul. Olguları açıklama gücüne sahip görünen ve deney yoluyla sınanmaya elverişli bir yapıda olup, ilgili olgular ya da veriler tarafından desteklenebildiği gibi, ret de edilen önerme.


Hiper

Batı dillerinde en üstün, en yüksek en üstte olmaklık bildiren önek.


Hiççilik

Genel olarak tanrının var oluşunu, ruhun ölümsüzlüğünü, iradenin özerkliğini, aklın otoritesini, değerlerin nesnelliğini, bilginin imkanını, tarihin mutlu sonunu yad­sıma türünden bir reddiye dışında, bir de umutsuzluk, düş kırıklığı duygusu ihtiva eden görüş. Genel bir psikolojik ya da felsefi hal olarak hiççilik, tüm ahlâki, dini, siyasi ve toplumsal değerden yoksun olma, varlık / yokluk, gerçeklik / [...]


Hellenistik Felsefe

Kent devletinin sona erdiği M.Ö. 323 yılıyla Hellenistik çağın son büyük imparatorluğunun Roma’nın bir parçası olduğu M.Ö. 30 yılı arasındaki dönemin felsefesine verilen ad. Bu dönemde yer alan dört büyük felsefe okulu sırasıyla, Akademi, Peripatetik okul, Epikürosçu ve Stoacı okuldur. Bu dört okuldan, hazcı ahlâkı ve Tanrı’nın evrene müdahalesini reddeden varlık görüşüyle Epiküros felsefesi, daha [...]


Hellenik felsefe

M.Ö. altıncı yüzyılın başlarında M.Ö. 323 yılına dek sürmüş olan Yunan felsefesi. Felsefe, felsefenin doğuşu için, yüksek bir refah düzeyiyle merak olmak üzere, iki koşul arayan Aristoteles’in yorumuna uygun olarak, çeşitli yolların kesiştiği bir kavşakta bulunan ve özellikle ticaret yoluyla zengin­leşmiş olan Milet kentinde başlamıştır. Kişi­nin merak duyması, kendisine sunulanla ye­tinmeyip, şeylerin niçin oldukları gibi [...]


Hegemonya

Bir toplumda hakim sınıf ya da yönetici sınıfın iktidarını doğal ve meşru göstermesi, kendi sınıfsal çıkarla­rını evrensel çıkarlar olarak ifade etmesi du­rumu; Marksist teorisyen Antonio Gramsci tarafından kapitalist bir toplumda, yönetici sınıfın ideolojisini kitlelere çok büyük bir çoğunlukla güce hiç başvurmaksızın empo­ze edişini açıklamada kullanılan kavram. Marx’ın tarihsel materyalizminde orta­ya çıkan hegemonya kavramı esas Antonio [...]


Hegel eleştirisi

Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından biri olan Hegelin fel­sefesinin şu ya da bu yönüne, örneğin tarih­sel determinizmine veya idealizmine, idea­list tarih diyalektik anlayışına karşı çıkan düşünürlerin gerçekleştirdikleri Hegel karşıtı kritik. Birçok filozofu çok derinden etkilemekle birlikte, sert eleştirilerin de hedefi olan Hegel’i ve felsefesini herhalde en ağır eleş­tiren filozof, Hegel çağı diye nitelenebile­cek bir dönemde [...]


Hegelcilik

Hegel’in ve öğrencilerinin geliştirdiği öğreti. Hegelci düşünce geleneğinin. fi­lozofun bakış açısı, metafizik görüşü ve diyalektik anlayışının, metafizik, estetik, si­yaset, toplum teorisi, teoloji ve din felsefesi alanında, Hegel’den sonra yaşamış olan çe­şitli düşünürler ve araştırmacılar tarafından benimsenmesi suretiyle sürdürülmesi. Sistematik olarak sınıflandırıldığında, Almanya içinde ve dışında Hegelcilik olarak ikiye ayrılır. 1- Almanya’daki Hegelcilik üç ana başlık [...]


George Wilhelm Friedrich Hegel

Büyük bir sistem kurarak, Kant’ın imkansız oldu­ğunu söylediği şeyi gerçekleştirmiş, yani rasyonel bir metafizik kurmuş olan ünlü Alman filozofu. 1770-183 1 yılları arasında yaşamış olan Hegel’in temel eserleri: Phanomenologie des Geistes [Tinin Feno­menolojisi], Wissenschaft der Logik [Mantık Bilimi], Enzyklopadie der Philosophischen Wissenschaften im Grundrisse [Felsefi Bi­limler Ansiklopedisi], Grundlinien der PhilIosophie des Rechts [Hukuk Felsefesinin İlkeleri]. [...]


Haz

Genel olarak, hoşa giden bir şeyin yarattığı, uyandırdığı duygu. Acı­nın karşısında yer alan ve psikolojik bir olgu olarak, hoşumuza giden ve bizi çeken bir şeye sahip olmaktan doğan tatlı ve keyif ve­rici duyum. Bir arzunun, isteğin tatmin edil­mesinin ya da ihtiyacın karşılanmasının so­nucu olan duygu. İradi bir tercihin hayata geçirilmesinden kaynaklanan hoşnutluk duygusu.


Friedrich August von Hayek

1899-1992 yılları arasında yaşamış Avusturya doğumlu İngiliz iktisatçısı ve filozofu. Temelde ya da öncelikle, bir iktisatçı olarak tanınan Hayek’in temel eserleri Road ta Serfdam [Köleliğe Giden Yol], The Pure Theory of Capital [Saf Sermaye Teorisi], The Consti­tution of Liberty [Özgürlüğün Anayasası], Law, Legislation and Liberty [Yasa, Yasa­ma ve Özgürlük]’dir. İktisat alanındaki veriminden ötürü Nobel Ödülüne [...]


Hareket

Hareket, sosyal bilimlerde, belli bir alan­da belli bir değişikliğin yapılmasını isteyen bireylerin ya kendi başlarına ya da belli ki­şilerin önerliğine gerçekleştirdikleri toplu gösteriye belli bir sonuca erişmek isteyen­lerin örgütlü topluluğuna karşılık gelir.


Hakikat Rejimi

Fransız düşünürü Foucault’un her toplumun hakikatle ilgili bir genel politikası, yani doğru diye kabul edip fonksiyonel hale getirdiği söylem tipleri, in sana doğruyla yanlış önermeleri birbirinden ayırma olanağı sağlayan mekanizmaları ve örnekleri, değerleri hakikate ulaşma hedefi­ne göre ayarlanmış teknik ve prosedürleri olduğu, her toplumda doğru sayılan şeyi söylemekle yükümlü olanlara belli bir statü verildiği görüşünü [...]


Hak

İnsan varlığına, bir kimseye var olan yasalarla, evrensel beyannameler ya da en azından sözlü bir gelenekle tanınan belli şekillerde hareket etme özgürlüğü, yetkisi ya da imkanı. İnsana Tanrı, kral, yasa, toplumsal bilinç ya da gele­nek gibi bir otorite kaynağı tarafından veri­len, desteklenen, kutsanan yetki, özgürlük ya da ayrıcalık. Bireylere toplumsal ilişkiler ve ahlâki bakımından tanınan [...]


Hadis

Hz. Muhammed’in değişik olaylar ve problemler karşısında inananları aydınlatmak, Kuranın bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği sözler bütünü. Dini bir bilim olarak hadis, bu çerçeve içinde, Peygamberin sözleri ile davranışları­nı, eylemlerini aktaran bilgileri derleyen, bu bilgileri yazılı bir biçimde düzenleyip sınıf­landırarak inceleyen bilim dalına karşılık gelir. Zira, Kuran’da Hz. Muhammed’in ki­şiliği [...]


Güneş Merkezli Teori

Antikçağda, Aristarkhos tarafından ortaya konmuş ol­makla birlikte, temelde Polonyalı ünlü ast­ronom Kopernik tarafından geliştirilen ve dünyanın evrenin merkezinde olduğunu ve hem kendi ekseni ve hem de güneşin çevre­sinde döndüğünü dile getiren astronomi teo­risi. Bununla birlikte, Kopernik’in sistemi temele alınarak yapılan daha sonraki çalış­malarla, güneşin bütün evrenin değil de, yalnızca güneş sisteminin merkezi olduğu kanıtlanmıştır.


Felix Guattari

Çağdaş ünlü Fransız psika­nalist, Freudçu Marksist düşünür. La Revolution molecu1aire [Moleküler Devrim] L’Incanscient Machinique [Makine Bilinçdı­şı] gibi eserlerin yazarı olan Quattari, esas Deleuze‘le birlikte yaptığı ortak araştırma­larla ve onunla beraber kaleme almış olduğu Anti -Oedipe, Rhizome [Köksap] ve Mille Plateaux [Bin Yayla] adlı eserlerle anılmak­tadır. Genelde postyapısalcı ve postmodern bir gelenek içinde yer almakla birlikte, [...]


Antonio Gramsci

1891-1937 yılları ara­sında yaşamış olan ünlü İtalyan düşünür; Marksist felsefe geleneğindeki en özgün ve yaratıcı filozoflardan biri olan Croce, Geor­ge Sorel ve Hegel den yoğun bir biçimde etkilenmiştir. Temel eserleri: İl Materialis­mo storico e la Filosofia di Benedetto Croce [Tarihsel Maddecilik ve Bendetto Crocenin Felsefesi], Gli intellettuali e l’Or­ganizzazione della Cullura [Entellektüeller ve Kültürün Organizasyonu], [...]


Görecilik

Kişiden kişiye değişmeyen nesnel bir hakikat, herkes için geçerli olan mutlak doğrular bulunmadığını, haki­katin ya da doğruların bireylere, çağlara ve toplumlara göreli olduğunu savunan anla­yış; kişiden kişiye, çağdan çağa, toplumdan topluma değişmeyen birtakım doğrular, ev­rensel hakikatler bulunduğunu reddeden tavır. Mutlak veya değişmez ya da evrensel standart ya da ölçütlerin bulunmadığını öne süren yaklaşım; bir teorinin, [...]


Gizemcilik

Genel olarak, kişinin gerçekliğin duyu algısına veya akıl ya da kavramsal düşünceye açık olmayan bilgisine erişebileceğini; gerçekliğin bilgisinin normal duyumsal ya da bilişsel süreçlerin dışında kalan yollarla kazanıldığını; gerçek­liğin doğasının normal deneysel ya da ras­yonel yollar tecrübe edilemez olduğunu; gerçeklikle ilgili kesin bilgi ve nihai hakika­te, deneyim ya da akıl yoluyla değil de, mis­tik bir [...]


Genetik

1- Bir şeyin doğuşuyla ilgili olan. 2- Bir şeyin kökeni ve gelişimiyle ilgilen.


Genel irade

Halkın iradesi; genelin, çoğunluğun çıkarını gözeten egemen güç. Toplum ya da devletin sahip olduğu, o toplumdaki bireylerin ya da bireylerden meydana gelen grupların eylemlerini başlatan, yönlendiren ve eylem tarzlarıyla ilgili kararları veren, özerk ve egemen kişilik ya da güç. Her bir insanın iradesini yansıtmak ya da ifade et­mekle birlikte, insanların iradelerine aşkın olan ve bütünün [...]


Gemeinschaft ve Gesellschaft

Ünlü sosyolog Ferdinand Tönnies’in Almanca’da cema­at ve cemiyet anlamına gelen temel toplum birimleri için kullandığı terimler. Doğal irade ve rasyonel irade ayırımına dayanan söz konusu cemaat cemiyet ayırımında, cemaate hakim olan unsurlar kan bağı, komşuluk, arkadaşlık, akrabalıktır. Başka bir deyişle, aile, akrabalık sistemleri, klanlar ve dini cemaatlerin kendisine örnek olarak verilebileceği Gemeinschaft ya da ce­maatte, [...]


Gelenekçilik

Genel olarak, geleneğe dayanan inanç sistemine, gelenekler yoluyla aktarılan adet ve düşün­ce tarzlarına bağlılıkla belirlenen tavır; geleneksel ve yerleşik veya kurumsallaşmış olanı yeni ve modern olana tercih etme tutu­mu; geleneksel değerlerin korunup yaşatıl­ması gerektiğini savunan yaklaşım.


Gelenek

Gerçek ya da hayali bir geçmişle olan sürekliliğin önemini ima ederken, belirli eylem normlarını kutsa­yan ve öğreten pratik veya uygulamalar bütünü. Bir topluluğun, mevcut toplumsal yapısı­nı ve değer sistemini çok büyük sarsıntılar yaşamadan koruyup devam ettirmek amacıy­la, kendinden önceki kuşaklardan devraldığı, belli bir dönüşüme uğratarak sonraki nesille­re aktardığı, başta inançlar, düşünüşler ve kurumlar olmak üzere, [...]


Gazali

Eleştirel bakış açısı ve kuşku yön­temi ile felsefe ve din arasında kesin ve mutlak bir ayrım yaparak, felsefeye karşı çıkmış olan ünlü İslam filozofu.


Freudçu Marksizm

Batı marksizmi geleneği içinde, psikanaliz ile Marksizminde bir sentezini yapan, ya da ziyade Marksist toplum teorisini Freudçu düşünce­ye dayandıran görüş. Söz konusu görüş ya da yaklaşımı temsil eden en önemli iki düşünür Wilhelm Reich ve Herbert Marcuse’tür. Bunlardan Oedi­pus kompleksinin evrenselliğini reddeden Reich, nevrozların doğuşunda kapitalizmin rolünü araştırmış ve psikanalizin kapitalist toplumun baskıcı ideolojisinin bir [...]


Sigmund Freud

1856-1939 yılları arasın­da yaşamış ve ünlü psikanaliz öğretisini ge­liştirmiş olan tanınmış Avusturyalı hekim ve psikolog. Temel eserleri: Zur Psychopat­hologie des Alltagslebens [Gündelik Yaşa­mın Psikopatolojisi], Die Traumdeutung [Rüyalar ve Yorumları], Uber Psychoanaly­se [Psikanaliz Üzerine Beş Ders], Totem und Tabu [Totem ve Tabu], Zur Einführung des Narzissmus [Narsisizmin İncelenmesine Giriş], Unbehagen in der Kültür [Uygarlı­ğın Huzursuzluğu], Jenseits [...]


Frankfurt Okulu

1923 yılında, Frankfurt’ta kuru­lan; 1933 yılında Almanya’dan sürgün edil­dikten sonra, Amerika’ya yerleşen, fakat daha sonra, 1950’li yılların başında, Frank­furt’ta yeniden kurulan Sosyal Araştırma Enstitüsü çevresinde toplanan kimi önemli düşünürlerin meydana getirdiği çağdaş akım ya da hareket. Okulun önemli üyeleri arasında, ünlü bir filozof, sosyolog ve sosyal psikolog olan Max Horkheimer, ünlü bir filozof, sosyo­log ve [...]


Formel

1- Özel konu yada içerikten bağımsız olarak geçerli olan, yalnızca mantıksal bir anlamı bulunan; 2- Maddeyi ya da somut gerçekliği soyutlayarak, gerçekliğin yalnızca formunu ya da yapısını göz önüne alan yaklaşım; 3- Salt formla ilgili olan; 4- Olguları, maddi ger­çekleri dikkate almayan tavır; 5- Amaçlarla, nihai hedeflerle değil de, salt araçlarla ve süreçlerle ilgili olan [...]


Fordizm

Amerikan otomobil üreticisi Henry Ford tarafın­dan geliştirilen ve işin verimini malların standartlaştırılması ve yeni bir iş organizas­yonuyla arttırmayı amaçlayan sınai örgütlen­me ve faaliyet tarzı. Bu bağlamda, Fordizm için üretimde önemli olan şey, olabildiğince çok parçanın standartlaştırılarak, büyük seri­ler halinde üretilmesini sağlamaktır. İşin, ar­dışık işlemlerle büyük üretim birimleri tar­zında düzenlenmesi ve bu işlemlerin de en yüksek [...]


Fonksiyonalizm

Sosyal bilimlerde, bir toplumsal kurum ya da pratiğe dair açıklamada, onun kökeni­ni değil de, yerine getirdiği işlevini, o kurum ya da pratiğin, bir parçası olduğu daha büyük bir sosyal bütünün işleyişine, gelişimine ya da bekasına yaptığı katkıyı temel alan öğreti. Sosyolojide, toplumun her öğesinin belli bir fonksiyonunun bulunduğunu, toplu­mu meydana getiren bu öğelerin karşılıklı bir [...]


Fonksiyon

Bir nesnenin, bir şeyin ya da bir kişinin ait olduğu bütün ya da bir sis­tem içindeki kendine özgü faaliyeti. Bir şeyin, ait olduğu sınıfa özgü olan tarzda ey­lemde bulunma yetisi ya da gücü. Bir organın, parçaları birbirine bağımlı bir bütün içinde oynadığı kendisine özgü ve belirleyi­ci, karakteristik rol. Bir şeyin kendisi özgü doğal eylemi. Aralarında [...]


Fobi

Belirli nesne, durum ya da kimseler karşısında duyulan, yersiz, temelsiz, mantıkdışı ancak önlenemez korku.


Filozof

1- En genel anlamda, düşünce ve teorileriyle başta kendisi olmak üzere halkının ve insanlığın ufkunu genişletmiş bir şeylerin yepyeni perspektiften görülmesini sağlamış kişi. 2- Biraz daha özel bir anlam içinde, hayata iyi yönleriyle bakan, hoşgörülü, güçlükleri tevekkülle karşılayan kalender kimse.


Fırsatçılık

Davranış ya da eylemini birtakım değişmez ilkeler tarafından değil de, içinde bulunulan koşullar tarafından biçimlenmesi­ne ya da belirlenmesine izin verme tavrı; olan ile olması gereken, olguyla değer ara­sındaki ayırımı hiç dikkate almadan ya da olması gerekeni bilinçli bir biçimde göz ardı ederek, uygun fırsatlardan, kişisel çıkar sağlama amacıyla, yararlanmaya çalışma eğilimi ya da kesin ve [...]


Fıkıh

Temel kaynakları Kur’an ve sünnet olan İslam hukukuna verilen ad. Fıkıhın amacı, yasa koymaktan çok, ana kaynaklara, yani Kur’an ve sünnete uygun hükmü araştırmaktır. Fıkıh, ana kaynaklara! dayanarak uygun hükmü oluştururken, icma, kıyas, istihsan, mesalihi mürsüle, sedd’i zerayi, istishab gibi ikincil kaynakla­ra da yönelir. Bunlardan icma, İslam bilgin­lerinin bir konudaki görüş birliği; kıyas ise, bir [...]


Fetişizm

1. Genel olarak, doğaüstü bir gücü ve etkisi, büyülü ya da aşkın güçleri olduğuna inanılan tapınma objesine tapan dini uygulamaların bütünü. 2. Daha özel ola­rak da, insan elinden çıkma ürünlerin, insa­nın yaratılarının bağımsız bir varoluşa sa­hipmiş gibi görünüp yaratıcı üzerinde, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, belli bir baskı uygulaması durumu. 3. Psikanaliz açısından, belirli nesnelerden [...]


Feodalizm

Batı Avrupa’da ortaya çıkıp Ortaçağ boyunca egemen olmuş olan tarıma dayalı üretim tarzıyla belirlenen eko­nomik sistem ve toplum türü. Marksist ter­minolojide, köleliğe dayanan ekonomik sis­temi izleyip, kapitalizmden önce gelen ve derebeylerin egemenliği ve sertlik düzeniy­le belirlenen ekonomik ve toplumsal sis­tem. Söz konusu sistemde, merkezi iktidar ya da devlet gücü oldukça zayıf olup, hüküm­darın gücü soyluların [...]


Fenomen

Genel olarak algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey gözlemlenebilir olan olay ya da olgu.


Feminizm

1- Genel olarak, fakat dar bir anlam içinde, kökleri 19. yüzyılda bulun­makla birlikte, daha ziyade 1960’lu yıllarda gelişen, ve kadınlar için erkeklerle eşit sos­yal ve politik haklar talep eden hareket veya öğreti. Feminizm, erkeklerin kadınlar üze­rindeki, bir işbölümüyle sonuçlanan cinsel farklılıklardan kaynaklanmış, tahakküm ve sömürüsünün oldukça uzun bir tarihi oldu­ğunu öne sürerken, en ılımlı düzeyde [...]


Feminist

1- Bir öğreti olarak feminizmi be­nimseyen kişi. 2- Feminizmi meydana geti­ren tezlerin önemli bir bölümünü kabul eden veya somutlaştıran etkinlik veya yaklaşım için kullanılan niteleme.


Felsefi düşünce

En genel anlamı içinde, soru sormanın sonucu olan ve insan­la, insan yaşamıyla ilgili problemlere karşı ilginin gelişmesiyle başlayan düşünce türü. Buna göre, felsefe zor ve çözülemeyen yaşam problemleriyle karşılaşmaktan, bu problemlerle uğraşmaktan korkmayan bir yaklaşım, düşünsel bir tavır olmak duru­mundadır. Felsefe insan yaşamının anlamıy­la, varlık, bilgi ve değerle ilgili sorulara bir yanıt getirmeye, bu konularda [...]


Felsefenin disiplinleri

Felsefeyi meydana getiren, felsefeyi belirleyen temel disiplinler, felsefenin alt dalları. İnsan yaşamında birçok işi ve işlevi bir­den gerçekleştiren felsefenin söz konusu çok işlevliliğine dikkat çekmek için, Wittgenstein felsefeyi bir alet kutusuna benzetmiştir. Tıpkı farklı aletler içeren bir alet ku­tusunu birçok farklı işte kullanmamız gibi, felsefe de, aynı anda birçok işlevi yerine ge­tirir. 1- Felsefenin birçok [...]


Felsefenin değeri

Felsefenin çok eşit1i fonksiyonlarının bir sonucu olarak önem kazanıp değerli olması durumu. Felsefe sözcüğünü işitir işitmez birçok insanın ilk tepkisi, biraz da alaycı bir dille felsefenin hiçbir işe yaramadığını söylemek olur. Felsefeden maddi değerlerin ve zen­ginliklerin meydana getirilmesine, maddi anlamda refahın oluşturulması na doğrudan doğruya katkıda bulunması, elbette beklene­mez. Fakat, maddi zenginlik ve refahın insan [...]


Felsefe

Yunanca seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum’ anlamına gelen phileo ve ‘bilgi, bilgelik’ anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplin. Buna göre, felsefe Yunanlılar için, ‘bilgelik sevgisi’ ya da ‘hikmet arayışı’ anlamına gelmiştir. Başlangıçtaki bu özgün anlama göre, her türden bilimsel araştırmacıya filo­zof adı verilmiştir. Başlangıçtaki söz konusu anlamına rağmen, felsefenin bir [...]


Faşizm

1- Birinci dünya savaşını izleyen yıllardaki toplumsal ve ekonomik krizlerin so­nucu olan milliyetçi ve otoriter politik harekete, saldırgan bir ulusçuluğu, tutkulu bir demokrasi karşıtlığıyla birleştiren ve üstün güçleri olan bir liderle seçkin bir grubun yö­netimde bulunmasını isteyen siyasi yönetim modeli. Fichte’nin milliyetçiliğine, Carlyle’ın seçkinciliği ve Nietzsche’nin üstün insan dü­şüncesiyle George Sorel’in görüşlerine da­yandığı için, bir [...]


Farklılık politikası

Ötekinin varlığını ve özgüllüğünü reddeden, kadını erkeğin yokluğu ve eksikli ötekisi olarak olum­suz bir biçimde tanımlarken, Batılı olmayan boyları yok sayan veya onların farklılıklarını tanımayıp, diğer kültürleri Batı uygarlığının adi yansımaları diye değersizleştiren Avrupa veya erkek merkezci yaklaşıma karşı, postrnodernizm ve feminizm tarafından geliştiri­len ve ötekinin farklılığını, özgünlük ve öz­güllüğünü olumlamaya dayanan yaklaşım ya da [...]


Farabi

870-950 yılları arasında yaşamış olan İslam düşünürü. Asıl adı Ebu Nasr Muhammed ibn Uzluğ Tarhan olan Farabi’nin felsefe açısından büyük başarısı veya önemi, onun İslam kültüründe felsefeyi en tepe noktaya çıkarmasından ve felsefeyi İslam teolojisinden kesin olarak koparma­sından ya da vahyi şu ya da bu ölçüde veya da olsa felsefeye tabi hale getirmesinden meydana gelir. [...]


Fabyanizm

Bir grup İngiliz sosyalisti tarafından geliştirilen ve kapitalizm içinde başlayıp sosyaliz­me dek süren gelişmenin sürekliliğini savu­nan öğreti. Fabyanizm, Marksizmin sosyalizmin do­ğuşunu, işçi sınıfının giderek artan sefaletiyle temellenen bir devrime bağladığı yerde, işçi­lerin 19. yüzyılda, yoksullaşmadıklarını, tam tersine ekonomik durumlarının iyileştiğini ve gelecekte daha da iyileşeceğini savunmuş ve 19. yüzyılın toplumsal reformlarını sosyalizmini, kapitalist toplum çerçevesi [...]


Ezoterik

Kamuya açık olmayan, herkesin anlaması için yazılmamış, yalnızca bir Kurum ya da bir okulda, bir mezhepte veya belli bir alanda, oldukça ileri bir düzeye ulaşmış kişiler için saklanmış, yalnızca onlar tarafından anlaşılabilir olan gizli inanç, ideoloji ya da öğretiler için kullanılan terim.


Ezeli-ebedi

Zamanın bitimsiz olması, sonunun gelmemesi durumu. Bütünüyle zamandışı olma hali. Zamanı içerme, fakat zamanı, bir anlamda aşma durumu. Ezeli-ebedilik zamanın karşı­sında olup, ezeli-ebedi olan, zaman içinde olmayanı, zaman içinde başlangıcı ve sonu olmayanı gösterir. Varlığa gelen her şeyin, her türlü sonlu varlığın zaman içinde varolduğu yerde, ezeli-ebedi varlık, varlığa gel­meyen, yaratılmamış ve yok edilemez olan, [...]


Eylem

Bir şey yapma bir işlemi gerçekleştirme bir etkinlikte bulunma, bir işlevi yerine getirme bir şey üzerine etkide bu­lunma bir iş, davranış ya da olayla sonuçla­nan, güç ya da enerji uygulama durumu.


Evrimci Pozitivizm

Pozitivizmin, bilginin deneyime dayandığı, olgula­rı konu aldığı ve özel bilimler tarafından tüketildiği tezlerini korumakla birlikte, sos­yal pozitivizmde olduğu gibi, topluma ya da tarihe değil de, fizik ve biyolojiye yönelen ya da dayanan pozitivist anlayış. Herbert Spencer tarafından savunulan bu tür bir pozitivizm, bir ilk nebuladan baş­layıp, uygarlığın en yüksek ürünlerine dek uzanan sürekli ve doğrusal [...]


Evrimcilik

Çoğu zaman ilerlemeye duyulan inançla birlikte ortaya çıkan ve evrimin, evrendeki en temel değişme tarzı olduğunu savunan görüş. Evrim düşüncesi, yani tüm tezahürleri ve görünüşleri içinde evrenin ve yaşamın, tüm boyutlarıyla doğanın, bir gelişme sürecinin ürünü olduğu düşüncesi üzerine kurulan sis­tem; tanrısal düzen ve yaratılış düşüncesin­den farklı olarak, türlerin çeşitliliğini, ev­rende hüküm süren değişim, dönüşüm, [...]


Evrimci filozlar

Sistemlerinde Darwin tarafından geliştirilmiş olan evrim teorisine merkezi bir yer veren filozofların meydana getirdiği hiçbir şekilde homojen olduğu söyleneme­yen birlik. Evrimi apaçık bir olgu olarak kabul eden filozoflar arasında, C. Darwin ve E. Haec­kel örneklerinde olduğu gibi, bir bölüm baş­tan sona doğalcı, bilimci ve maddeci olmuş­tur. Diğer bazıları ise, H. Spencer örneğinde olduğu gibi, en [...]


Evrimci etik

Evrim temeli üze­rinde yükselen, ahlaki ve ahlâki kurumları evrim idesine tabi kılan, insan varlıklarının şeylere ve kişilere hayat mücadelesinde ayakta kalma kapasitelerine ya da bu müca­deleye yaptıkları katkıya göre değer biçtik­lerini öne süren etik türü. Evrim ilkesini toplumsal alan dışında, etiğe de uygulayan, sosyolojinin toplumla, etiğin de insan ve insan davranışıyla, evrim­ biyolojinin organik doğanın [...]


Evrim

Bir şeyin, bir değişim ve gelişimler dizisi, derece derece gerçekleşen bir değişme süreci içinde, daha kompleks, daha farklı bir organizma ya da organizasyona doğru gelişmesi, dönüşmesi. Bir şeyin potansiyelinin belli bir sonuç, hedef ya da amaç yönünde gelişmesi. De­ğişme ya da oluş türlerinden biri olarak, ağır ağır, yavaş yavaş, farkına bile varılmadan gerçekleşen değişim. Biyolojide, [...]


Evrenselcilik

Genel olarak, geçerliliğin ve doğruluğun ölçütü olarak tüm insanların onayını temele alan, tüm insanların onayı dışında hiçbir otorite kabul etmeyen görüş.


Evrensel

Evrensel düzen, evrensel zorunluluk deyimlerinde olduğu gibi, evrenin bütününe yayılan, evrenin bütünü ve evrendeki her şey için geçerli olan. Hiç­bir istisna kabul etmeyen. Buna göre, bir düşünce, ilgili tüm insanların, onun doğruluğunu teslim etmesi anlamında evrenseldir.


Evren

Varolmuş olan, varolan ve varolacak olan her şey. Bütün bir doğal dünya. Gözlemlenen ya da varolduğuna ina­nılan madde ve enerjinin tümünü birden içe­ren fiziki sistem. Yıldızları, gezegenleri, yeryüzünü, gaz ve bulutları, vb. kapsayan, maddeyle dolu mekanın bütünü. Tikellerden tümellerden meydana gelen bütün. Kendisine aşkın olar Tanrı dışında, varolan her şeyi kapsayan sistem.


Etik

Ahlâk ve ahlâklılığın olgusal ve tarihsel olarak yaşa­nan bir şey olduğu, tek tek her bireyin şu ya da bu ölçüde şekillendirdiği somut bir ahlâki hayatı bulunduğu, bu hayat içinde ci­simleşen ahlâki değerler, peşinden koşulan ideallerini söz konusu olduğu kabulleri üze­rinde, ahlâk adını verilen söz konusu tarih­sel olguya yönelen felsefe disiplini; ahlâkın eylemin pratiği olduğu yerde, [...]


Eşitlikçilik

Genel olarak, tüm insanla­rın eşit oldukları ve özgürlükleri, hakları, değerleri ve elde edecekleri fırsatlar bakı­mından eşit muamele ve kabul görmeleri gerektiğini savunan görüş. Tüm insanların toplumsal ve siyasal (ve bazen ekonomik) olarak eşit oldukları inancı. Bütün insanlar­da bulunan ortak bir özelliğin ya da yetinin, insanlar arasında bir ayırım gözetilmemesi­ni, insanların aynı muameleye tabi tutulma­larını gerektirdiği [...]


Eşitlik

Ahlâki ve toplumsal bir ideakolalak, insanların birbirleriyle, aynı insan doğasına sahip olmak bakımından, aynı konum ve değerde olmaları hali. İnsanların birbirleriyle eşdeğerde olduğunu, bun­dan dolayı insanlar arasında ayırım gözetil­memesi gerektiğini dile getiren ilke. Eşitlik, İlkçağ Yunan felsefesinde, Yu­nanlı-barbar, özgür yurttaş-köle ayrımına karşın, bir akla sahip olmanın insanı dış dünyadan ayırdığı, bundan dolayı bir insa­nın akıl [...]


Estetik

Sanat ya da güzellik alanında söz konusu olan değerleri konu alan felsefi di­siplin; felsefenin güzeli ya da güzelliği konu alan, iyi, çirkin, hoş, yüce, trajik gibi güzel­likle yakından ilişkili olan kavramları araştı­ran, doğal nesne ya da insan yaratısı olan ürünlerde sergilenen güzelliklerle ilgili yargı ve yaşantılarımızda söz konusu olan değerleri, tavırları, haz ve tatları analiz [...]


Erdem

Ahlâki bakımdan her zaman ve sürekli olarak iyi olma eğilimi, iyi ve doğru eylemlerde bulunmaya yatkın olma durumu. İnsan varlığına en zengin, en gerek­li ve dolgun anlamını veren ahlâki nitelikle­rin toplamı İnsan iradesinin gerektiği takdir­de büyük özverilerde bulunmak ve ciddi engelleri aşmak pahasına, ahlâki iyiliği amaçlama, iyilik uğruna hareket etme gücü.


Erastusçuluk

Laik otoritenin kilise karşı­sında her konuda üstünlüğü ve önceliği ol­duğu inancı. Vatandaşları aynı dine bağlı toplumlarda, dini ya da dünyevi tüm suçları cezalandırma hakkı ve görevinin devlette olması gerektiği tezi.


Epistemoloji

Felsefenin, bilişsel süreçlerin oluşumlarından ziyade, bilgiyi genel olarak ele alan, bilgiyle ilgili problemleri araştıran, bilginin kaynağını, doğasını, doğruluğunu, sınırlarını inceleyen dalı.


Epiktetos

M. S. 55-135 yılları arasında yaşamış Stoalı filozof ve ahlâkçı. Siyaset felsefesi alanında, Epiktetos, insa­nı, Tanrı’dan başka insanları da içeren büyük bir sistemin üyesi olarak görmüştür. Ona göre, her insan öncelikle, kendi toplu­munun bir yurttaşıdır. Ama o, bir yandan da, tanrıların ve tüm insanların oluşturduğu daha büyük bir topluluğun üyesidir. Kent devleti bu topluluğun yalnızca [...]


Entelektüel

Geleneksel anlamı içinde, düşünsel veya zihinsel etkinliğe yönelmiş, bilgili, değerlendirme ve eleştiri gücü yüksek, topluma öncülük etme misyonu yüklenmiş aydın, çağdaş varoluşçu filo­zof Camus’nun deyimiyle ‘zihni kendi kendisini gözleyen kişi. Rönesanstan itibaren, yaklaşık 19. yüzyı­la kadar Avrupa’da entelektüeller, aralarında başta filozof ve bilim adamları olmak üzere, yüksek kültür ürünlerini ve değerlerini yara­tan insanlar olarak görülmüştür. [...]


Entelektüalizm

Genel olarak, zihni, bilginin ve eylemin gerçek ilkesi olarak gören öğreti, zihinsel fenomenlerin duygular ve irade karşısında önce ve üstün olduğunu öne süren felsefe anlayışı; insan zihninin daha soyut ve daha kavramsal bir düzeyde gerçekleşen bilişsel yeti ya da parçasını her alanda temele alan, ön plana çıkaran yaklaşım; varolan her şeyin, en azından ilke olarak [...]


Friedrich Engels

1820-1895 yılları arasın­da yaşamış ve hayatı boyunca Karl Marx’ın çalışma arkadaşı olmuş olan düşünür. Mark­sist öğretiye önemli ölçüde katkı yapmış ve ortak öğretilerinde, doğa bilimi, milletler sorunu, askerlik ve uluslararası ilişkileri uz­manlık konuları olarak üstlenmiş olan Engels’in temel eserleri, Marx’la birlikte yazmış olduğu Die Heilige Familie [Kutsal Aile],Die Deutsche İdeal ogie [Alman İdeolojisi], Manifest der [...]


Enformasyon toplumu

Bilginin en temel ürün, en değerli kaynak olduğu, işgücünün önemli bir bölümünün enformasyon endüstrisinde çalışanlardan meydana geldiği toplum modeli. Yüzyılımızın son on yılında kendini iyice gösteren enformasyon toplumunun üç geliş­me evresinden geçtiği söylenmektedir. Bi­rinci evre on dokuzuncu yüzyılın ortalarında başlamış ve iletişimin elektrifikasyonuyla karakterize olmuştur. İkinci evre ise, yüzyılın ortalarında enformasyonun toplumun merkezinde bulunduğu kabulüyle [...]


Endüstriyalizm

İnsanın bilgisinde ve doğa üzerinde egemenlik kurma sürecinde, makine üretim sanatları­nın ya da tekniğinin kazanılması ve meka­nik güç kullanımının öğrenilmesiyle belirle­nen evre; maddi ilerlemedeki belli bir aşama; ekonomik gelişme ve toplumsal kal­kınmanın endüstrileşme yoluyla olacağını savunacağını öne süren görüş. Buna göre, cansız güç kaynaklarının, üretimi mekanikleştirmek amacıyla, üretim sürecine uygulanmasının ardından ortaya çıkan ekonomik büyümeye [...]


Endüstri toplumu

Endüstri toplumu sonrasında ortaya çıkan endüstrileşmenin yarattığı toplum modeli. Böyle bir toplum türünün temel özellikle­ri şöyle sıralanabilir: 1- Ortak bir dil ve kül­tür birliğini yaşayan ulus devletlerinin doğuşu; 2- Geçim ekonomisinin ortadan kalkışıyla birlikte, üretimin ticarileşmesi; 3- Makine üretiminin hakim üretim şekli olması ve üre­timin, küçük işletmelerde değil de, fabrikada gerçekleşmesi; 4- Tarımla uğraşan insan [...]


Endüstri devrimi

Batı uygarlı­ğında, kabaca 1780 ve 1820 yılları arasında kalan tarihsel döneme ve bir dizi teknik bu­luşun, buhar makinesi ve lokomotifin icadı­nın üretim sürecinde, insan gücü ve emeğinin yerini mekanik enerjinin almasına olanak veren süreci başlattığı döneme verilen ad.


Empirizm

Genel olarak, özellikle, deneysel bilimin on altıncı yüzyıldan itiba­ren kazandığı önem ve kaydettiği başarıların bir sonucu olarak, F. Bacon, T. Hobbes, J. Locke, G. Berkeley ve D. Hume gibi İngiliz düşünürleri tarafından savunulan, tüm bilgilerin deneyime, duyu algısına dayandığı görüşü.


Emperyalizm

Gelişmiş ülkelerin zayıf ya da az gelişmiş ülkeleri ekonomik, politik ve kültürel bakımdan baskı altında tutması, onları hakimiyeti altı­na alması süreci ya da işlemi. Napolyon’un siyasi ve askeri özlemlerini ifade etmek üzere kullanılmaya başlayan emperyalizm terimi, Avrupa’nın 1870’li yıl­larda başlayan yayılmacılığıyla daha an­lamlı hale gelmiştir. Emperyalizmi ya da emperyalist süreci açıklayan üç farklı teori vardır. [...]


Empati

Kişinin başka bir kişinin istek ve duygularını anlayabilmesi, başka bir kimsenin halini kavrayabilmesi durumu. Kişinin kendisi başka bir bilincin yerine koyarak, söz konu­su bilincin duygularını, isteklerini ve düşün­celerini, onun bu yaşantılarını o anda be etmeksizin. anlayabilmesi yeten kişinin, kendi zihninde ya da içinde, bir kişinin rolünü kabul edip, benimsemesi hali.


Elitizm

Bir toplumda, başta politik alan olmak üzere, tek tek hemen her alanda ön plana çıkan, doğuştan getirdiği yetenekleriyle veya sonradan kazandığı biri­kimlerle seçkinleşen insan ya da grupların varolduğunu veya olması gerektiğini savu­nan yaklaşım ya da tavır. Eşitlikçiliğe karşıt bir yaklaşım olan elitizmin bilinen ilk büyük savunucusu Platon, modern dönemde ise Nietzche’dir.


Eleştirel teori

Yirminci yüzyıl düşüncesinde, Frankfurt Okuluyla birleştirilen toplumsal analiz tarzı. Tüm kapalı sistemleri eleştiri yoluyla çözmeyi ya da yıkmayı amaçlayan eleştirel teori, eleştirinin daha çok Hegel’deki versi­yonundan yola çıkmış ve dolayısıyla da, eleştirinin öncelikle özeleştiri şeklinde ger­çekleşmesi gerektiği inancını hayata geçir­meye çalışmıştır. Eleştirel teorinin Adorno, Horkheimer, Marcuse, Habermas gibi sahipleri, insanın toplumsal eleştiri yoluyla, baskılardan kurtulup [...]


Ekonomizm

Toplum ve siyasi tarihe ilişkin açıklamada, diğer faktörleri büyük ölçüde göz ardı ederek, tümüyle ekonomik geliş­meleri vurgulama, ön plana çıkarma anlayı­şı. Her tür toplumsal, siyasi ve kültürel faa­liyeti ekonomik temel yoluyla açıklayan, üstyapının kendisinin bağımsız bir anlamı olabilmesini kabul etmeyen indirgemeci görüş. Genelde, Marx’ın tarihsel maddeciliğini ifade etmek için kullanılan ekonomizm te­rimi, ideolojik mücadelenin önemini [...]


Albert Einstein

1879-1955 yılları arasında yaşamış olan Alman asıllı ABD’li fizikçi. Yirminci yüzyılın başlarında geliştirdiği teorileriyle ilk kez olarak kütle ile enerjinin eşdeğerliğini kanıtlamış olan Einstein, zaman, mekan ve kütleçekimi üzerine tü­müyle yeni düşünme tarzları önermiştir. Einstein, özel ve genel rölativite teorileri yalnızca Newton fiziğinden değil, fakat Eukleides geometrisinden de kopuşu simge­leyen büyük bir bilim adamıdır. Einstein [...]


Eğitim sosyolojisi

Eğitim kurumlarını ve okullaşmayla modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din, vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ve bakış açısıyla araştıran sosyoloji dalı. Eğitim sosyolojisinin günümüzdeki araş­tırmaları, eğitimin öncelikle, yeniden üreti­lecek bir kültürü, bir bilgi ve beceriyi aktar­mak, [...]


Eğitim psikolojisi

Genel olarak, uygulamalı psikolojinin öğ­renmeye ilişkin çalışmalarla, problem çözme, ölçme gibi konularla ilgili olan dalı; çocukların eğitimi, gelişimi ve yetişmesinde rol oynayan öğrenme süreçlerini ve bu sü­reçte karşılaşılan psikolojik sorunları ince­leyen disiplin. Daha özel olarak da, öğrenme ve öğret­me süreçlerini anlamayı amaçlayan akade­mik psikolojiyle, kişinin öğrenme yeteneği­ni tam olarak gerçekleştirmesini engelleyen handikapları teşhis edip ortadan [...]


Eğitim felsefesi

Felsefenin, eğitimin imkanı, doğası, amaçları ve yöntemleri ile ilgili problemleri, felsefeye özgü yöntemlerle konu alan dalı. Eğitimin olanaklı olup olmadığı, eğitimin bir ideoloji ya da öğreti aktarmaktan bağımsız olup olmadığı, eğitimde bir öğretmene gerek duyulup duyulmadığı, eğitimde temel amacın bilgi aktarmak mı, yoksa bilgilenme yeteneği kazandırmak mı olduğu, eğitimin olgularını konu alması gerektiği, bilgiyi amaçlayan [...]


Eğitim

1- Bir toplumun kültürünün, yani değer yargıları ile bilgi ve beceri birikiminin yeni kuşaklara aktarılması süreci; bu sürecin okul benzeri kurumlarda gerçekleştirilmesi faaliyeti. 2- Kişinin kendisini bir bütün olarak gerçekleştirmesine, insan varlığının bütün gizil güçlerini hayata geçirmesine imkan veren süreç. Kişinin, insanlığın özellikle tinsel mirasını özümsemesi yoluyla, toplum değerlerine ve kabul görmüş yaşam tarzlarına sağlıklı [...]


Egzistans

Varoluşçu felsefede insani varoluş anlamında, salt özne ya da bireyin varoluşu. Klasik felsefede varoluş ya da varolan birey, kavramlar alanının dışında kendinden kalın olan birey anlamına gelen existence, varoluşçu felsefece özel bir anlam kazanarak, soru sorabilen, kendi kendini tanımlayan, kendi imkanlarını gerçekleştirerek özünü belirleyebilen insani varoluşu tanımlamaya başlamıştır.


Egoizm

Ahlâk felsefesinde her insanın kendi iyiliğini gözetmesi ve kendi çıkarlarını hayata geçirmesi gerektiğini, yaşamdaki en yüksek iyinin, kişinin kendisi için mümkün tüm tat­minleri (arzuları, istekleri, ihtiyaçları, hazları ve amaçları) karşılaması ya da gerçekleştirmesi olduğunu, kişinin kendi tatmin, başarı ve mutluluğunun ilk, en yüksek ve nihai değer olduğunu, kalan tüm değerlerin bundan çıktığını savunan anlayış.


Düzen

Bir çok öğe arasından çeşitli açılardan (zaman, mekan, mantık, estetik, ahlâk, varlık, vb. bakımından) kurulan ahenkli bağlantı; belirli bir metodolojik ya da mantıksal plan gerektiren sistemden farklı olarak, bir şeye ilişkin formel ya da düzgün düzenleme bir şeyin bir hiyerarşi ya da dizi içindeki yeri.


Düşünme

Kişinin öğrenme süreci içinde kazandığı kavramlar, kullandığı imgeler, düşünce ve hare­ketler, sözcük ve terimler gibi simgeler aracılığıyla gerçekleştirilen zihinsel faaliyet; çıkarsama, akıl yürütme, anımsama, kuşku duyma, isteme, hissetme, anlama, kavrama gibi, bilinçli bir biçimde gerçekleştirdiğimiz zihinsel faaliyetlerin herhangi biri; karşılaş­tırmalar yapma. analiz, sentez, bağlantı kurma ve kavram gibi işlemlerden oluşan zihinsel süreç.


Düşünce

İnsana özgü olan düşünme faaliyetinin, iç ya da dış uyaranlara yanıt olarak gelişen düşünme ediminin ürünü; in­sanın zihinsel faaliyetleri ile dış uyaranlar arasında kurduğu bağlantının sonucu olan şey. Kişinin bir konu üzerindeki yargısı, bir nesnenin fikirlerle oluşturulmuş soyut tasa­rımı; bilinçli insan varlığının kavramları birbirine bağlamasını ve yeni bilgilere ulaş­masını mümkün kılan işlemler, süreçler bütünü.


Dünyevileşme

Dini inançlarla uygulamaları, yalnız kişisel değil, fakat toplumsal karar alma ve eylemde yol gösterici­ler olarak değerlendirmeme tavrı ya da sü­reci; dini düşünce, uygulama, inanç ve kuralların toplumsal anlam ve önemini yitir­mesi süreci; kentli toplum yapısıyla endüst­ri toplumunun gerçekleşme sürecinde orta­ya çıkan toplumsal değişmelerin sonucu olan genel durum. Toplumun modernizasyonunun doğurdu­ğu bir süreç ya da hali [...]


Duyumculuk

Genel olarak tüm bilgilerimizin duyumlardan türediğini; bir başka şeye indirgenemezcesine, gerçek­ten ve en yüksek bir biçimde varolan, başka her şeyin kendisine indirgenebildiği tek şeyin duyum olduğunu savunan görüş. Bütün zihin hallerinin, tüm bilinç içeriklerinin, bir­leşim ya da çağrışım yoluyla duyumdan tü­rediğini, duyumlarımızın inançlarımızın biri­cik kaynağı ve dayanağı olduğunu, dünya ile ilgili bütün önermelerin hiçbir anlam [...]


Dönüştürme

Klasik mantıkta, dört standart form katego­rik önerme formunda değişiklik yapma bu dört önermeden her birinin öznesinin ya da yükleminin yerini veya önermenin niteliğini değiştirerek yeni bir önerme elde etme işle­mi. Söz konusu dönüştürme işlemi sırasında, önermenin ilk hali ile değiştirilmiş hali ara­sında bir eşdeğerlik olması zorunluluğu var­dır. Evirme, çevirme ve devirme olmak üzere, üç tür [...]


Dönemleştirme

Tarihsel ve sosyolojik araştırmaların ya da daha doğru bir deyişle bu alanlarda çalışan ve düşünen araştırmacı ya da düşünürlerin olay dizilerini, çoğunluk bir ölçüte dayanarak ardışık dönem ya da evre­lere ayırmaları işlem veya sınıflama faali­yetleri. Örneğin, Saint Simon’a göre, insan top­lumunun tarihi, kendilerine ayrı düşünce tarzlarının karşılık geldiği üç ayrı evreden meydana gelmektedir: çoktanrıcılık ve [...]


Doktrin

Öğreti. Savunulan ve öğretilen bir öğretim ya da ilke; dini, felsefi ya da siyasi bir sistem veya öğretimdeki inanç ve kav­ramların bütünü; bir konu ile ilgili fikirler toplamı; bir düşünür ya da filozof un düşün­celerinin bütünü. Buna göre, doktrin, otorite temeli üzerin­de öne sürülen, empirik desteği, kanıtlaması olduğu söylemekle birlikte, çoğunluk halihazırdaki verilerin ötesine geçen, [...]


Doğuştancılık

1- Genel olarak, belirli insani özelliklerin sonradan kazanılmış ol­mayıp, doğuştan getirildiğini öne süren an­layış. 2- Daha özel olarak da epistemolojide, bilgimizin en azından bir bölümünün ya da bilgi için temel oluşturan kavram, ilke ve fi­kirlerin doğuştan olduğunu, insan zihninin dış dünyaya ilişkin deneyim ve gözlemden elde edilemeyecek, soyutlama yoluyla kaza­nılamayacak ilke, kavram ve düşüncelerle dünyaya [...]


Doğurucu evrim

Yeryüzündeki yaşam biçimlerinin evrimini konu alan, ev­rendeki evrim sürecinin genel çizgilerini ifade etmeyi ve evrimin, kendisini meydana getiren öğelerde bulunmayan yeni özellikle­rin ortaya çıkışıyla oluştuğunu öne süren evrim teorisi. Yeni realist düşünürler Lloyd Morgan ve Samuel Alexander tarafından öne sürülen doğurucu evrim teorisi, C. Darwin tarafın­dan geliştirilmiş olan evrim teorisinden sü­reksizlik, düzey, yenilik ve yaratıcı [...]


Doğal haklar öğretisi

17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere, Fran­sa ve Amerika’da, özellikle de güçlü bir orta sınıfın doğuşu ve gelişmesinin bir sonu­cu olarak ortaya çıkan, ve bireysel insan varlıklarının, yaşama ibadet, düşünce konuşma, yayın özgürlüğü yasa karşısında eşitlik, mülkiyet, mutlu olma hakkı türün­den birtakım vazgeçilemez değiştirilemez ortadan kaldırılamaz, bir başkasına devredi­lemez temel haklara sahip olduğunu savunan öğreti.


Doğalcılık

Genel olarak her şeyin doğal olduğu, yani varolan her şeyin doğal dünyanın bir parçası olup, bu dünya­ya ilişkin araştırmaya özgü yöntemlerle araştırılması gerektiği görüşü; varolan ya da olup biten her şeyin doğa bilimlerinde örneklenen yöntemler tarafından açıklanabil­me anlamında doğal olduğunu, varolan her şeyin doğanın bir parçasını meydana getirdiğini savunan anlayış.


Doğal bir kurum olarak devlet

Devleti büyük ölçekli bir ya da organizma olarak gören Platon’un, devleti insan doğasına dayandıran görüşü. Bu anlayışa göre, devlet bireyin doğasın­dan türer, zira birey, mantıksal olarak dev­letten önce gelir. Ve bu bağlamda, devlet insan doğasının yapısını yansıttığı için, doğal bir kurumdur. Platon’a göre, devletin kökeninde insanın ekonomik ihtiyaçları var­dır. İnsanların birçok ihtiyacı olduğu ve hiç­bir [...]


Doğal Ayıklanma

Yaşama savaşında.daha az yetenekli bireylerin elenerek, daha iyi uyum sağlayanların, daha yetenekli olanların hayatta kalması durumu. Evrimi doğadaki koşullara daha iyi uyum sağlaya­bilmenin sonucu olarak gören ve akraba tür­lerde bulunmayan özel uyum mekanizmala­rıyla donatılmış türlerin çevre koşullarına daha iyi uyum sağlayacağını, ve dolayısıyla yaşamlarını sürdürme şansının daha yüksek olacağını savunan Darwin’in, doğada hüküm süren ve [...]


Doğa hali

Modern sivil top­luma ilişkin görüşlerin temelinde yer alan bir fikir olarak, çoğunluk sivil toplumu te­mellendirmek için kullanılan ve insanın, hiçbir siyasi örgüt ya da yönetimin olmadığı zamanki durumunu dile getiren ya da insa­nın toplum dışında, bozulmamış bir halde olma durumuna işaret eden fikir. Doğa hali kavramı, on yedinci ve on seki­zinci yüzyıl filozofları tarafından, sivil [...]


Doğa felsefesi

Tarihi bir çerçe­ve içinde, öncelikle Antikçağda veya Hellenik dönemde, M.Ö. 6. ve 5. yüzyılların salt doğayı konu alan felsefesi, sonra da Yunan ve Hıristiyan Avrupa’da genel metafizik sistemlerin doğaya ilişkin açıklamadan meydana gelen dalları.


Dogmatizm

Genel olarak, kimi öğretilere en küçük bir eleştiriye izin verme­den, rasyonel ve mantıksal kanıtlar yerine, salt duygulara veya kişisel eğilimlere daya­narak körü körüne inanma, onları sorgusuz sualsiz bir biçimde benimseme. Bir düşünce, bir iddia ya da bir teoriye ilişkin bir incelemeyi reddetme ve düşünce, iddia ya da teori­nin, her tür eleştiri ve sorgulamadan bağım­sız olarak, [...]


Dogmatik

Genel olarak belli bir takım ilkeleri, tezler, düşünce, teori ve ideo­lojileri mutlak olarak doğru ve her zaman geçerli diye kabul eden, görüşlerini kesin ve tartışmaya yer vermez bir biçimde öne süren kimsenin tutumu için kullanılan sıfat. Dogmatik buna göre, bir görüş ya da Öğ­retiyi, mutlak bir kendine güven ve otoritey­le öne süren, en küçük bir [...]


Dogma

1- En genel olarak, sıkı sıkıya, büyük bir güçle inanılan, otoriteye dayandıktan başka, olgulardan ve diğer de­neysel desteklerden bağımsız olarak kabul edilen şeyler için kullanılan terim. Dini bir çerçeve içinde, tanrısal bir otoriteye dayanan ve inkar etmenin sapkınlıkla eşanlamlı olduğu değiştirilemez ve sorgulanmadan be­nimsenen temel inançlar, temel işlevleri Tanrı’nın kendisini insana gösterdiği ve bil­dirdiği vahyin [...]


Diyalektik materyalizm

Marx, fakat daha ziyade Engels tarafından kurulup geliştirilmiş olan, daha sonra başta Lenin olmak üzere, birçok düşünürün ken­disine katkı yaptığı akım ya da görüş. Marksizm adı verilen dünya görüşü ya da ideolojinin mantık, ontoloji ve epistemoloji­sini ortaya koyan öğreti. Söz konusu okulun materyalizmi, ontolo­jik olarak, maddenin ya da doğanın veya göz­lemlenebilir dünyanın kendi başına gerçek [...]


Diyalektik idealizm

Marx ve Engels’in, ide, düşünce, tinsel bir gerçek­lik ya da tanrısal iradenin maddi gerçeklikten, gerçeklikteki maddi varlık ya da nesnelerden mantıksal olarak önce geldiği öncül ya da tezini, tez, antitez ve sentezden oluşan diyalektik yöntemle ifade eden ya da geliş­tiren bir felsefe anlayışına verdikleri ad. Bu tür bir felsefeye örnek, Hegel’in felsefesi­dir.


Diyalektik

Yunanca tartışma sanatı an­lamına gelen dialektike tekhne’den türeyen bir terim olarak, genelde akılyürütme yoluy­la araştırma ve doğrulara ulaşma yöntemi. Diyalektik, değişik dönemlerde ve deği­şik filozoflarda farklı bir anlam kazanmış olduğu için, yukarıdaki genel diyalektik ta­nımı, örneğin Hegel ve Marx’ın diyalektik anlayışını kapsamaz. Bu durum dikkate alındığında, 1- Diyalektik her şeyden önce, bir tez ya da [...]


Din

İnsan varlığının yaşam ve tecrübelerinin temel boyutuyla ilgili sorulara, belirli özellikleri olan bir Tanrı kavra­mıyla yanıt getirmeye çalışan inanç sistemi. Doğaüstü bir tanrısal güç ya da varlıkla ilgi­li inançların, bu varlığa yönelik manevi eği­limlerin ve Tanrı’ya yapılan ibadetin oluş­turduğu bütün. İnsanların fiziki açıdan belli bir güvensiz­lik duygusu yaşadıkları ve oldukça güçsüz varlıklar oldukları, insanların hastalıklara [...]


Dil

Belirli ve standart anlamları olan söz­cüklerden ve bir iletişim yöntemi olarak kullanılan konuşma formlarından meydana gelen yapı ya da bütün. Birbirleriyle karşı­lıklı olarak, sistematik bir ilişki içinde bulu­nan ve sözcük düzeyinde uzlaşım yoluyla oluşan bir anlama sahip olan birimlerden meydana gelen sistem. Duyguları, düşünceleri, seçimleri açıkça göstermeyi mümkün kılan her türlü işaret sistemi olarak dil, [...]


Dışavurumculuk

Estetikte, sanatçının ya­ratma sürecinin temelde, dışavurum bir eylem ve sanatçının izlenimlerini duygula­rını, sezgilerini ve tavırlarını açığa çıkarma­sından ve gözler önüne sermesinden oluşan bir süreç olduğunu savunan akım.


John Dewey

1859-1952 yılları arasında ya­şamış olan ve aletçilik olarak bilinen felsefe akımının kurucusu ünlü Amerikan filozof ve eğitim teorisyeni. Charles Sanders Peirce ve William James’ın görüşlerinin bir sentezini yapmış olan Dewey pragmatizmi, mantıksal ve ahlâki bir analiz teorisi olarak geliştirmiş­tir. Temel eserleri: Problems of Man [İnsanın Sorunları], Studies in Logical Theory [Man­tık Teorisiyle İlgili Araştırmalar], Freedom [...]


Devrim

Genel olarak, yer­leşik toplum düzenini, devlet ve toplum ya­pısını tümüyle değiştiren, köklü, hızlı ve kapsamlı dönüşüm. Devrim, İlkçağda, Yunanlı ve Romalı düşünürlerde, bir yönetim biçimi ya da bir dizi yöneticinin belli bir ardışıklık ilişkisi içinde diğerinin yerini aldığı siyasi değiş­meyi ifade etmiştir. Bu dönemde siyasi yaşam, döndükçe bazılarına otorite ve yö­netme hakkı verirken, bazılarının mahvına [...]


Devletin ideolojik aygıtları

Marksist Fransız düşünürü Louis Althusser ‘in eğitim, kilise, kitle iletişim araçları, sendikalar ve hukuk gibi, normalde devlet denetimimin dışında kalıp, özel alana dahil olmakla birlikte, devletin değerlerini aktarma, onun iktidarını pekiştirme ve böy­lelikle de düzeni koruyarak, kapitalist üretim ilişkilerini sürdürme işlevi gören ku­rumları tanımlamak için kullandığı deyim. Althusser’e göre, bir devletin, biri baskı­cı, diğeri de [...]


Devlet felsefesi

Siyaset felsefesinin bir dalını meydana getiren ve toplumsal yaşamla devletin doğuşunu, doğasını ve anla­mını araştıran, insanlarla insanların içinde yer aldıkları siyasi örgütlenmeler arasındaki ilişkileri inceleyen felsefe dalı. Devlet felsefesi tarihinde, devlet şu şekil­lerde anlaşılmıştır: 1- Doğal bir kurum veya organizma olarak. Bu yaklaşımın klasik temsilcisi Platon’dur. O, devleti büyük öl­çekli bir insan ya da organizma, [...]


Devlet dini

Devleti dünyadaki ilahi düşünce, Tanrı’nın bu dünyadaki yürüyüşü kabul ederken, insanın bütün tinsel gerçekliğini devletten aldığını savunan ünlü 19. yüzyıl Alman filozofu Hegel’in din anlayışı. Devleti özgürlüğün gerçekleşmesi olarak tanımlayan Hegel’e göre, birey hiçbir şey, devlet her şeydir. Devletin apaçık, mevcut vakıa olduğunu ve etik hayatı gerçekleştirdiğini, insanoğlunun sahip bulunduğu değere haiz her şeyin Devlet [...]


Devletçilik

Devleti tüm toplumsal görevle­rin düzenleyicisi olarak gören, özellikle de ekonomide devletin ekonomiye müdahalesi­ni ve piyasa mal ve hizmetlerini doğrudan bir biçimde üretmesini öngören anlayış. özel çıkarları merkezi olarak örgütlemenin üretimi arttıracağı inancına dayalı olarak, devletin görevlerinin yaygınlaştırılmasını ve ekonomi alanına müdahalesini öngören görüş. Sanayi ve ticaret kuruluşlarının, eğitim, kültür, sağlık faaliyetlerinin devletin elinde toplanmasını öğütleyen [...]


Devlet

Toplumu yöneten kurallar ve yasalar yaratma otoritesine sahip bir ayrı bir kurumlar kü­mesi. Demokrasilerde hükümetlerin gelip gittikleri dikkate alınırsa, salt hükümete eşdeğer olmadığı gibi, iktisat, okullar, toplum örgütleri benzeri örgütlü ve sürekli kurum ve davranış pratiklerinin bütün bir alanı ola­rak sivil topluma da karşıt olan bütünsel po­litik sistem. Devletin varlığı için zorunlu olan öğeler, sırasıyla [...]


Determinizim

Evrende olup biten her şeyin bir nedensellik bağlantı­sı içinde gerçekleştiğini fiziksel evrendeki ve dolayısıyla da insanın tarihindeki tüm olgu ve olayların mutlak olarak nedenlerine bağlı olduğunu ve nedenleri tarafından ko­şullandığını savunan anlayış. Evrendeki her sonucun, her olayın gerçekte bir nedeni ya da nedenleri bulunduğu görüşü; doğanın ne­densel yasalara tabi olduğu ve evrende hiç­bir şeyin nedensiz [...]


Rene Descartes

1591-1650 yılları arasın­da yaşamış, modern felsefenin kurucusu olarak ün kazanmış Fransız filozof. Temel eserleri: Regulae ad Directionem Ingenii [Aklın İdaresi İçin Kurallar], Principia Phi­losophiae [Felsefenin İlkeleri], Discours de le Mathade [Yöntem Üzerine Konuşma], Maditations Mataphysiques [Metafizik Dü­şünceler]. Temeller: Yeni bir doğa ve insan anlayı­şının ortaya çıktığı, araştırma yöntemlerinin yeni baştan oluşturulduğu bir çağda, bilimlere bir [...]


Denkleştirici adalet

Bireyler arasındaki eşitlik düşüncesiyle ilişkili olan toplum içindeki bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini eşitlik, ve dürüstlük içinde düzenlemeyi amaçlayan adalet anlayışı. Özel­likle bireyler arasında eşya ve hizmet alışve­rişinde söz konusu olan ve aritmetik eşitliğe dayanan adalet türü.


Demokritos

Sokrates öncesi doğa felsefe­sinde, atomcu okulun Leukippos’la birlikte kurucusu olan ünlü filozof. Metafiziği: O da Yunan felsefesini meş­gul etmiş olan, birlik ile çokluk arasındaki ilişkinin neden meydana geldiği, ve dolayı­sıyla «neyin gerçekten varolduğu problemi üzerinde yoğunlaşmıştır. Ona göre, çokluk, yani doğada varolan tüm nesneler bir şeyden, maddeden meydana gelmişlerdir. De­mokritos, sözü edilen bu birliği, maddenin, [...]


Demokratik sosyalizm

Sosyalizmi hedeflemekle birlikte, ihtilalci komünizmden, meşru yönetim sürecini sadakatle takip etmek ve liberal kapitalizmden sosyalizme barış içinde geçişi amaçlarken, bireyin öz­gürlüğünü her şeyin üzerinde tutmak bakı­mından farklılık gösteren antikapitalist fel­sefe ve hareket. Evrimci bir düşünce ve anlayışı cisimleş­tiren demokratik ya da liberal sosyalizm, en iyi bir biçimde ihtilalci ya da Marksist komünizmle olan farklılıklarına işaret [...]


Demokrasi paradoksu

Tarihte ilk kez olarak ünlü Fransız düşünü­rü Jean Jacques Rousseau tarafından ifade edilmiş olan ve hemen herkes tarafından kabul edilen öncüllerden çelişik bir sonuç çıkarsayan paradoks. Rousseau tarafından dile getirilen para­doks, şu adımlardan oluşmaktadır: 1- De­mokratik tercihlerin meşruluğuna inanıyor-sam eğer, çoğunluk tarafından seçilen bir politikanın uygulanması gerekir. 2- A ve B gibi iki bağdaşmaz politika [...]


Demokrasi

Halkın yönetimi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen siyasi yönetim biçimi. Genel olarak, temsil, çoğunluğun yönetimi, partiler arası karşıtlık ve yarışma, alternatif hükümet şansı, kontrol, azınlık haklarına saygı gibi temel kavram ve düşüncelerle belirlenen politik sistem. Genel ifadesini, yöneticilerin yönetilenler tarafından seçilmesi düşüncesinde, yönetimle halk arasındaki ilişkilerin niteliğinde, yurttaşlar arasında ekonomik bakımdan büyük farklılıkların olmaması [...]


Değişme

Duyumsal ve içe­bakışsal deneyimimizin en belirgin, temel ve özsel yönlerinden biri; varolanların başka bir şekle ya da duruma girmeleri süreci. Değişme kavramı sırasıyla, zaman içinde art arda gelişi; değişme boyunca kendi ken­disiyle göreli olarak aynı kalan bir şey ya da tözü; bu tözün sahip olduğu özellikler bakımından sergilediği farklılıkları ve belli bir yön ya da [...]


Dayanışmacılık

Ahlâkın, siyaset, sosyoloji, hukuk ve iktisadın temelini dayanışmada bulan öğ­reti. Özellikle de, sosyoloji ve ahlâk alanın­da, dayanışma fikri üzerine kurulan görüş veya doktrin. Dayanışmacılık, ilke olarak, her insanın uygarlığın kendisine sağladığı nimetlerden dolayı, dünyaya borçlanmış olarak geldiğini öne sürer. İnsanın, bu nedenle toplumsal kalkınmaya katkıda bulunarak, başka bireylere yardım ederek, ve toplumsal yükümlü­lüklerden kendi payına [...]


Davranışçılık

Psikolojinin tam anlamıyla em­pirik veya deneysel bir bilim olması gerek­tiğini, onun sadece ve sadece organizmanın yaptığı ve dışa vurduğu şeyi araştırması ge­rektiğini söyleyen teori; insan ve hayvan psi­kolojisini, zihin ve bilinç kavramlarını tü­müyle bir kenara bırakarak, davranışa ilişkin araştırmalarla sınırlayan, psikolojinin mümkün tek konusunun gözlemlenebilip, ölçülebilen davranış olduğunu savunan çağdaş Amerikan psikoloji okulu. Psikolojinin görevinin [...]


Davranış

Bir nesnenin, özellikle de canlı bir yaratığın, bir organizmanın belli bir ortamdaki hareket tarzı, canlıların çeşitli durum ve ortamlardaki tepkileri, bireyin için­de bulunduğu doğal ya da toplumsal ortamın uyaranlarına tepki gösterme ya da yanıt verme biçimi için kullanılan genel terim.


Darwinizm

Ünlü İngiliz biyolog ve doğabilimcisi Charles Darwin’in doğal ayıklanma, türlerin kökeni ve insanın türeyi­şiyle ilgili evrimci görüşünü, onun insan da içinde olmak üzere, tüm canlı varlık türlerinin doğuşunu ve gelişmesini yaşama savaşı ile açıklayan araştırmalarını ve görüşlerini ta­nımlayan genel terim. Darwin’in, organik değişimleri açıklamak amacıyla geliştirdiği biyolojik evrim teorisini temele alan yaklaşım; insanı da içine [...]


Charles Darwin

1809-1882 yılları arasın­da yaşamış ve canlılarda evrimin doğal ayık­lanma yoluyla gerçekleştiğini öne süren teo­risiyle, bilim ve düşünce tarihinde adeta bir devrim yaratmış olan İngiliz doğa bilimci. Evrim konusunda yeterli kanıt sunarak, canlıların, doğal ayıklanma yoluyla çevreye uyum sağladığını açıklamış ve On the Origin of Species by Means of Natural selection [Türlerin Kökeni] adlı temel eserinde [...]


Daimicilik

Genel olarak, insanın toplumun ve yaşamın değişmez bazı temel yönleri, gerçekleri bulunduğunu bu öz ya da yönle ­kaldığını savunan öğreti.


Dağıtıcı adalet

Herkese hak ettiğini vermek biçiminde tanımlanan orantılı bir eşitlik düşüncesinin ürünü olup, eşitlerin eşit, eşit ol­mayanların da farklı işlem görmesi gerektiğini savunan adalet türü. Bir toplumda mal, mülk, eğitim, imtiyaz, hak ve fırsatların, top­lumun üyelerine orantılı bir şekilde dağıtılma­sına dayanan adalet anlayışı.


Çoktanrıcılık

Tanrısal gerçekliğin özü itiba­riyle, bir değil de, çok olduğunu, birden çok Tanrı’nın varolduğunu savunan anlayış; doğa güçlerinin, ölülerin, birtakım hayvan­ların tanrısallaştırılmasının sonucu olarak ortaya çıkan, ve birden çok Tanrı’nın varlı­ğını kabul eden inanç.


Çokçuluk

Genel olarak, aynı cins tenlik yerine çeşitliliğin aynılık yerine fark­lılığın, tek bir şey yerine Çokçuluğun önemini vurgulayan görüş.


Çilecilik

Genel olarak, bilginin, kişisel gelişme ve yetkin­leşmenin ancak rahatlık, iyi giyim ve yemek gibi arızi öğelerin yadsınmasıyla, konfor ve rahat koşullardan vazgeçilmesi suretiyle elde edildiğini savunan anlayış. Kişinin, ahlâki bakımdan gelişmesi ve olgunlaşması için, iradeyi sıkı bir disiplin altına sokması tavrı.


Çevrecilik

Genel olarak, çevrenin insanın faaliyetleri üzerindeki etkisini vurgulayan felsefi öğreti, çevrenin insan davranışını belirlemedeki rolünü vurgulayan teori ve felsefi okul. İnsanlar da içinde olmak üzere, tüm hayvanların yapısını ya da davranışını etkileyen bir etmen ola­rak fiziki, biyolojik, psikolojik ya da kültü­rel Çevrenin önemini vurgulayan anlayış. 2 Sosyal bilimlerde, uygarlık ve toplumun gelişmesinde çevre etkenlerinin önemi [...]


Çelişki

Bir ve aynı önermenin aynı anda hem tasdiki ve hem de inkarına, hem evetlenmesi ve hem de değil­lenmesine; bir önerme ile bu önermenin değillemesinden oluşan kümeye verilen ad. Buna göre, mantıkta iki kavram, yargı ya da önermenin birbirlerini dışta bırakan karşı olumunu ifade etmek için kullanılan çeliş­ki terimi, sosyoloji ya da toplum felsefesin­de, özleri ya [...]


Çatışma teorisi

Toplumu meydana getiren grup ya da öbekler arasındaki rekabete dayalı çıkar çelişkisini temele alan, çatışma­nın toplumsal gelişme için önemli bir işlev yerine getirdiğini dile getiren teori. Çatışmanın doğası ve işleviyle ilgili ilk teoriler on dokuzuncu yüzyılla yirminci yüz­yılın başlarında öne sürülmüştür. Bu alan­daki ilk önemli kuram. Marx’ın iki sınıf arasındaki çatışmaya dayanan toplumsal ça­tışma modelidir. [...]


Çağırma

İdeolojinin hitap etmesi, bireylerin ideoloji ta­rafında inşa edilmeleri sürecine çağdaş ya­pısalcı Marksist düşünür Louis Althusser tarafından verilen ad. İdeolojinin ve hakim sınıfın hegemonya­sının sanıldığı gibi doğrudan bir tahakküm yoluyla gerçekleşmediğini söyleyen Althus­ser’e göre, ideoloji çağırma aracılığıyla, yani bireyleri varolan üretim ilişkileri için­deki rollerini sorgulamadan kabul edip be­nimseyen bir sosyal kimlikle donatacak şekilde işler.


Çağdaş felsefe

On dokuzuncu yüzyılın sonla­rından başlayıp günümüze dek uzanan felsefe. Felsefe hiçbir zaman boşlukta gelişme­yip, kültürün bir parçası olarak, daima çağın siyasi ve toplumsal koşullarıyla ilişki içinde ortaya çıktığına göre, çağdaş felsefe­nin de, yirminci yüzyılın koşullarından etki­lenen, yirminci yüzyıla özgü bir bakış açısı vardır. Çağdaş felsefe içinde yer alan tüm filozoflar, aralarındaki farklılıklara karşın, işte bu [...]


Marquis de Condorcet

Aydınlanmanın 1743-1794 yılları arasında yaşamış olan ünlü düşünürü. İnsanın yetkinleşebileceğine ve insanlığın “sonsuzca ilerleyebileceğine inanan Condor­cet, ilerlemeye duyduğu bu inancı, Esquisse d’un Tableau Historique des Progrös de I’Esprit Humain [İnsan Zekasının İlerlemele­ri Üzerine Tarihi bir Tablo Taslağı] adlı ese­rinde dile getirmiştir. Ona göre, insan vahşiliğin en alt basamaklarından hızla yu­karı doğru yükselmiş olup, aydınlanma, erdem [...]


Comte’çu pozitivizm

Bütün poziti­vizmlerin tarihsel olarak en eskisi, kendisinin ideal ve pratiklerinden en azından ilham alan diğer pozitivizm türlerinin temelinde bulunan pozitivizm türü. ‘Comte’çu pozitivizmin en önemli tezi, üç evre yasasıdır; bu anlayışa göre, bilimlerin ta­rihi pozitif evreye erişmezden önce, teolojik ve metafizik evrelerden geçmek durumunda­dır. Pozitif evreye ise, ancak mutlak hakikatle ilgili iddialardan vazgeçip, fenomenler arasın­daki [...]


Auguste Comte

1798 – 1857 yılları arasında yaşamış olan, pozitivizmin kurucusu Fransız filozofu. Temel eserleri: Course de Philosophie Positive [Pozitif Felsefe Ders­leri], Systeme de politique positive [Pozitif Politik Sistem]. Kartezyen veya Aydınlanma geleneğinin en önemli temsilcilerinden olan, Ortaçağın dünya görüşünün yerine geçen yeni bilim kökenli ideoloji için bir temel sağlamaya çalışan Comte’un temel amacı, toplumun re­formdan geçirilmesi, [...]


Solis Civitas

İtalyan filozofu Campanella’nın tasarladığı ütopik devletine verdiği ad: Güneş Ülkesi. Hint Okyanusundaki bir adada kurulmuş olan Güneş devletinde egemen güç, tıpkı Platon’un Cumhuriyetinde olduğu gibi, bilim ve felsefedir. Devletin yöneticileri pratik ve teorik bakımdan çok iyi yetişmiş olan kimselerdir; nitekim, devletin başında hem filozof ve hem de rahip olan bir hü­kümdar vardır. Devletin istikrarı ve [...]


Ceza

Yasaları bilerek ve isteyerek çiğne­yen, belli bir eylemiyle suç işleyen kişiye uygulanan yaptırım. Başkalarına bir şekil­de, maddi ya da manevi zarar veren, toplu­ma ve toplumsal hayata zararlı eylemlerde bulunan kişinin, özgürlüğünün elinden alınması, birtakım hakların kısıtlanması ve parasal kayba uğratılması suretiyle yoksunluk içinde bulunması durumu. Bu bağlamda, genelin iyiliği adına konul­muş yasaları ihlal ederek, yasa [...]


Cebriye

İslam dünyasında bizzat Tanrı’dan geldiği inancını benimseyen ve her eylemin önceden Tanrı tarafından yara­tılıp, takdir edildiğini dile getiren kelâmi mez­hebi dile getiren terim. İnsanların bir işi, bir eylemi yapıp yapma­makta özgür olduğunu kabul eden ve dolayı­sıyla insanların yaptıklarından sorumlu ol­dukları fikrini savunan Kaderiye mezhebinin karşısında yer alan Cebriye mezhebine göre, iyi ve kötü doğrudan doğruya [...]


Albert Camus

1913-1960 yılları arasında yaşamış olan Fransız düşünür ve romancı. Temel eserleri: La Chute [Düşüş]. L’Homme Revolte [Başkaldıran İnsan], La Peste [Veba]. Düşünsel gelişimi iki ayrı döneme ayrı­lan Camus, birinci dönemde, dünyanın saç­malığı ve yaşamın anlamsızlığı konuları ve dolayısıyla, saçma kavramı üzerinde, buna karşın ikinci dönemde başkaldırı konusu ve buna bağlı olarak, dünyanın anlamsızlığına başkaldırmak, toplumu [...]


Campanella Tommaso

1568-1639 yılları arasında yaşamış olan Ünlü İtalyan düşünür. Campanella, siyaset felsefesi alanında ise yaşadığı dönemin İtalya’sındaki bozukluklardan yola çıkarak bir ütopik devlet anlayışı geliştirmiştir. Başka bir deyişle, o zamanının İtalya’sındaki toplumsal düzenin iyileştirilemeyeceğine inanmış ve her bakımdan mü­kemmel olduğuna inandığı yeni ve yetkin bir toplumsal düzen tasarlayarak, toplumun kurtuluşunun Güneş Ülkesinin toplumsal düzeni yasama geçirildiği [...]


Büyük patlama

Evrenin oluşumunu açıklamada kullanılan bir teori türü. Teoriye göre, evren günümüzden en az on milyar yıl önce, çok yüksek sıcaklık ve yo­ğunluktaki bir yapıdan büyük bir patlama so­nucu oluşmuş olup, bu yapıdan, söz konusu patlama ve genişleme sonucunda, en hızlı ha­reket eden kütleler en dışta, daha yavaş hare­ket edenler ise en içte olmak üzere, bir [...]


Bürokrasi

Bir toplumda tabandan yukarıya doğru çıktıkça daralan bir yapı içinde örgütlenmiş olan, kişisel olmayan genel kurallar ve işleyiş ilkelerine göre çalışan profesyonel gönüllüler grubu. Siyasi iktidarı ellerinde tutan kişilerin se­çilmiş olmalarına karşın, bürokratlar, seçil­miş değil de, bir işi yapmaya memur edilmiş, bir göreve atanmış profesyonel görevlilerdir. Bürokrasiyi belirleyen iki temel özellik, ol­dukça gelişmiş bir işbölümü [...]


Edmund Burke

1729-1797 yılları arasın­da yaşamış olan ünlü İngiliz devlet adamı ve filozofu. Temel eseri Reflections on the Revolution in the France [Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler] olan Burke, insanın duygusal ve ruhsal yaşamının evrenin genel düzeniyle uyum içinde olduğunu, toplum ve devletin, insanın yeteneklerinin eksiksizce geliştirilme­sine imkân sağladığını, ortak çıkarlara hizmet ettiğini savunmuştur. O muhafazakâr düşünü­şün en [...]


Burjuvazi

Geniş bir çerçeve içinde, modern Avru­pa toplumunun, yeni kapitalist sistemde gi­rişimci olarak ortaya çıkan ve böylelikle eski ekonomik sistemin egemen sınıfının ol­duğu kadar, yeni endüstri düzeninin işçi sı­nıfının da karşısında yer alan orta sınıfını; kapitalist toplumda, orta ya da daha çok yö­netici sınıfı göstermek için kullanılan terim. Biraz daha özel anlamı içinde ise, burjuva­zi, ekonomik [...]


Burjuva Devrimi

En yalın an­lamı içinde, tarihsel olarak 1789 Fransız Devrimiyle özdeşleştirilen, ve, ekonomik etkinlikleri toprak sahibi aristokrasinin uy­guladığı politik kontrol tarafından önemli ölçüde engellenen burjuva sınıfının siyasi kontrolü ve iktidarı ele geçirme hareketi. Biraz daha genel bir anlam içinde, modern dünyayı yaratan, Batı’da onyedi ve onseki­zinci yüzyıllarda sivil toplum olarak bilinen ekonomik toplumu doğuran ve dolayısıyla [...]


Budizm

Hindistan’da, M. Ö. 5. yüzyılda Siddhârta Gautama, yani Buda (Aydınlan­mış kişi) tarafından kurulmuş olan dinifelsefi akım. Her şeyin fâni ve boşluktan iba­ret olduğuna inanan kötümser ve panteist bir din. Budizm, başlangıçta yalnızca ahlâki dü­şünceler ve bir tür yoga hayatı ya da düzenli ve disiplinli bir yaşam anlayışı ile sınırlan­mış ve daha sonra, kutsal kast ayrımlarına, [...]


Brahmanizm

Eski Hindistan’da, Vedanta sisteminden türeyen ve adını rahipler sınıfı Brahmanlarla kişisel olmayan dünya ruhu Brahman’dan alan felsefi, teolojik ve ahlâki düşünceler bütünü. Vedaları vahiy mahsulü kutsal kitap olarak kabul eden ve ruh göçüne yer veren söz konusu dini inanca göre, Brah­man bütün tanrısal güçlerin üstündeki ezeli ve ebedi Tanrı’dır. Brahman, eşyanın kayna­ğı olduğundan, ebedi mutluluk [...]


Bolşevizm

20. yüzyılın ilk çeyreğinde, bir grup Rus devrimcisi ve özellikle de Lenin tara­fından geliştirilmiş olan, ve proletaryanın iktidarı ele geçirmesinin, devrim için gerekli tüm nesnel koşullar gerçekleşinceye dek er­telenemeyeceğini; iktidarın yasal yollarla, parlamentoda çoğunluk sağlanarak değil de, güç yoluyla ele geçirilmesini; proletarya dik­tatörlülüğü bir kez kurulunca, bunun yalnız­ca burjuva sınıfına karşı değil, fakat ekono­mik sistemin [...]


Jean Bodin

1530-1596 yılları arasında ya­şamış Fransız iktisatçısı ve politik filozofu. Temel eserleri: Methodus ad Facilem Histo­riarum Cognitonem [Tarihi Kolay Kavra­manın Yöntemi]; Six Livres de la Republi­que [Cumhuriyet Üzerine Altı Kitap]. Bodin, felsefesi egemenlik kavramı üze­rinde yoğunlaşan bir siyaset filozofu olmak­la birlikte, öncelikle tarih alanındaki görüşle­ri ve araştırmalarıyla ün kazanmıştır. Daha doğrusu, o politikanın doğasıyla ilgili olarak [...]


Ernst Bloch

1885-1977 yılları arasında yaşamış ünlü Alman düşünür. Temel eserleri: Geist der Utopie [Ütopyanın Ruhu], Das Prinzip Hoffnung [Umut İlkesi], Abriss der Sozialen Utopien [Sosyal Utopya Taslağı]. Genç yaşta sosyalizmi benimsemiş ve Georg Simmelle Weber’in öğrencisi olmuş olan Bloch, en çok inanç sorunu ve Ütopya konusu üzerinde durmuştur. Ortodoks Mark­sizmin baş hedeflerinden biri olan Bloch, ütopyaların [...]


Biyo-iktidar

İktidar kavramının modern yorumlarına karşı çıkan Foucault’nun önerdiği yeni ve alternatif iktidar kavramı. Yönetici sınıflarda demir attığını ve do­ğası gereği baskıcı olduğunu öne süren mo­dern iktidar teorilerini reddeden, modern ik­tidarın teorileştirilmesinde kullanılan iki temel modeli, hukuki ve ekonomik modelleri şid­detle eleştiren Foucault’nun öne sürdüğü biyo-iktidar kavramı, baskıcı değil de, üret­ken olan bir iktidarı tanımlar. Biyo-iktidar, [...]


Bireycilik

Genel olarak, bireylere. bireysel insan varlıklarına ontolo­jik, mantıksal, metodolojik ve aksiyolojik bir öncelik veren, somut olan gerçekliğini vurgulayan görüş ya da anlayış. Siyaset felsefesinde, devletin birey için varolduğunu iddia eden, bireyin özgürlüğüne büyük önem veren ve kendisine yeten, kendi kendisini yönlendirebilen bireyi, toplum ve devlet karşısında ön plana çıkartan akım; tüm siyasi örgüt ve toplumsal [...]


Bir

Var olan her şeyin kendisine öykündüğü, kendisinden pay aldığı ezeli ebedi, yetkin form. Var olan her şeyin kendisinden türediği, sudur ettiği tanrısal varlık. Tanrı, dünya ruhu, mutlak zihin ya da tin.


Bilinç

Genel olarak, insanda farkındalığın, duygunun, algının ve bilginin merkezi olarak kabul edilen yeti. Zihnin kendi içeriklerinin farkında olduğu, içebakış bilinen, duyumları, algıları ve anıları yoluyla ihtiva eden bölümü.


Bilimsel determinizm

Evrensel ne­densellik anlayışı; evrendeki her olayın kendi­sini belirleyen bir nedenin bulunduğunu öne süren yaklaşım.


Bilim

Dış dünyaya, nesnel gerçekliğe ve bu gerçeklikte yer alan olgulara ilişkin, tarafsız gözlem ve sistematik deneye dayalı zihinsel etkinliklerin ortak adı. Amacı konu aldığı alanda, genel doğruların ya da temel yasaların bilgisine ulaşmak olan bilgi kümesi. Varolan şeylerin mahiyeti ve kaynağıyla aralarındaki ilişkileri konu alan akla dayalı bilgi. Belli bir konusu olan, kabul edilmiş yöntemlere [...]


Bilgi

1- Genel olarak, öznenin amaçlı – yönelimi sonucunda, özneyle nesne arasında kurulan ilişkinin ürünü olan şey. Öğrenilen şey. 2- Bir şeyin ayırdına ya da bilincine varma. Bir şeyle aktüel deney yoluyla kuru­lan yakınlık ya da tanışıklık. 3- Olgu, doğru ya da ödev olarak görülen bir şeye ilişkin açık algı. 4- Biraz daha teknik bir anlam [...]


Edouard Bernstein

Sosyal demokrat siyaset adamı, kuramcı ve tarihçi . Kapitalist ekonominin yakın gelecekte çökeceği ve proletaryanın iktidarı zorla ele geçirmesi gerektiği gibi görüşleri yadsıyarak, Karl Marx’ın koyduğu temel ilkeleri gözden geçirmeye girişen ilk sosyalistlerdendir. Seçkin bir kuramcı olmamasına karşın ‘revizyonizmin babası ‘ olarak adlandırılmış ve özel girişimciliği toplumsal reformla kaynaştıran bir tür sosyal demokrasi öngörmüştür. Danzig’den [...]


George Berkeley

1685-1753 yılları arasında yaşamış olan, ve dünyada yalnızca zihin ya da ruhların ve bu ruhların idelerinin varolduğunu, buna karşılık maddenin varolmadığını öne süren; yani modern idealizmin en önde gelen savunucusu, hatta kurucusu olan İngiliz düşünür. Eserleri: The Principles of Human Knowledge [İnsan Bilgisinin İlkeleri] ve Three Dialagues Between Hylas and Philonous [Hylas ile Philonous arasında [...]


Jeremy Bentham

1748-1832 yılları arasında yaşamış olan, yararcılığın kurucusu İngiliz filozofu. Temel eserleri: An Introduction to the Principles of Morals and Legislation [Ahlâk ve Yasamanın İlkelerine Giriş]. Deontology [Deontoloji] ve Science of Morality [Ahlâk Bilimi]; A Fragment on Government [İdare Üzenine Bir Çalışma], The Rationale of Reward (Ödülün Mantığı). Siyaset felsefesi: Siyaset felsefesini etik görüşüne dayandırmak isteyen [...]


Walter Benjamin

1892-1940 yılları arasında yaşamış olan Alman düşünür. Yirminci yüzyılın en önemli Marksist estetikçilerinden ve kültür yorumcularından biri olarak görülen ve bir sosyal üretim formu olarak sanatın önemini farkeden ilk kişi olduğu düşünülen Benjamin’in temel ve en ünlü eseri “Mekanik Röprodüksiyon Çağında Sanat Eseri” adlı denemesidir. Sanatsal üretimin maddi boyut veya yönlerine dair analizi, Benjamin’in çağdaş [...]


Bektaşilik

Hacı Bektaş Veli’nin (1209-1271) düşünceleri çevresinde oluşan tarikat. Senkretist bir yapı arzeden Bektaşiliğin temel özellikleri arasında, en başta dört kapı ve dört inanç tasavvuru gelir. Bunlardan dört kapı, şeriat (İslamın ve Ehli Beyt’in yoluna uymak) tarikat (şeyhe bağlanmak), hakikat (Tanrı’yı tanıma yolu) ve marifet (Tanrı bilgisine götüren yol) kapıları, dört inanç ise ibadet, niyaz, adak [...]


Simone de Beauvoir

1908-1986 arasında yaşamış, başta Le Dewuxieme Sexe [İkinci Cins] adlı kitabı olmak üzere, denemeleri, kısa öyküleri. otobiyografik yazıları ve romanları yüzyılımızda feminist düşüncenin gelişiminde önemli bir başlangıç noktası oluşturmuş olan çağdaş Fransız kadın düşünür. Hemen hemen bütün yaşamı boyunca birlikte olduğu Sartre’ın etkisi dolayısıyla, düşünceleri varoluşçu bir çerçeve içinde ve belli bir özgürlük kavramı üzerinde [...]


Bauer Bruno

1809-1882 yılları arasında yaşamış olan teolog ve toplum filozofu. Sol Hegelcilerin liderliğini Yapmış olan düşünür öncelikle teoloji alanında çalışmış ve Yeni Ahit üzerine olan araştırmalarının ardından metnin tarihsel temellerinin hayli kuşkulu olduğu sonucuna varmıştır. O da tıpkı Ludwig Feuerbach gibi, dinin yabancılaşmış insan bilinci olarak tanımlanması gerektiğini söylemiştir. Geleneksel Hıristiyan öğretilere yönelik eleştirel analizi nedeniyle [...]


Batı Marksizmi

Avrupa’da 20. yüzyılda, Marksizmi özü itibariyle doğru bir öğreti olarak görmekle birlikte, ondaki pozitivist, determinist unsurlardan rahatsızlık duyan ve Komünist Partisinin resmi öğretisi haline gelen Ortodoks Marksizmden ayrılan kimselerin geliştirdikleri farklı Marksizm anlayışı. Batı Marksizmi içine siyasi olarak Karl Kautsky ve Antonio Gramsci gibi lider ya da eylemciler girer. Felsefi olarak ise, Batı Marksizmi içinde, [...]


Batılılaşma

Dünya tarihinin son iki yüzyılda ortaya çıkmış olan endüstri evresinde, Batı uygarlığı dışında kalan uygarlık ya da devletlerin, Batı‘yı son dönemde belirleyen, onu Batı yapan fikir ve teknikleri benimseme yaklaşım ya da hareketlerine verilen ad. Buna göre, Batı uygarlığı onbeş ve onaltıncı yüzyıllarda bir Rönesans ve Reform hareketi yaşamış, bunu onyedinci yüzyılda bi­limsel devrim ve [...]


Başkalık

Postyapısalcı düşüncede veya söylemde “öteki” terimiyle değişimli olarak kullanılan terim. Örneğin, Michel Foucault’nun düşünce ve eserlerinde “başkaları”, iktidar konumundan dışlanmış ve hakim liberal, hümanist özne görüşünde kurban edilmiş olanlardan meydana gelir. Bu bağlamda, “başkaları” homoseksüeller, kadınlar, akıl hastaları, beyaz olmayanlar ve mahkumlardır. Postyapısalcılarla postmodernistler bu insanların, gerek bireysel ve gerekse kollektif olarak Batı toplumunun ancak [...]


Mihail Alexandroviç Bakunin

1814-1876 yılları arasında yaşamış olan Rus ihtilâlcisi ve anarşizm olarak bilinen siyasi hareketin kurucusu. En temel amacı, siyasi iktidar ve ekonomik gücün ademî merkezileşmesi ve devlet gücünün yıkılması olan Bakunin, yaşamın kaçınılmaz bir yanılgılar dizisinden, bir vicdan azabı yığınından başka bir şey olmadığını savunan Bakunin, bir Tanrı icadı olan devletin insanı ezen en önemli güç, [...]


Bağnazlık

Çoğunluk, dini ve siyasi alanda, belli bir inanç, kanaat ya da ideolojiye tutkuyla bağlanma durumu. Kişiyi, bilgisizliğin, eğitimsizliğin, güçsüzlük, doyumsuzluk ve hoşgörüsüzlüğün bir sonucu olarak, belli bir fikir. inanç, ya da ideolojiye körü körüne bağlanmaya iten tutku.


Bağımsız

Siyaset felsefesinde başka bir ülkenin veya ülkelerin yönetimi veya denetimi altında olmayan ülke; işlerini başka bir devlet organına bağlı kalmadan yürüten devlet organını niteler.


Bağımlılık

Üçüncü dünya ülkelerinin yeterli ve arzulanan ekonomik kalkınma ve gelişme düzeyine erişememelerini, ileri kapitalist dün-yaya bağlayan yaklaşım.Buna göre, Marksist görüş veya sosyoloji, bağımlılığı yoksul ve azgelişmiş ülkelerle, zengin ve gelişmiş ülkeler arasında söz konusu olan bir ilişki olarak tanımlayıp, yoksul ülke ve bölgelerin azgelişmişliğini, zengin ülkelerdeki kapitalist gelişmenin eseri ya da ürünü olarak açıklar. Çevrenin [...]


Azgelişmişlik

Birçok Üçüncü Dünya toplumuna ya da daha doğrusu gelişmiş Batı ülkelerinden olmayan toplumlara özgü yoksulluk ve ekonomik bakımdan gelişememe, iktisaden durgunluk içinde olma hali. Özellikle Marksist teoriyle Bağımlılık kuramına göre, merkezin periferisinde kalan bu ülkeler, istenen gelişme düzeyine, ağır bir sömürüye maruz kaldıkları için erişememektedirler


Aydınlanmanın çöküşü

Batı kültüründe, onsekizinci yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmanın temel öğeleri olan hümanizmin, iyimserliğin, insanın sınırsızca yetkinleşebileceğine duyulan inancın, bilim ve teknoloji yoluyla ilerleme ülküsünün, akılcılık ve evrenselciliğin, yaşanan toplumsal ve ekonomik koşullara bağlı olarak, önemli ölçüde erozyona uğraması sonucunda, 19 yüzyılda ortaya çıkan Aydınlanma karşıtı tavır için kullanılan genel deyim. Buna göre, öncelikle bilimin, maddi ve [...]


Aydınlanma

Avrupa’da 17. yüzyılın ikinci yarısıyla, 19. yüzyılın ilk çeyreğini kapsayan ve önde gelen birtakım filozofların aklı insan yaşamındaki mutlak yönetici ve yol gösterici yapma ve insan zihniyle bireyin bilincini, bilginin ışığıyla aydınlatma yönündeki çabalarıyla seçkinleşen kültürel dönem, bilimsel keşif ve felsefi eleştiri çağı, felsefi ve toplumsal hareket. Aydınlanma hareketi içinde yer alan düşünürler., düşünce ve [...]


Aziz Augustinus

354-430 yılları arasında yaşamış olan ünlü Hıristiyan düşünür. Temel eserleri: Civitas Dei [Tanrı Devleti], Confessiones [İtiraflar] Epistolae [Mektuplar]. Teknik düzeyi oldukça yüksek olan bir felsefe sergilemekle birlikte, ‘Anlayabilmek için, inanıyorum’ anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel Öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. İnancı temele alan Augustinus’a göre, [...]


Ateolojik kanıtlar

Tanrı‘nın varoluşu aleyhine, Tanrı’nın varolmadığını kanıtlama iddiasında olan deliller. Ateistler tarafından ortaya konan bu kanıtlar sınıflandığında, önce teleolojik kanıt veya düzen ve amaç kanıtının zıt benzeri olan kanıt, yani kötülük probleminden yola çıkan delil gelir. İlk kez D. Hume tarafından Tanrı’nın varolmadığını kanıtlayan bir delil olarak öne sürülen kötülük probleminin çağdaş versiyonu, J. L. Mackie [...]


Ateizm

Tanrıtanımazcılık. Yunanca’da olumsuzluk bildiren a önekiyle, Tanrı anlamına gelen theosun birleşiminden doğmuş olan ve Tanrı’nın ya da tanrıların varolmadığı inancına dayanan felsefe akımı. Evreni yarattığı, evrenin yasalarını koyduğu, evrene bir şekilde müdahale ettiği kabul edilen doğaüstü bir varlık türüne veya Yaratıcıya inanmama. Kuşkucular, maddeciler ve pozitivistler için kullanılan bir terim olan ateizm, teizmin temel iddialarını [...]


Asya tipi üretim tarzı

Marksist anlayışta, belirli bir aşamayı işaret eden üretim biçimi. Asya tipi üretim tarzı deyimini Mısır’dan Hindistan’a dek uzanan kuşak içinde yer alan Doğulu toplumların durağanlığını açıklamak için kullanan Marx, söz konusu üretim tarzıyla Asyatik toplumu ilkel komünal topluma daha yakın bulmuştur. Avrupa toplumlarının Yunan-Roma döneminde köleci üretim tarzına geçerek bu aşamayı geride bıraktığını savunan Marx’a [...]


Astronomi

Gök cisimlerini konu edinen en eski sağın bilim. Gök cisimlerinin ve bu arada evrene dağılmış olan yıldızların kökenini ve hareketini inceleyen bilim. Astronomi içinde gök cisimlerinin hareketini konu alan araştırma dalına gök mekaniği, gök cisimlerinin fiziki doğalarını konu alan araştırma dalına ise, astrofizik adı verilir. Yine aynı çerçeve içinde evreni bir bütün olarak ele alan [...]


Astroloji

Tarihsel olarak, dünyanın evrenin, çevresinde gezegenlerin ve yıldızların döndüğü merkezi olduğu, ve göksel cisimlerin hareketlerinin dünyada olup bitenleri etkilediği inancının bir sonucu olarak gelişen, yıldızların dünya olayları üzerindeki etkisini belirlemeyi ve bu etkileri dikkate alarak geleceği önceden haber vermeyi amaçlayan kehanet sanatı.


Artı değer

Marksist teoride, işçinin ürettiği ürünün toplam değerinden, o ürünü üretmek için harcadığı emek gücünün değeri çıkartıldıktan sonra, geri kalan değer; yani işçinin ürettiği malın değeriyle, aldığı ücret arasındaki fark. İşçilerin üretimini arttırmak için, farklı yöntem ya da stratejilerin kullanılmasına bağlı olarak iki tür artı değerden söz edilebilir. Buna göre, harcanan zamanın fazlalaştırılması suretiyle arttırılan artı [...]


Raymond Aron

1905-1983 yılları arasında yaşamış olan ünlü Fransız sosyolog ve filozofu. Temel eserleri arasında L’Opium des intellectuels [Aydınların Afyonu], Dix-Huit Leçons sur la Societe industrielle [Endüstri Toplumu Üzerine Onsekiz Ders], Democratie et Totalitarisme [Demokrasi ve Totalitarizm], Introduction â la philosophie de l’Histoire [Tarih Felsefesine Giriş] ve Etapes de la Pensee Sociologique [Sosyolojik Düşüncenin Evreleri] gibi kitaplar [...]


Aristoteles

Milattan önce 384-322 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı bilim adamı ve filozof. Mantığı, metafiziği, fiziği ve biyolojisiyle, modern çağa kadar tek ve en büyük otorite olmuş olan düşünür. Aristoteles’in temel eserleri, mantık ve bilgi teorisi üzerine altı incelemeden oluşan Organon, doğa felsefesini açıkladığı Gökler Üzerine, Fizik ve Varlığa Geliş ve Yokoluş Üzerinedir. Psikoloji konusundaki [...]


Aristokrasi

1- Orijinal ve etimolojik anlamı içinde, en iyilerin, hem düşünsel ve hem de tarihsel olarak, monarşinin ve demokrasinin karşısında yer alan, yönetimi. Aristokrasi, Platon ve Aristoteles tarafından geliştirilmiş olan bir terimdir. Platon ve Aristoteles gerçek anlamda bir yönetim modeli olarak, aristokrasiyi, yani, ahlâksal ve entellektüel bakımdan üstün ya da en iyi olan az sayıdaki insanın [...]


Hannah Arendt

1906-1975 yılları arasında yaşamış, Alman asıllı kadın felsefeci ve siyaset bilimci. Temel eserleri: The Origins of Tatalitarianism [Totaliterliğin Kökenleri], The Human Condition [İnsanlık Durumu], On Revolution [Devrim Üzerine] ve On Violence [Şiddete Dair]. Çok çeşitli konuları kapsayan yapıtlarında, herkesin katılımına açık özgür bir kamusal alan kavramının ağır bastığı bir siyaset teorisi geliştiren Arendt ününü daha [...]


Aquinalı Thomas

1225-1274 yılları arasında yaşamış olan, ünlü Hıristiyan filozof. Düşünce tarihinin tanıdığı en büyük kafalardan biri; Platon ve Aristoteles klasik dünya ya da Yunan felsefesi için neyse, Ortaçağ Ortaçağ felsefesi için o olan veya senteziyle, felsefenin Ortaçağda ulaştığı en yüksek düzeyi ifade eden Aquinalı Thomas her şeyden önce kendisinden önceki Hıristiyan düşünürlerin yapmış olduğu gibi, tutarlı [...]


Apolitizm

Siyasetten, siyasi sorunlardan uzak durmayı, siyasi sorunlara değilse bile, bu sorunların çözümleriyle ilgili tartışmalara, ve bu arada yönetimi ele geçirmek, yönetimde edilmek ve kendi çözümünü dayatmak için yürütülen siyasi mücadelelere yabancı kalmayı ilke edinmiş kişinin tavrı.


Antropoloji

İnsanın hayvanlar dünyasındaki kökenini ve yerini, bir birey olarak gelişimini, tarihsel süreç boyunca geçirdiği fiziki ve zihinsel değişimleri konu alan disiplin; bir toplumsal varlık olarak insanı, insanın toplumsal yaşamıyla ilgili fenomenleri, zaman ve mekan sınırlaması olmadan araştıran, farklı yerlerde ve zamanlarda ortaya çıkan ırkları, dilleri ve kültürleri inceleyen bilim. İnsan bilimleri arasında, insanı hem fiziki [...]


Antitez

Genel olarak, bir düşünce, yargı ya da Önermenin karşıtı ya da çelişiği olan önerme.


Antikomünizm

Komünizmin, her ne kadar teoride veya ideal olarak, her bireyin kendi potansiyelini gerçekleştirmek bakımından özgür ve toplumu meydana getiren diğer bireylerle eşit olacağı bir toplum durumunu amaçlasa da, bu amaca erişmek için üretim araçlarının merkezi kontrolü ve üretimin planlanması yolunu seçmesi, bu tercihin son çözümlemede organizasyon ve özgürlük arasında bir çatışmaya, merkezi organizasyonun da, devletin [...]


Antik felsefe

Önce Yunan kent devletinin, daha sonra da Roma İmparatorluğunun siyasi gücü ve egemenliği altında, tarih-sel olarak M.Ö. 7. yüzyılın sonundan başlayıp, M. S. 2. yüzyıla dek süren dönemin felsefesine verilen ad. Antik felsefe, mitolojiden ya da çoktanrılı dinden kopuş ve doğal olayların yine doğal nedenlerle açıklanması gerektiği inancıyla başlamış, fakat son dönemlerine doğru yeniden dine [...]


Anti

Bir şeyin karşısında, bir şeye karşı olma anlamına gelen ve sözcük ya da terimlerin yapısına girerken, karşıtlık, olumsuzluk, düşmanlık ya da bir şeye karşı korunma fikrini anlatan örnek. Buna göre, emperyalizmin bütün biçimlerine karşı olmaya dayanan tutum ya da öğretiye anti emperyalizm; faşizmin her türlüsüne karşı olma tavrına antifaşizm; kapitalizme, kapitalist rejimlere karşı takınılan eleştirel [...]


Anomi

Sosyolojide, geleneksel sosyal ve kişisel bağların çözülmesiyle birlikte, bireyin toplumla olan bağlarının zayıflaması, hatta ortadan kalkması durumu; sosyal normların insanları birbirlerine bağlayan boyutunun etkisiz hale gelmesi durumu.


Anaximenes

İyonya veya Milet Okulunun, M.Ö. 585-525 yılları arasında yaşadığı hesaplanan, üçüncü ve sonuncu düşünürü. Tıpkı Thales ve Anaximandros gibi bir bilim adamı -ya da astronom- filozof olarak seçkinleşen şahsiyet. Bilimsel Çalışmaları: O, Anaximandros’un boşlukta duran silindir şeklindeki dünya anlayışı yerine, havada aynen bir yaprak gibi yüzen, bir masa kapağı şeklindeki dünya anlayışını geçirmiştir. Anaximenes yine, [...]


Francis Bacon

1561 -1626 yılları arasında yaşamış olalı; İngiliz empirizminin öncüsü ünlü İngiliz filozofu Bacon’un temel eserleri The Advancement of Knowledge [Bilginin İlerlemesi], Novum Organum Scientarium [Yeni Organonl ve The New Atlantis [Yeni Atlantis]’dir. Kendisiyle başlayan, Locke ve Hume’la devam edip, J. S. Mill ve B. Russell’a dek uzanan İngiliz empirist geleneğinin ilk büyük filozofu olan Bacon’un [...]


Anaxagoras

Milattan önce 5. yüzyılda ya­şamış olan Yunanlı filozof. Anaxagoras da, çağdaşı olan Empedokles gibi, oluşun mümkün olduğunu göstermeye çalışmış ya da hiçten hiçbir şeyin meydana gelmediğini, ve hiçbir şeyin yok olup gitmediğini ortaya koyarak, mutlak anlamda bir oluş ve yok oluş olmadığını, mutlak değişmenin imkansız olduğunu kabul eden Eleacı görüşün birciliğiyle, değişmenin ve oluşun gerçekliğini [...]


Anarşizm

Genel olarak, a) özgürlüğü temel değer olarak gören, söz konusu temel değere zaman zaman adalet, eşitlik ve mutluluk gibi değerleri ekleyen, b) bir baskı aracı olarak gördüğü devlete, bütün bu değerlere zarar verdiği için, şiddetle karşı çıkan, c) devletin yokluğunda daha iyi bir toplum inşa etmek için programlar öneren, d) insan doğasına ilişkin olarak olumlu [...]


Anarşi

1- Hükümet kontrolünün yokluğunun sonucu olan politik ve toplumsal düzensizlik, kargaşa hali; hükümetsiz kalan veya siyasi iktidarın çıkarları farklı hatta karşıt olan siyasal, ekonomik ve toplumsal güçler arasında kendisinden beklenen uzlaştırma görevini artık yerine getiremediği bir toplumun siyasi durumu. 2- Kimi faaliyet alanlarında, kuralsızlığın, yönlendirici bir ilkeden yoksunluğun veya varolan ilkelere uyulmamasının sonucu olarak ortaya [...]


Analiz

Bir şeyin, bir bütünün, bir problemin, a) Parçaların ayrı ayrı incelenmesi, b) Parçaların birbirleriyle olan ilişkilerinin incelenmesi ya da c) Parçaların bütünle olan ilişkisinin araştırılması amacıyla, bileşensel öğelerine ayrılması süreci ya da işlemi.


Analitik felsefe

20. yüzyılda özellikle İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çok etkili olan ve dil üzerinde yoğunlaşarak, olgulara ya da anlamlara uygun düşecek en iyi ve en dakik mantıksal formu bulmak için, tümceleri ya da kavramları veya dilsel ifadeleri analiz etme işiyle uğraşan felsefi akım; felsefenin, kendi alanı içine giren problemleri kesin sonuçlu olarak çözecek biricik yönteminin [...]


Louis Althusser

Marksizme yaptığı katkı ile tanınan, 1918-1990 yılları arasında yaşamış, yirminci yüzyıl Marksist toplum filozoflarının en özgün ve etkilisi olan çağdaş Fransız düşünürü. Başlıca eserleri arasında Pour Marx [Marx İçin], Lue le Gapital [Kapital’i Okumak], Lenine et la Philosophie [Lenin ve Felsefe] sayılabilir. Althusser’in temel amacı Marksizmi bir tarih bilinci olarak canlandırmak veya yeni baştan kurmak [...]


Algı

Çağdaş psikoloji ve epistemolojide, duyusal olarak uyarılma sonucunda, evler, arabalar, ağaçlar türünden sıradan nesnelerle ilgili kavrayışa verilen ad. Dış dünyayı duyular yoluyla, iç yaşantıları ise içebakışla kavrama yetisi. insan varlığının kendisini çevreleyen dış dünyadan duyu organları aracılığıyla edindiği malumât.


Aksiyom

Genel olarak, apaçık bir biçimde doğru olduğu düşünülen, ne kanıtlanan ne de çürütülebilen önerme. Toplumsal anlamda ise, aksiyom, görüşün anlamını, değerini ve önemini anlayabilecek yetide ve uzmanlıkta olan herkes tarafından apaçık bir olgu olarak kabul edilen görüş anlamına gelir. Burada aksiyomu belirleyen ölçüt, tüm rasyonel varlıkların ya da normal, bilge insanların ya da uzmanların onay [...]


Akıl yürütme

Genel olarak, düşünceleri bilinçli, tutarlı ve amaçlı bir biçimde birbirlerine bağlama işlemi. Mantıklı bir biçimde düşünme.


Akıl çağı

Felsefede, 17. yüzyılın ikinci yarısında başlayıp, 19. yüzyılın ilk yarısına dek uzanan ve her alanda aklı temele alan Aydınlanma çağına verilen bir diğer ad.


Akılcılık

Rasyonalizm. Evreni bir bütün olarak düşünce yoluyla yorumlamayı, bireysel ve toplumsal yaşamı aklın ilkelerine göre düzenlemeyi amaçlayan tavır. Sosyolojide, on dokuzuncu yüzyıldan başlayarak, çoğunluk pozitivizmle özdeşleştirilmiştir. Öte yandan, akılcılığın hemen her zaman Batı uygarlığının başka toplumlar ve irrasyonel oldukları düşünülen ilkeller karşısındaki üstünlüğünü vurgulayan örtük değer yargılarını içerdiği akıldan çıkarılmamalıdır.


Akıl

Genel olarak, insanda varolan soyutlama yapma, kavrama, bağıntı kurma, düşünme, benzerliklerin ve farklılıkların bilincine varma kapasitesi, çıkarsama yapabilme yetisi. Vahiy, inanç, sezgi, duygu, duyum, algı ve deneyden farklı olarak, salt insana özgü olan bilme yetisi, doğru düşünme ve hüküm verme yeteneği, kavram oluşturma gücü,


Akademi

unan filozofu Platon tarafından, M.Ö. 387 Atina’da, kentin kuzeybatısında yer alan ve adını kahraman Akademos’tan alan orman içinde kurulmuş olan öğretim ve araştırma merkezi; tarihin tanıdığı ilk yüksek Öğretim kurumu.


Ahlâk

1- Genel anlamda, mutlak olarak iyi olduğu düşünülen ya da belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. İnsanların kendisine göre yaşadıkları, kendilerine rehber aldıkları ilkeler bütünü ya da kurallar toplamı. 2- Bir kimsenin iyi niteliklerini ya da kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, huy.


Alfred Adler

1870-1937 yılları arasında yaşamış olan ünlü Avusturyalı psikolog. Bireysel psikoloji okulunun kurucusu ve eksiklik duygusu ya da aşağılık kompleksi deyimini ilk kez olarak ortaya koyan kişi olan Adler, insan kişiliğini eksiklik ya da yetersizliği giderip üstünlük ya da yetkinliğe ulaşma çabasıyla anlama uğraşı içinde olmuştur. Yaşamı boyunca toplumsal sorunlar karşısında büyük bir duyarlılık gösteren Adler, [...]


Adalet

Bir toplumda, değerlerin, ilkelerin, ideallerin, erdemlerin cisimleşmiş, somutlaşmış, hayata geçirilmiş olması durumu. Herkesin hak ettiği ödül ya da cezayla karşılaşması hali. Adalet en yüce, nesnel ve mutlak bir değerin anlatımı olarak, insanın davranışını ahlâki açıdan inceleyen ve eleştiren bir düşünce, hakka ve doğruluğa saygıyı temele alan ahlâk ilkesi, doğruluk, dürüstlük, tarafsızlık, uygun ve doğru muamele [...]


Açık toplum

Çağdaş İngiliz bilim ve siyaset felsefecisi Karl Popper’la ünlü Fransız yaşam filozofu ve metafizikçisi Henri Bergson’un Özgür, demokratik, açık sözlü ve sivil topluma verdiği ad. Popper’a göre, açık toplum, tüm üyelerinin yönetime etkin bir biçimde katılabildikleri, iktidarı elinde tutanları ve hükümet politikalarını gereği gibi ve etkin bir biçimde eleştirebildikleri toplumdur. Politikalar her ne kadar birkaç [...]