Tümü Kategorisi
Asit Yağmuru
Termik elektrik santrallerinde, sanayinin çeşitli kollarında, taşıtlarda ve ısınma amacıyla evlerde petrol ürünleri ve kömür gibi fosil yakıtlar kullanılır. Bunlar yandığı zaman ortaya kükürtlü ve azotlu gazlar çıkar. Bu gazlar havadaki su buharıyla tepkimeye girerek, asitli bileşikler oluşturur. Bu bileşikler de yeryüzüne asit yağmurları olarak iner. Asit yağmurları hayvanlara ve bitkilere zarar verir. Bitkileri ve [...]
Aşırı Otlatma
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar, doğal yöntemlerle beslenmek için çayır ve meralara bırakılırlar. Besini oluşturan bitkilerin kendini yenilemesi gereklidir. Hayvancılıkla uğraşan kişilerin bu bitkilerin kendisini yenilemesine olanak sağlamadan hayvanları devamlı otlatmasına aşırı otlatma denir. Aşırı otlatma sonucunda, otlatma alanlarında azalma görülür.
Aşırı Kentleşme
Yurtiçi göçler yüzünden kentlerdeki düzensiz ve kural dışı yapılaşmadır. Bu tür yapılaşmaya güzel ve çarpıcı bir örnek olarak gecekondular verilebilir. Bu evlerin elektrik, su ve kanalizasyon gibi alt yapı hizmetlerinde eksiklikler ve aksamalar vardır. Bu durum kentlerin genel görüntüsünü, temizliğini, doğal kaynaklarını ve insanların yaşamını olumsuz yönde etkiler. Ayrıca deprem ve sel gibi doğal afetlerden [...]
Aşırı Avlanma
Gereğinden fazla avlanma. Aşırı avlanma doğal dengeyi bozarak, kimi hayvan türlerinin ortadan kalkmasına neden olabilecek tehlikeli bir durumdur. Dodo kuşu ve Tasmanya kurdu gibi hayvanlar aşırı avlanma yüzünden soyları tükenmiş hayvanlardır. Günümüzde de aşırı avlanma nedeniyle birçok balık, kuş ve memeli türünün soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Âşık Edebiyatı
Âşıkların deyişlerinden oluşan edebiyat türü. Bu edebiyatı yaratan âşıklar, sazları ellerinde köy köy, kasaba kasaba dolaşır, kendisini dinleyecek bir kitle bulunca da sazlarını ellerine alarak, deyişler düzer, türküler söyler ve zaman zaman da birbirleriyle atışırlardı. Söyledikleri dilden dile geçerek topluma yayılırdı. Âşık edebiyatı günümüzde toplumsal yapıdaki değişimlere koşut olarak değişmektedir. Artık eskisi gibi sazı elde, [...]
Âşık
Deyişlerini saz eşliğinde ezgili biçimde söyleyen, sözlü şiir geleneğine bağlı halk ozanı. Eskiden âşıklar deyişlerini dinleyici karşısında, doğaçlama olarak söylerlerdi. Söylenenler kulaktan kulağa aktarılır ve kuşaktan kuşağa geçerdi. Bu deyişler arasında, söylendikten sonra yazıya geçirilenler de olurdu. Günümüzde doğaçlama geleneği sürdürülmekle birlikte âşıklar artık, deyişlerini genellikle uzun uzun düşünüp yazmakta, onlara ezgi bulmakta ve öyle [...]
Orhan Asena
(1922 Diyarbakır – 2001 Ankara) Türk oyun yazarı. Orta öğrenimini Diyarbakır Lisesinde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladı. Çeşitli yerlerde hükûmet doktoru olarak çalıştı. İlk şiirleri, Yaratış ve İstanbul dergilerinde yayımlandı. Daha sonra tiyatro oyunları yazdı. Konularını genellikle tarihsel olaylardan ve söylencelerden aldı. Bunlara çağdaş yorumlar getirdi. Başlıca yapıtları şunlardır: Oyunları: Tanrılar ve İnsanlar-Gılgameş [...]
Arı
Zar kanatlılar (Hymenoptera) Apoidae üst familyasında yer alan yaklaşık 12 bin böcek türünün ortak adı. Arıların kanatları zar yapısında ve bedenleri genellikle tüylüdür. En gelişmiş yuva yapımı ve toplumsal yaşam şekillerinden biri arılarda görülür. Bitkilerin tozlaşmasında çok önemli bir rol oynarlar. Dünyanın hemen her yanına yayılmışlardır. Boyları 1-3 cm arasında değişen bu türler içinde özellikle [...]
Argo
Aynı meslekten olan kişilerin ya da ortak özellikleri olan bir topluluğun kullandığı kendine özgü terimleri bulunan bir tür dil. Argo aynı zamanda, toplumun alt kesimindeki eğitimsiz insanların kullandığı küfürlü, kaba, gizli anlamı olan sözcüklerle dolu konuşma biçimine verilen addır. Argo, argoyu kullanan toplum kesimine göre farklı adlar alır. Örnek: Öğrenci argosu, asker argosu, mahkûm argosu, [...]
Ara Söz
Asıl konudan olmayan; ama konuyu ilgilendiren bir özelliği olan söz. Konuşma dilinde ara söze çok sık başvurulur. Örnek : “Onun çok iyi bir insan olduğunu biliyorum -tıpkı Hasan gibi- ancak çok çabuk sinirleniyor.” Ara sözler, tümcede genellikle orta bölümlerde, iki kısa çizgi ya da iki virgül arasında bulunur. Ara sözlerin amacı tümcenin herhangi bir ögesinin [...]
Ara Konakçı
Bazı mantar ve hayvanlar çeşitli canlılarla birlikte yaşayarak, onlarda zararlara yol açarlar. Bunlardan bazıları önce bir bitki ya da hayvan üzerinde gelişimini tamamlar (parazit) ya da yaşamının bir devresini geçirir. Daha sonra da başka canlılara geçerek yaşamını orada sürdürür. İşte bir zararlının başka canlılara geçmesinden önce onu barındıran bitki ve hayvanlara ara konakçı adı verilir. [...]
Apandisk ( Apandisit )
Apandisin iltahaplanmasıyla oluşan rahatsızlığa verilen ad.
Antilop
Artiodactyla takımının, koyun keçi ve sığırları da içeren Bovidae familyasından, Amerika kıt’ası dışındaki pek çok otçul memeli türün ortak adı. Zoolojide, antilop teriminin kesin bir tanımı yoktur. Orta büyüklükte ve çok zarif yapılı hayvanlardır. Otçuldurlar. Çöl ve steplerde yaşamaya alışmışlardır. Boynuzları genellikle uzun, ucu sivri ve bileziklidir. Afrika, Asya ve Güney Avrupa’da yaygın olan hayvanlardır.
Antikor
Bağışıklık sisteminde görevli proteinlere verilen ad. Kanda hücre içine girmemiş mikroorganizmaları, virüsleri ve başka yabancı partikülleri yok ederler. Kana bir bakterinin karışması durumunda bağışıklık sistemi hücreleri (lenfosit, makrofaj) bakteri duvarındaki farklı molekül yapısını algılarlar ve antikor yapımını başlatırlar. Bedenimizde her antijene özgü bir lenfosit oluşturulur. Lenfositler de yine kendilerine özgü antikorlar sentezlerler. Kan grubu uyuşmazlıkları [...]
Antijen
Bağışıklıktan sorumlu olan lenfositler, vücut içerisine girmiş olan yabancı maddeyi tanırlar ve antikor oluşumunu başlatırlar. İşte, antikor oluşumunu uyaran partiküllere antijen denir. Örneğin grip virüsü ve beta hastalığına neden olan bakteri bir antijendir.
Ansiklopedi
Türkçe karşılığı “bilgilik” olan Yunanca sözcük. Bütün bilim ve sanat dallarında, tek tek ya da toplu olarak belli bir yönteme göre bilgi veren yapıttır. Ansiklopedide bilgiler, çoğu kez alfabetik sırayla kimi zaman da konu bütünlüğü içinde verilir. Ansiklopediler, çok sayfalı ve çok ciltli olup içeriğine güvenilir kitaplardır. Konularına göre temelde ikiye ayrılır: Meslek ansiklopedileri ve [...]
Anlatım Bozukluğu
Çeşitli nedenlerle tümceyi, düşünceyi, duyguyu anlaşılmaz ya da çarpıtarak, güç anlaşılır duruma düşürme. Anlatım bozukluğu beş temel nedene dayanır: 1. Çoğu kez özneyle yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanır. Tümcelerin yüklemleri zaman ve kişi açısından iyi düzenlenemezse anlatım bozuklukları ortaya çıkar. Örnek: Görenlerin ve tanıyanların insanlık adına aşağıdaki adrese bildiriniz. Döneceğin yolun sinyalini yakınız. 2. Tümce çok uzun [...]
Anlatı
Bir anlatım türü. Roman, öykü, masal, oyun gibi yazınsal türlerde anlatılan düşsel ya da gerçek olayların hikâye edilmesidir. Bu türlerin anlatım biçimidir (öyküleme). Eski söyleyişle anlatı, tahkiyedir.
Anı
Bir kimsenin yaşadığı, gördüğü, içinde bulunduğu olayları, durumları ve yaşantıları anlatan yazı türü. Anı türüne hatıra da denir. Ünlü yazar André Gide’ye göre anı yazmak, “Ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.” Yahya Kemal’e göre de “Ömrümüz anılardan oluşmuştur. Ömrü ileriye doğru uzatmak pek elimizde olmadığına göre kendimizi geçmişe verip uzun yaşamalıyız.” Anılar, yaşananlara, geçmişte olanlara sanatsal, [...]
Melih Cevdet Anday
(1915 İstanbul – 2002 İstanbul) Türk şairi ve yazarı. Orta öğrenimini Ankara Gazi Lisesinde tamamladı. Bir süre Devlet Demir Yollarında çalıştı. Sosyoloji öğrenimi için Belçika’da iki yıl kaldı. Millî Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık görevinde bulundu. Gazetecilik yaptı. Akşam, Tercüman ve Büyük gazetelerinde, sanat ve edebiyat sayfaları yönetti. Tanin gazetesinde başladığı deneme yazarlığını Cumhuriyet gazetesinde [...]
Amip
Kök bacaklılar (Rhizopoda) sınıfının, Amipler (Amoebida) takımındaki türlerin genel adı. Genellikle tatlı sularda ve nemli ortamlarda yaşarlar. Bir ya da birden çok çekirdeği olabilir. Yalancı ayakları lop ya da yaprak biçimindedir. Stoplâzmasındaki sindirim kofulları önemli organellerindendir. Suda çözünmüş olarak bulunan besin maddelerini emerek beslenirler. Katı parçacıkları ayakları yardımıyla sindirim kofullarına doldurur. Amipler genellikle ikiye bölünmeyle [...]
Alyuvar
Kanın oksijen ve karbon dioksit taşımak üzere özelleşmiş hücre. Kırmızı kan hücreleri ya da eritrositler olarak da adlandırılırlar. Alyuvar içinde oksijen ve karbon dioksit hemoglobin molekülüne bağlanır. Bu bağlanma geri dönüşümlü ve zayıf bir kimyasal bağlanmadır. Kuşların, sürüngenlerin, iki yaşamlıların ve balıkların alyuvarları çekirdeklidir. Deve ve lâmaların haricinde memeli hayvanların alyuvarlarında çekirdek bulunmaz. Alyuvarlar, disk [...]
Çetin Altan
(1926 İstanbul – ) Türk gazetecisi ve yazarı. Orta öğrenimini Galatasaray Lisesinde yaptı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okurken gazeteciliğe başladı. Ulus gazetesinde çalıştı. Bal kabağı adlı haftalık bir mizah dergisi çıkardı. Halkçı, Tan, Yeni Gazete, Akşam, Milliyet gazetelerinde fıkra yazarlığı yaptı. Bu alanda büyük bir ün sahibi oldu. 1965-1969 yılları arasında Türkiye İşçi Partisi listesinden [...]
Almaç
Deride ve duyu organlarında bulunan ve uyarıları almaya yarayan organ ya da organ ucu. Bütün canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri, çevreleriyle ve kendi iç ortamlarıyla ilgili bilgileri almalarına ve bu bilgiler sayesinde gerekli değişiklikleri yapmalarına bağlıdır. Örneğin; bir solucanın dış ortamın nem durumunu fark ederek, bu ortama doğru hareketlenmesi gerekir. Bu durumda dış ortamda bulunan nem miktarı [...]
Sadri Alışık
(1925 İstanbul – 1995 İstanbul) Türk tiyatro ve sinema oyuncusu. Asıl adı Sadrettin Alışık’tır. Ortaokulda tiyatroya ilgi duymaya başladı. İstanbul Erkek Lisesinde devam ederken Cağaloğlu Halk Evinde tiyatroya amatör olarak adım attı. Ardından Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne kayıt oldu. Bir süre resim öğrenimi gördükten sonra, 1943′te profesyonel oyunculuğa geçti. Çeşitli topluluklarda, çok sayıda oyunda [...]
Alg
Nemli ağaç gövdelerinden, dere, göl ve denizlere kadar çok çeşitli ortamlarda yeşil bir örtü şeklinde görülen canlılara genel olarak alg adı verilir. Algler, Tallus adı verilen vücut yapılarına sahip, klorofil içeren, çiçeksiz ve sporlu canlılardır. Algler, hareketli, hareketsiz, bir hücreli ya da koloni, dallanmış ya da dallanmamış, ipliksi, yapraksı, şeritsi, tüpsü, makroskobik ya da mikroskobik [...]
Alerji
Bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılık göstermesinden kaynaklanan bir rahatsızlık. Bedenimizde antijenlere duyarlı kan hücrelerinden lenfositler birbirleriyle etkileşim içindedir. Bir bölüm lenfosit, bakteri ve mikroorganizmalarla mücadele ederken başka bir bölüm de antikor üretir. Alerji sırasında normalde zararlı olmayan bir partikül, lenfositlerce zararlı bir madde gibi algılanır. Lenfositler bunu ortadan kaldırmak için çok sayıda antikor üretir. Sistemin aşırı [...]
Aldesteron
Bedendeki elektrolit ve su dengesinin korunmasında rol alan bir hormon. Böbrek üstü bezinin kabuk kısmından salınır. Böbrekleri etkileyerek sodyum iyonlarının (Na+) kana geri emilmesini artırır. Sodyum kana geri emilirken aynı zamanda su da sodyumu izler ve kandaki su oranının artmasına yol açar. Aldesteron aynı zamanda ter bezlerinden, tükrük bezlerinden ve bağırsaklardan Na+ çıkartılmasını azaltır. Sıcak [...]
Albino
Doğuştan deri, saç ve gözlerde renk maddesi (pigment) bulunmayan kişilere ve bu özelliklerin bir bölümünü gösteren canlılara verilen ad. Deri çok beyaz, saçlar beyaza yakın açık sarı, gözler de kırmızı göz bebeği çevresinde mavi ya da pembe renk irisli olur. Bu kişiler güneşe doğrudan bakmakta zorlanır ve ışığın çok olduğu ortamlarda rahatsız olurlar. Genellikle, memelilerde [...]
Zeki Alasya
(1943 İstanbul – ) Türk tiyatro sanatçısı. 1959′da başladığı tiyatro oyunculuğunu, 1964′te Ulvi Uraz Tiyatrosunda profesyonel olarak sürdürdü. 1967′de bir grup arkadaşıyla birlikte Devekuşu Kabare Tiyatrosunu kurdu. Uzun yıllar bu tiyatroda çalıştı. Oyun yönetmenliği ve sinema oyunculuğu da yaptı. Vatan Kurtaran Şaban, Generallerin Beş Çayı, Dün-Bugün, Neşe-i Muhabbet, İnsanlığın Lüzumu Yok, Beyoğlu Beyoğlu, Aşk Olsun [...]
Metin Akpınar
(1941 İstanbul – ) Türk tiyatro sanatçısı. Profesyonel oyunculuğa 1964 yılında, Ulvi Uraz Tiyatrosunda başladı. 1967′de bir grup arkadaşıyla birlikte Devekuşu Kabare Tiyatrosunu kurdu. Uzun yıllar boyunca bu tiyatroda çalıştı. Oyun yönetmenliği ve sinema oyunculuğu da yaptı. Vatan Kurtaran Şaban, Bu Şehri İstanbul ki, Generallerin Beş Çayı, Dün Bugün, Neşe-i Muhabbet, İnsanlığın Lüzumu Yok, Beyoğlu [...]
Oktay Akbal
(1923 İstanbul – ) Türk öykü ve roman yazarı. Orta öğrenimini Fransız Okulunda ve İstiklâl Lisesinde tamamladı. Birkaç yıl Hukuk ve Edebiyat Fakültesinde okuduktan sonra öğrenimini yarıda keserek, sürekli edebiyatla uğraşmaya başladı. Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosunda görev yaptı. Vatan gazetesinde sanat yazıları ve kitap eleştirileri yayımladı. Daha sonra aynı gazetede fıkra yazarlığı yaptı. Edebiyat [...]
Akbaba
Falconiformes takımının Cathartidae familyasını ve aynı takımın Aegypiinae altfamilyasını oluşturan, iri ve leş yiyen yırtıcı kuşların ortak adı. Bu nedenle akbaba sözcüğü sınıflandırmada belli bir grubu karşılamaz. Kanatları geniş ve büyük, baş ve boyunları az çok çıplaktır. Boyları 60-100 cm arasında değişir. Genellikle leş yiyerek beslenirler. Ayrıca, sürüngen ve böcek de yerler. Seksen yıl kadar [...]
Akasya
Küstümotugiller (Mimosaceae) familyasının Acacia cinsini oluşturan yaklaşık 800 ağaç ya da ağaççık türünün ortak adı. Afrika’nın kurak bölgelerinde, Avustralya ve Amerika’da kendiliğinden yetişen 500′ü aşkın ağaç ya da çalı akasya türü vardır. Akasyaların meyveleri de tıpkı bakla, fiğ, bezelye ya da fasulye gibi uzun ve yassıdır. Gerçek akasyalar, güzel görünümleri dışında, odunundan öz suyuna kadar [...]
AIDS
Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromu adlı öldürücü hastalığın kısa adı. İnsanlarda hastalıklara karşı koruma sağlayan bağışıklık sisteminin, bir grup virüs (HIV) tarafından işlevsiz hâle getirilmesi sonucunda ortaya çıkar. Bu hastalığa yakalanan insanlarda ömür beklentisi ortalama 8 yıldır. Sağlıklı bedenlerde önemsiz sayılabilecek hastalıklar, bağışıklık sisteminin işlevsiz olması yüzünden AIDS hastalarını ölüme sürükler. Hastalığa karşı bir aşı, ilâç [...]
Ahtapot
Cephalopoda takımından, sekiz kollu, kafadan bacaklı yumuşakçaların genel adı. Gerçek ahtapotlar, dünyanın hemen her yerinde yaşayan ve daha çok sığ suları yeğleyen, büyük bir kafadanbacaklılar grubu olan octopus cinsindendir. Bu grubun üyeleri sekiz kollu, kısa ve yuvarlak bedenlidir. Boyları 30 cm ile 3 m arasında değişir. Akdeniz, Ege, Marmara’dan başka, Atlas Okyanusu ve Kuzey Denizi’nde [...]
Ağız
İnsan ve hayvanların besinlerini aldığı, dudaklar arasındaki açıklık. Ağız yapıları her canlı grubunda, beslenme özelliğine göre değişiklik gösterir. Örneğin ilkel omurgalı canlılarda çene yoktur. Gelişmiş olanlarda çene besinin alınmasına ve üzerinde bulunan dişler de besinin daha iyi değerlendirilmesine yardımcı olur. İnsanlarda ve bazı otçul memelilerde, ağza alınan besin öncelikle mekanik olarak parçalanır ve tükürükle ilk [...]
Ağıt
Ölen kişinin ardından gençliğini, güzelliğini, yiğitliğini, iyiliklerini, değerlerini, geride bıraktıklarını, acılarını anlatan ya da deprem, sel, yangın, kıtlık gibi büyük yıkımların etkilerini dile getiren halk şiiri türüne verilen ad. Ağıt yakmak eski bir Türk geleneğidir; Orta Asya Türkleri ağıta sagu derlerdi. Bu gelenek bugün de Anadolu’da hâlâ varlığını sürdürmektedir. Ağıtlar, doğaçlama olarak söylenebileceği gibi sonradan [...]
Adalet Ağaoğlu
(1929 Ankara – ) Türk roman, öykü ve oyun yazarı. Ankara Kız Lisesini, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Ankara Radyosunda dramaturgluk, Radyo Tiyatrosunda müdürlük ve program uzmanlığı yaptı. Sanat yaşamına Kaynak dergisindeki şiirleriyle başladı. Yaşamak adlı radyo oyunu, Fransız ve Alman radyolarında yayımlandı. Dilimize pek çok oyun çevirdi. Anı, deneme [...]
Adrenalin
Omurgalıların böbrek üstü bezlerindeki adrenal bezlerinden salgılanan bir hormon. Bu hormonu bazı omurgasızlar da salgılar. Adrenalin, kalp atış hızını yükseltir, kas, beyin ve kalpteki kan damarlarını genişletir ve ötekilerini daraltır, gözbebeğini büyütür, tüyleri dikleştirir, terlemeyi artırır, glikoz oluşumunu hızlandırır. Adrenalin hormonu korku, heyecan ve kızgınlık durumlarında salgılanır ve canlının bedenini savunma, saldırma ya da kaçma [...]
Ağaç
Her yıl gelişimini yenileyen çok yıllık odunsu bir bitki. Odunsu dokuya sahip, dik durabilen, dallara ayrılan ve tek bir gövdeden oluşan yüksek yapı, ağaçların tipik özelliğidir. Çalı adıyla anılan odunsu bitkilerin boyu genellikle ağaçlardan daha kısadır ve ana gövdeleri çoğu kez birden fazladır. Ağaçların gelişme organları kökler, gövde ve yapraklardır. Kökler ağacı toprağa bağlayarak topraktan [...]
Adalet Divanı
Devletler arasındaki birtakım hukuk anlaşmazlıklarına bakan ve merkezi Lâhey’de bulunan uluslar arası mahkeme. Adalet Divanı, yargılama ve görüş bildirme yetkisine sahiptir ve en yüksek adlî makamdır. Adalet Divanının verdiği kararların hiçbiri temyiz edilemez. Adalet Divanı, 15 yargıç ve onlara yardımcı olan dokuz yasa sözcüsünden oluşur. Divan’ın görevi; Avrupa antlaşmalarının hukuka uygun olarak yorumlanmasını ve uygulanmasını [...]
Açık Tohumlu Bitkiler
Tohumları bir yumurtalık içinde oluşmayıp, üretken yapraklar üzerinde bulunan tohumlu bitkilere açık tohumlu bitkiler denir. Yaşayan açık tohumluların en kalabalık grubu, çam, ardıç, köknar, servi, lâdin gibi iğne yapraklılardır. Açık tohumlularda tohum genellikle kozalak pulları yüzeyinde, üstü açık olarak bulunmaktadır. Açık tohumlu bitkiler sürekli yeşil ağaç ve çalılardır. Çoğunda reçine kanalı bulunur. Çiçekleri her zaman [...]
Abece
Bir dildeki sesleri gösteren ve belirli bir sıraya göre dizilmiş harflerin tümü. Sözcük, Türk abecesindeki ilk üç harfin okunuşu bir araya getirilerek üretilmiştir; alfabe sözcüğüyle eş anlamlıdır. İlk abecenin Suriye-Filistin bölgesinde M.Ö.16. ve 17. yüzyıllarda kullanılmaya başlandığı sanılmaktadır. Türk abecesi Lâtin harflerinden alınma 21′i ünsüz, 8′i ünlü 29 harften oluşur. Ünlüler (a, e, ı, i, [...]
Sait Faik Abasıyanık
(1906 Adapazarı – 1954 İstanbul) Türk yazarı. Türk edebiyatının en önemli öykü yazarlarından biridir. Birçok eleştirmen, onu çağdaş Türk öykücülüğünün kurucusu olarak nitelendirir. Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Öykü yazmaya ve dergi yayımlamaya öğrenciyken başladı. Türkoloji öğrenimini yarım bırakarak ekonomi öğrenmek için İsviçre ve Fransa’da yaşadı. Babasının isteğiyle atıldığı ticaret yaşamında başarı sağlayamadı. Varlık, [...]
Abaküs
Toplama ve çıkarma gibi aritmetik işlemlerin yapılmasında kullanılan, rakamlar yerine boncuk benzeri nesnelerden yararlanılan bir hesap aracı. Abaküs sözcüğü, Eski Yunanca kökenlidir. Eski Yunanlılar, Romalılar, Mısırlılar, Hintliler ve Çinliler, hesap yaparken abaküs kullanırlardı. Rakamlar simgelerle gösterilmeye başlandıktan sonra abaküs kullanımı azaldı. Abaküste; bir çerçeve içinde alt alta on tane çubuk bulunur. Her çubukta da on [...]
Zerdüşt
Zerdüştçülüğün kurucusu olan, 628-551 yılları arasında yaşamış kişi. Bilgelik tanrısı Ahuramazda’nın kendisine görün-düğünü söyleyen Zerdüşt, Tanrı’nın kendisine Vohu Manah isimli bir melekle vahiy indirdiğini ve hakikati yayma görevi verdiğini söylemiştir. İran kültüründe çoktanrıcılıktan tektanrıcılığa geçiş sürecinde oldukça önemli bir rol oynayan Zerdüşt’ün kurmuş olduğu din ise, Zerdüştçülük olarak bilinir. M.Ö. 7. yüzyılda ortaya çıkmış olan, [...]
Yurttaşlık
1- Hukuki olarak, belli bir yurtta doğup büyümüş olma; bir devletin vatandaşı olma. 2- Normatif ve ayırıcı bir biçimde demokratik bir ideal olarak, yönetilenlerin politik süreçlere tam ve eşit bir katılım içinde olmaları veya katılım hakkına sahip bulunmaları durumu. Buna göre, monarklar, hükümdarlar veya askeri diktatörler tarafından yönetilen insanların, yurttaşlardan ziyade, sultan ya da diktatörlerin [...]
Yönetim
Gerek belirli bir birim ya da düzeyde, örneğin ulusal, bölgesel ya da yerel düzlemde, otoriteye sahip olan bütün veya yapıyı, gerekse bütün bir anayasal sistemi tanımlamak için kullanılan terim. Demokrasi, otokrasi ve diktatörlük gibi farklı yönetim biçimleri vardır.
Yoga
Hint felsefesinin geleneğe bağlı kolu içinde yer alan ve Patanjali tarafından kurulmuş olan felsefe sistemi. Söz konusu sisteme göre, bireysel ruhun yaradanla kaynaşmasının ya da birleşmesinin tek yolu gerçekliğin ortadan kalktığı, bütün bütüne kendinden geçmek ve vecd haline ulaşmak için yapılan bir dizi alıştırma ve uygulamadan geçer. Başka bir deyişle, kurtuluşa götüren yol, uzun ve [...]
Yeşiller
Modern endüstriyel ve teknolojik süreçlerin (ozon tabakasında oluşan delik örneğinde olduğu gibi) çevre için yarattığı tehdit karşısında oluşan bir baskı grubu. Sadece endüstriyel ve teknolojik süreçleri değil, fakat bu süreçlerin görünüşte sınırsız teknolojik ilerleme ve tüketim düzeyinin yükselmesi talepleriyle, kendilerinden türediği sosyo-ekonomik ve politik sistemleri sorgulayan Yeşiller günümüzde Batı toplumlarında azımsanamayacak bir güce sahip bulunan [...]
Yer Merkezli Teori
İlkçağda yunalı astronom Batlamyus tarafından geliştirilen ve sistemleştirilen Polonyalı ünlü astronom Kopernik, güneş merkezli sistemine kadar kabul gören astronomi teorisi. Yer merkezli teoriye göre, dünya sabit olup, evrenin merkezidir. Güneş, Ay, gezegenler ve yıldız1ar, dünyanın çevresinde dönmektedir.
Yeni Sol
1950’lerde oluşan ve Sovyetlerin Macaristan’ı 1956, Çekoslovakya’yı da 1968 yılında işgal etmeleriyle birlikte güç ve ivme kazanan, Soğuk Savaş dönemine özgü, entelektüel ve politik hareket. Marksist düşünce geleneklerinden esinlenmekle birlikte, Eski Sol diye tanımladığı, Troçkizm, Stalinizm, Maoizm ve anarşizm gibi geleneksel sol görüşler ve Sovyet yanlısı ideolojilerle arasına bir mesafe koyan Yeni Sol, kapitalizme ve [...]
Yeni Liberalizm
Klasik liberalizmden farklı olarak yirminci yüzyılda geliştirilen, özellikle de İngiliz iktisatçısı John Maynard Keynes tarafından temsil edilen liberalizm türü. Yeni-liberalizm, on sekizinci yüzyıl liberalizminin temel koşul ya da kabulleri olan refah ve gelir dağılımının, rekabetten doğan iktisadi ahenk varsayımına bağlı olarak hakkaniyet içinde olacağı, ve liberal ilkelere göre şekillenen iktisadi yapının şiddetli bunalım ve çöküşlerden [...]
Yeni Marksizm
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan ve geleneksel Marksizmin, özellikle bilim karşısında dogmatik bir tavır aldığı için yanılmış olduğunu öne süren; Marx ve Engels’in düşüncelerinden yola çıkmakla birlikte, bu fikirleri psikanaliz veya Weber sosyolojisi ya da anarşizm gibi unsurların da yer aldığı daha geniş bir çerçeve içine oturtan fikir hareketi, sosyolojik analiz veya toplum teorisi, [...]
Yeni Kozmoloji
Kopernik, Galile ve Newton’ın geliştirmiş olduğu modern bilimin ortaya koyduğu veya içerdiği evren görüşü. Yunan ve Hıristiyan kozmolojisinin yerini alan yeni kozmolojinin doğuşunda ilk büyük ve önemli adımı Polonyalı astronom Kopernik atmıştır. Başka bir deyişle, güneşin dünya etrafında döndüğünü söyleyen jeosantrik sistem yerine, dünyanın güneşin çevresinde döndüğünü gösteren helyosantrik sistemi içeren Kopernik astronomisi, yalnızca dünyayı [...]
Yeniden İnşacılık
Sosyoloji ve eğitim felsefesinde, eğitimi, çağın bunalımlarını gidermek üzere, toplumu yeniden düzenleme programı veya girişimi olarak gören anlayış; yirminci yüzyılda, bilimsel ve teknolojik değişmelerin bir sonucu olarak, Batının bir bunalım çağına girdiğini, temel değerlerinin tehlikeye düştüğünü öne sürme ve bunalımdan çıkma görevini, eğitin veren görüş. 20. yüzyıl uygarlığının kendi kendisini yok etme tehlikesiyle karşı karşıya [...]
Yazgı
1- Her şeyi belirleyen, kontrol eden kaçınılın zorunluluk. 2- İnsan zihninin rasyonel bir zorunluluk ya da amaçlı bir iradi eylem fikri oluşturamaması durumunda, tüm insanların kendisine tabi oldukları, kişisel olmayan ya da kişileştirilebilen fakat kesinlikle tahkik edilemeyen, anlaşılamayan akıldışı güç. 3- Şeylerde ortaya çıkan ve onları oldukları gibi olmaya zorlayan zorunluluk. 4- Kişinin hiçbir şekilde [...]
Yasakçılar
Çin felsefesinde ortaya çıkan ve siyaset felsefesi alanında, toplumun yönetimi için buyurucu ve düzenleyici yasaların önemine işaret eden akım. Bir ülkenin başarıyla yönetilebilmesi için Konfüçyus’un öğütlediği gibi, halka iyi örnek olmanın, gerisini törelere ve geleneklere bırakmanın yeterli olmadığım öne süren Yasakçılar, en ince ayrıntılara yarıncaya dek iyi tasarlanmış buyurucu ve düzenleyici yasalar ve yasaklar koymanın [...]
Yasa
1- Şeyleri belirlediği kabul edilen ilke; doğal olayları birbiri etme bağlayan zorunlu ilişkiyi ortaya koyan genel prensip. Doğadaki olaylar arasında hüküm süren sürekli ilişki. 2- Bir bütünü meydana getiren öğelerin işleyişini yöneten zorunlu ve sürekli bağıntı. 3- Toplumsal yaşamı ve insan eylemlerini düzenleyen normlar, kurallar; belli bir otoriteye dayanılarak konan ve birtakım yaptırımlarla desteklenen ilkeler [...]
Yaratıcı Evrim
Evrime inanmakla birlikte bu evrimin Darwin’in evrim anlayışı gibi, mekanik bir doğal ayıklanma kuramına dayanmayıp, yaratıcı olduğunu savunan Henri Bergson’un evrim anlayışına verilen ad. Darwin’in yeryüzünde ve tarih boyunca ortaya çıkmış çok çeşitli türleri, basit organizmaların, insanla doruk noktasına ulaşan daha karmaşık ve yüksek organizmalarla nasıl tamamlandığının hesabını veremeyen keyfi bir adaptasyon modeliyle açıklamaya kalkıştığını [...]
Yararcılık
Genel iktisadi bir öğreti bir siyaset felsefesi ve toplum teorisi olarak iyinin mutluluk ya da hazza ve dolayısıyla da doğruya eşit olduğu görüşü. Belli bir nüfus veya tek bir birey söz konusu olduğunda, acı karşısında hazzı ya da genel olarak mutluluğu arttıran politika, tercih, karar ya da eylemin iyi ve dolayısıyla doğru olduğunu öne süren [...]
Yapısalcı Fonksiyonalizm
Toplumsal yapıların, politik sistemlerin analizinde kullanılan genel bir teorik yaklaşım tarzı. Özde toplumsal sistemler diye kavramsallaştıran ve toplumsal yapıların özelliklerinin bu sistemlerin bekasına olan katkılarıyla açıklayan teorik yaklaşımları tanımlayan bir teori olarak yapısal fonksiyonalizm, bir sosyal sistemin varoluşunu sürdürmek, ayakta kalabilmek için yerine getirmek durumunda olduğu görevleri veya işlevleri teşhis etmekten ve daha sonra da [...]
Yahudilik
Musevilik. İsrail halkının dini düşünce, inanç ve kurumlarının tümü; İsrailoğullarının tarihi içerisinde oluşmuş olan dini gelenek. Irk temeline dayalı bir din anlayışıyla seçkinleşen Yahudi inancı, ünlü Musevi teolog İbni Meymun tarafından on üç başlık altında toplanılmıştır: 1- Tanrı dünyanın yaratıcısı olup, 2- Bir ve tektir. 3- Tanrı ruhtur ve 4- Ölümsüzdür; 5- Sadece Tanrı’ya dua [...]
Yabancılaşmanın Nedenleri
İnsanın kendi özüne içinde yaşadığı dünyaya, üyesi olduğu topluma yabancılaşmasının nedenleri ya da kaynakları beş ayrı başlık altında toplanabilir. Bunlardan 1- Ekonomik etkenleri ön plana çıkartan ekonomik yaklaşıma göre, yabancılaşmanın kaynağında, insanın insana yabancılaşması sonucunu doğuran mülkiyet ilişkileri ve üretim araçlarının özel mülkiyeti vardır. 2- Teknolojik faktörleri ön plana çıkartan yaklaşıma göre ise, yabancılaşmanın kaynağında, [...]
Yabancılaşma
1- Özgün anlamı içinde, bir şeyi ya da kimseyi başka bir şeyden ya da kimseden uzaklaştıran. başka bir şeye ya da kimseye yabancı hale getiren eylem ya da gelişme. Yabancılaşma, 2- Daha özel olarak da, psikiyatride, normalden sapmaya; 3- Çağdaş psikoloji ve sosyolojide, kişinin kendisine, içinde yaşadığı topluma, doğaya ve başka insanlara karşı duyduğu yabancılık [...]
François Voltaire
1694-1778 yılları arasında yaşamış olan ünlü Fransız denemecisi, tarihçi ve filozofu. ‘Benim mesleğim, tüm düşündüklerimi yazmaktır’ diyen Voltaire 99 cilt eser vermiştir. Aydınlanmanın en önemli düşünürlerinden biri olan filozof, metafizik, din, siyaset ve ahlâkla ilgili görüşlerini, yazmış olduğu Dictionnaire Philosophique [Felsefe Sözlüğü]’nde ifade etmiştir. Voltaire’in diğer temel eserleri, Traitsurla Tolrance [Hoşgörü Üzerine İnceleme] ve Candide [...]
Vicdan
Bireyde veya ahlâki özne ya da failde var olan doğru ve yanlış duygusu. Çeşitli filozoflar tarafından farklı şekillerde tanımlanan vicdanla, dini bir çerçeve içinde bazen Tanrı’nın sesinin bir yansıması, hümanizm çağında insanlara neden sakınmaları gerektiğini bildiren insani bir meleke veya aklın sesi, bu ikisi arasında kalan dönemlerde de özel bir ahlâk duyusu anlatılmak istenmiştir. Bununla [...]
Varoluş Evreleri
Varoluşçu düşünür Sören Kierkegaardın egzistansın, varolan bireyin seçimlerine bağlı olarak, yaşam süresi içinde bulunabileceğini söylediği varoluş tarzları. Özellikle pratik alanda, etik düzlemde çalışan birçok filozof gibi Kierkegaard da kendisine bir misyon yüklemiştir. Kendisine bu bağlamda Sokrates’i örnek alan filozof misyonunu, egzistansa ahlâki gerçekliğini hissettirebilmek, onun varolan bir birey ya da kendisi olmasını, umutsuzluğunun farkına varmasını [...]
Varoluşçuluk
J. P. Sartre, K. Jaspers, M. Heidegger ve G. Marcel gibi düşünür tarafından savunulmuş olan çağdaş felsefe akımı. İnsanın varoluşuyla doğal nesnelere özgü varlık türü arasındaki karşıtlığı büyük bir güçle vurgulayan iradesi ve bilinci olan insanların, irade ve bilinçten yoksun nesneler dünyasına fırlatılmış olduğunu öne süren felsefe okulu. Genel bir çerçeve içinde, dünyada bir insan [...]
Varoluşçu Etik
Varoluşçuluğun, Aydınlanma değerlerine modern rasyonalizme, liberalizmin kitle kültürüne ve yığın ahlâkına karşı soylu ve görkemli bir tepki olarak yorumlanan etik anlayışı. Varoluşçu etik, her şeyden önce bir özgürlük etiği olmak durumundadır. Hemen tümüyle özgürlük problemi üzerinde odaklaşan söz konusu etik, modern insanın içinde bulunduğu durumu teşhis ettikten sonra, insanlara yitirmiş oldukları özgürlük duygusunu yeniden kazandırma, [...]
Varoluş
1- Genel olarak varolma durumu. 2- Dış dünyada, insanın bilgisinden bağımsız olarak gerçekleşme, mekan ve zaman içinde potansiyel değil de, aktüel bir varlığa sahip bulunma hali. 3- Soyutlama ya da teorilere karşıt olarak, canlı ya da yaşanan gerçeklik. 4- Bir şeyin asil doğasından dolayı, olması gereken şeyi ifade eden öze karşıt olarak, o şeyin her [...]
Varolmak
Varoluşçu felsefe geleneği içinde özgür bireyle ilgili bir kategori olarak, kışının Kendisini alternatifler karşısındaki özgür seçimler yoluyla gerçekleştirmesi durumuna ya da eylemine verilen ad. Buna göre, varolmak, kişinin bir grup, sınıf ya da yığının üyesi olmaktan alabildiğince çıkarak, daha çok ve daha yoğun olarak bir birey haline gelmesini; bireysellik adına tümelliği aşmasını; izleyici olmaktan çıkarak [...]
Varlık
Yokluğa karşıt olarak var olan şey. Oluşa karşıt bir şey olarak, değişmeden aynı kalan gerçeklik. Boşluğa karşıt bir şey olarak, mekanda bir yer işgal eden kalıcı gerçeklik.
Vahiy
Peygambere gelen tanrısal kelam ve haber. Bir düşünce ya da buyruğun Tanrı tarafından elçisine ilham edilmesi; Tanrının yüksek öneme haiz mesajlarını; kendi varoluşu, sıfatları, iradesi, vb., ile ilgili temel bilgileri insanlığa Peygamber aracılığıyla iletme yolu. Vahiy, İslam dininde, Kuran’ın bildirdiğine göre, ‘Oku!’ anlamına gelen ifadeyle başlamış, Kur’an tamamlanınca da son bulmuştur. Kur’an’ın dışında kalan ve [...]
Ütopyacılık
Toplum kuramı veya siyaset teorisinde, mükemmel bir toplum modeli veya tasarısını temele alan yaklaşım; sadece daha iyi değil, fakat yetkin bir toplum düzeni inşa etmeyi amaçlayanların, söz konusu düşünce deneyini. veya salt düşüncede yaratılan yetkin toplum düzenini varolan aktüel düzeni dönüşüme uğratmak için kullananların inanç ve tavırları. Belli birtakım akli ve ahlâki ilkelere, insan ve [...]
Ütopya
İdeal ya da yetkin toplum. İdeal bir toplum düzeni ya da yönetim biçimi ortaya koyan tasarım. Bilinen ilk ütopya örneği, Platon’un Devleti ve Yasalarıdır. Platonun bu eserlerinde olduğu gibi, bazı düşünürler, uygulamadaki düzeni anlamında ütopyalar geliştirmişlerdir. Bu düşünürler, içinde yaşadıkları toplumsal düzenin iyileştirilemeyeceği ne inandıkları için, gerçekleşme şansı çok fazla olmayan, ideal hatta düşsel bir [...]
Üstyapı
Tarihsel maddecilikte, bir toplumun ekonomik yapısını yansıtan, hukuki, siyasi, ideolojik ve kültürel sistemlere verilen ad. Hukuki ve siyasi sistemlerin kendiliğinden gelişmediğini öne süren maddeci görüş, siyasal sistem (devlet aygıtı) ile ideolojik sistemden (hukuki, eğitimsel, kültürel, dini sistem) oluşan ve belli bir iktisadi temele dayanan bütün olarak üstyapı terimini, bu sistemlerin bir toplumun ekonomik yapısındaki gelişmelerine [...]
Üretim
Sosyal ve yaşamın temelinde bulunan bir olgu olarak insani ihtiyaçları karşılayacak mal ve hizmetleri elde etmek amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler bütünü; yeni bir mal ya da hizmetin yaratılmasını sağlayan etkinlikler toplamı. Bu bağlamda, toprağı ekmek suretiyle belirli birtakım ürünler yetiştirmeye tarımsal üretim; sınai birtakım girdiler kullanmak suretiyle, endüstriyel ürünler meydana getirmeye sınai üretim; zihin gücü ve [...]
Üçlemecilik
Hıristiyan teolojisinde Tanrının doğasının, töz bakımından bir, kişi ya da cisimleşme bakımından üç olduğunu öne süren anlayış. Bu öğretinin temelinde gerçekten varolanın tümel olduğunu, tikellerin tümelden dolayı, tümel sayesinde varolduğunu savunan Platoncu realizm ve Hıristiyanlar Hz. İsa’nın tanrılığını ve kutsal kitapta geçen Kutsal tanrısallığını, çoktanrıcılığın saçmalıkları düşmeden koruma arzusu bulunur. Bu inanca göre, Tanrı birdir, [...]
Üç Evre Yasası
Pozitivizmin kurucusu Comte’un insan zihni, insan düşüncesi, bilim ve toplum için öngördüğü üç aşamalı evrim ya da gelişme yasası. Comte tarafından ifade edilen gelişme sürecindeki birinci evre, 1- Teolojik evredir. Be evrede hakim olan zihniyet, doğada varolan şeyleri büyük ölçüde insan zihninin kendisiyle analoji içinde düşünen ve dolayısıyla doğal fenomenlere, bizim onlara karşı olan tepkilerimize [...]
Tümevarım
Genelden özele, tümelden tekele giden genel yasadan örnek ya da özel bir uygulamasını çıkarsayan tümdengelime karşıt olarak, özelden genele tek tek olgulardan genel yasalara ulaşan tekil gözlem önermelerinden sınırlanmamış genellemelere yükselen akıl yürütme türü, genelleme.
Tümel
İstisna kabul etmeme, bir sınıfın tüm üyeleri için geçerli olma durumu. Buna göre, bir yargı, yüklemi öznesinin bütün bir kaplamı için tasdik ya da inkar edildiği tümeldir.
Tüketim Toplumu
Modern ya da çağdaş toplumlar için kullanılan ve bu toplumların giderek artan ölçüler içinde tüketim olgusu etrafında örgütlendiğini ya da düzenlendiğini dile getiren deyim. Hemen tümüyle Batı toplumlarını karakterize eden bir terim olarak tüketim toplumu deyimi şu özelliklerin varlığına işaret eder: 1- Tüketim toplumunun üyeleri, tüketim amacıyla, tatillerde ve boş zamanlarını değerlendirmek üzere daha çok [...]
Tutarsız
Parçaları arasında bağımlı olmayan, parçaları birbirleriyle uyuşmayan ve hatta bir anlamdan yoksun olan bütün için kullanılan sıfat.
Tutarlılık
Şeylerin düşüncelerin ortak bir ilkeyle, bağıntı, düzen, kavram ya da fikirle birbirine bağlanmış olması durumu, mantıklı bir bütünün parçaları, öğeleri arasında bağlantı ve uyum bulunması hali.
Arnold Toynbee
Tarihin konusunun kültürler olduğunu söyleyen, kültürlerin ise dinamik yapılar olup, özelliklerini yaratıcı kişilerden aldıkları, dolayısıyla tarihin kültürler hakkında olumlu ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunmak yerine, kültürleri anlamaya çalışması gerektiği düşüncesiyle seçkinleşen ünlü tarih felsefecisi. Tarihçinin insan türünün birtakım temel bölümlerinin yaşamlarını ele aldığını, toplum denen söz konusu varlıkları seçip incelediğini dile getiren Toynbee, tarih araştırmacısının [...]
Totalitarizm
Nazizm, faşizm ve Sovyet komünizminde örneklenen, tek bir partinin egemenliği altında, her tür siyasi, ekonomik ve toplumsal faaliyetin devlet tarafından düzenlendiği ve muhalefetin baskı altında tutulduğu ve ezildiği, özgürlüğe yer bırakmayan siyasi yönetim tarzı. Çoğu zaman otoritaryanizm veya diktatörlükle birleştirilmek ya da karıştırılmakla birlikte aralarında zorunlu bir bağlantının bulunmadığı politik kavram olarak totalitarizm söz konusu [...]
Toplum Sözleşmesi
1- Toplumu meydana getiren bireylerin yükümlülükleri ve haklarının kökenlerini açıklayan sözleşme; doğa durumundan, bireysel ve egoist alışkanlıklarından vazgeçen bireylerin, kendi çıkarları yanında, genelin çıkarı ve iyiliği adına, bir toplum oluşturmak üzere, aralarında yaptıkları, ve kendi kendilerini yönetme haklarını hepsinin üzerindeki ortak bir hakeme devrettiklerini ifade eden yazılı olmayan anlaşma. Politik yönetim istikrarlı bir işbölümü, partiler [...]
Toplumsal Cinsiyet
Cinsel farklılığın sosyal boyutunun ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiren feministler tarafından geliştirilen ve cinsiyetin erkekle dişi arasındaki biyolojik ayırıma karşılık geldiği yerde, eni ve dişil arasındaki, buna koşut, ama sosyo-kültürel eşitsiz bölünmeye işaret eden kavram. Kavrama göre, eril ve dişi insan varlıkları arasında bir ayırım yapıldığı zaman ayırımın biyolojik olarak açıklanması gerektiği düşünülür, fakat toplumsal [...]
Alexis de Tocqueville
1805-1859 yılları arasında yaşamış ve liberalizmin ön plana çıkardığı özgürlükle, sosyalizmin temele aldığı eşitlik arasında bir denge kurmaya çalışmış olan düşünür. Temel eseri: De la Democratie en Amerique (Amerika’da Demokrasi Üzerine). Devlet müdahalesini en aza indirgemeye çalışan demokrasinin eşitlikçiliğini ön plana çıkartan liberal bir düşünür olarak Tocqueville. özgürlüğü eşitlikle nasıl bağdaştırmak gerektiği ya da eşitlikçi [...]
Tin
1- En genel olarak bazı metafizikçilerin yada Hegel gibi nesnel idealistlerin, gerçekliği ve evreni açıklamak üzere, varolan her şeyin temeli, özü olarak kabul ettikleri cisimsel olmayan varlık, maddi olmayan gerçeklik. 2- Dinlerde, dini düşünce geleneklerinde dünyayı yarattığına inanılan varlık. Dünya ruhu.
Thales
Batı Felsefesinin ilk filozofu. Bilimsel Çalışmaları: M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış olan Thales felsefi faaliyetleri yanında bilimsel çalışmalarıyla da seçkinleşmiştir. Bu çalışmalar arasında ise, her şeyden önce, ona Yunan dünyasında abartılı bir ün kazandıran M.Ö. 585 yılındaki güneş tutulmasıyla ilgili doğru tahmini dolayısıyla astronomi çalışmaları gelir. Matematik alanında ise Thales’in, Yunanlının eşsiz genelleme yeteneğini çok canlı [...]
Tez
1- Genel olarak, doğru olduğu inancıyla öne sürülen ve savunulan düşünce, iddia, genel fikir ya da önerme. 2- Doğruluğu kanıtlanmaya çalışılan teorik öneri, düşünce, kanı.
Teşhircilik
Bir toplumda varolan görgü kurallarının açık seçik ifade edilmesini ya da sergilenmesini istemediği şeyleri, bireysel özellikleri, özel yaşantıları, kişiye özgü duyguları açıkça ifade etme veya sergileme tavrı. Kişinin, çıplaklığına dikkat çekmek amacıyla soyunması, cinsel organlarını göstermesi dürtüsü.
Terörizm
Örgütlü bir grup ya da partinin bireylerin veya azınlıkların, siyasi amaçlarına ulaşmak için, şiddeti sistemli bir biçimde kullanma tavrı ve yöntemi, söz konusu tavrın gerisindeki teori. Bir hükümet, yönetim veya toplumu radikal bir siyasi ya da sosyal değişmeyi kabul etmeye zorlamanın bir aracı olarak şiddeti kullanma tavrı.
Teorik
1- Tecrübe edilene, gözlemle ilgili olana karşıt olarak, düşünce, teori, hipotez veya bilimsel yasa ile ilgili olan; 2- Eylem veya uygulamayı göz önüne almadan, salt bilgi ve spekülasyon ile ilgili bulunan; 3- Gerçek, somut, elle tutulabilir olanın tersine, yalnızca fikir alanını ilgilendiren, soyut bir tarzda ele alınan; 4- Pratik veya yapılması gerekeni değil de, fenomenleri, [...]
Teori
Olgulardan hareketle, şeyh birbirleriyle olan evrensel ve ideal ilişkileri içinde kavramanın ürünü olan kapsayıcı görüş; bilimsel bir bilgi sistemi içinde, konusunun bir bölümüne ya da tamamına ilişkin olarak sistematik bir görüş geliştiren soyut, genel ve açıklayıcı ilke; doğa veya toplumdaki düzenlilikleri ifade eden, kendisine dayanılarak fenomenlerin açıklandığı, fenomenlere dair öndeyilerde bulunulduğu, doğru kabul edilen hipotez [...]
Teoloji
Dine ilişkin olgu ve fenomenleri konu alan ve dinle ilgili olarak geniş kapsamlı bir senteze ulaşmayı amaçlayan disiplin. Tanrı’yı ve insan yaşamının anlamını, vahyin verilerine dayanarak inceleyen disiplin. Vahyin verilerine dayanarak, tanrısal, değişmez, ezeli-ebedi ya da ideal dünya ile fiziki dünya arasındaki ilişkinin ne olduğunu araştıran, Tanrı’nın özünü, varlığını ve iradesini ifade etmeyi amaçlayan disiplin. [...]
Teokrasi
Tanrı anlamına gelen Yunanca theos sözcüğüyle, güç, iktidar anlamına gelen kratos sözcüklerinin bir birleşiminden meydana gelen ve Tanrı’nın tek yönetici, mutlak bir kudret sahibi biricik varlık olduğu, iktidarın Tanrı’dan geldiği ve bu iktidar ya da gücün, yalnızca Tanrı’nın yeryüzündeki elçisi tarafından kullanıldığı inancına dayanan siyasi toplum düzeni.
Temsil
Genel olarak bir nesnenin sosyal bir grup ya da sınıfın sözcülüğünü yapma, onlar adına, çıkarlarını koruma amacıyla hareket etme. Bu bağlamda, genel iradenin sadece milletin temsilcileriyle vücut bulabileceğini ve yalnızca bu vekillerle ifade edilebileceğini öne süren ulusal egemenlik teorisine temsil teo denmektedir.
Temel ve Üstyapı
Marksist sosyologların ekonomiyle (temel) devlet, aile yapısı, toplumdaki hakim ideoloji (üstyapı) arasındaki ilişkiyi konu alan analizleriyle, toplumun ekonomik yapısının devletle sosyal bilincin varlığını ve şeklini belirlediği tezlerinde kullandıkları benzetme. Marx ve Engels’in tarihsel materyalizmine göre, temel ya da toplumsal temel bir toplumdaki sosyal ilişkiler bütününü veya toplumun ekonomik altyapısını tanımlar, üstyapı ise toplumdaki ideoloji, ve [...]
Telepati
Bir kimsenin başka bir kimseyle, duyu organlarını, bilinen başka iletişim araçlarını kullanmadan iletişim kurması.
Tek Tanrıcılık
Yalnızca tek bir tanrının varolduğunu ya da Tanrı’nın bir olduğunu öne süren ve bundan dolayı, çoktanrıcılığa ve bir dizi ilahi varlığa duyulan inanca karşı olan Tanrı anlayışı. Çoğunluk tek Tanrı’nın aşkınlığına duyulan inançla, tek Tanrı’nın en yüksek derecede gerçek olduğu, buna karşın dünyanın gerçeklikten yoksun bulunduğu teziyle birleşen tektanrıcılık, aynı zamanda felsefi panteizme, tateizme ve [...]
Teknoloji
1- İnsanların veya toplumların, kendi fiziki çevrelerini kontrol altında tutmak için kullandıkları araçlarla teknik bilgiden meydana gelen maddi kültür bütünü. 2- Makineler ve teknik donanım ya da bu araçlarla birleşen üretim tekniği. 3- Endüstriyel faaliyetin çok çeşitli alanlarında kullanılan takım, makine, araç ve yöntemlere dair inceleme. 4- İş ya da üretimin teknik organizasyonu ve mekanizasyonunun [...]
Teknokrasi
Özel işletmelerle Kamudaki, salt teknolojik üretkenlik ve verimliliği amaçlayan, bürokrasinin hakim olduğu; teknik uzmanlığa sahip seçkinlerin egemen yönetici güçler olarak ortaya çıktığı siyasi sistem. İktisadi ve siyasi kararların alınmasında uzman, teknisyen ya da teknokratların, siyasetçilerin yerini aldıkları ekonomik ve politik sistemi tanımlayan teknokrasi terimi, modern toplumların bu tanıma giderek daha fazla uygun düşmeye başladıklarını, geleneksel [...]
Teizm
En genel şekliyle, var olan yaratıcısı olan bir Tanrı’nın varoluşuna inanma, Tanrı’nın mutlak ve sınırsız bir bilgiye ve güce sahip olduğuna sarsılmaz bir inanç besleme. Evrende bulunan ve duyularımız aracılığıyla bilinen ya da imgelem ve akıl sayesinde varolduğu sonucuna varılan tüm varlıkların varoluşlarını ve varoluş durumundaki devamlılıklarını sonsuz, ezeli-ebedi ve bilinçli bir varlığın ve bu [...]
Tefsir
1- Genel olarak, yorum, yorumlama. 2- Daha özel olarak da, İslam teolojisinde, Kuran’ın metnini, Kuran’da yer alan ayet ve sureleri açıklayarak yorumlama. Tefsir, İslam dininin kutsal kitabını, Arapça dilbilgisi kurallarından, dini kaynaklardan, bilimsel görüş ve teorilerden yararlanarak yorumlar. Bu bağlamda, dini kaynaklara ek olarak, akla ve bilimsel verilere dayanılmak suretiyle gerçekleştirilen Kur’an yorumuna dirayet tefsiri, [...]
Tasavvuf
Öncelikle, Tanrı’nın niteliğini ve evrenin oluşumunu vahdeti vücut, yani varlığın birliği görüşüyle açıklayan felsefe görüşü; daha özel olarak da, İslam dünyasında VII, yüzyılda ortaya çıkan, ve IX. yüzyılda Eski Yunan, Yahudi, Hint ve eski İran düşüncelerinin etkisiyle sistemleşen gizemci, dini ve felsefi öğreti. Tanrı’yı tek gerçeklik olarak gören ve varolan her şeyi, tüm olay ve [...]
Tarihsel Materyalizm
Karl Marx ve Frirdrich Engels’in insanlık tarihinin, insanlığın sosyo-ekonomik gelişiminin, yasa benzeri bir modele göre geliştiğini, diyalektik yasalara göre gerçekleştiğini savunan görüşleri. Marx ve Engels tarafından geliştirilen ve üretim tarzının toplumsal, siyasi ve entellektüel yaşamın mahiyetini belirlediğini öne suren anlayış. Toplumsal, kültürel ve siyasi fenomenlerin maddi şeylerin üretim tarzı tarafından belirlendiğini öne süren öğreti olarak [...]
Tarihsel Döngü Teorisi
İlkçağ felsefesinde söz konusu olan, insanların örgütlü toplum içinde yaşadıkları sürece, dairesel bir süreç içinde, aristokrasi, oligarşi, demokrasi türünden yönetim tarzlarının birinden diğerine dönüp durduklarını savunan ve daha sonra İtalyan filozofu G. Vico tarafından canlandırılan tarih anlayışı. Toplumların varoldukları süre boyunca aynı aşamalardan geçtiğini savunan1 Vicont’ın bu görüşü, 19. ve 20. yüzyılda, tarihsel ilerleme fikrini, [...]
Taoizm
Çin’de M.Ö. 600’lü yıllarda doğmuş olduğu kabul edilen Lao Tse tarafından kurulmuş olan felsefi öğreti. Daha doğru bir deyişle, Taoizm, hem Lao Tse’nin öğretisine, hem bu öğretiden çıkarılan felsefeye ve ayrıca Çin’de, bu öğretiden yola çıkılarak geliştirilen dine verilen ad olarak karşımıza çıkar. Doğa ya da gökyüzünün yasası ve ikinci olarak da bilgelik yolu diye [...]
Tao
1- M.Ö. 6. yüzyılda ortaya çıkan ve uzun yüzyıllar boyunca devam eden bir gelenek oluşturmuş olan Taoizmin kurucusu olarak bilinen düşürür. 2- İkinci olarak evrenin yolu, düzeni yasası anlamına gelen, anlatılamayanı ve açıklanamayanı gösteren kavram. Evrenin adsız kaynağı yasaların yasası, ölçülerin ölçüsü olan, kendi kendine yeter mutlak, kavranamayan ve anlatılamayan temel, gerçek yasa ya da [...]
Tanrı Devleti
Ortaçağ düşüncesi ya da felsefesinde gerek İslamiyet’te ve gerekse Hıristiyanlık’ta, kötü yönetim ya da yeryüzü devletinin karşısına geçirilen Gökyüzü devleti ya da iyi yönetim şekline verilen ad. Bu anlayış, yani Kilise ve devlet tinsel otoriteyle siyasi otorite Gökyüzü devletiyle Yeryüzü devleti arasındaki karşıtlık ilk kez olarak, Hıristiyan Ortaçağ felsefesinin ilk büyük düşünürü olan Aziz Augustinus [...]
Tanrı
Metafiziksel düşüncede vahiy otorite ya da inanç temeli üzerinde varolduğu kabul edilen, varlık ve değerin kaynağı olan mutlak, zorunlu, yüce varlık. Doğanın bir parçası olmayan, ama doğanın yaratıcısı ya da nedeni olan, zaman ve mekan kavramlarının kendisine uygulanamayacağı, varlığa gelmiş olduğu düşünülemeyen, doğadan çok daha kudretli ve mutlak iyi olan doğaüstü, ezeli-ebedi ve sonsuz varlık. [...]
Şovenizm
Napolyon’un askerlerinden, kendisini ülkesi, vatanı uğruna feda etmekte bir an bile duraksamayan Chauvin’i model alan, aşırı ve saldırgan vatanseverlik. Şovenizm terimi, yakın zamanlarda biraz daha farklı bir anlamda ve farklı alanlarda kullanmaya başlanmıştır. Örneğin, feministler özellikle de radikal feministler, erkeği kadın karşısında entellektüel, ahlâki, biyolojik bakımlardan üstün gören cinsiyet ayırımcılığına erkek şovenizmi adını verirler. Yine [...]
Şizofreni
Yunanca “ayırmak” anlamına gelen skhidzeinle “düşünce” anlamına gelen hrenos’tan, Ing. schizophrenia; Fr. schizophrenie; Al. schizophrenie]. Kendini, kişiliğin parçalanması, düşünce hayatı veya heyecanlardaki bozukluk gerçeklik duygusunun yitirilmesi veya dış dünya ile kurulan bağın kopması gibi emarelerle belli eden bir psikoz. Genellikle 15-35 yaşları arasında yakalanılan bir hastalık olarak şizofrenide, benmerkezci bir düşünce yapısına sahip bulunan hasta [...]
Şiilik
İslamiyet’te, Peygamberin ölümünden sonra kimin halife olacağı tartışmasına bağlı olarak Müslümanların ikiye ayrılmasının sonucunda ortaya çıkan iki mezhepten biri. Peygamberin ölümü üzerine, Ali bin Ebutalib’in ilk halife olması gerektiğini söyleyenlerin bağlandığı siyasi bir akım olarak ortaya çıkan Şiilik, daha sonra sünni inançtan ayrılan bir mezhep durumuna getirilmiştir. Buna göre, şiilik bir mezhep olarak, halifeliğin Allah’ın [...]
Süreç
1- Düşüncenin belli bir sonuca ulaşacak şekilde ard arda dizilişi. 2- Olgu ya da olayların belli bir düzenin bulunduğu izlenimini verecek şekilde sıralanması durumu; statik olmayan, sürekli bir dönüşüm içinde bulunan gerçekliğin sergilediği hareketlilik. Belli bir birliği veya birleştirici bir ilkesi olan değişmeler dizisi. 3- İnsan varlığı tarafından meydana getirilen bir şeyin üretiliş şeklini, meydana [...]
Baruch Spinoza
1632-1677 yılları arasında yaşamış olan ünlü panteist düşünür. Temel eserleri arasında Tractatus Theologico-Politicus [Teolojik-Politik Deneme], Tractatus de Intellectus Emendatione [Anlama Yetisinin Düzeltilmesi Üzerine], Ethica Ordine Geometrico demonstrata [Geometrik Bir Tarzda İspatlanmış Etika] adlı eserler bulunan Spinoza, dini baskı ve engizisyon nedeniyle, İspanya’dan Hollanda’ya kaçmış olan Yahudi bir ailenin çocuğudur. Daha 24 yaşındayken, felsefi görüşlerinden dolayı, [...]
Herbert Spencer
1820-1903 yılları arasında yaşamış olan İngiliz filozofu. Temel eserleri arasında First Principles [İlk İlkeler], First Principles of Sociology [Sosyolojinin İlk İlkeleri], Social Statistics [Sosyal İstatistik], Descriptive Sociology [Betimsel Sosyoloji] adlı kitaplar bulunan ve fizik ve biyoloji bilimleriyle, siyasi ve toplumsal liberalizmden oldukça etkilenmiş olan Spencer’in felsefesinin temelinde evrim düşüncesi vardır. Bilimle dini uzlaştırmayı ve böylelikle [...]
Spekülatif
1- Eylem ya da pratiği hiç dikkate almadan, salt bilgiye erişmeyi amaçlayan düşünsel veya entellektüel işlemler, yani pratiğe karşıt olarak teorik olan; 2- Gözlemlenebilir olanın ötesine geçen. Gündelik yaşantı ve pratik deneyimle bağını tümden koparan teorileştirme türü, yani empirik olana karşıt olarak deneyimsel olmayan düşünce veya akıl yürütme.
Spekülasyon
1- Yalnızca bilmeyi, öğrenmeyi ve tanımayı amaçlayan ve çıkar gözetmeyen bilgi, ve 2- Buradan hareketle, gerçeklik üzerine, soyut, zaman zaman keyfi ve doğrulanması hiçbir şekilde mümkün olmayan düşünce ya da görüş. 3- Her türden soyut, dayanaksız yapı, ispatlanması ya da temellendirilebilmesi imkansız yorum.
Sözleşmecilik
1- J. Locke, J.J. Rousseau gibi filozoflar tarafından benimsenen, politik devletin varoluşunu temellendirebilmek veya belirli devlet telakkilerini meşrulaştırabilmek için, devleti toplum sözleşmesine dayandırma yaklaşımı. 2- Çağımızda ünlü Amerikan düşünürü John Rawls’un savunduğu, kişisel veya özel davranışı olduğu kadar, politik yapıları da yöneten adalet kurallarının meşruiyet ya da geçerliliklerini ilgili taraflar arasında yapılan fiili anlaşmalardan veya [...]
Sosyoloji
Bütün çeşitliliği, değişkenliği ve tüm ayrıntıları İçinde, topluma dair olan açıklayıcı bilim. 1- Sosyal yapıya, 2- Toplumlardaki grupların sosyal kategorilerin ve sınıfların doğasına, oranlarına, çeşitlilik ve farklılıklarına, 3- Toplumdaki sosyal yaşama, 4- Toplumun kültürüne ve hayat tarzına, 5- Hem niteliksel ve hem de istatistiki araştırma yöntemlerinin mahiyetine ilişkin bilimsel inceleme. Toplumsal sistemlerin gelişimini ve işleyişini [...]
Sosyalizm
Aydınlanmanın, Fransız Devriminin liberal ve eşitlikçi ideallerinin ve endüstrileşme sürecinin ürünü olup, sömüren sınıf ya da sınıfları tasfiye ederek, insanın insan tarafından istismar edilmesinin önüne ‘geçmeyi, toplumda bireyler arasında karşılıklı bir işbirliği ve yardımlaşma yaratmayı amaçlayan ve üretim araçlarının ortak mülkiyetiyle belirlenen toplumsal sistem. Varolan toplumsal düzeni adaletsiz olduğu gerekçesiyle mahkum eden, ahlâki değerlere uygun [...]
Sosyalist
Sosyalizmi benimsemiş kişi sosyalist öğretinin şu ya da unsurunu temele alan şey ya da yaklaşım için kullanılan sıfat. Bu bağlamda, Marksizme dayanan ve anayasasında, iktidarı işçi sınıfının egemenliği olarak tanımlayan devlet modeline, işçi sınıfı ve onunla ittifak halinde olan yoksul köylülerden başka hiçbir sınıfa iktidar hakkı tanımayan siyasi iktidar yolunun tüm diğer sınıflara ve bu [...]
Sosyal Demokrasi
Alman düşünürleri Bernstein ve Lasalle ile başlayıp, Fransız Jaures ve Blum, İngiliz Cole gibi düşünürlerin katkılarıyla gelişen ve amacı sosyal adalet, insanlar için daha iyi bir yaşam, özgürlük ve barış olan akımı. Kapitalizmin karşısında olan ve insanların bir avuç kapitalistin egemenliğinden kurtarmayı amaçlayan görüş, sınıf savaşını kabul etmekle birlikte, ihtilalci değildir, totaliterliği ve her tür [...]
Sosyal Darwinizm
Darwin’in biyoloji ya da evrim teorisini insan toplumlarının tarihsel gelişimine uygulayan ve bu çerçeve içinde ‘varoluş mücadelesi’ ya da ‘yaşama savaşı’ ve ‘doğal ayıklanma’ ya da ‘en güçlünün ya da koşullara en iyi bir biçimde uyum sağlayanın ayakta kalışı’ fikirlerine özel bir önem atfeden görüş. Sosyal Darwinizm toplumun, en güçlü olanların ayakta kaldığı bir varoluş [...]
Sosyal
1- Bir topluma ayrı ve müstakil bir varoluşa sahip olduğuna inanılan insan topluluğuna ilişkin olan; 2- Toplumu meydana getiren, bir toplum içinde yaşayan insanlar; 3- Toplum içinde yaşayan bireylerden meydana gelen katman, grup, sınıf, vb; 4- Toplumdaki bireylerin birbirleriyle olan ilişkileri; 5- Toplumdaki sınıfların birbirleriyle olan etkileşimleri; 6- Toplum içinde yaşayan insanların maddi hayat koşullarını [...]
Pitirim Alexandrovich Sorokin
1869-1968 yılları arasında yaşamış olan Rus asıllı Amerikan sosyolog ve düşünür. Temel eserleri: Crisis of Our Age [Çağımızın Bunalımı] Social Philosophies in an Age of Crisis [Bir Bunalım Çağında Toplum Felsefeleri]. Sosyoloji, toplumsal sistem ve öbeklerle kültürel sistemlerin, kişilik sistemi ve kişiler arasındaki ilişkinin dinamikleri ve yapısının genelleştirilmiş teorisi olarak tanımlayan Sorokin’in toplum felsefesindeki büyük [...]
Sokratik Çürütme Yöntemi
Platon’un Sokratik diyaloglarında belli bir etik görüşün temel tezlerini ortaya koyarken, başka insanlarla ortak bir araştırma içinde ahlâk alanında doğru bilgiyi ararken gördüğümüz Sokrates’in hem genel olarak Sofistlere alternatif eğitim anlayışının ve hem de bilgi araştırmasının ayrılmaz bir parçası olan olumsuz yöntemi. Yazılı bir şey bırakmayıp, hayatını adeta felsefe yaparak özellikle gençler felsefe tartışarak geçiren [...]
Sokratik Alay
Sokrates’in bildiğim bir şey var ise, o da hiçbir şey bilmediğimdir’ sözüyle ve sergilediği öğrenme ve bilgiye susamışlık haliyle, karşısına aldığı tartışmacılara, gerçekte bilgisiz olduklarına işaret etmek ve ahlâk alanındaki bu bilgisizliğin, yaşamın akışı içindeki tehlikesini ve ağırlığını hissettirmek üzere benimsediği, kendisini olduğundan farklı gösterme, bilgisini gizleme ve karşısındakine meydan okuma tavrı, Sokrates’in alayı, onun [...]
Sokrates
M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı düşünür. Platon’un hocası olan Sokrates, görüşleri, tartışmaları yeni iktidarın temsilcileri tarafından beğenilmediği için, yeni tanrılar icad ettiği, görüş ve tartışmalarıyla, gençleri baştan çıkardığı gerekçesiyle ölüme mahkum edilmiştir. Sokrates’in felsefedeki ve felsefe tarihindeki önemi, öncelikle onun bilinçli ve ahlâki kişiliğin bulunduğu yer olarak ruh kavramını bulmuş olmasından kaynaklanır; [...]
Sofistlik
Belli bir doğruya ulaşmak için değil de, tartışmış olmak için tartışma tavrı; aldatmayı, ikna etmeyi, sözün etkisiyle inandırmayı hedefleyen akıl yürütme tarzı; maddi çıkar sağlamak amacıyla kandırma faaliyeti; ve Sofistler tarafından kullanılan tartışma, incelikli ve yanıltıcı argüman teknikleri için kullanılan terim. Buna göre doğruyu söylemeyi, doğruları ifade etmeyi değil de, yalnızca üstün çıkmayı, kazanmayı amaçlayan [...]
Sofistler
M.Ö. 5. ve 4. yüzyılda, siyasi ve toplumsal koşulların değişmesinin ve doğa felsefesinin iflasının ardından, insan üzerine felsefenin başlatıcısı olarak ortaya çıkan gezgin felsefe öğretmenleri grubu. En önemli Sofistler arasında, Protagoras, Gorgias, Prodikos, Hippias, Antiphon, Thrasymakhos ve Kallikles’in adı verilebilir. Sofistler, felsefi bir okul oluşturmaktan çok, belli bir mesleğin üyesi olan, toplumsal koşulların değişmesinin doğal [...]
Adam Smith
1723-1790 yılları arasında yaşamış olan İskoç iktisatçı ve düşünür. Temel eserleri The Theory of Moral Sentiments [Ahlâki Duygular Teorisi] ve An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations [Ulusların Zenginliğinin Doğası ve Sebepleri Üzerine Bir Soruşturma.] İskoç Aydınlanması ve iktisadi liberalizmin en önde gelen isimlerinden biri olan Smith, daha ziyade eklektik [...]
Skolastik
Genel olarak Ortaçağda hakim olan Grek felsefesinin kavramsal araçlarından yararlanılarak oluşturulmuş Tanrı merkezli düşünce sistemini veya bu teoloji ağırlıklı felsefenin kullandığı yöntemi tanımlamak için kullanılan sıfat.
Siyasi personalizm
Kişiliğin toplumsal gelişmesinin en yüksek ifadesi olduğunu, bundan dolayı, devletin bireylerine fiziki, entelektüel ve tinsel bakımdan tam olarak gelişebilmeleri için, gerekli tüm olanak ve fırsatları sağlamak durumunda olduğunu savunan görüşe verilen ad.
Siyaset sosyolojisi
Toplumsal yapı ve kültürü etkileyen somut politik fenomenlere ilişkin sosyolojik araştırma. Öncelikle ve temelde devlet konusunu, sosyolojik bir bakış açısı ve yöntemlerle ele alan siyaset sosyolojisi, politikayla toplumsal yapılar, ideolojiler ve kültür arasındaki ilişkiler üzerinde durur. Özgül politik rejimlerin ve kurumsal yapıların kökenlerini ve gelişimini açıklamak amacıyla parlamenter demokrasilere olduğu kadar, despotik ve totaliter rejimlere [...]
Sivil Toplum
Siyasi otoritenin baskısından nispeten uzak olan toplum modeli; toplumda varolan ve kuruluşu birtakım haklar elde etme çabasına bağlı olan demokratik yapı; toplumun kendi kendisini, devletin kurumlarından bağımsız olarak, yönlendirmesi durumu. Başlangıçta uygarlığın sonucu olan bir nezaket ve uygarlaşma halini tanımlayan sivil toplum terimi, 18. yüzyılda Batı yönetim tarzı Doğu despotizmiyle karşı karşıya getirilirken, onun ayrımını [...]
Siyaset Felsefesi
Siyasetin problemlerini siyasi sistemleri, siyasal hayvanlar olarak tanımlanan insanların belli bir siyasi sistem içindeki davranışlarını felsefeye özgü yöntemlerle ele alan felsefe dalı, daha çok normatif bir nitelik arzeden kavramsal araştırma türü; felsefenin, siyasi yaşamı konu alan, özellikle de devletin özü, kaynağı ve değerini araştıran dalı. Siyaset felsefesinin ele aldığı belli başlı konular şunlardır: 1- İnsanın [...]
Sistematik felsefe
Gerçekliğin tüm alanlarını kapsayan sistemler kurmayı amaçlayan, çeşitli konularda elde edilen bilgileri bir sentez içinde birleştirmeye çalışan felsefe türü. Sistematik felsefe deyimi, ayrıca, felsefeyi tarihsel bir açıdan ele alan tarihsel yaklaşımdan farklı olarak, felsefenin epistemoloji, ontoloji, değer gibi alanlarında felsefi yöntemleri kullanıp, analiz ve eleştiriyi ve bu arada, yeni felsefi bilgiler üretmeyi her defleyen felsefe [...]
Sistem
Parçaları, öğeleri arasında karşılıklı ilişki, etkileşim, bağlantı ve bağımlılık bulunan tutarlı bir bütün içinde birlikli hale getirilmiş nesneler toplamı. Rasyonel bir ilke, plan, ya da yönteme göre, altakoyma, çıkarım ya da genellik türünden tutarlı bir düzen ya da düzenleme içinde bir araya getirilmiş nesneler, fikirler, aksiyom ya da kurallar bütünü olarak sistem, belli bir görüş, [...]
Sınıf
Bir toplumda aynı görevi yapan statüleri aynı olan, çıkarları tam bir aynılık sergileyen ve aynı durumda bulunan insan öbeklerinden her birini ifade eder. Buna göre aralarında belli bir kültür ve iktisadi çıkar ortaklığı ve bu ortaklığın yarattığı özel ilişkiler bulunan insanların tümü bir sınıf meydana getirir. Marx’ta sınıfın ölçütü ekonomik bir ölçüt olduğundan o sınıfları [...]
Sentez
1- Düşüncenin ayrı öğelerini, ya da ayrı düşünce veya ideolojileri mantıksal bir tarzda bir araya getirme işlemi. 2- Söz konusu birleştirme faaliyetinin ürünü olan şey.
Senkretizm
Çatışan ideoloji ve görüşlerin birlikli bir düşünce sistemi içinde uyumlu hale getirme tavrı.
Sendikalizm
Felsefi kökleri radikal bir entellektüalizm karşıtlığında bulunan ve toplumsal yaşamda sendikalara önemli bir rol yüklemeyi amaçlayan toplumsal ve siyasi öğreti. İrade, eylem ve inancın, insan doğasının temel ve en yaratıcı öğeleri olduğunu, ideolojilerin bu temel gerçekliklerin bir yansımasından başka hiçbir şey olmadığını savunan sendikalizm, burjuva toplumunun hastalıklarının ve kötülüklerinin, en büyük yaratıcı güce sahip olan [...]
Friedrich Karl von Savigny
1779-1861 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman hukuk filozofu. Hukuğun tarihsel gelişimi ve sosyal gelişme ile hukuki gelişme arasındaki problem üzerinde duran Savigny, her hukuk sisteminin belirli bir toplumsal ve tarihsel gelişmenin ürünü olduğunu göstermiştir. Bütün Çağlar ve ülkeler için geçerli olacak, insanın akli yeteneğinden doğan bir ideal hukuk tasarımına, soyut ve gerçeklikle ilişkisiz olduğu [...]
Jean Paul Sartre
Varoluşçuluğun en ünlü ismi olan çağdaş Fransız filozofu. 1905-1980 yılları arasında yaşamış olan Sartre’ın Temel Eserleri: L’Etre et le Neant [Varlık ve Hiçlik], La Transcendence de l’Ego [Benin Aşkınlığı], La Nausee [Bulantı], Les Chemins de la Liberte [Özgürlüğün Yolları) L ‘Existentialisme est un humanisme [Varoluşçuluk], Critique de la Raison Dialectique [Diyalektik Aklın Eleştirisi]’dir. O, akademik [...]
Sanat
1- Bir etkinliğin gerçekleştirilmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralların tümü. 2- Bir işi belli bir estetik duyguyu yansıtacak bir biçimde gerçekleştirme tarzı. Doğada olmayan bir şeyi yaratma amacına yönelmiş rasyonel faaliyet. 3- Sanat eserlerinin yaratılmasını mümkün kılan doğal yeteneğe dayalı ya da deneyim yoluyla kazanılmış beceri ya da ustalık. Birtakım [...]
Claude Henry de Saint-Simon
Düşünce tarihinde, toplumun bilimi olarak gördüğü sosyolojinin düşünce babası olarak tanınan Fransız filozof ve iktisatçısı. Temel eserleri: De la Reorganisation de la Societe europenne [Avrupa Topluluğunun Yeniden Örgütlenmesi Üzerine], Du Systeme industriel [Sanayi Sistemine Dair], Cateschisme des Industriels [Sanayicilerin İlmihali]. Saint-Simon, toplumda bir reforma gitmeyi amaçlamış, toplumun endüstri çağının, endüstrinin gereklerine göre düzenlenmesi gerektiğini savunmuştur. [...]
Sağduyu
Dış dünya ile ilgili olan ve hemen herkes tarafından, tartışılmaksızın ve sorgusuz sualsiz kabul edilen, fakat zaman zaman filozofların araştırmaları ya da ulaştığı sonuçlarla çatışabilen genel inançlar sistemi; belirli bir alanda, özelleşme ve uzmanlık öncesinde ve gündelik yaşamla ilişki içinde gelişen ve ilgili her birey tarafından paylaşılan tutarlı inançlar ve yargılar sistemi.
Sadizm
Romanlarında sadik diye nitelenen birtakım cinsel sapıklıkları anlatan Marquis de Sadein adından türetilmiş olan ve, kişinin, cinsel anlamda birlikte olduğu eşine acı çektirmek suretiyle, haz elde etme sapıklığını ya da başkalarına acı vermekten, acı çektirmekten ya da başkalarının acı çektiğini görmekten haz duyma sapıklığını, kişinin karşısındakine ıstırap çektirmek suretiyle cinsel doyuma ulaşması durumunu tanımlayan deyim. [...]
Rönesans Felsefesi
Avrupa’da XV ve XVI. Yüzyılda yaşanan rönesans hareketinin düşüncesine, bu dönemin felsefe anlayışı. Rönesans felsefesine damgasını vuran akım, hiç kuşku yok ki, hümanizm olmuştur. Bu dönem felsefesi, insan merkezli bir felsefedir. Rönesansın, insanüstü olana ya da yalnızca doğal olana karşı, insani boyutu ön plana çıkartan felsefesi, doğal olarak, insan bilgisiyle ilgili problemleri göz ardı ettiği [...]
Jean Jacques Rousseau
1712-1778 yılları arasında yaşamış, ve insan doğasına ilişkin çözümlemesiyle, insanın özü itibariyle iyi olduğuna ilişkin görüşü ve toplumsal sözleşme öğretisiyle ün kazanmış olan ünlü Fransız düşünür. Temel eserleri: Discours sur les Sciences et les Arts [Bilimler ve Sanatlar Üzerine Konuşma], Discours sur l’Origin et les Pondements de l’Ingalite [İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Temeli ve Kökenleri], Emile [...]
Romantizm
Avrupa’nın 1790-1850 yılları arasındaki entelektüel yaşamının kimi temel yönlerini tanımlamak için kullanılan terim. 19. yüzyılın ilk yarısında, biraz da Aydınlanmaya bir tepki olarak gelişen akım ya da hareket olarak romantizm, farklı ülkelerde farklı görünümler almıştır. Örneğin, İngiltere’de tamamen estetik bir fenomen, bir sanat hareketi olarak ortaya çıkan romantizm Fransa’da, Rousseau’nun etkisiyle, toplumsal uzlaşıma karşı bir [...]
Retorik
Fikirleri, düşünceleri en iyi bir biçimde ifade etme, etkili konuşma dili mahkemede adaleti gerçekleştirmek, politikada yarar sağlamak vb, temelde ikna etmek etkili ve cezbedici bir biçimde kullanma sanatı.
Wilhelm Reich
1897-1957 yılları arasında yaşamış olan Avusturyalı hekim ve Freudien Marksizmin kurucusu olan ünlü psikanalist. Temel eserleri: Die Funktion des Organismus [Bedensel Boşalmanın İşlevi]. Dialektischer Materialismus und Psychoanalyse [Diyalektik Maddecilik ve Psikanaliz], Die Massen Psychologie des Faschismus [Faşizmin Kitle Ruhu Anlayışı] ve Die Sexuelle Revolution [Cinsel Devrim]. Kimi düşünceleriyle, özellikle de kitle toplumuna dair fikirleriyle Frankfurt [...]
Realizm
Genel olarak olguları, ne kadar aykırı görünürlerse görünsünler oldukları gibi, şeyleri gerçekte oldukları şekliyle nesnel olarak ve dürüstçe kabul etme tavrı veya belli bir kategoriye giren varlık ya da nesnelerin zihinden bağımsız olduklarını öne süren öğreti.
Realist
1- Gerçekliğin insan zihninden bağımsız olduğunu söyleyen genel öğretinin şu ya da bu versiyonunu benimsemiş olan kişi ya da yaklaşım; 2- gerçekçi bir tavır takınan, görünüşlerin kendisini yoldan saptıramadığı, yanılsamalara kapılmayan kendini duygularına kaptırmayan kişi.
John Rawls
1921 doğumlu çağdaş Amerikan toplum ve siyaset filozofu. Temel eserleri: A Theory of Justice [Bir Adalet Teorisi] ve Political Liberalism [Siyasi Liberalizm]. Liberalizmin oldukça eşitlikçi bir versiyonunu öne süren ve dolayısıyla, bu görüşün kendisine dayandığı toplum sözleşmesi öğretisinin 20. yüzyıldaki en önemli savunucusu olan Rawls, adalet teorisiyle ve sosyal kurumların bazı kişilere diğerleri pahasına hayat [...]
Rasyonel
1- Akla ve düşünce yasalarına uygun olan; 2- Akıl içeren, aklın varlığı ya da faaliyetiyle belirlenen şey; 3- Akıllı, akılcı bir biçimde gerçekleşmeye veya fonksiyon göstermeye, rasyonel bir araştırmaya katılmaya yetili olma durumu; 4- Anlaşılmaya uygun, elverişli bir yapıda olma hali; 5- Aklın ilkelerine uygun düşen, anlaşılabilir olan; tutarlılık, basitlik, tamlık, düzen ve mantıksal yapı [...]
Radikal
1- Temel, mutlak, topyekün ya olan bir şeyi tanımlamak için kullanılan sıfat. 2- Politik sistemde geniş kapsamlı ve temel bir dönüşümün gerekliliğini savunan kişiyi; siyasi yelpazede aşırı uçlarda, ama özellikle de solda yer alan birini tanımlamak için kullanılan politik niteleme. Bu bağlamda, sosyal ve politik alanda büyük değişimlerin, kökten dönüşümlerin savunuculuğunu yapan teori ve hareketler [...]
Samuel Pufendorf
1632-1694 yılları arasında yaşamış, toplum sözleşmesiyle ünlü Alman düşünürü. Temel eseri olan De Jure naturae et gentium adlı eserinde, fiziki ve zihinsel varlığa ek olarak tinsel varlıklardan da söz eden Pufendorf’a göre, Tanrı, bu tinsel varlıkların yardımıyla, insan özgürlüğünün nasıl kullanılacağını belirleyip, onun sınırlarını çizer. Onun Grotius’la Hobbes’tan alınmış kimi unsurları bir araya getiren toplum [...]
Psikoloji
1- Ruh bilimi, pisişik olayların, ruh ya da zihinle ilgili fenomen ve olayların bilimi. Zihnin yapısını, işlevlerini konu alan araştırma dalı. Ayrıca, 2- Bir birey ya da kişiyi ya da belli kategoriden insan varlıklarını başkalarından ayıran karakter özelliklerinin ya da pisişik olayların bütünü..
Psikanalizm
Özel olarak Freud’un düşünce, çalışma ve eserleriyle birleştirilen psikoloji ve ruhsal tedavi anlayışı, daha genel olarak da Breuer ve Freud’un 1880 ve 1890’lı yıllardaki araştırma ve düşüncelerinden çıkan psikoloji akımı. Söz konusu psikoloji anlayışı ya da okulunu belirleyen en önemli öğeler şunlardır: 1- Hiçbir insan davranışının gelişigüzel, rastgele olmadığını, tüm davranışların bireyin psişik yaşantısı tarafından [...]
Pierre-Joseph Proudhon
1809-1965 yılları arasında yaşamış olan Fransız sosyalist düşünür. Temel eserleri: Qu’est-ce que la propriete? [Mülkiyet nedir?], Systme des Contradictions economiques ou Philosophie de la Misere [İktisadi Çelişkiler Sistemi ya da Sefaletin Felsefesi]. Daha ziyade ‘Tanrı şerdir’ ve ‘Mülkiyet hırsızlıktır’ gibi slogan sözlerle anımsanan Proudhon, anarşizmin kurucusu olarak bilinir. O mülkiyeti kendi kendini yok eden bir [...]
Proletarya
Marksist görüşe göre, kapitalist toplumda burjuvazi tarafından sömürülen, emeğinden başka satacak hiçbir şeyi olmayan emekçi sınıf. Kendisini sömüren mülkiyet düzenini yıkacağına ve yalnızca kendisini değil, fakat tüm insanlığı kurtaracağına inanılan evrensel ihtilalci sınıf. Bu bağlamda, kapitalizm içinde, orta sınıfın yok olup, işçi sınıfının bir parçası haline gelmesi sürecine proleterleşme; Ortodoks Marksizmin iddiasına göre, proletaryanın, kapitalist’ [...]
Pratik Akıl
Teoriyle, salt bilmeyle ilgili.olan teorik aklın tersine, iradi karar ve eylemle ilgili olan, ahlâk’ ilgilendiren problemleri konu alan akıl ya da refleksif düşünce.
Pragmatizm
Amerikan filozofları C.S.Pierce ve W. James tarafından geliştirilen ve her şeyden önce, başta entelektüel problemler olmak üzere, çeşitli problemleri çözmek için ortaya konan bir yöntemden; insan tarafından kazanılan çeşitli bilgi türleri-ne ilişkin bir teoriden ve nihayet, evrenle ilgili belli bir metafizik görüşten oluşan öğreti.
Pozitivizm
Genel olarak, modern bilimi temele alan, ona uygun düşen ve batıl inançları, metafizik ve dini, insanlığın ilerlemesini engelleyen bilim öncesi düşünce tarzları ya da formları olarak gören dünya görüşü.
Post Modern Toplum
Bilgisayar, enformasyon, teknoloji ve benzeri öğelerle belirlenen toplum türü. Her şeyden önce, teknolojinin yarattığı imajların ve bilgi çağının toplumu, kontrolü bilgisayarlarda olan ve teknokratlar tarafından yönlendirilen toplum. İhtiyaçların da teknokratlar tarafından yaratıldığı bu toplumda, bireyler kamu gücünün etkisiyle etkisizleştirilmişlerdir. Öte yandan, postmodern toplumda, belirleyici öğeler, kişisel hoşgörü, arzu ve tüketici bir kitlenin varlığıdır. Tüketim kaygılarının [...]
Post Modernlik
Çağdaş ve ileri endüstri toplumlarının ulaşmış olduklarına inanılan yeni durum, çağ ya da koşullara işaret etmek amacıyla kullanılan genel terim. İnsanlığın veya Batı toplumunun şimdi içinde bulunduğuna inanılan, bir kültürel ethos olarak modernliği izleyen, kültürel durum. Modernlik Batı kültüründe, başta ekonomik ve sosyal gelişmeye, insanla ilgili konularda ilerlemenin kaçınılmazlığına duyulan inanç olmak üzere, belli bazı [...]
Post Modernizm Eleştirisi
20. yüzyılın son çeyreğinde sosyal bilimlerde ve özellikle de felsefede oldukça etkili olan postmodernizmin sadece eleştirdiği, yıktığı, kuşkuculuğu ve yumuşama nedir bilmez olumsuz tavrı nedeniyle tenkit edilmesi. Buna göre, postmodernizm her şeyden önce sadece eleştiriyi ve başkaldırıyı kutsadığı, salt olumsuz bir tavır sergilediği için eleştirilmiştir. Normatif bir çerçeveden, sağlam bir ilkeden,. hakiki bir adalet yorumundan [...]
Post Modernizm Çeşitleri
Sanatsal, kültürel, toplumsal felsefi post modernizmlerden söz etmek doğru ve mümkün olsa da, tüm bunların son çözümlemede iki ayrı postmodernizme indirgenebilmesini n sonucu olan postmodernizm sınıflaması. Bu sınıflamaya göre, postmodernizmlerden birincisi, modernlik ve Aydınlanmaya ilişkin felsefi eleştiriden meydana gelen postmodernizm, ikincisi ise sanat ve kültürdeki postmodern eğilimlerle çağdaş, postmodern toplumlar arasında bir bağ kuran, postmodernliği [...]
Post Modernizm
Kapitalist kültürde ya da daha genel olarak Batı dünyasında, yirminci yüzyılın son çeyreğinde, resim, edebiyat, mimari, vb., güzel sanatlar alanında ve bu arada özellikle de felsefe ve sosyolojide belirgin hale gelen hareket, akım, durum veya yaklaşım.
Post-Modernist Marksizm
Avrupa’da 1980′li yıllarda geliştirilen ve post-modernliği Batı toplumundaki bir evre olarak değerlendiren Marksist anlayış. Postmodernizmi ileri kapitalizmin kültürel mantığı olarak gören bu anlayış, kapitalizmin gelişme sürecinde, her biri belli bir teknoloji türünün hakimiyetiyle belirlenen üç evre saptar. Bu evrelerden Marks tarafından analiz edilmiş olan birinci evre, piyasa kapitalizmi olup, o buhar makinalarının belirlediği bir teknolojiye [...]
Post Marksizm
Marksizimle, ya akımın bir devamı olmak ya ondan ilham alma ya da Marksizmi akıma duyulan bağlılığın ardından bir bütün olarak reddetme anlamında, çoğunluk dolayımsız bir ilişki içinde olan çağdaş akını, düşünür ve tavırlara işaret etmek üzere kullanılan genel terim. Buradan hareket edildiğinde Post Marksizmi iki şekilde tanımlamak mümkün olur: Post Marksizm, buna göre, her şeyden [...]
Post Hümanizm
Hümanizm sonrası felsefede ve kültürde, öznenin merkezi konumdan indirilmesinden, hümanizmin bir şekilde geçersiz ve yanlış bir ideoloji olduğunun gösterilmesinden sonra oluşan entelektüel durum.
Post-felsefe
Rasyonalite, hümanizm, ilerleme gibi kültürel ve metafiziksel ideallere göre anlaşılan bir disiplin ve icra edilen bir etkinlik olarak felsefe sonrası durumu tanımlamak için kullanılan deyim. Bu ideallerin yerle bir oluşundan ve Nietzsche’den Heidegger ve Lyotard’a kadar pek çok filozof tarafından telaffuz edilen felsefenin sonunun geldiği iddialarından sonra şimdi sorulan soru şudur: Felsefenin sonu gerçekten de [...]
Post Endüstriyel Toplum
Temel ilgi, en başat meşgale / hedef ve en geçerli değer olarak bilginin mülkiyetin yerini aldığı ve toplumsal dinamizm ve gücün ilk ve temel kaynağı haline geldiği toplum türü. Ünlü sosyolog Daniel Bellin 1973 yılında yayımlanan The Coming of Postindustrial Society [Postendüstriyel Toplumun Zuhuru] adlı eseriyle gündeme gelen, modern toplumların enformasyon toplumları olarak görülmeleri gerektiğini [...]
Post
-den sonra anlamına gelen Latince önek. Buna göre, post öneki, bileşik bir terim meydana getirmek üzere, bir durumu, yapıyı veya oluşumu, ikinci olarak da bir akımı, yaklaşımı tanımlayan bir sözcüğün önüne gelebilir. Her iki durumda da, eski yapıdan veya bir önceki akımdan birtakım unsurlar içerse de, çok büyük ölçüde yeni ve farklı bir oluşum ya [...]
Popülizm
1- 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış ve burjuva psikolojisine, işsiz bir toplum oluşturan aydınların özenli tavrına karşı, küçümsenen işlerle uğraşan sınıfları tüm özellikleriyle yansıtmayı amaçlayan, halkta iyi ve olumlu ne varsa gözler önüne sermeyi amaçlayan edebi okul. 2- Siyaset alanında, planları toplumun alt ve orta tabakalarını temele alarak yapma, bu sınıflara hizmeti amaçlama, halkı zaman [...]
Popüler Kültür
Klasik musikiyi, ciddi ve ağır romanları, şiir, dans ve bale gibi nispeten az sayıdaki eğitimli insan tarafından anlaşılıp estetik değeri takdir edilen ürünleri ihtiva eden yüksek kültürün tam karşıtı olan kültür; herkes, özellikle de geniş yığınlar tarafından kolaylıkla alımlanan vasati kültür ürünlerinden meydana gelen sanatsal değeri, estetik niteliği düşük kültür. Esas amacı eğlendirmek, hoşça vakit [...]
Popperci
Çağdaş düşünür Karl R. Popper’ın 1- Bilim felsefesiyle ilgili görüşleri, yani onun geleneksel tümevarımcı bilim anlayışına karşı geliştirdiği yanlışlamacı bilim anlayışı ve 2- Toplumsal reformun felsefi temelleriyle ilgili görüşleri, yani holistik görüşlere karşı geliştirdiği, tüm kollektif fenomenleri bireylerin eylemlerine, amaçlarına, düşüncelerine, umut ve karşılıklı etkileşimlerine ve bu arada insanlar tarafından yaratılmış ve sürdürülmüş geleneklere bağlayan [...]
Karl Raimund Popper
Bilim ve siyaset felsefesiyle uğraşmış olan, 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri. Temel eserleri: The Logic ot Scientific Discovery [Bilimsel Keşfin Mantığı], Conjectures and Refutations [Sınama ve Yanılmalar], Objective Knowledge [Nesnel Bilgi], The Poverty of Historicism [Tarihçiliğin Sefaleti] ve The Open Society and its Enemies [Açık Toplum ve Düşmanları]. Bilim Felsefesi: Popper’ın felsefeye yaptığı ilk [...]
George Valentinovich Plekhanov
1856-1918 yılları arasında yaşamış olan Rus sosyal demokrat düşünür. Marksizmin Rusya’ya girişinde oldukça etkili olmuş olan Plekhanov’a göre, madde görünüşten ibarettir. O hukuk, adalet, siyaset ve hukuğun belli bir dönemin üretim ilişki ve yöntemlerinin gelişmesine bağlı olduğunu söylemiştir. Bireylerin, devletlerin, ulusların ve nihayet tüm insanlığın kuruluşu ve gelişiminin iktisadi koşullara bağlı olduğunu iddia eden Plekhanov, [...]
Platon
M.Ö. 427-347 yılları arasında yaşamış olan ve düşünce tarihinin tanıdığı ilk ve en büyük sistemin kurucusu olan ünlü Yunan filozofu. Temeller Sisteminde, Sofistlerin Yunan toplumu üzerindeki olumsuz etkileriyle savaşmaya çalışmış olan Platon, işe öncelikle bilgi konusuyla başlamış ve mutlak ve kesin bir bilginin var olduğu konusunda tümüyle dogmatist bir tavır sergilemiştir. Ona göre, değişen hiçbir [...]
Jean Piaget
1896-1980 yılları arasında yaşamış olan İsviçreli ünlü psikolog. Temel eserleri: Le Langage et la Pensee chez l’Enfant [Çocukta Dil ve Düşünce], La Representation du Monde chez l’Enfant [Çocukta Dünya Tasarımı], Introduction à l’Epistemologie genetique [Genetik Epistemolojiye Giriş] ve La Naissance de l’Intelligence [Zekânın Doğuşu]. Genetik epistemoloji ve bilişsel gelişim alanında çığır açıcı çalışmalar yapmış olan [...]
Peygamber
Bir dinde Tanrı’nın mesajlarını ve buyruklarını insanlara ileten elçi. İslam inancı açısından, peygamberlerle diğer insanlar arasında maddi yaşayış bakımından bir ayrılık, insan olmak bakımından bir farklılık yoktur. Peygamberi diğer insanlardan ayıran şey, masum olmak ve günah işlememek, güvenilir olmak, doğru sözlü ve anlayışlı olmak ve mesajları iletmek gibi özelliklere sahip olmak bakımından Tanrı tarafından seçilmiş [...]
Pasifizm
Hangi amaçla olursa olsun savaşın her türüne karşı çıkan, savaşların emperyalist ulusların ekonomik çıkarlarına hizmet ettiği şeklindeki sosyalist düşüncenin de etkisiyle, savaşın meşruluğu düşüncesine karşı tavır alan, savaşın yol açtığı kırım ve vahşetini insani değerlere aykırı olduğunu savunan anlayış. Barışı ve barışçılığı savunan, bireysel ve toplumsal amaçlara ulaşmak için kişisel şiddet kullanımına, militarizme karşı çıkan; [...]
Paradoks
Genel inançlara aykırı düşen önerme; sezgisel olarak kabul edilmiş olan öncüllerden yola çıkarak bu öncüllerden tümdengelimsel akılyürütme ile, ya bir çelişki, yani doğru olamayan ya da temel inançlara aykırı olan bir sonuç çıkarma durumu. Kabul edilmiş görüşlere ya da sağduyu olarak tanımlanan genel inançlar bütününe karşıt olsa, aykırı düşse de, doğru olabilen bir tümce. İlk [...]
Paradigma
Genel olarak, ideal bir durum ya da örnek bir şeye bakış tarzı; yargılama ölçütü sağlayan her türlü ideal tip yada model.
Panteizm
Geniş bir çerçeve içinde ele alındığında, Tanrının dünya ile olan olumlu ve organik ilişkisi bakımından deizmi aşan ve Tanrı’nın dünyaya aşkın değil de, içkin olduğunu öne süren Tanrı anlayışı ya da görüşü. Panteizm, Tanrı’nın dünyayla ve insanla mekanik ve dışsal bir ilişki içinde olduğunu öne süren deizme dönüşme eğilimi gösterdiğine inandığı teizme karşı felsefi ve [...]
Panaptikon
İngiliz yararcı filozofu Jeremy Bentham tarafından tasarlanmış olan ünlü modern hapishane projesi. Kendi çağının İngiltere’sinde, varolan kurumlarda bir reform yapmaya kalkışan Bentham’ın örnek hapishanesi, bir daire şeklinde, hapishane müdürünün merkeze yerleşip her mahkumu gözlemek ve yönetmek imkanına sahip bulunduğu bir yapıdır. Panaptikonun, Jeremy Bentham’ın modernist ve yararcı bakış açısından, mahkumların fiziki koşullarını geliştirmek açısından olduğu [...]
Öznel
Genel olarak, ben ve ben olmayan ayırımıyla birlikte, özne-nesne ikiliğinin bir sonucu olarak, öznenin dışındaki şeyler ve durumlarla değil de, özneyle ilgili olan şey, öznenin kendisine, kendi zihin hallerine ilişkin dolayımsız deneyimi için kullanılan sıfat.
Özgürlükçülük
1- Zorunlulukçuluğun karşısında yer alan ve insanın iradesine mutlak bir özgürlük tanıyan, bilinçli insan eyleminin basit nedensel terimlerle açıklanamayacağını öne süren öğreti. İradenin, kişinin içinde bulunduğu psikolojik ve fizyolojik koşullar tarafından belirlenmediğini, insanın karakteriyle, onu eyleme yönelten güdüler ve insanın içinde bulunduğu koşullar arasında zorunlu bir ilişki bulunmadığını, insan iradesinin çeşitli eylem alternatifleri karşısında seçme [...]
Özgürlük
Kişinin kendisini belirlemesi, denetlemesi, yönlendirmesi ve düzenlemesi durumu. Bireyin kendisini, dış baskı, etki ya da zorlamalardan bağımsız olarak, kendi arzu edilir ideallerine, motiflerine ve isteklerine göre yönlendirmesi. Kişinin, başkalarının buyruk ve isteklerine göre değil de, kendi isteklerine göre davranabilmesi gücü.
Özgürleşme etiği
Marx ve ardılları tarafından benimsenen önce insanın kapitalist toplum düzeninde maruz kaldığı yabancılaşmadan kurtarılmasını, sonra da kendisini tam bir özgürlük içinde gerçekleştirmesini nihai hedef yapan etik anlayışı. Aristoteles, Kant, Stuart Mill gibi düşünürlerin ele aldıkları geleneksel ahlâk problemleriyle, bu türden bireysel problemlerin insanların içinde yaşadıkları sosyal sistemin yarattığı problemlerin bir sonucu oldukları ve bu problemler [...]
Özgür düşünce
Dini inançlardan batıl itikatlardan bağımsız olan ve otorite ya da otoritelere güvenmeyip, yalnızca bireysel araştırmanın sonucu olan düşünce türü; dini ilkelerden bağımsız olup, dinin dogmalarıyla sınırlanmayan, mantık kuralları, bilimsel metodoloji ve epistemolojiye uygun olarak gelişirken, ilerlemesi için hiçbir sınır tanımayan bilim ve felsefe.
Özerklik
Politik anlamda bağımsızlık; kendi kendini yönetme; öz yönetim.
Öz
Bir şeyi her ne ise o yapan, kendisi olmadan, o şeyin var olamayacağı şey, bir şeyi, başka bir şey değil de, her ne ise o şey yapan şey. Bu çerçeve içinde, öz, bir varlık, nesne ya da şeyini a) özsel ve zorunlu, tanımlayıcı özelliğini, b) Bir şeyin temel, ilk ve nihai gücünü. ya da c) [...]
Ötenazi
Bir kişinin yaşamı belirli koşullar altında ağır ya da ölümcül bir hastalığın ya da rahatsızlığın sonucu olarak, tüm değerini yitirdiği, yaşanır olmaktan çıktığı, yaşamak kişi için ağır bir yük olup, dayanılmaz acılar verdiği zaman, acı çeken hastanın, ya kendisi ya da hekimler tarafından, acı vermeden öldürülebileceğini söyleyen öğreti ya da teori. Yunanca “iyi ölüm” anlamına [...]
Ön yargı
Bir kişi bir görüş yada bir şey hakkında, belirli birtakım koşullara, olay, durum ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş ya da oluşturulmuş olumlu ya da olumsuz fikir. Kişinin genellikle çevresinden, içinde bulunduğu ortamdan edindiği, düşünceyi engelleyen öznel hüküm olarak önyargı incelenme gereği duyulmadan benimsenen ve kişinin zihnine çoğu kez aldığı formasyon, eğitim ve çevre tarafından yerleştirilen [...]
Ölüm korkusu
İnsan varlıklarının bu dünyadaki var oluşlarının son bulacağı gerçeği karşısında duydukları korku. Buna göre, projelerimizin son bulacağı, sahip olduğumuz değer ve zenginlikleri yitireceğimiz, ontolojik bir güvensizlik yaşayıp, mutlak bir belirsizlik içine gireceğimiz gerekçesiyle. ölümden korkmanın rasyonel bir korku olduğunu savunan filozoflara karşı, İlkçağda Platon felsefe yapmanın ölmeyi öğrenmek, ölmeye hazırlık yapmak olduğunu söylemiştir. Hellenistik dönem [...]
Otoriteryanizm
Yönetilenlerin yönetici ya da yöneticiler karşısında hiçbir hakkı bulunmadığını ya da önemsiz birkaç hakkı bulunduğunu ve yöneticilerin güç ve otoritesinin çok büyük olduğunu ve olması gerektiğini öne süren yönetim teorisi ve tarzı; bireyin haklarının devletle önderlerinin otoritesine tabi olması gerektiği inancına dayanan sosyo-politik sistem.
Otorite
Toplumsal bir sistem çıkan kurumsallaşmış ve meşru güç; bu türden bir güce sahip olan birey. Sosyologlarla sosyal psikologların sınıflamasına göre, farklı otorite türlerinden söz edilebilir. Bu otorite türlerinden biri olan karizmatik otorite, bir bireyin olağanüstü ya da dışı özelliklerinin sonucu olan ve yasal kurumlardan bağımsız olarak kazanılan bir otorite şeklinde tanımlanabilir. Geleneksel otorite ise, meşruluğu [...]
Otokrasi
Anayasal sınırlamaları olmayan Monarşik yönetim tarzı, Stalinist otokrasi örneğinde olduğu gibi, iktidarın sadece tek bir bireyde toplandığı rejim biçimi.
Ortodoks Marksizm
Marx’ın hümanizm ağırlıklı, ve daha çok yabancılaşmayla kapitalizm eleştirisi üzerinde odaklaşan verimli ve çok çeşitli görüşlerinin, onun ölümünden sonra, sistematik bir öğreti haline getirilmesinin ve hatta dogmalaştırılmasının sonucu olan statik Marksist öğreti. Ortodoks Marksizmin ortaya çıkışında iki faktörün çok büyük rolü olmuştur: 1 Marx’ın 1883 yılındaki ölümünden sonra, onun görüşlerini yorumlamak, popülarize edip yayınlamak dostu, [...]
Ortaçağ Felsefesi
Klasik çağ ile modern çağ arasında kalan tarihsel dönemde söz konusu olan felsefe faaliyeti; düşünce tarihinde M.S. 1. ya da II. yüzyılla, XV. yüzyıl arasında kalan tarihsel kesitin felsefesi. Ortaçağ Felsefesi kendi içinde dört ayrı geleneği ihtiva eder: 1- Batı ya da Avrupa’da gelişip, Latince ifade edilmiş olan Hıristiyan felsefesi, 2- Doğuda İslam dünyasında zuhur [...]
Organizmacılık
Sosyolojide, toplumu organik, biyolojik bir sistem olarak gören ve toplumun birim ve öğeleriyle biyolojik organ arasında bir koşutluk kuran yaklaşım. İlk kez olarak İngiliz düşünürü Herbert Spencer’ın ortaya attığı, Alman sosyologu Schaffe ve çağdaş Amerikan sosyologu Parsons tarafından da savunulan bu görüşe göre, bir toplumdaki değişik toplumsal gruplar, insan vücudunun farklı organlarına benzer. Organik analoji [...]
Ontoloji
İlk felsefe olarak da bilinen ve teolojiyle benzerlikleri olan, zaman zaman metafizik anlamına gelecek şekilde anlaşılıp, bazen de metafiziğin bir dalı olarak görülen felsefe disiplin. Metafiziğin, tek tek nesne ve olaylarla değil de, genel olarak varlık problemiyle ilgili olan dalı; varlığı varlık olarak, varlık olmak bakımından ele alan bilim; varolan tikel şeyleri değil de, varlığın [...]
Olgu
Aktüel olarak ortaya çıkan, gerçekleşen olay, nitelik, bağıntı ya da durum, tartışılmaz, yadsınmaz olarak, tartışılmazca inkar edilemezcesine kabul edilemez şey.
Olay
1- Genel olarak, ortaya çıkan, olup biten şey ya da durum; dikkati çeken ya da çekebilecek olan her türlü oluşum. Bir değişme ortaya koymakla birlikte, zaman içinde uzun süre boyunca devam etmeyen hal olarak olay, bir şeyin niteliklerinde, sıfatlarında, bağıntılarında söz konusu olan değişimi; varolan şeyler arasında ortaya çıkan bir değişme, etkinlik ya da süreci; [...]
Norm
Genel olarak, düzgü; ölçü için kullanılan standart birim. Her tür yargının zımnen ya da açıkça kendisine dayandığı ilke, model; Bir sosyal grubun kendisi için ilke edindiği ve grup üyelerinin eylemlerini yönlendiren davranış kuralları bütünü.
Nirvana
Budizm’de, her türlü tutkudan alınmış ve doğuş çarkının dışına çıkmış olan kişinin eriştiği mertebe, mutlak dinginlik hali. Acının ve bilgisizliğin ortadan kalkışı durumu, kişinin dünyaya yönelik ilgilerden, kendisiyle ilgili tasalardan kurtulması, arzu ve isteklerden vazgeçmesi, gerçek bir bilgeliğe, mutlak bir bağımsızlığa ulaşması durumu. Yaşamın acılar içinde geçen sonsuz ve kısır bir döngü olduğunu, bu döngünün [...]
Friedrich Nietzsche
1844-1900 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman düşünürü. Temel eserleri: Die Fröchliche Wissenschaft [Neşeli Bilim], Alsa Sprach Zarathustra [Zerdüşt Böyle Buyurdu], Jenselts von Güt und Buse [İyi ve Kötünün Otesinde], Zur Genealogie der Moral [Ahlâkın Soykütüğü Üstüne], Der Wille zur Macht [Güç istemi]. Aydınlanma akılcılığı, hümanizm ve deizminin mantıksal sonuçlarını çıkarsamış olan Nietzsche, Kierkegaardın yaptığı [...]
Nesnel
Genel olarak, bilen zihinden bağımsız olarak varolan gerçek bir nesne; başka bir deyişle, gerçek, tanıtlanabilir ya da fiziki olan ve dolayısıyla, durum, fonksiyon ya da konumu içsel tecrübeye, zihinsel yaşantıya, öznel deneyime bağlı olmayıp, herkes tarafından gözlemlenebilir ve doğrulanabilir bir şey olarak nesne; doğası fiziki ölçüm yoluyla belirlenebilen bir şey için kullanılan sıfat.
Nefis
İslam felsefesinde, İnsan varlığının bedensel ya da daha çok biyolojik ihtiyaçları bütününe birden verilen ad. Nefis Tasavvufta zaman zaman, İnsanı dünyadaki geçici varlıklara, gösterişe, maddeye, tutkulara yönelten, bundan dolayı her zaman iradenin kontrolü altında tutulması gereken bir iç eğilim olarak tanımlanırken, zaman zaman da, İnsanın Tanrı ile birleştiği yer, gönül ve düşünce gücü olarak tanımlanmıştır.
Nasyonal Sosyalizm
Almanya’da Hitler tarafından kurulan ve temelde ırkçılık, sosyalizm, milliyetçilik, halk ve üstün lider fikirlerine dayanan faşist görüş ve yönetim sistemi. Halk kavramının mistik bir nitelik kazandığı, lider ile halk arasındaki ilişkinin,. akla değil de, akıldışı birtakım fikirlere dayandığı, liderin milletin tüm isteklerini benliğinde duyduğunun öne sürüldüğü bu görüşte, devletin yüceliği ve üstün ırk düşüncesi ön [...]
Narsisizm
Genel olarak, kişinin ruhsal ve bedensel benliğine ya da kimliğine aşırı bir bağlılık ve beğeni duyması. Öznenin kendi kendisini beğenmesi kendi kendine hayran olması.
Mürcie
İslamiyet’te, eyleme pek önem vermeyen, inancın her bakımdan yeterli olduğunu savunan görüş.
Münih çevresi
Yirminci yüzyılın ilk yarısında fenomenolojinin gelişiminde önemli bir uğrak oluşturmuş olan fenomenoloji okulu.
Mutlakçılık
1- Genelde, doğruluğun, değerin, güzelliğin ya da gerçekliğin nesnel olarak gerçek, değişmez ve ezeli-ebedi olduğu görüşü. 2- Gerçekliğin değişmez ve doğru tek bir açıklaması olduğu inancı.. Mutlakçılık siyaset felsefesinde mutlakıyetçilik anlamında, yönetene mutlak ve sırsız bir güç ve yetki veren, yöneticinin ne doğa yasalarıyla, ne de ahlâki ya da hukuki hiçbir şeyle sınırlanmaması gerektiğini savunan [...]
Müdahalecilik
Devletin, ekonominin yasalarını kendi işleyişine bırakmayıp, iktisadi hayata belli Ölçüler içinde müdahale etmesi gerektiğini savunan, varolan iktisadi ve toplumsal yapıda köklü bir değişiklik yapmayı amaçlamadığı için, liberalizme olduğu kadar, devletçiliğe da karşı olan ekonomik görüşe verilen ad.
Mutasavvıf
Tasavvuf inancını benimseyerek, tasavvuf inancını yaymaya çalışan, dünyadan bir şekilde el etek çekerek, kendisini bütünüyle tanrıya adayan kişi. İslam dünyasında mutasavvıflar Kur’an, hadis ve fıkıha dayanan sünni mutasavvıflar ve doğrudan doğruya şia inançlarına bağlanan şii mutasavvıflar olarak ikiye ayrılır.
Muhafazakarlık
Reformcuların olanca iyi niyetlerine rağmen beklenmedik sonuçlara yol açabilen reformlara iyi gözle bakmayan, hele büyük ölçekli toplumsal dönüşümlere şiddetle karşı çıkarken, bir toplumun geleneklerine büyük bir değer atfeden toplum ve siyaset görüşü; geleneğe bağlı tarihsel tecrübe birikimine değer veren, yavaş ve tedrici değişmeye inanan ideoloji; kapitalizmi, özel teşebbüs ve serbest girişimciliği coşkuyla savunan, seçime dayalı [...]
Charles Louis de Secondat Montesquieu
1689-1755 yılları arasında yaşamış ünlü Fransız filozofu. Bir siyaset sosyolojisi geliştiren Montesquieu, esas ününü toplum, hukuk ve yönetim tarzı konusunda gerçekleştirdiği karşılaştırmalı araştırmadan almıştır. Siyaset ve hukuk konusunda tümevarımsal ve deneysel bir yaklaşımı benimseyen filozofun olguları kaydetmek yerine anlamayı seçmesi, onu fenomenleri konu alan karşılaştırmalı bir soruşturmayı, tarihsel gelişmenin ilkelerine ilişkin sistematik bir araştırmanın temeli [...]
Monarşi
En yüksek güç ya da iktidarın tek bir kişide toplandığı yönetim tarzı, devlet modeli. İktidarın, tüm yönetim yetkilerinin kendisinde toplandığı bu kişi, yani monark iktidarı fetih, seçim, hile yoluyla ya da babadan miras almış olabilir. Monarkın iktidarı, Avrupa feodalizminde olduğu gibi, yerel soyluların gücüyle sınırlanmış ya da dengelenmiş olabilirken, 15, ve 18. yüzyıllar İngiltere ve [...]
Modern toplum
Batı uygarlığında endüstri devrimi ya da kapitalizmin doğuşu ve teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkıp, bir akılcılık ve bireycilik felsefesine dayanan: ve özü itibariyle durağan ve muhafazakar olup, kapitalizm öncesi üretim tarzlarına bağlı olan geleneksel toplumun karşısında yer alan toplum türü. Modern toplum öncelikle bireyci olup, bireyler arası bağımlılığın en yüksek düzeyde olduğu toplumdur. Bu toplum [...]
Modernlik
Şimdiki zamanın ya da halihazırda olanın temel özelliklerini, kendine özgülük ya da yeniliğini, onu kendisinden önceki çağ ile karşıtlaştırmak suretiyle kavrama fikrini ifade eden, modern toplumların temel ve olmazsa olmaz özelliklerini betimleme tavrı için kullanılan terim.
Modernleşme
Eski ve geleneksel toplumların modern olmalarına, moderniteye ulaşmalarına imkan veren süreçler için kullanılan genel terim. Sınırları genişleyen kapitalist dünya pazarının hızlandırdığı bilimsel ve teknolojik keşiflerle yeniliklerin, sanayideki ilerlemelerin, nüfus hareketlerinin, ulus devletleri ve kitlesel hareketlerin doğuşuyla birlikte ortaya çıkan sosyo-ekonomik değişimlerin birliği. Buna göre, 1- Siyasi bakımdan modernleşme, katılımcı karar verme sürecini destekleyip güçlendiren anahtar [...]
Modernizm
Genel olarak, geleneksel olanı yeni olana tabi kılma tavrı, yerleşik ve alışılmış olanı yeni ortaya çıkana uydurma eğilimi veya düşünce tarzı. Modernizm terimi aynı zamanda ve daha geniş bir felsefi çerçeve içinde, çoğunluk Aydınlanmayla irtibatlandırılan ideal ve kabuller için kullanılır. Başka bir deyişle, modernizm Aydınlanmayla birlikte gerçekleşen entelektüel dönüşümün ortaya çıkardığı dünya görüşünü, hümanizm, dünyevileşme [...]
Modern
Düşüncedeki açıklık, özgürlük, otoritelerden bağımsızlık ve en yeni ve en son dile getirilmiş düşünceler üzerine bilgi anlamına gelen sıfat.
Milliyetçilik
Dil, tarih ve kültür birliğine dayalı ulusun ve devletin mutlak ve temel bir değer olduğunu kabul eden anlayış. Bireylerin devletin büyüklüğünü sağlayacak ve koruyacak şekilde, devletin ihtiyaçlarına uygun olarak davranmaları gerektiğini, davranışlarını bu amaca göre ayarlaması gerektiğini öne süren akım olarak milliyetçilik, ulus olgusunu, o ulusu meydana getiren bireylere, hukuki bir yapı olan devlete dönüştürme [...]
Milet Okulu
İlkçağ Yunan felsefesinin, aynı zamanda İyonya Okulu olarak bilinen, M.Ö. 6. yüzyılda Thales tarafından kurulmuş ilk okulu.
Meşruiyet
Siyaset biliminde, politik bir sisteme, devlete veya hükümete itaat edilip edilmemek, bir teoriyi benimseyip benimsememek gerektiğini belirleyen durum. Siyasi iktidarın sadece kurumsallaşmasına değil, fakat aynı zamanda ahlâki bakımdan temellendirilmesine imkan veren süreç. Politik sistemlerle ilgili sınıflamaların çeşitli siyasi meşruiyet türlerine bağlı tipolojilere dayandığı dikkate alınırsa, tek tek her politik sistemi kurumsallaştıran ve temellendiren birtakım ilke [...]
Merkezicilik
Belli bir değerler sistemini temsil eden merkezin, toplumsal sistemde refahın, ödül ve rollerin dağılımını meşrulaştıran bir otorite kaynağı olduğunu, periferi ya da çevrede başka toplumsal grupların bulunduğu yerde, merkezde elitlerin olduğunu savunan görüş; ya da aynı bağlamda. veya genel emperyalizm öğretisinin oluşturduğu çerçeve içinde, merkezin gelişmiş ve endüstrileşmiş olduğu yerde, ona bağımlı periferinin gelişmemiş ve [...]
Mensiyüs
M.Ö. 371-289 yılları arasında yaşamış, ve insan doğası ve siyaset üzerine olan görüşleriyle Konfüsyusçuluğu temellendirmeye ve güçlendirmeye çalışmış olan Çinli düşünür. Meng Tse ya da Mensiyüs, İnsanın doğuştan iyi olduğunu, İnsanın eğiliminin iyiliğe doğru olduğunu, doğru yolu bulmak için, vicdanımızın sesine, bizde doğuştan varolan doğal bilgiye dayanmamız gerektiğini, uyum içinde yaşamamızın anahtarının kendi içimizde olduğunu [...]
Medinetü’l cahile
Devlet anlayışında veya siyaset felsefesinde, etikten yola çıkan, ve dolayısıyla İnsanın, tecrit edilmiş bir halde değil, fakat iyi yönetilen bir toplumda başkalarıyla iyi ilişkiler içinde yaşadığı ve doğru yönlendirildiği zaman ancak, erdemli olabileceğini; erdemli olabilmek için, İnsanın iyi düzenlenmiş ve doğru yönlendirilen erdemli toplumlarda yaşama Zorunluluğu bulunduğunu söyleyen Farabi’de, ideal devletin tanı zıddı olan erdemsiz [...]
Mazoşizm
Kişinin cinsel doyuma, salt ıstırap çekerek, kendisine eziyet ederek veya kendisini onur kırıcı bir kırıcı duruma düşürmek suretiyle ulaşabilmesinden oluşan sapkınlık. Mazoşizm biraz daha genel olarak, kişinin kendisini üzmekten, hırpalamaktan veya hırpalanmasına izin vermekten haz alma durumunu ifade etmek için kullanılır.
Mauetike
Ünlü Yunan filozofu Sokrates’in ilk bakışta olumsuz bir öğretim yöntemiymiş gibi görünen doğurtma ya da öğretim yöntemi. Gerçek öğretim faaliyetinin, sanki bilgi temas yoluyla dolu bir kaptan boş bir kaba damla damla akıtılabilen bir şeymiş gibi, bilginin öğretmenin çabasıyla bir başkasının ruhuna damla damla akıtmak, öğrencinin zihninde yoktan varetmek olmadığını savunan Sokrates, felsefi tartışmalarında, tıpkı [...]
Materyalizm
Yalnızca maddenin gerçek olduğunu, madde ve maddenin değişimleri dışında hiçbir şeyin varolmadığını, varlığın madde cinsinden olduğunu öne süren görüş; yer kaplayan, girilmez, yaratılmamış ve yok edilemez, kendinden kaim olan, harekete yetili maddenin, evrenin biricik ya da temel bileşeni olduğunu savunan varlık anlayışı. Evrendeki tek tözün madde olduğunu, varlığın fiziki bir nitelik taşıdığını ve evrende tinsel [...]
Marksizm
Alman düşünürü Karl Marx ve onun Friedrich Engels, Karl Kaustky, Vladimir İlyiç Lenin, Rosa Luxemburg, György LukAcz, Karl Kosch, Antonio Gramsci ve Louis Althusser gibi 20. yüzyıldaki sadık izleyicileri tarafından geliştirilmiş olan ekonomik, siyasi teoriyle toplum teorisi. Marksizm her şeyden önce, varolan ve geçmişte varolmuş olan toplumlara ilişkin bir analiz ve açıklamadan, özellikle de kapitalist [...]
Marksist sosyoloji
Marx’ın ölümünden sonra, 20. yüzyılda ortaya çıkan ve Marx’ın toplum teorisini koruyarak onu günümüz koşullarına uyarlayan sosyoloji anlayışı. Buna göre, Marksist toplum teorisyenleri, kapitalizmin çöküşü veya sınıf savaşının keskinleşmesiyle ilgili hiçbir gösterge bulunmadığı için, bir yandan Marx’ın şemasının ya da temel tezlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini savunurken, bir yandan da sermaye ile emek arasındaki çatışma düşüncesini [...]
Karl Marx
1818-1883 yılları arasında yaşamış ve düşünceleriyle oldukça etkili olmuş olan Alman düşünürü. La Misere de la Philosophie [Felsefenin Sefaleti], Das Kapital [Kapital], Zur Kritik der Hegelschen Rechtsphilasophie [Hegel ‘in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı], Die Heilige Familie [Kutsal Aile], DIe Deutsch İdeoİogie [Alman İdeolojisi], Manifest der Kommunjstischen Partei [Komünist Parti Manifestosu], Die Klassenkampfe in Frankreich [Fransa’da [...]
Herbert Marcuse
1898-1970 yılları arasında yaşamış olan Alman asıllı ünlü Amerikan düşünür. Frankfurt Okulu mensuplarından biri olan Marcuse, Marksist teoriyi 1920’den itibaren değişen tarihsel koşullarla uyumlu hale getirmenin mücadelesini vermiştir. Bu amaçla, eleştirel Marksizmin kendi versiyonunu öne süren ve 1960’lı yıllardan başlayarak uluslararası bir ün kazanan Marcuse, Amerika Birleşik Devletleriyle Avrupa’daki yeni sol hareketin destekçisi ve savunucusu [...]
Maoizm
Çin’in eski komünist diktatörü Mao Zedung’un düşünce ve uygulamalarından meydana gelen siyasi öğreti. Maoizm, temelde Marx’ın, Lenin ve Trotsky‘nin düşüncelerinden derlenmiş fikirlerin Çin’e özgü koşullara uygulanmasının sonucu olan Marksist bir görüştür. Bu öğretinin bağımsız felsefi bir değeri olmadıktan başka, Marksist öğretiye yaptığı ciddi bir katkı da yoktur. Günümüzde artık Çin’in resmi siyasi ideolojisi olmaktan çıkan [...]
Malthusçuluk
1766-1834 yılları arasında yaşamış olan İngiliz iktisatçısı T. R. Malthus tarafından savun ulan, doğumların kısıtlanması gerektiği öğretisi. Dünyadaki nüfusun gıda kaynaklarına kıyasla çok daha hızlı arttığını, dünyada, gıdanın yalnızca aritmetik bir tarzda arttığı yerde, nüfusun geometrik olarak arttığını, dünyadaki nüfus artışının büyük boyutlara ulaşacağını, kaynakların herkes için yeterli olmayacağını, nüfus artışının yoksulluk, açlık gibi toplumsal [...]
Manişeizm
M.S. 3. yüzyılda İran’da Mani tarafından kurulmuş olan ikici dinsel hareket. Zerdüşt inançlarıyla eski Mezapotamya dinlerinin bir sentezinden meydana gelen ikici bir din olarak Manişeizm, hem evrenin kendisini ve hem de İnsan varlığını, iyilikle kötülüğün, hayırla şerrin savaş alanı olarak görür. Bu iki temel ve karşıt güçten iyilik ışık, aydınlık ve ruh, kötülük ise karanlık, [...]
Makyavelizm
1469-1527 yılları arasında yaşamış olan İtalyan düşünürü Machıevellinin, devletin ya da devlet adamının, özellikle dış ilişkiler söz konusu olduğunda, ülkesinin yararına olabilecek her eylem ve hareket tarzının meşru olduğunu, amacın aracı meşrulaştırdığını dile getiren politik ilkesi ya da her türlü ahlâk ilkesini hiçe sayan siyasi görüşü. Ulusal devlet düşüncesinin ilk büyük temsilcisi olan Machiavelli, devleti [...]
Mağara benzetmesi
Platon’un Devlet adlı diyaloğunda ortaya koyduğu genel bilgi ve eğitim anlayışını mecazi bir dille ifade edip, somutlaştırmak için kullandığı istiare; onun kendi bilgi ve eğitim anlayışını ifade ederken, zamanının eğitim anlayışını eleştirmek, İnsanlık halini ifade etmek üzere kullandığı ünlü eğretileme; onun felsefi bakımdan aydınlanmamış İnsanları bir yeraltı mağarasında ellerinden, ayaklarından “ve boyunlarından zincire vurulmuş olarak [...]
Niccolo Machiavelli
Siyasi amaçlara ulaşmada araçların ahlâki olup olmaması konusuna bütünüyle kayıtsız kalma tavrı, ve amacın bütün araçları meşrulaştırdığı inancıyla ün kazanmış olan İtalyan düşünürü. Temel eserleri: Il Principe [Hükümdar], Deli ‘arte deha guerra [Savaş Sanatı Üzerine Konuşma]. Yeniçağın milli devlet düşüncesinin ilk ve en önemli temsilcisidir. Karışıklıklar içinde olan yurdunun kurtuluşunu onun güçlü ve birlikli bir [...]
Leninizm
Sovyet düşünür ve eylem adamı V.İ.Lenin’in diyalektik materyalizmle, tarihsel materyalizmden meydana gelen Marksizme yaptığı katkıları ifade eden deyim. Lenin’in Marksizme yaptığı en önemli katkı, emperyalizme ilişkin analizden meydana gelir. Buna göre, ileri ve sanayileşmiş ülkelerin, Marx’ın söylediği gibi, devrim krizine yaklaştığı, devrimin kapitalist bir toplumda gerçekleşeceği doğru değildir. Proletarya, ileri sürüldüğü üzere, giderek yoksullaşmakta değildir. [...]
Jean François Lyotard
1924 doğumlu çağdaş Fransız düşünürü. Postmodernizmin en önemli teorisyenlerinden biri olan Lyotard’ın temel eseri La Condition Postmoderne [Postmodern Durum]’dur. Postmodernliği endüstri sonrası toplumun içinde bulunduğumuz şu anki evresine karşılık gelen bir durum ya da koşul olarak tanımlarken, modernliği de, bilim ve devleti meşrulaştırmak amacıyla kullanılan üst anlatıların oynadığı rol ile açıklayan Lyotard, Postmodern Durum adlı [...]
John Locke
İngiliz emperyalizminin kurucusu olan ünlü filozof. 1632-1704 yılları arasında yaşamış olan Locke’un temel eserleri, An Essay concerning Human Understanding [İnsan Zihni Üzerine Bir Deneme] ve Two Treatises of Government [Yönetim üzerine İki Deneme]’dir. Bilgi görüşleri: Empirist bir bilgi teorisinin temel öğretilerini, yani zihinde doğuştan düşünceler bulunmadığı ve bilginin deneyimden üretildiği ilkelerini mekanik bir gerçeklik görüşüyle [...]
Libidinal ekonomi
Jean François Lyotard’ın insan varlığındaki, aklın ve mantığın işleyişine karşı koyup, direnç gösteren itkiler için kullandığı terim. Lyotard’a göre, bu itki ve dürtülerin, Freud gibi psikanalistler tarafından ortaya konan bilinçaltı yaşantı, itki ve dürtülerin bir benzeri olarak değerlendirilmeleri gerekir. Şu farkla ki, Lyotard bu itkilerin özgürce ifadesini daha açık bir biçimde savunup, onların anarşik ve [...]
Liberalizm
Kökleri rönesans ve reformasyona dayanmakla birlikte, daha çok on sekizinci yüzyıla sağlam temellere oturan felsefi akım; modern dünyanın temel politik ideolojilerinden biri olarak bireyleri sivil ve politik haklarına verdiği önemle seçkinleşen görüş. Bireye, bireyin hak ve özgürlüklerine, kamu yararına, genelin çıkarına sonuçlanacağı için, bireysel faaliyetlerde özgürlüğe imtiyaz tanıyan iktisadi öğreti olarak liberalizm, aynı zamanda devletin [...]
Leviathan
Ünlü İngiliz düşünürü Thomas Hobbes’un 1651 yılında yayımladığı eserinin adı.. Leviathan, yani Ejderha, toplum sözleşmesinden sonra ortaya çıkacak devletin birey karşısında güçlü olması gerektiğini göstermek amacıyla, Hobbes tarafından bilinçli olarak seçilmiş bir terimdir. Buna göre, devleti, Fenike mitolojisinde bir su canavarı anlamına gelen Leviathan’a benzeten ve tüm yasaları yaratmak ve kaldırmak gücü ya da iktidarı [...]
Vladimir Il’ich Lenin
1870-1924 yılları arasında yaşamış Rus intikalcisi, devlet adamı ve düşünürü. Temel eserleri Chto deliat? [Ne Yapmalı?], Materializm 1 empriokritltsizm [Materyalizm ve Empiriyokritisizm], Imperializm kuk uysuhaia stadia kapitalizma [Emperyalizm: Kapitalizmin en yüksek Evresi]. Marksizmi politik bir teori olarak kariyerinin daha başlarından itibaren öne çıkaran Lenin, yine de bir yandan Rus popülizminin küçük burjuva ekonomik romantizmini eleştirirken, [...]
Gottfried Wilhelm von Leibniz
17. yüzyıl akılcılığının, Descartes ve Spinoza’dan sonra gelen son büyük düşünürü. 1646-1716 yılları arasında yaşamış olan Leibniz’in en önemli kitabı, metafiziğini ortaya koyduğu La Monadologie [Monadoloji] adlı eserdir. Diğer eserleri: De Arte Combina tarla, Discours de Metaphysique [Metafizik Üzenine Konuşma], Nouveaux Essais sur l’Entendement humaine [İnsan Zihni Üzerine Bir Soruşturma] Essais de Theodicee [Teodise Denemeleri]. [...]
Lamarkçılık
Fransız bilim adamı Lamarck’ın 1809 yılında Philosophie zoologique [Zooloji felsefesi] adlı eserinde ortaya koyduğu, türlerin değişmez olmayıp, değişime uğradığını, ayrı ayrı yaratılmayıp birbirinden türediğini dile getiren öğreti. Organizmanın içinde bulunduğu ortamın organizmayı etkilediği, ve kazanılmış karakterlerin soydan soya geçtiği temel fikirlerine dayanan bu öğreti, türlerin yavaş bir değişim geçirerek çevreye uyduğunu öne sürer.
Laissez-faire
Her türlü devlet müdahalesine karşı çıkan, bireyin kendisine en fazla özgürlük tanınması gereken iktisadi karar birimi, temel amil olduğunu öne süren iktisadi liberalizm veya bireyciliğin temel düsturu olan ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’in kısaltılmış Fransızca ifadesi. Özellikle, On sekizinci yüzyılda gelişen ve o zamanlar ilerici bir karakter taşıyan laissez-faire’in en temel varsayımlarından biri ahenk ve dengedir. [...]
Ernesto Laclou
Arjantin doğumlu çağdaş politika teorisyeni. Temel eserleri: New Reflections on the Revolution of our Time [Zamanımızın Devrimi Üzerine Yeni Düşünceler], Politics and Ideology in Marxist Theory [Marksist Teoride İdeoloji ve Pratik], C. Mouff eyle birlikte yazmış olduğu Hegemony and Socialist Strategy [Hegemonya ve Sosyalist Strateji]. Laclou, Marksizmin kriz içinde olduğunu ve toplumu konu alan teorileştirmelerde [...]
Jacques Lacan
1901-1981 yılları arasında yaşamış, ve psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’dan çok etkilenmiş olan ünlü Fransız psikanalisti ve düşünürü. Yaşamının büyük bir bölümünde Freud’a dönüşün gerekliliğini vurgulayan Lacan, psikanalizin kurucusuna itibarını iade etmeye çalışmıştır. O, Fransa’da Kojve’in Hegel üzerine derslerini izlemiş, Heidegger’i okuyarak yeniden yorumlamış ve psikanalizi felsefi kavramlarla zenginleştirerek daha anlaşılır hale getirmenin mücadelesini vermiştir. Bununla [...]
Küreselleşme
Modernizasyon sürecinin bir parçası olarak özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde ve doğu bloğunun yıkılmasından sonra tek kutuplu bir dünyada zuhur eden kültürel sistemine, dünyanın somut bir biçimde tek bir bütün olarak yapılaşması sürecine verilen ad. Küreselleşme ya da global kültür, bütün dünyayı kuşatan çok geniş kapsamlı bir enformasyon sisteminin varoluşu, küresel tüketim modellerinin doğuşu, kozmopolit [...]
Kültür endüstrisi
Popüler kültürü, yani radyo, televizyon, kitap, magazin ve gazeteleri popüler müziği meydana getiren tüm faaliyet ve düzenlemelerle, kültürel organizasyonları ve bu arada kültürün standartlaşmasını dile getirmek için kullanılan genel terim. Kültür endüstrisi terimi, bu tür endüstrilerin kapitalizmin egemenliğini pekiştirip güçlendirmek için kullanıldığını savunan Frankfurt Okulu düşünürlerinde büyük bir önem kazanmıştır. Buna göre, Frankfurt Okulu düşünürleri, [...]
Kültürel görecilik
Genel olarak, ilkel ve modern kültürlere ilişkin araştırmalardan, eşdeyişle antropolojiden hareketle, a) geleneklerin, yaşam biçimlerinin, tabuların, dinlerin, değerlerin, ahlâkların, gündelik alışkanlık ve tavırların bir kültürden diğerine farklılık gösterdiklerini, b) İnsan varlıklarının ahlâki inanç, tavır ve değerlerini temelde kültür çevrelerinden kazandıklarını, İnsanların kendi kültürlerinde toplumsal olarak kabul gören ya da kutsanan değerleri içselleştirdiklerini, ve c) farklı [...]
Kültürel bircilik
Farklı bir ırktan olan azınlıkların, etnik ve dini azınlıkların hakim kültür içinde eritilmesi ya da hakim kültüre asimile edilmesi gerektiğini zira birci ve bütünsel bir sistem içinde çatışma ve savaş olasılığının, çoğulcu bir sisteme kıyasla daha azaldığını, öne süren toplum felsefesi görüşü.
Kültürel
1- Kültürle ilgili 2- Tinsel ya da manevi kültüre, bir topluluğun hayat tarzına ilişkin olan; 3- Doğuştan getirilen veya biyolojik olarak miras alınana karşıt olarak, sosyal bir biçimde aktarılan veya içinde yaşanılan toplumsal durumdan kaynaklanan; 4- Varolan kültürü geliştirmeyi, yaygınlaştırmayı amaçlayan şey ya da şeyler için kullanılan sıfat. Buna göre, kültür üretimiyle uğraşan veya sanatsal, [...]
Kültür
İnsan toplumun, biyolojik olarak değil de, sosyal olarak kuşaktan Kuşağa aktardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bütünü, sembolik ve öğrenilmiş ürünler ya da özellikler toplamı. Latince’den gelen kültür terimini günümüzdeki anlamına yakın bir biçimde ilk kez olarak 17. yüzyılda doğal hukuk düşünürü Samuel von Pufendorf kullanmıştır. Ona göre, kültür doğaya karşıt olan ve belli bir [...]
Kuşkuculuk
Genel bir tavır olarak, hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmeme, her şeyi belli bir eleştiri süzgecinden geçirme tavrı; belli bir doğruya ulaşmadan önce, kuşku duymanın zorunlu ve kaçınılmaz olduğunu savunan anlayış. Dogmatizmin tam karşısında yer alan bir tavır olarak kuşkuculuk, en azından bazı şeylerin bilgisine ancak birtakım güçlüklerle ve kimi tedbirlerin sonucu olarak ulaşılabileceğini savunur. [...]
Julia Kristeva
1941 Bulgaristan doğumlu çağdaş feminist düşünün. Roland Barthes ve Jacques Lacan’ın yanında çalışmış ve bu düşünürler dışında Bakhtin’den de etkilenmiş olan Kristeva’nın temel eserleri La Revolution du langage poetique [Şiir Dilin-de Devrim], Le Iangage, cet inconnu [Dil Denen Muamma], Atrangers a nous-memes [Kendimize Yabancıyız]’dir. Başlangıçta dilbilim alanında çalışmış olan Kristeva, daha sonra semiyotik, psikanaliz ve [...]
Kozmoloji
Everen bilim. Bir fenomenler toplumu olarak görülen evreni, bilimsel verilerle metafiziksel süpekülasyonu bir araya getirerek konu alan felsefe dalı.
Kozmogoni
Evrenin kökeni veya yaratılışıyla ilgili açıklama yada teori.
Kosmos
Canlı, iyi ve düzenli bir bütün olarak evren. Düzen, tamlık ve güzellik fikirlerini birleştiren ve aynı zamanda evren anlamına gelen Yunanca terim. Evrenin düzeni. Tek, birlikli bir bütün ya da sistem olarak evrenin kendisi.
Nikolaos Kopernikus
1473-1543 yılları, arasında yaşamış olan, modern astronominin kurucusu ünlü Polonyalı astronom. Batlamyusun yer merkezli sistemine karşı çıkan Kopernikus, Eukleides’in çağdaşı Aristarkos tarafından geliştirilmiş olan güneş merkezli sistemi canlandırmış ve böylelikle de, bilimsel düşüncenin doğuşu ve gelişmesinde gerçek bir dönüm noktası oluşturmuştur. Dünyanın küresel olduğunu ve düzgün bir hareketle güneşin çevresinde döndüğünü matematiksel olarak kanıtlamak amacıyla [...]
Konformizm
İlke olarak ya da uygulamada, çevresinde kabul görmüş veya egemen durumda olan davranış modellerine, düşünce tarzlarına uyan kimsenin hareket tarzı. Toplumun değer yargılarına, geleneklerine saygı duyma, onlara karşı çıkmama, onlarla barışık olarak yaşama tavrı ya da eğilimi.
Komünizm
Sırasıyla, ütopik akılcı ve pasifist bir öğreti olarak doğa hali öğretisine, İnsanlık tarihini iyi ve kötü, ruh ve madde, aydınlık ve karanlık arasındaki bir savaş olarak yorumlayıp, özel mülkiyetin İnsanı bu dünyaya çektiğini ve materyalizme yönelttiğini savunan, alternatif olarak da her şeyden el etek çekmeyi ve çileciliği öneren Manişeizme, sınıf savaşını uygarlığın itici gücü olarak [...]
Komünitaryanizm
Değer sistemimiz ve analizmin merkezinde bireyden ziyade cemaatin, toplumun, devletin, ulusun olması gerektiğini savunan görüş ya da yaklaşım. Liberal siyaset ve ekonomi görüşüyle, yararcı etik anlayışının özünde varolduğunu savunduğu bireyciliği reddeden, ve sadece bireysel özerklik ve özgürlüğü korumayı ve kollamayı gözeten bir toplumda yok olup gittiklerine inandığı, kültürel veya ulusal değerler benzeri, kollektif bir doğaya, [...]
Kollektivitizm
Bireyciliğin tam karşısında yer alan ve 19. yüzyıl liberalizminden uzaklaşarak, genel bir sosyal gelişme çizgisi, ekonomik bir reform programı, İnsanlık için ütopik bir düzen ve, sosyalizm, komünizm, sendikalizm ve bolşevizmde olduğu gibi, otoriteye dayalı bir toplumsal denetim mekanizması geliştiren ortaklaşacılık düşüncesine; üretim araçlarının bölgesel, ulusal ya da evrensel düzeyde ortaklaşa kullanılmasını amaçlayan iktisat sistemine verilen [...]
Kollektif
Belirsiz sayıda bireye ortak olanı bir sınıfın, öbek ya da kümenin üyelerini tek bir birim olarak görme tavrının sonucu olan ve sonlu sayıda bireye ortak olan olup, grubun bir özelliği olan şeyi göstermek üzere kullanılan sıfat. Genelin eş anlamlısı olmayıp bireysel olana karşıt olanı tanımlayan terim. Buna göre, bir sınıf oluşturmayan bir grup ya da [...]
Klasisizm
Genel olarak duyguların aklın rehberliği altında tutulmasının sonucu olan bir yetkinliğe ve uyum, düzen, orantı ve ölçülülük için duyulan yoğun bir arzuya dayanan bir mizacı yansıtan tavır.
Kitle toplumu
Batı tipi toplumları özellikle de ABD’yi tanımlamak için kullanılan terim. Kitle toplumu kavramı, öncelikle büyük ölçekli sanayileşmeyi, büyük kentleşme hareketlerini ve işbölümünde yüksek düzeyde uzmanlaşmayla yönetimi bir bütün olarak bürokratikleşmiş bir toplumsal ortamı ifade eder. Kitle toplumu terimini kullanan yazar ve düşünürler, çoğunluk bireyin toplumuyla olan ilişkisi üzerinde yoğunlaşırken, bireyin modern toplumda sahip olduğu özgürlük [...]
Sören Kierkegaard
1813-1855 yılları arasında yaşamış olup, varoluşçu felsefenin öncüsü olarak tanınan Danimarkalı filozof. Temel eserleri: Enten -Eller [Ya/Ya Da), Forfrens DagBog (Baştan Çıkarıcının Güncesi], Frygt og Baeven [Korku ve Titreme], Sygdommen Til Döden [Umutsuzluk Üzerine İnceleme]. Aydınlanmanın geliştirdiği doğa bilimlerini örnek alan bilgi ve akılcılık anlayışına şiddetle karşı çıkan Kierkegaard, Aydınlanmanın nesnelliği vurgularken, geleneksel din ve [...]
Kelam
Birtakım kanıtlara başvurarak, temel dini hükümleri açıklayan, sistemleştiren ve savunan; İslam inancının ilkelerini akıl temeline oturtmayı, açıklamayı amaçlayan disiplin. Dinde geçen temel kavramları konu alan, İslam mezheplerinin kurucularını ve dogmalarını, felsefi okulların görüşlerini, paganizmi ve metafizik problemleri inceleyen disiplin olarak kelam, Allah’ın özünden ve sıfatlarından, peygamberlikle ilgili konulardan, varlıkların hallerinden, başlangıç ve sonlarından söz eder. [...]
Kavram
Bir şeyin bir nesnenin zihindeki ve zihne ait tasarımı; soyut düşünme faaliyetinde kullanılan ve belli bir somutluk ya da soyutluk derecesi sergileyen bir düşünce, fikir yada ide.
Kavimcilik
1- Genel olarak bir halk kavim ya da bir grup İnsanın, kendi halk ya da kavimlerinin, kendi değer, din, ırk, kültür ya da dillerinin diğerlerinden daha üstün olduğu inancı; 2- Biraz daha özel olarak da, teknik ve bilimsel bakımdan güçlü ve sömürgeci olup, ırkçı önyargılarla körleşmiş Batı Uygarlığının kendi üstünlüğüne inanırken, diğer uygarlıkları küçümsemesi ve [...]
Karl Kautsky
1854-1938 yılları arasında yaşamış olan ünlü Avusturyalı demokratik sosyalist teorisyen. Sosyalizm yolunda demokrasiye sımsıkı sarılan Kautsky, ihtilalci komünizme yönelik şiddetli eleştirileriyle ün kazanmıştır. Ona göre, demokrasi burjuva egemenliği ve hegemonyasının bir şekli değildir. Burjuvazi aslında mülkiyet koşuluna bağlı sınırlı bir oy hakkına inandığı için, evrensel oy hakkının uygulanır hale gelmesi, Kautsky’nin gözünde, işçi sınıfının başarısıdır. [...]
Karşı kültür
Geleneksel davranış tarzına, geleneksel değerlere, kısacası varolan yerleşik kültüre karşı çıkıp, ona bir alternatif oluşturan yeni, fakat yeterli toplumsal temelden yoksun olan kültür türü. Karşı kültür deyimi, radikal öğrenciler, hippiler ve kimi entellektüeller, 19601ı yılların sonlarına doğru, siyaset, iş ve aile yaşamı konusunda, uzlaşımsal bir çerçeve içinde kabul görmüş değerlerle davranış kalıplarına ters düşen görüş [...]
Kapitalizm
En genel anlamı içinde, sermayenin, genel temel üretim aracı olduğu ekonomik sistem veya üretim tarzı için kullanılan genel terim. Bir üretim tarzı ya da ekonomik sistem olarak kapitalizmi belirleyen en temel özellikler şöyle sıralanabilir: 1- Üretim araçlarının özel mülkiyeti ve denetimi. 2- Ekonomik faaliyetin kar elde etmek amacıyla yapılması veya özel karın teşebbüs faaliyetinde başlıca [...]
Immanuel Kant
1724-1804 yılları arasında yaşamış olan ünlü Alman filozofu. Temel eserleri: Kritik der Reinen Vernunft [Saf Aklın Eleştirisi], Kritik der Pratischen Vernunft [Pratik Aklın Eleştirisi] ve Kritik der Urteilkraft [Yargı Gücünün Eleştirisi]. Temeller Modern felsefenin gelişim seyrine uygun olarak epistemolojiyi ön plana çıkartmış olan Kanıt, öncelikle Hume’dan etkilenmiştir. Kendi deyişiyle Hume onu dogmatik uykusundan uyandıran, spekülatif [...]
Kamusal
Özel kişisel yada mahrem olana karşıt olarak kamuyla, meslekler veya siyasi alanla ilgili olan için kullanılan niteleme. Bu bağlamda, bir bütün olarak toplumun çıkarını, bireylerin ya da grupların bencil çıkarlarından ayırt etmek için kamusal çıkar deyimi kullanılır. Buna göre, bir toplumun tüm üyelerinin, statüye, zenginliğe veya konuma bakmaksızın paylaştıkları ortak bir hedef politika ya da [...]
Kaderiye
Her hareketin, her eylemin önceden Tanrı tarafından yaratıldığını, takdir edildiğini ileri süren Cebriye anlayışına karşı çıkan ve İnsanın yaptığı işlerin yaratıcısı olduğu, özgür bir iradeye sahip olduğu görüşünü benimseyen İslam mezhebi. Bu mezhebe göre, Tanrı İnsana akıl ile birlikte bir yapabilme gücü (kader) vermiş ve onu özgür bırakmıştır; bundan dolayı, kul her eyleminden sorumludur. Kaderiye [...]
Frederic Jameson
Marksizm veya Marksist eleştiriyle postmodernizm arasında bağ kuran, postmodernizm ve postyapısalcılığın katkılarıyla zenginleştirilmiş bir Marksist kültür teorisi geliştiren çağdaş düşünün. Temel eserleri: Marxism and Form (Marksizm ve Biçim], The Prison House of Langage (Dil Hapishanesi], The Political UnconscloUS (Politik Bilinçdışı]. Postmodern bir çağı belirleyen en önemli değişimleri, yüksek kültürle aşağı kültür arasındaki katı ayrımın çökmesi [...]
İş bölümü
Üretimin emek ya da işin teknik, toplumsal ve cinsel bir çerçeve içinde bölümlenmesi ya da farklılaşması durumu. Buna göre, iş bölümü deyimi üç farklı şekilde kullanılmıştır. Bunlardan birincisi, İşin teknik bir çerçeve içinde bölünmesi olup, doğrudan doğruya üretim sürecine işaret eder. On sekizinci yüzyıl iktisatçısı A. Smith terimi, üretim sürecindeki uzmanlaşmayı, işi ayrı işçiler tarafından [...]
İslam felsefesi
İslam kültür çerçevesine mensup olan ülkelerde, veya İslam uygarlığının hakim olduğu toplumlarda, İslamın kültürel değerlerini özümsemiş düşünürlerin geliştirmiş oldukları, 8. yüzyılın son çeyreği ile 16. yüzyıl, fakat en etkili bir biçimde, 10. ve 12. yüzyıllar arasında vücut bulan tefekkür faaliyeti. En önemli yönü, kültür ya da daha ziyade düşünce tarihi çeşitli uğrakları arasında büyük kopmaların [...]
Luc Irigaray
Çağdaş Fransız feminist düşünür. Parlern ‘est pas jamais neutre [Asla Yansız Olmayan Konuşma], La Sexe linguistique [Linguistik Cinsiyeti, Sexes et Geneologies [Cinsiyetler ve Soy kütükleri], Je, tu, nous: Pour une Culture de la Diffarance [Ben, Sen, Biz: Bir Farklılık Kültürüne Doğru]. Felsefeye psikiyatri ya da psikoloji alanından gelen Irigaray çağın önemli kadın düşünürlerinin başında gelir. [...]
İrfan
İslam felsefesi ya da düşüncesinde, Tanrı’yı ve Tanrı’nın sıfatlarını bilmeye yarayan tüm yollar için kullanılan terim. Bu yollar, iki başlık altında toplanır: 1- Bilim adamlarına bilginlere özgü olan ve sonuçtan nedene, eylemden sıfata ve sıfattan öze geçmeye yarayan istidlal ya da çıkarım yolu. 2- Evliyaya özgü olan, ve gönlü temizlemekten ve gönülden madde ve sevgisini [...]
İradecilik
Hukuk ve siyaset felsefesinde, hukuki pozitivizim olarak da bilinen ve devletin yasalarının egemen güç ya da yasa koyucunun iradesini yansıtıp, bağlayıcı güçlerini bu kaynaktan aldığını savunan öğreti.
İrade
Eylemlerimizi, arzu, niyet ve amaçlarımıza göre, kontrol altında tutabilme ve belirleme gücü; kişinin belli eylem ya da eylemleri gerçekleştirmede sergilediği kararlılık; belli bir durum karşısında, gerçekleştirilecek olan eylemi, herhangi bir dış zorlama ya da zorunluluk olmaksızın, kararlaştırma ve uygulama gücü; eyleme neden olan eylemi başlatabilen yeti.
İnşacılık
Sosyolojide, sosyal yaşamın toplumsal yaratılmış veya inşa edilmiş özünü ön plana çıkartan toplumun İnsan varlıkları tarafından etkin ve yaratıcı bir biçimde oluşturulduğunu, sosyal dünyanın, verili bir şey olmayıp. bireyler ve toplumsal gruplar tarafından inşa edildiğini savunan görüş.
İnanç
1- Genel olarak, bir şeyin ya kimsenin varlığına, bir iddianın doğruluğuna inanma, biri için güven besleme durumu. 2- Yine genel bir çerçeve içinde. özü itibariyle temsili bir karaktere sahip olup, bir önermeyi kendisine içerik olarak alan, ama son çözümlemede iradi davranışın kontrolü altında bulunan, zihin hali. 3- İnanç, biraz daha özel bir anlam içinde, doğruluğuyla [...]
İman
Dini bir çerçeve içinde, yaratan ve yasalarını koyan bir Tanrı’nın varoluşunu ve vahyi tartışılaz kabul etme veya tasdik etme tavrı. Örneğin iman İslam dininde, Allah’ın varlığını tasdik etme; varoluşu tasdik edilen Allah’ı her türlü yalan ve kuşkudan azade kılmak ve uzak tutma anlamına gelir. Tas-dik, sözlü ve fiili tasdik olmak üzere, iki şekilde olur. Bunlardan [...]
İlkelcilik
İlkel yaşam ve toplum biçimine yüksek bir değer biçen ve uygarlığın katkılarını göz ardı ederek, ilkel yaşam tarzını ve İnsandaki ilkel saflık ve basitliği özleyen anlayış; uygarlık tarihini başlangıçtaki saf ve kusursuz bir durumun bozulması olarak gören, kurtuluşun ancak saf, basit ve ilkel bir yaşama geri dönülmesiyle söz konusu olabileceğini savunan görüş
İletişim
Zihinler ya da benler arasında kurulan, ve düşünce, mesaj, niyet ve anlamların bir zihinden diğerine aktarılmasını sağlayan etkileşim; belirli bir düşünce, mesaj ya da bilinç içeriğinin, söz, konuşma ya da söylenimler türünden fiziki araçlarla, bir İnsandan, kışı ya da zihinden bir başkasına aktarılması süreci. Belli bir şeyi anlatmak isteme, önermesel bir tavrı (yani bir inanç, [...]
İlerlemecilik
Genel olarak evrenin ana gerçeğinin devamlılık ve kalıcılık değil de, değişme olduğu inancıyla, her şeyde bir gelişme ve ilerleme aramak eğilimi. Siyasi ve toplumsal açıdan ilerlemeyi, toplumsal koşulları iyileştirmeyi ve söz konusu iyileştirmenin gerçek bir toplumsal adalete yol açacağını savunan görüş.
İlerleme
On sekizinci yüzyılda, ama daha çok ve özel olarak on dokuzuncu yüzyılda tanımlanan, ve aklın, bilimsel bilgiyle teknolojinin toplum alanındaki tezahür ya da yansımasını ifade eden terim. Buna göre, ilerleme on dokuzuncu yüzyıldan itibaren endüstrileşmeye eşitlenmiştir. Bu dönemde, teknolojik gelişmenin maddi refah açısından önemli gelişmeler sağlayacağı, sağlık standartlarının yükselişine yol açıp, İnsan yaşamını uzatacağı düşünülmüştür. [...]
İlahiyat
İslam düşüncesinde, din ve ilahi varlığı, yani Allah’ın varlığını ve sıfatlarını konu alan disipline verilen ad. Allah’ın sıfatlarını, varoluşunu, Allah ile diğer varlıkların ilişkilerini konu edinen İslami bilim.
İktidar seçkinleri
Ünlü Amerikalı sosyolog Wright Mills’in modern Amerikan toplumunda iktidarı elinde bulunduran, siyasi liderler, endüstri patronları ve askeri liderleri tanımlamak için kullandığı terim. Bu üçlü küme, iktidarlarının temeli saisadi olmadığı için, yönetici sınıf olmaktan ziyade, bir iktidar seçkinleri kümesi oluşturur.
İktidar
1- Genel olarak, eylemde bulunma, bir şeyler yapabilme doğal gücü ya da yeteneği. 2- Etkide ya da eylemde bulunma imkanı veren hukuki, siyasi ya da ahlâki güç. Formel olarak, A’nın B’yi, B’nin yapmayı tercih etmediği bir şeyi yapmaya zorlama gücü ya da kudreti. 3- Devlet yönetimini elinde bulunduranların, bir toplumu yönetenlerin siyasi, hukuki ve fiili [...]
İdeoloji
Genel olarak siyasi ya da toplumsal bir öğreti meydana getiren ve siyasi ve toplumsal eylemi yönlendiren düşünce, inanç ve görüşler sistemi; bir topluma, bir döneme ya da toplumsal bir sınıfa özgü inançlar bütünü; bir toplumsal durumu yansıtan düşünceler dizgesi; İnsanların kendi varoluş koşulları ve ilişkilerinden doğan yaşam tarzlarıyla ilgili tasarımların tümü. 1- Başlangıçta, bir ideler [...]
İdealizm
En genel ve felsefi olmayan gündelik anlamı içinde, yüksek ahlâki amaçlara bağlanma, zihnin tasarım, ide ve ideallerini maddi, kaba gerçekliğin tam karşısına geçirme ve onlara, İnsanın değerler cetvelinde başat bir rol ve konum yükleme tavrı; ideallerin, maddi ve deneyimsel gerçekliğin sınırlama, eksik ve kusurlarından bağımsız olduktan başka, yetkin ve mutlak olanı hedefleyen yönelimler olmalarından dolayı, [...]
İdealist
1- En yalın bir biçimde bağlanacak ideal ya da idealleri olan kişi, 2- İdealizmin şu ya da bu türünü benimseyen yaklaşım, akım ya da kişi için kullanılan niteleme. Buna göre, örneğin toplumsal gelişmenin belirleyici ve itici gücü olarak, fikirleri, idealleri, mutlak bir Zihin ya Aklı, İnsanların bilincini, soyut bir İdeyi gören, toplumların ve tarihin gelişimini [...]
İdeal
1- Yalnızca düşüncede mevcut olup, gerçeklikte bulunmayan şey. 2- Türünün yetkin örneği olan şey, kopya edilecek, kendisine öykünülecek model. Bu bağlamda, filozof ya da düşünürlerin, varolan düzen karşısındaki hoşnutsuzluklarının bir sonucu olarak tasarladıkları düzene; olması gerekene yönelen teorisyenlerin, birtakım ilkeleri temele alarak, İnsanların tam olarak gelişebileceklerini, gerçek bir refah ve mutluluğa ulaşabileceklerini düşündükleri toplum düzenine, [...]
İçe göçme
Postmodern düşünür Baudrillard’ın postmodern dünyada çok çeşitli olguların ilgili oldukları düzlemlerde, nicesel yeğinlik kazandıktan sonra infilak etmek suretiyle, hem kendilerini ve hem de İnsanların onlarla ilgili düşünce ve varsayımlarını yok etme durumları ve eğilimleri için kullandığı terim. Buna göre, içe göçme, anlamın medyada, medya ve toplumsalın da kitlelerde kaybolması, bütün sınırların yok olup gitmesi ve [...]
İbni Sina
Felsefe, ve özellikle metafizik alanında çok güçlü izler bırakmış olan ünlü İslam düşünürü ve alimi. Onun Ortaçağ düşüncesinin en geniş kapsamlı ve en derinlikli sistemlerinden birini ortaya koyan felsefesi, Doğuda felsefenin ulaştığı en yüksek noktayı veya düzeyi gösterir. Aristoteles’e çok şey borçlu olmakla birlikte, özellikle epistemoloji ve metafiziğinde Yeni-Platoncu öğretileri benimseyen İbni Sina’nın en büyük [...]
İbni Rüşt
Endülüs’te Kurtuba kentinde doğmuş ve gençliğinde felsefe, matematik, fıkıh, tıp ve kelam çalışıp, uzun yıllar hekimlik yaptıktan sonra, zamanını Aristoteles felsefesine şerhler, yorumlar yazarak geçirmiş olan ünlü İslam filozofu. En önemli eserleri Gazali’nin Tehafüt’üne karşı kaleme aldığı Tehafüt-el-Tehafüt, dinle felsefenin uzlaştırılmasına dair bir kitap olan Faslu’l Makal, farklı disiplinlerde kullanılan yöntemleri ve genel olarak da [...]
İbni Haldun
1332-1406 yılları arasında yaşamış ünlü İslam tarihçisi ve düşünürü. Temel eseri Mukaddime olan İbni Haldun, bir tarihçi olarak, deneyime, gözleme dayanan, konusu kültür varlıkları ve toplumsal yaşam olan, toplumun geçimini, kültür aşamalarını, iç yapısını, geçirdiği değişim ve dönemleri inceleyen bilim olarak tanımladığı tarih biliminde, önemli bir kilometre taşı oluşturur. İnsanın alışkanlıklarının, doğuştan getirmeyip, sonradan kazandıklarının [...]
Islah edici adalet
Cezanın, ceza vermiş olmak için değil de, benzer eylem ve suçların yeniden ortaya çıkmaması için, suç işlemiş olan kişinin karakterini ve bu arada çevresini değiştirmek amacıyla verilmesi gerektiğini savunan adalet anlayışı.
Irkçılık
Bir halkın, bir grup İnsanın diğer halk ya da İnsanlardan farklı olmakla kalmayıp, aynı zamanda diğerlerinden fiziksel, entelektüel ya da ahlâki bakımdan daha iyi, daha güçlü, daha yüksek ya da daha yaratıcı olduğunu, bu üstünlüğün atalardan miras alınmış olan biyolojik farklılıklardan kaynaklandığını savunan anlayış. Birbirlerinden ayrılan çeşitli İnsan ırkları bulunduğunu, bu ırklar arasında eşitlik bulunmadığını, [...]
Hümanizm
Genel olarak akıllı insan varlığını tek ve en yüksek değer kaynağı olarak gören, bireyin yaratıcı ve ahlâki gelişiminin, rasyonel ve anlamlı bir biçimde, doğaüstü alana hiç başvurmadan, doğal yoldan gerçekleştirilebileceğini belirten, ve bu çerçeve içinde, insanın doğallığını, özgürlüğünü ve etkinliğini ön plana çıkartan felsefi akım. İnsanın kendisinin ve ilgili çıkarların çok temel bir öneme haiz [...]
Hümanist
Hümanizmi benimsemiş, dolayısıyla insan insani ilgi ve çıkarları temele alan kişi, disiplin ya da yaklaşım için kullanılan sıfat.
Edmund Husserl
Çağımızda fenomonoloji olarak bilinen çağdaş felsefe okulunun kurucusu olan ünlü Alman filozof. 1859 yılında, Moravya’da dünyaya gelmiş olan Husserl, önce matematik tahsil etmiş ve daha yirmi üç yaşındayken, ünlü bir matematikçinin asistanı olmuştur. O, daha sonra psikoloji alanına da yönelmiş, bu alandaki çalışmalarının da etkisiyle, yeni ve orijinal bir öğreti meydana getirmiştir. Temel eserleri: Logische [...]
David Hume
1711-1776 yılları arasında yaşamış olan ünlü İngiliz filozofu. Temel eserleri: Atreatise of Human Nature [İnsan Doğası Üzerine Bir Deneme], An Enquiry concerning Human Understanding [İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma], Political Discourses [Politik Konuşmalar], The Natural History Religion [Dinin Doğal Tarihi], An Enquiry Concerning the Principles of Morals [Ahlâkın İlkeleri Üzerine Araştırma] Temeller: insan zihninde [...]
Hukuğun işlevi
Hukukçu ve hukuk felsefecilerine göre, hukuğun gerçekleştirmek durumunda olduğu üç işlev vardır: 1- Egemen gücün istediği ve belirlediği nihai bir durum ya da hedefe ulaşmak. Örneğin sosyalist hukuk sistemlerinde, hukuk çoğunluk sosyalist toplum amacı için bir araçtan başka bir şey değildir. 2- Hukuğun ikinci işlevi insanlar arasında bir çatışma olduğu her yerde, adalet dağıtmaktır. 3- [...]
Homo homini lupus est
İlk kez olarak Romalı ozan Plautus tarafından kullanılmış olmakla birlikte İngiliz filozofu Hobbes tarafından insanların haklarından bir kısmını toplumsal bir sözleşmeyle egemen bir yöneticiye devretmelerinden ve devletin kurulmasından önceki durumlarını insanların kendi çıkarlarını hayata geçirmek için her yola başvurma tavırlarını ifade etmek üzere yeniden ortaya çıkarılan ve insanın, insanın kurdu olduğu anlamına gelen Latince deyim.
Holizm
Bütüncülük. Genel olarak, canlıyla cansız, organikle inorganik faaliyet arasında gerçek, temel ve indirgenemez bir farklılık bulunduğunu; canlı organik bütünleri oluşturan parçaların bütün içinde, bütünün dışında olduğundan daha farklı bir biçimde fonksiyon gösterdiklerini; bir fenomeni anlamak için, onu bütünlüğü içinde, yani onun bir parçası olduğu bütünü anlamak gerektiğini; ve dolayısıyla bütünün her zaman öğelerinin yalın toplamından [...]
Paul-Henri Baron de Holbach
Yeni ve özgün bir düşünce geliştirmemiş olmakla birlikte, Lamettrie tarafından kurulmuş olan Fransız materyalizmini daha ayrıntılı ve kesin bir sistem haline getirmeye çalışmış olan filozof. 1723-1789 yılları arasında yaşamış olan Holbachın temel eseri Siyasetname de la Nature [Doğa Sistemi’dir. Toplum Felsefesi: Holbach’ın yararcı etik bağlamında düşündüğü ideal toplum modeli, aslında varolan burjuva toplumunun idealize edilmiş [...]
Thomas Hobbes
1588-1679 yılları arasında yaşamış ve daha çok siyaset felsefesi alanındaki görüşleriyle ün kazanmış olan İngiliz düşünür. Temel eserleri: De Corpore Politico [Politik Toplum Üzerine], De Cive [Yurttaşlık Üzerine], De Corpore [Cisimler Üzerine], De Homine [İnsanlar Üzerine], Elementa Philosophiae [Felsefenin Unsurları] ve Leviathan. Temeller Bilginin kaynağı ve sonuçları itibariyle empirik olduğunu, tüm bilgilerimizin temelinde duyumların, duyu-deneyinin [...]
Hipotez
Bilim ya da metodolojide, gözlemlenen olgularla ve olgular arasındaki ilişkilerle ilgili açıklama taslağı ya da belirli olgulara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önerme ya da kabul. Olguları açıklama gücüne sahip görünen ve deney yoluyla sınanmaya elverişli bir yapıda olup, ilgili olgular ya da veriler tarafından desteklenebildiği gibi, ret de edilen önerme.
Hiper
Batı dillerinde en üstün, en yüksek en üstte olmaklık bildiren önek.
Hiççilik
Genel olarak tanrının var oluşunu, ruhun ölümsüzlüğünü, iradenin özerkliğini, aklın otoritesini, değerlerin nesnelliğini, bilginin imkanını, tarihin mutlu sonunu yadsıma türünden bir reddiye dışında, bir de umutsuzluk, düş kırıklığı duygusu ihtiva eden görüş. Genel bir psikolojik ya da felsefi hal olarak hiççilik, tüm ahlâki, dini, siyasi ve toplumsal değerden yoksun olma, varlık / yokluk, gerçeklik / [...]
Hellenistik Felsefe
Kent devletinin sona erdiği M.Ö. 323 yılıyla Hellenistik çağın son büyük imparatorluğunun Roma’nın bir parçası olduğu M.Ö. 30 yılı arasındaki dönemin felsefesine verilen ad. Bu dönemde yer alan dört büyük felsefe okulu sırasıyla, Akademi, Peripatetik okul, Epikürosçu ve Stoacı okuldur. Bu dört okuldan, hazcı ahlâkı ve Tanrı’nın evrene müdahalesini reddeden varlık görüşüyle Epiküros felsefesi, daha [...]
Hellenik felsefe
M.Ö. altıncı yüzyılın başlarında M.Ö. 323 yılına dek sürmüş olan Yunan felsefesi. Felsefe, felsefenin doğuşu için, yüksek bir refah düzeyiyle merak olmak üzere, iki koşul arayan Aristoteles’in yorumuna uygun olarak, çeşitli yolların kesiştiği bir kavşakta bulunan ve özellikle ticaret yoluyla zenginleşmiş olan Milet kentinde başlamıştır. Kişinin merak duyması, kendisine sunulanla yetinmeyip, şeylerin niçin oldukları gibi [...]
Hegemonya
Bir toplumda hakim sınıf ya da yönetici sınıfın iktidarını doğal ve meşru göstermesi, kendi sınıfsal çıkarlarını evrensel çıkarlar olarak ifade etmesi durumu; Marksist teorisyen Antonio Gramsci tarafından kapitalist bir toplumda, yönetici sınıfın ideolojisini kitlelere çok büyük bir çoğunlukla güce hiç başvurmaksızın empoze edişini açıklamada kullanılan kavram. Marx’ın tarihsel materyalizminde ortaya çıkan hegemonya kavramı esas Antonio [...]
Hegel eleştirisi
Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından biri olan Hegelin felsefesinin şu ya da bu yönüne, örneğin tarihsel determinizmine veya idealizmine, idealist tarih diyalektik anlayışına karşı çıkan düşünürlerin gerçekleştirdikleri Hegel karşıtı kritik. Birçok filozofu çok derinden etkilemekle birlikte, sert eleştirilerin de hedefi olan Hegel’i ve felsefesini herhalde en ağır eleştiren filozof, Hegel çağı diye nitelenebilecek bir dönemde [...]
Hegelcilik
Hegel’in ve öğrencilerinin geliştirdiği öğreti. Hegelci düşünce geleneğinin. filozofun bakış açısı, metafizik görüşü ve diyalektik anlayışının, metafizik, estetik, siyaset, toplum teorisi, teoloji ve din felsefesi alanında, Hegel’den sonra yaşamış olan çeşitli düşünürler ve araştırmacılar tarafından benimsenmesi suretiyle sürdürülmesi. Sistematik olarak sınıflandırıldığında, Almanya içinde ve dışında Hegelcilik olarak ikiye ayrılır. 1- Almanya’daki Hegelcilik üç ana başlık [...]
George Wilhelm Friedrich Hegel
Büyük bir sistem kurarak, Kant’ın imkansız olduğunu söylediği şeyi gerçekleştirmiş, yani rasyonel bir metafizik kurmuş olan ünlü Alman filozofu. 1770-183 1 yılları arasında yaşamış olan Hegel’in temel eserleri: Phanomenologie des Geistes [Tinin Fenomenolojisi], Wissenschaft der Logik [Mantık Bilimi], Enzyklopadie der Philosophischen Wissenschaften im Grundrisse [Felsefi Bilimler Ansiklopedisi], Grundlinien der PhilIosophie des Rechts [Hukuk Felsefesinin İlkeleri]. [...]
Haz
Genel olarak, hoşa giden bir şeyin yarattığı, uyandırdığı duygu. Acının karşısında yer alan ve psikolojik bir olgu olarak, hoşumuza giden ve bizi çeken bir şeye sahip olmaktan doğan tatlı ve keyif verici duyum. Bir arzunun, isteğin tatmin edilmesinin ya da ihtiyacın karşılanmasının sonucu olan duygu. İradi bir tercihin hayata geçirilmesinden kaynaklanan hoşnutluk duygusu.
Friedrich August von Hayek
1899-1992 yılları arasında yaşamış Avusturya doğumlu İngiliz iktisatçısı ve filozofu. Temelde ya da öncelikle, bir iktisatçı olarak tanınan Hayek’in temel eserleri Road ta Serfdam [Köleliğe Giden Yol], The Pure Theory of Capital [Saf Sermaye Teorisi], The Constitution of Liberty [Özgürlüğün Anayasası], Law, Legislation and Liberty [Yasa, Yasama ve Özgürlük]’dir. İktisat alanındaki veriminden ötürü Nobel Ödülüne [...]
Hareket
Hareket, sosyal bilimlerde, belli bir alanda belli bir değişikliğin yapılmasını isteyen bireylerin ya kendi başlarına ya da belli kişilerin önerliğine gerçekleştirdikleri toplu gösteriye belli bir sonuca erişmek isteyenlerin örgütlü topluluğuna karşılık gelir.
Hakikat Rejimi
Fransız düşünürü Foucault’un her toplumun hakikatle ilgili bir genel politikası, yani doğru diye kabul edip fonksiyonel hale getirdiği söylem tipleri, in sana doğruyla yanlış önermeleri birbirinden ayırma olanağı sağlayan mekanizmaları ve örnekleri, değerleri hakikate ulaşma hedefine göre ayarlanmış teknik ve prosedürleri olduğu, her toplumda doğru sayılan şeyi söylemekle yükümlü olanlara belli bir statü verildiği görüşünü [...]
Hak
İnsan varlığına, bir kimseye var olan yasalarla, evrensel beyannameler ya da en azından sözlü bir gelenekle tanınan belli şekillerde hareket etme özgürlüğü, yetkisi ya da imkanı. İnsana Tanrı, kral, yasa, toplumsal bilinç ya da gelenek gibi bir otorite kaynağı tarafından verilen, desteklenen, kutsanan yetki, özgürlük ya da ayrıcalık. Bireylere toplumsal ilişkiler ve ahlâki bakımından tanınan [...]
Hadis
Hz. Muhammed’in değişik olaylar ve problemler karşısında inananları aydınlatmak, Kuranın bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği sözler bütünü. Dini bir bilim olarak hadis, bu çerçeve içinde, Peygamberin sözleri ile davranışlarını, eylemlerini aktaran bilgileri derleyen, bu bilgileri yazılı bir biçimde düzenleyip sınıflandırarak inceleyen bilim dalına karşılık gelir. Zira, Kuran’da Hz. Muhammed’in kişiliği [...]
Güneş Merkezli Teori
Antikçağda, Aristarkhos tarafından ortaya konmuş olmakla birlikte, temelde Polonyalı ünlü astronom Kopernik tarafından geliştirilen ve dünyanın evrenin merkezinde olduğunu ve hem kendi ekseni ve hem de güneşin çevresinde döndüğünü dile getiren astronomi teorisi. Bununla birlikte, Kopernik’in sistemi temele alınarak yapılan daha sonraki çalışmalarla, güneşin bütün evrenin değil de, yalnızca güneş sisteminin merkezi olduğu kanıtlanmıştır.
Felix Guattari
Çağdaş ünlü Fransız psikanalist, Freudçu Marksist düşünür. La Revolution molecu1aire [Moleküler Devrim] L’Incanscient Machinique [Makine Bilinçdışı] gibi eserlerin yazarı olan Quattari, esas Deleuze‘le birlikte yaptığı ortak araştırmalarla ve onunla beraber kaleme almış olduğu Anti -Oedipe, Rhizome [Köksap] ve Mille Plateaux [Bin Yayla] adlı eserlerle anılmaktadır. Genelde postyapısalcı ve postmodern bir gelenek içinde yer almakla birlikte, [...]
Antonio Gramsci
1891-1937 yılları arasında yaşamış olan ünlü İtalyan düşünür; Marksist felsefe geleneğindeki en özgün ve yaratıcı filozoflardan biri olan Croce, George Sorel ve Hegel den yoğun bir biçimde etkilenmiştir. Temel eserleri: İl Materialismo storico e la Filosofia di Benedetto Croce [Tarihsel Maddecilik ve Bendetto Crocenin Felsefesi], Gli intellettuali e l’Organizzazione della Cullura [Entellektüeller ve Kültürün Organizasyonu], [...]
Görecilik
Kişiden kişiye değişmeyen nesnel bir hakikat, herkes için geçerli olan mutlak doğrular bulunmadığını, hakikatin ya da doğruların bireylere, çağlara ve toplumlara göreli olduğunu savunan anlayış; kişiden kişiye, çağdan çağa, toplumdan topluma değişmeyen birtakım doğrular, evrensel hakikatler bulunduğunu reddeden tavır. Mutlak veya değişmez ya da evrensel standart ya da ölçütlerin bulunmadığını öne süren yaklaşım; bir teorinin, [...]
Gizemcilik
Genel olarak, kişinin gerçekliğin duyu algısına veya akıl ya da kavramsal düşünceye açık olmayan bilgisine erişebileceğini; gerçekliğin bilgisinin normal duyumsal ya da bilişsel süreçlerin dışında kalan yollarla kazanıldığını; gerçekliğin doğasının normal deneysel ya da rasyonel yollar tecrübe edilemez olduğunu; gerçeklikle ilgili kesin bilgi ve nihai hakikate, deneyim ya da akıl yoluyla değil de, mistik bir [...]
Genetik
1- Bir şeyin doğuşuyla ilgili olan. 2- Bir şeyin kökeni ve gelişimiyle ilgilen.
Genel irade
Halkın iradesi; genelin, çoğunluğun çıkarını gözeten egemen güç. Toplum ya da devletin sahip olduğu, o toplumdaki bireylerin ya da bireylerden meydana gelen grupların eylemlerini başlatan, yönlendiren ve eylem tarzlarıyla ilgili kararları veren, özerk ve egemen kişilik ya da güç. Her bir insanın iradesini yansıtmak ya da ifade etmekle birlikte, insanların iradelerine aşkın olan ve bütünün [...]
Gemeinschaft ve Gesellschaft
Ünlü sosyolog Ferdinand Tönnies’in Almanca’da cemaat ve cemiyet anlamına gelen temel toplum birimleri için kullandığı terimler. Doğal irade ve rasyonel irade ayırımına dayanan söz konusu cemaat cemiyet ayırımında, cemaate hakim olan unsurlar kan bağı, komşuluk, arkadaşlık, akrabalıktır. Başka bir deyişle, aile, akrabalık sistemleri, klanlar ve dini cemaatlerin kendisine örnek olarak verilebileceği Gemeinschaft ya da cemaatte, [...]
Gelenekçilik
Genel olarak, geleneğe dayanan inanç sistemine, gelenekler yoluyla aktarılan adet ve düşünce tarzlarına bağlılıkla belirlenen tavır; geleneksel ve yerleşik veya kurumsallaşmış olanı yeni ve modern olana tercih etme tutumu; geleneksel değerlerin korunup yaşatılması gerektiğini savunan yaklaşım.
Gelenek
Gerçek ya da hayali bir geçmişle olan sürekliliğin önemini ima ederken, belirli eylem normlarını kutsayan ve öğreten pratik veya uygulamalar bütünü. Bir topluluğun, mevcut toplumsal yapısını ve değer sistemini çok büyük sarsıntılar yaşamadan koruyup devam ettirmek amacıyla, kendinden önceki kuşaklardan devraldığı, belli bir dönüşüme uğratarak sonraki nesillere aktardığı, başta inançlar, düşünüşler ve kurumlar olmak üzere, [...]
Gazali
Eleştirel bakış açısı ve kuşku yöntemi ile felsefe ve din arasında kesin ve mutlak bir ayrım yaparak, felsefeye karşı çıkmış olan ünlü İslam filozofu.
Freudçu Marksizm
Batı marksizmi geleneği içinde, psikanaliz ile Marksizminde bir sentezini yapan, ya da ziyade Marksist toplum teorisini Freudçu düşünceye dayandıran görüş. Söz konusu görüş ya da yaklaşımı temsil eden en önemli iki düşünür Wilhelm Reich ve Herbert Marcuse’tür. Bunlardan Oedipus kompleksinin evrenselliğini reddeden Reich, nevrozların doğuşunda kapitalizmin rolünü araştırmış ve psikanalizin kapitalist toplumun baskıcı ideolojisinin bir [...]
Sigmund Freud
1856-1939 yılları arasında yaşamış ve ünlü psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan tanınmış Avusturyalı hekim ve psikolog. Temel eserleri: Zur Psychopathologie des Alltagslebens [Gündelik Yaşamın Psikopatolojisi], Die Traumdeutung [Rüyalar ve Yorumları], Uber Psychoanalyse [Psikanaliz Üzerine Beş Ders], Totem und Tabu [Totem ve Tabu], Zur Einführung des Narzissmus [Narsisizmin İncelenmesine Giriş], Unbehagen in der Kültür [Uygarlığın Huzursuzluğu], Jenseits [...]
Frankfurt Okulu
1923 yılında, Frankfurt’ta kurulan; 1933 yılında Almanya’dan sürgün edildikten sonra, Amerika’ya yerleşen, fakat daha sonra, 1950’li yılların başında, Frankfurt’ta yeniden kurulan Sosyal Araştırma Enstitüsü çevresinde toplanan kimi önemli düşünürlerin meydana getirdiği çağdaş akım ya da hareket. Okulun önemli üyeleri arasında, ünlü bir filozof, sosyolog ve sosyal psikolog olan Max Horkheimer, ünlü bir filozof, sosyolog ve [...]
Formel
1- Özel konu yada içerikten bağımsız olarak geçerli olan, yalnızca mantıksal bir anlamı bulunan; 2- Maddeyi ya da somut gerçekliği soyutlayarak, gerçekliğin yalnızca formunu ya da yapısını göz önüne alan yaklaşım; 3- Salt formla ilgili olan; 4- Olguları, maddi gerçekleri dikkate almayan tavır; 5- Amaçlarla, nihai hedeflerle değil de, salt araçlarla ve süreçlerle ilgili olan [...]
Fordizm
Amerikan otomobil üreticisi Henry Ford tarafından geliştirilen ve işin verimini malların standartlaştırılması ve yeni bir iş organizasyonuyla arttırmayı amaçlayan sınai örgütlenme ve faaliyet tarzı. Bu bağlamda, Fordizm için üretimde önemli olan şey, olabildiğince çok parçanın standartlaştırılarak, büyük seriler halinde üretilmesini sağlamaktır. İşin, ardışık işlemlerle büyük üretim birimleri tarzında düzenlenmesi ve bu işlemlerin de en yüksek [...]
Fonksiyonalizm
Sosyal bilimlerde, bir toplumsal kurum ya da pratiğe dair açıklamada, onun kökenini değil de, yerine getirdiği işlevini, o kurum ya da pratiğin, bir parçası olduğu daha büyük bir sosyal bütünün işleyişine, gelişimine ya da bekasına yaptığı katkıyı temel alan öğreti. Sosyolojide, toplumun her öğesinin belli bir fonksiyonunun bulunduğunu, toplumu meydana getiren bu öğelerin karşılıklı bir [...]
Fonksiyon
Bir nesnenin, bir şeyin ya da bir kişinin ait olduğu bütün ya da bir sistem içindeki kendine özgü faaliyeti. Bir şeyin, ait olduğu sınıfa özgü olan tarzda eylemde bulunma yetisi ya da gücü. Bir organın, parçaları birbirine bağımlı bir bütün içinde oynadığı kendisine özgü ve belirleyici, karakteristik rol. Bir şeyin kendisi özgü doğal eylemi. Aralarında [...]
Fobi
Belirli nesne, durum ya da kimseler karşısında duyulan, yersiz, temelsiz, mantıkdışı ancak önlenemez korku.
Filozof
1- En genel anlamda, düşünce ve teorileriyle başta kendisi olmak üzere halkının ve insanlığın ufkunu genişletmiş bir şeylerin yepyeni perspektiften görülmesini sağlamış kişi. 2- Biraz daha özel bir anlam içinde, hayata iyi yönleriyle bakan, hoşgörülü, güçlükleri tevekkülle karşılayan kalender kimse.
Fırsatçılık
Davranış ya da eylemini birtakım değişmez ilkeler tarafından değil de, içinde bulunulan koşullar tarafından biçimlenmesine ya da belirlenmesine izin verme tavrı; olan ile olması gereken, olguyla değer arasındaki ayırımı hiç dikkate almadan ya da olması gerekeni bilinçli bir biçimde göz ardı ederek, uygun fırsatlardan, kişisel çıkar sağlama amacıyla, yararlanmaya çalışma eğilimi ya da kesin ve [...]
Fıkıh
Temel kaynakları Kur’an ve sünnet olan İslam hukukuna verilen ad. Fıkıhın amacı, yasa koymaktan çok, ana kaynaklara, yani Kur’an ve sünnete uygun hükmü araştırmaktır. Fıkıh, ana kaynaklara! dayanarak uygun hükmü oluştururken, icma, kıyas, istihsan, mesalihi mürsüle, sedd’i zerayi, istishab gibi ikincil kaynaklara da yönelir. Bunlardan icma, İslam bilginlerinin bir konudaki görüş birliği; kıyas ise, bir [...]
Fetişizm
1. Genel olarak, doğaüstü bir gücü ve etkisi, büyülü ya da aşkın güçleri olduğuna inanılan tapınma objesine tapan dini uygulamaların bütünü. 2. Daha özel olarak da, insan elinden çıkma ürünlerin, insanın yaratılarının bağımsız bir varoluşa sahipmiş gibi görünüp yaratıcı üzerinde, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, belli bir baskı uygulaması durumu. 3. Psikanaliz açısından, belirli nesnelerden [...]
Feodalizm
Batı Avrupa’da ortaya çıkıp Ortaçağ boyunca egemen olmuş olan tarıma dayalı üretim tarzıyla belirlenen ekonomik sistem ve toplum türü. Marksist terminolojide, köleliğe dayanan ekonomik sistemi izleyip, kapitalizmden önce gelen ve derebeylerin egemenliği ve sertlik düzeniyle belirlenen ekonomik ve toplumsal sistem. Söz konusu sistemde, merkezi iktidar ya da devlet gücü oldukça zayıf olup, hükümdarın gücü soyluların [...]
Fenomen
Genel olarak algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey gözlemlenebilir olan olay ya da olgu.
Feminizm
1- Genel olarak, fakat dar bir anlam içinde, kökleri 19. yüzyılda bulunmakla birlikte, daha ziyade 1960’lu yıllarda gelişen, ve kadınlar için erkeklerle eşit sosyal ve politik haklar talep eden hareket veya öğreti. Feminizm, erkeklerin kadınlar üzerindeki, bir işbölümüyle sonuçlanan cinsel farklılıklardan kaynaklanmış, tahakküm ve sömürüsünün oldukça uzun bir tarihi olduğunu öne sürerken, en ılımlı düzeyde [...]
Feminist
1- Bir öğreti olarak feminizmi benimseyen kişi. 2- Feminizmi meydana getiren tezlerin önemli bir bölümünü kabul eden veya somutlaştıran etkinlik veya yaklaşım için kullanılan niteleme.
Felsefi düşünce
En genel anlamı içinde, soru sormanın sonucu olan ve insanla, insan yaşamıyla ilgili problemlere karşı ilginin gelişmesiyle başlayan düşünce türü. Buna göre, felsefe zor ve çözülemeyen yaşam problemleriyle karşılaşmaktan, bu problemlerle uğraşmaktan korkmayan bir yaklaşım, düşünsel bir tavır olmak durumundadır. Felsefe insan yaşamının anlamıyla, varlık, bilgi ve değerle ilgili sorulara bir yanıt getirmeye, bu konularda [...]
Felsefenin disiplinleri
Felsefeyi meydana getiren, felsefeyi belirleyen temel disiplinler, felsefenin alt dalları. İnsan yaşamında birçok işi ve işlevi birden gerçekleştiren felsefenin söz konusu çok işlevliliğine dikkat çekmek için, Wittgenstein felsefeyi bir alet kutusuna benzetmiştir. Tıpkı farklı aletler içeren bir alet kutusunu birçok farklı işte kullanmamız gibi, felsefe de, aynı anda birçok işlevi yerine getirir. 1- Felsefenin birçok [...]
Felsefenin değeri
Felsefenin çok eşit1i fonksiyonlarının bir sonucu olarak önem kazanıp değerli olması durumu. Felsefe sözcüğünü işitir işitmez birçok insanın ilk tepkisi, biraz da alaycı bir dille felsefenin hiçbir işe yaramadığını söylemek olur. Felsefeden maddi değerlerin ve zenginliklerin meydana getirilmesine, maddi anlamda refahın oluşturulması na doğrudan doğruya katkıda bulunması, elbette beklenemez. Fakat, maddi zenginlik ve refahın insan [...]
Felsefe
Yunanca seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum’ anlamına gelen phileo ve ‘bilgi, bilgelik’ anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplin. Buna göre, felsefe Yunanlılar için, ‘bilgelik sevgisi’ ya da ‘hikmet arayışı’ anlamına gelmiştir. Başlangıçtaki bu özgün anlama göre, her türden bilimsel araştırmacıya filozof adı verilmiştir. Başlangıçtaki söz konusu anlamına rağmen, felsefenin bir [...]
Faşizm
1- Birinci dünya savaşını izleyen yıllardaki toplumsal ve ekonomik krizlerin sonucu olan milliyetçi ve otoriter politik harekete, saldırgan bir ulusçuluğu, tutkulu bir demokrasi karşıtlığıyla birleştiren ve üstün güçleri olan bir liderle seçkin bir grubun yönetimde bulunmasını isteyen siyasi yönetim modeli. Fichte’nin milliyetçiliğine, Carlyle’ın seçkinciliği ve Nietzsche’nin üstün insan düşüncesiyle George Sorel’in görüşlerine dayandığı için, bir [...]
Farklılık politikası
Ötekinin varlığını ve özgüllüğünü reddeden, kadını erkeğin yokluğu ve eksikli ötekisi olarak olumsuz bir biçimde tanımlarken, Batılı olmayan boyları yok sayan veya onların farklılıklarını tanımayıp, diğer kültürleri Batı uygarlığının adi yansımaları diye değersizleştiren Avrupa veya erkek merkezci yaklaşıma karşı, postrnodernizm ve feminizm tarafından geliştirilen ve ötekinin farklılığını, özgünlük ve özgüllüğünü olumlamaya dayanan yaklaşım ya da [...]
Farabi
870-950 yılları arasında yaşamış olan İslam düşünürü. Asıl adı Ebu Nasr Muhammed ibn Uzluğ Tarhan olan Farabi’nin felsefe açısından büyük başarısı veya önemi, onun İslam kültüründe felsefeyi en tepe noktaya çıkarmasından ve felsefeyi İslam teolojisinden kesin olarak koparmasından ya da vahyi şu ya da bu ölçüde veya da olsa felsefeye tabi hale getirmesinden meydana gelir. [...]
Fabyanizm
Bir grup İngiliz sosyalisti tarafından geliştirilen ve kapitalizm içinde başlayıp sosyalizme dek süren gelişmenin sürekliliğini savunan öğreti. Fabyanizm, Marksizmin sosyalizmin doğuşunu, işçi sınıfının giderek artan sefaletiyle temellenen bir devrime bağladığı yerde, işçilerin 19. yüzyılda, yoksullaşmadıklarını, tam tersine ekonomik durumlarının iyileştiğini ve gelecekte daha da iyileşeceğini savunmuş ve 19. yüzyılın toplumsal reformlarını sosyalizmini, kapitalist toplum çerçevesi [...]
Ezoterik
Kamuya açık olmayan, herkesin anlaması için yazılmamış, yalnızca bir Kurum ya da bir okulda, bir mezhepte veya belli bir alanda, oldukça ileri bir düzeye ulaşmış kişiler için saklanmış, yalnızca onlar tarafından anlaşılabilir olan gizli inanç, ideoloji ya da öğretiler için kullanılan terim.
Ezeli-ebedi
Zamanın bitimsiz olması, sonunun gelmemesi durumu. Bütünüyle zamandışı olma hali. Zamanı içerme, fakat zamanı, bir anlamda aşma durumu. Ezeli-ebedilik zamanın karşısında olup, ezeli-ebedi olan, zaman içinde olmayanı, zaman içinde başlangıcı ve sonu olmayanı gösterir. Varlığa gelen her şeyin, her türlü sonlu varlığın zaman içinde varolduğu yerde, ezeli-ebedi varlık, varlığa gelmeyen, yaratılmamış ve yok edilemez olan, [...]
Eylem
Bir şey yapma bir işlemi gerçekleştirme bir etkinlikte bulunma, bir işlevi yerine getirme bir şey üzerine etkide bulunma bir iş, davranış ya da olayla sonuçlanan, güç ya da enerji uygulama durumu.
Evrimci Pozitivizm
Pozitivizmin, bilginin deneyime dayandığı, olguları konu aldığı ve özel bilimler tarafından tüketildiği tezlerini korumakla birlikte, sosyal pozitivizmde olduğu gibi, topluma ya da tarihe değil de, fizik ve biyolojiye yönelen ya da dayanan pozitivist anlayış. Herbert Spencer tarafından savunulan bu tür bir pozitivizm, bir ilk nebuladan başlayıp, uygarlığın en yüksek ürünlerine dek uzanan sürekli ve doğrusal [...]
Evrimcilik
Çoğu zaman ilerlemeye duyulan inançla birlikte ortaya çıkan ve evrimin, evrendeki en temel değişme tarzı olduğunu savunan görüş. Evrim düşüncesi, yani tüm tezahürleri ve görünüşleri içinde evrenin ve yaşamın, tüm boyutlarıyla doğanın, bir gelişme sürecinin ürünü olduğu düşüncesi üzerine kurulan sistem; tanrısal düzen ve yaratılış düşüncesinden farklı olarak, türlerin çeşitliliğini, evrende hüküm süren değişim, dönüşüm, [...]
Evrimci filozlar
Sistemlerinde Darwin tarafından geliştirilmiş olan evrim teorisine merkezi bir yer veren filozofların meydana getirdiği hiçbir şekilde homojen olduğu söylenemeyen birlik. Evrimi apaçık bir olgu olarak kabul eden filozoflar arasında, C. Darwin ve E. Haeckel örneklerinde olduğu gibi, bir bölüm baştan sona doğalcı, bilimci ve maddeci olmuştur. Diğer bazıları ise, H. Spencer örneğinde olduğu gibi, en [...]
Evrimci etik
Evrim temeli üzerinde yükselen, ahlaki ve ahlâki kurumları evrim idesine tabi kılan, insan varlıklarının şeylere ve kişilere hayat mücadelesinde ayakta kalma kapasitelerine ya da bu mücadeleye yaptıkları katkıya göre değer biçtiklerini öne süren etik türü. Evrim ilkesini toplumsal alan dışında, etiğe de uygulayan, sosyolojinin toplumla, etiğin de insan ve insan davranışıyla, evrim biyolojinin organik doğanın [...]
Evrim
Bir şeyin, bir değişim ve gelişimler dizisi, derece derece gerçekleşen bir değişme süreci içinde, daha kompleks, daha farklı bir organizma ya da organizasyona doğru gelişmesi, dönüşmesi. Bir şeyin potansiyelinin belli bir sonuç, hedef ya da amaç yönünde gelişmesi. Değişme ya da oluş türlerinden biri olarak, ağır ağır, yavaş yavaş, farkına bile varılmadan gerçekleşen değişim. Biyolojide, [...]
Evrenselcilik
Genel olarak, geçerliliğin ve doğruluğun ölçütü olarak tüm insanların onayını temele alan, tüm insanların onayı dışında hiçbir otorite kabul etmeyen görüş.
Evrensel
Evrensel düzen, evrensel zorunluluk deyimlerinde olduğu gibi, evrenin bütününe yayılan, evrenin bütünü ve evrendeki her şey için geçerli olan. Hiçbir istisna kabul etmeyen. Buna göre, bir düşünce, ilgili tüm insanların, onun doğruluğunu teslim etmesi anlamında evrenseldir.
Evren
Varolmuş olan, varolan ve varolacak olan her şey. Bütün bir doğal dünya. Gözlemlenen ya da varolduğuna inanılan madde ve enerjinin tümünü birden içeren fiziki sistem. Yıldızları, gezegenleri, yeryüzünü, gaz ve bulutları, vb. kapsayan, maddeyle dolu mekanın bütünü. Tikellerden tümellerden meydana gelen bütün. Kendisine aşkın olar Tanrı dışında, varolan her şeyi kapsayan sistem.
Etik
Ahlâk ve ahlâklılığın olgusal ve tarihsel olarak yaşanan bir şey olduğu, tek tek her bireyin şu ya da bu ölçüde şekillendirdiği somut bir ahlâki hayatı bulunduğu, bu hayat içinde cisimleşen ahlâki değerler, peşinden koşulan ideallerini söz konusu olduğu kabulleri üzerinde, ahlâk adını verilen söz konusu tarihsel olguya yönelen felsefe disiplini; ahlâkın eylemin pratiği olduğu yerde, [...]
Eşitlikçilik
Genel olarak, tüm insanların eşit oldukları ve özgürlükleri, hakları, değerleri ve elde edecekleri fırsatlar bakımından eşit muamele ve kabul görmeleri gerektiğini savunan görüş. Tüm insanların toplumsal ve siyasal (ve bazen ekonomik) olarak eşit oldukları inancı. Bütün insanlarda bulunan ortak bir özelliğin ya da yetinin, insanlar arasında bir ayırım gözetilmemesini, insanların aynı muameleye tabi tutulmalarını gerektirdiği [...]
Eşitlik
Ahlâki ve toplumsal bir ideakolalak, insanların birbirleriyle, aynı insan doğasına sahip olmak bakımından, aynı konum ve değerde olmaları hali. İnsanların birbirleriyle eşdeğerde olduğunu, bundan dolayı insanlar arasında ayırım gözetilmemesi gerektiğini dile getiren ilke. Eşitlik, İlkçağ Yunan felsefesinde, Yunanlı-barbar, özgür yurttaş-köle ayrımına karşın, bir akla sahip olmanın insanı dış dünyadan ayırdığı, bundan dolayı bir insanın akıl [...]
Estetik
Sanat ya da güzellik alanında söz konusu olan değerleri konu alan felsefi disiplin; felsefenin güzeli ya da güzelliği konu alan, iyi, çirkin, hoş, yüce, trajik gibi güzellikle yakından ilişkili olan kavramları araştıran, doğal nesne ya da insan yaratısı olan ürünlerde sergilenen güzelliklerle ilgili yargı ve yaşantılarımızda söz konusu olan değerleri, tavırları, haz ve tatları analiz [...]
Erdem
Ahlâki bakımdan her zaman ve sürekli olarak iyi olma eğilimi, iyi ve doğru eylemlerde bulunmaya yatkın olma durumu. İnsan varlığına en zengin, en gerekli ve dolgun anlamını veren ahlâki niteliklerin toplamı İnsan iradesinin gerektiği takdirde büyük özverilerde bulunmak ve ciddi engelleri aşmak pahasına, ahlâki iyiliği amaçlama, iyilik uğruna hareket etme gücü.
Erastusçuluk
Laik otoritenin kilise karşısında her konuda üstünlüğü ve önceliği olduğu inancı. Vatandaşları aynı dine bağlı toplumlarda, dini ya da dünyevi tüm suçları cezalandırma hakkı ve görevinin devlette olması gerektiği tezi.
Epistemoloji
Felsefenin, bilişsel süreçlerin oluşumlarından ziyade, bilgiyi genel olarak ele alan, bilgiyle ilgili problemleri araştıran, bilginin kaynağını, doğasını, doğruluğunu, sınırlarını inceleyen dalı.
Epiktetos
M. S. 55-135 yılları arasında yaşamış Stoalı filozof ve ahlâkçı. Siyaset felsefesi alanında, Epiktetos, insanı, Tanrı’dan başka insanları da içeren büyük bir sistemin üyesi olarak görmüştür. Ona göre, her insan öncelikle, kendi toplumunun bir yurttaşıdır. Ama o, bir yandan da, tanrıların ve tüm insanların oluşturduğu daha büyük bir topluluğun üyesidir. Kent devleti bu topluluğun yalnızca [...]
Entelektüel
Geleneksel anlamı içinde, düşünsel veya zihinsel etkinliğe yönelmiş, bilgili, değerlendirme ve eleştiri gücü yüksek, topluma öncülük etme misyonu yüklenmiş aydın, çağdaş varoluşçu filozof Camus’nun deyimiyle ‘zihni kendi kendisini gözleyen kişi. Rönesanstan itibaren, yaklaşık 19. yüzyıla kadar Avrupa’da entelektüeller, aralarında başta filozof ve bilim adamları olmak üzere, yüksek kültür ürünlerini ve değerlerini yaratan insanlar olarak görülmüştür. [...]
Entelektüalizm
Genel olarak, zihni, bilginin ve eylemin gerçek ilkesi olarak gören öğreti, zihinsel fenomenlerin duygular ve irade karşısında önce ve üstün olduğunu öne süren felsefe anlayışı; insan zihninin daha soyut ve daha kavramsal bir düzeyde gerçekleşen bilişsel yeti ya da parçasını her alanda temele alan, ön plana çıkaran yaklaşım; varolan her şeyin, en azından ilke olarak [...]
Friedrich Engels
1820-1895 yılları arasında yaşamış ve hayatı boyunca Karl Marx’ın çalışma arkadaşı olmuş olan düşünür. Marksist öğretiye önemli ölçüde katkı yapmış ve ortak öğretilerinde, doğa bilimi, milletler sorunu, askerlik ve uluslararası ilişkileri uzmanlık konuları olarak üstlenmiş olan Engels’in temel eserleri, Marx’la birlikte yazmış olduğu Die Heilige Familie [Kutsal Aile],Die Deutsche İdeal ogie [Alman İdeolojisi], Manifest der [...]
Enformasyon toplumu
Bilginin en temel ürün, en değerli kaynak olduğu, işgücünün önemli bir bölümünün enformasyon endüstrisinde çalışanlardan meydana geldiği toplum modeli. Yüzyılımızın son on yılında kendini iyice gösteren enformasyon toplumunun üç gelişme evresinden geçtiği söylenmektedir. Birinci evre on dokuzuncu yüzyılın ortalarında başlamış ve iletişimin elektrifikasyonuyla karakterize olmuştur. İkinci evre ise, yüzyılın ortalarında enformasyonun toplumun merkezinde bulunduğu kabulüyle [...]
Endüstriyalizm
İnsanın bilgisinde ve doğa üzerinde egemenlik kurma sürecinde, makine üretim sanatlarının ya da tekniğinin kazanılması ve mekanik güç kullanımının öğrenilmesiyle belirlenen evre; maddi ilerlemedeki belli bir aşama; ekonomik gelişme ve toplumsal kalkınmanın endüstrileşme yoluyla olacağını savunacağını öne süren görüş. Buna göre, cansız güç kaynaklarının, üretimi mekanikleştirmek amacıyla, üretim sürecine uygulanmasının ardından ortaya çıkan ekonomik büyümeye [...]
Endüstri toplumu
Endüstri toplumu sonrasında ortaya çıkan endüstrileşmenin yarattığı toplum modeli. Böyle bir toplum türünün temel özellikleri şöyle sıralanabilir: 1- Ortak bir dil ve kültür birliğini yaşayan ulus devletlerinin doğuşu; 2- Geçim ekonomisinin ortadan kalkışıyla birlikte, üretimin ticarileşmesi; 3- Makine üretiminin hakim üretim şekli olması ve üretimin, küçük işletmelerde değil de, fabrikada gerçekleşmesi; 4- Tarımla uğraşan insan [...]
Endüstri devrimi
Batı uygarlığında, kabaca 1780 ve 1820 yılları arasında kalan tarihsel döneme ve bir dizi teknik buluşun, buhar makinesi ve lokomotifin icadının üretim sürecinde, insan gücü ve emeğinin yerini mekanik enerjinin almasına olanak veren süreci başlattığı döneme verilen ad.
Empirizm
Genel olarak, özellikle, deneysel bilimin on altıncı yüzyıldan itibaren kazandığı önem ve kaydettiği başarıların bir sonucu olarak, F. Bacon, T. Hobbes, J. Locke, G. Berkeley ve D. Hume gibi İngiliz düşünürleri tarafından savunulan, tüm bilgilerin deneyime, duyu algısına dayandığı görüşü.
Emperyalizm
Gelişmiş ülkelerin zayıf ya da az gelişmiş ülkeleri ekonomik, politik ve kültürel bakımdan baskı altında tutması, onları hakimiyeti altına alması süreci ya da işlemi. Napolyon’un siyasi ve askeri özlemlerini ifade etmek üzere kullanılmaya başlayan emperyalizm terimi, Avrupa’nın 1870’li yıllarda başlayan yayılmacılığıyla daha anlamlı hale gelmiştir. Emperyalizmi ya da emperyalist süreci açıklayan üç farklı teori vardır. [...]
Empati
Kişinin başka bir kişinin istek ve duygularını anlayabilmesi, başka bir kimsenin halini kavrayabilmesi durumu. Kişinin kendisi başka bir bilincin yerine koyarak, söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini, onun bu yaşantılarını o anda be etmeksizin. anlayabilmesi yeten kişinin, kendi zihninde ya da içinde, bir kişinin rolünü kabul edip, benimsemesi hali.
Elitizm
Bir toplumda, başta politik alan olmak üzere, tek tek hemen her alanda ön plana çıkan, doğuştan getirdiği yetenekleriyle veya sonradan kazandığı birikimlerle seçkinleşen insan ya da grupların varolduğunu veya olması gerektiğini savunan yaklaşım ya da tavır. Eşitlikçiliğe karşıt bir yaklaşım olan elitizmin bilinen ilk büyük savunucusu Platon, modern dönemde ise Nietzche’dir.
Eleştirel teori
Yirminci yüzyıl düşüncesinde, Frankfurt Okuluyla birleştirilen toplumsal analiz tarzı. Tüm kapalı sistemleri eleştiri yoluyla çözmeyi ya da yıkmayı amaçlayan eleştirel teori, eleştirinin daha çok Hegel’deki versiyonundan yola çıkmış ve dolayısıyla da, eleştirinin öncelikle özeleştiri şeklinde gerçekleşmesi gerektiği inancını hayata geçirmeye çalışmıştır. Eleştirel teorinin Adorno, Horkheimer, Marcuse, Habermas gibi sahipleri, insanın toplumsal eleştiri yoluyla, baskılardan kurtulup [...]
Ekonomizm
Toplum ve siyasi tarihe ilişkin açıklamada, diğer faktörleri büyük ölçüde göz ardı ederek, tümüyle ekonomik gelişmeleri vurgulama, ön plana çıkarma anlayışı. Her tür toplumsal, siyasi ve kültürel faaliyeti ekonomik temel yoluyla açıklayan, üstyapının kendisinin bağımsız bir anlamı olabilmesini kabul etmeyen indirgemeci görüş. Genelde, Marx’ın tarihsel maddeciliğini ifade etmek için kullanılan ekonomizm terimi, ideolojik mücadelenin önemini [...]
Albert Einstein
1879-1955 yılları arasında yaşamış olan Alman asıllı ABD’li fizikçi. Yirminci yüzyılın başlarında geliştirdiği teorileriyle ilk kez olarak kütle ile enerjinin eşdeğerliğini kanıtlamış olan Einstein, zaman, mekan ve kütleçekimi üzerine tümüyle yeni düşünme tarzları önermiştir. Einstein, özel ve genel rölativite teorileri yalnızca Newton fiziğinden değil, fakat Eukleides geometrisinden de kopuşu simgeleyen büyük bir bilim adamıdır. Einstein [...]
Eğitim sosyolojisi
Eğitim kurumlarını ve okullaşmayla modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din, vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ve bakış açısıyla araştıran sosyoloji dalı. Eğitim sosyolojisinin günümüzdeki araştırmaları, eğitimin öncelikle, yeniden üretilecek bir kültürü, bir bilgi ve beceriyi aktarmak, [...]
Eğitim psikolojisi
Genel olarak, uygulamalı psikolojinin öğrenmeye ilişkin çalışmalarla, problem çözme, ölçme gibi konularla ilgili olan dalı; çocukların eğitimi, gelişimi ve yetişmesinde rol oynayan öğrenme süreçlerini ve bu süreçte karşılaşılan psikolojik sorunları inceleyen disiplin. Daha özel olarak da, öğrenme ve öğretme süreçlerini anlamayı amaçlayan akademik psikolojiyle, kişinin öğrenme yeteneğini tam olarak gerçekleştirmesini engelleyen handikapları teşhis edip ortadan [...]
Eğitim felsefesi
Felsefenin, eğitimin imkanı, doğası, amaçları ve yöntemleri ile ilgili problemleri, felsefeye özgü yöntemlerle konu alan dalı. Eğitimin olanaklı olup olmadığı, eğitimin bir ideoloji ya da öğreti aktarmaktan bağımsız olup olmadığı, eğitimde bir öğretmene gerek duyulup duyulmadığı, eğitimde temel amacın bilgi aktarmak mı, yoksa bilgilenme yeteneği kazandırmak mı olduğu, eğitimin olgularını konu alması gerektiği, bilgiyi amaçlayan [...]
Eğitim
1- Bir toplumun kültürünün, yani değer yargıları ile bilgi ve beceri birikiminin yeni kuşaklara aktarılması süreci; bu sürecin okul benzeri kurumlarda gerçekleştirilmesi faaliyeti. 2- Kişinin kendisini bir bütün olarak gerçekleştirmesine, insan varlığının bütün gizil güçlerini hayata geçirmesine imkan veren süreç. Kişinin, insanlığın özellikle tinsel mirasını özümsemesi yoluyla, toplum değerlerine ve kabul görmüş yaşam tarzlarına sağlıklı [...]
Egzistans
Varoluşçu felsefede insani varoluş anlamında, salt özne ya da bireyin varoluşu. Klasik felsefede varoluş ya da varolan birey, kavramlar alanının dışında kendinden kalın olan birey anlamına gelen existence, varoluşçu felsefece özel bir anlam kazanarak, soru sorabilen, kendi kendini tanımlayan, kendi imkanlarını gerçekleştirerek özünü belirleyebilen insani varoluşu tanımlamaya başlamıştır.
Egoizm
Ahlâk felsefesinde her insanın kendi iyiliğini gözetmesi ve kendi çıkarlarını hayata geçirmesi gerektiğini, yaşamdaki en yüksek iyinin, kişinin kendisi için mümkün tüm tatminleri (arzuları, istekleri, ihtiyaçları, hazları ve amaçları) karşılaması ya da gerçekleştirmesi olduğunu, kişinin kendi tatmin, başarı ve mutluluğunun ilk, en yüksek ve nihai değer olduğunu, kalan tüm değerlerin bundan çıktığını savunan anlayış.
Düzen
Bir çok öğe arasından çeşitli açılardan (zaman, mekan, mantık, estetik, ahlâk, varlık, vb. bakımından) kurulan ahenkli bağlantı; belirli bir metodolojik ya da mantıksal plan gerektiren sistemden farklı olarak, bir şeye ilişkin formel ya da düzgün düzenleme bir şeyin bir hiyerarşi ya da dizi içindeki yeri.
Düşünme
Kişinin öğrenme süreci içinde kazandığı kavramlar, kullandığı imgeler, düşünce ve hareketler, sözcük ve terimler gibi simgeler aracılığıyla gerçekleştirilen zihinsel faaliyet; çıkarsama, akıl yürütme, anımsama, kuşku duyma, isteme, hissetme, anlama, kavrama gibi, bilinçli bir biçimde gerçekleştirdiğimiz zihinsel faaliyetlerin herhangi biri; karşılaştırmalar yapma. analiz, sentez, bağlantı kurma ve kavram gibi işlemlerden oluşan zihinsel süreç.
Düşünce
İnsana özgü olan düşünme faaliyetinin, iç ya da dış uyaranlara yanıt olarak gelişen düşünme ediminin ürünü; insanın zihinsel faaliyetleri ile dış uyaranlar arasında kurduğu bağlantının sonucu olan şey. Kişinin bir konu üzerindeki yargısı, bir nesnenin fikirlerle oluşturulmuş soyut tasarımı; bilinçli insan varlığının kavramları birbirine bağlamasını ve yeni bilgilere ulaşmasını mümkün kılan işlemler, süreçler bütünü.
Dünyevileşme
Dini inançlarla uygulamaları, yalnız kişisel değil, fakat toplumsal karar alma ve eylemde yol göstericiler olarak değerlendirmeme tavrı ya da süreci; dini düşünce, uygulama, inanç ve kuralların toplumsal anlam ve önemini yitirmesi süreci; kentli toplum yapısıyla endüstri toplumunun gerçekleşme sürecinde ortaya çıkan toplumsal değişmelerin sonucu olan genel durum. Toplumun modernizasyonunun doğurduğu bir süreç ya da hali [...]
Duyumculuk
Genel olarak tüm bilgilerimizin duyumlardan türediğini; bir başka şeye indirgenemezcesine, gerçekten ve en yüksek bir biçimde varolan, başka her şeyin kendisine indirgenebildiği tek şeyin duyum olduğunu savunan görüş. Bütün zihin hallerinin, tüm bilinç içeriklerinin, birleşim ya da çağrışım yoluyla duyumdan türediğini, duyumlarımızın inançlarımızın biricik kaynağı ve dayanağı olduğunu, dünya ile ilgili bütün önermelerin hiçbir anlam [...]
Dönüştürme
Klasik mantıkta, dört standart form kategorik önerme formunda değişiklik yapma bu dört önermeden her birinin öznesinin ya da yükleminin yerini veya önermenin niteliğini değiştirerek yeni bir önerme elde etme işlemi. Söz konusu dönüştürme işlemi sırasında, önermenin ilk hali ile değiştirilmiş hali arasında bir eşdeğerlik olması zorunluluğu vardır. Evirme, çevirme ve devirme olmak üzere, üç tür [...]
Dönemleştirme
Tarihsel ve sosyolojik araştırmaların ya da daha doğru bir deyişle bu alanlarda çalışan ve düşünen araştırmacı ya da düşünürlerin olay dizilerini, çoğunluk bir ölçüte dayanarak ardışık dönem ya da evrelere ayırmaları işlem veya sınıflama faaliyetleri. Örneğin, Saint Simon’a göre, insan toplumunun tarihi, kendilerine ayrı düşünce tarzlarının karşılık geldiği üç ayrı evreden meydana gelmektedir: çoktanrıcılık ve [...]
Doktrin
Öğreti. Savunulan ve öğretilen bir öğretim ya da ilke; dini, felsefi ya da siyasi bir sistem veya öğretimdeki inanç ve kavramların bütünü; bir konu ile ilgili fikirler toplamı; bir düşünür ya da filozof un düşüncelerinin bütünü. Buna göre, doktrin, otorite temeli üzerinde öne sürülen, empirik desteği, kanıtlaması olduğu söylemekle birlikte, çoğunluk halihazırdaki verilerin ötesine geçen, [...]
Doğuştancılık
1- Genel olarak, belirli insani özelliklerin sonradan kazanılmış olmayıp, doğuştan getirildiğini öne süren anlayış. 2- Daha özel olarak da epistemolojide, bilgimizin en azından bir bölümünün ya da bilgi için temel oluşturan kavram, ilke ve fikirlerin doğuştan olduğunu, insan zihninin dış dünyaya ilişkin deneyim ve gözlemden elde edilemeyecek, soyutlama yoluyla kazanılamayacak ilke, kavram ve düşüncelerle dünyaya [...]
Doğurucu evrim
Yeryüzündeki yaşam biçimlerinin evrimini konu alan, evrendeki evrim sürecinin genel çizgilerini ifade etmeyi ve evrimin, kendisini meydana getiren öğelerde bulunmayan yeni özelliklerin ortaya çıkışıyla oluştuğunu öne süren evrim teorisi. Yeni realist düşünürler Lloyd Morgan ve Samuel Alexander tarafından öne sürülen doğurucu evrim teorisi, C. Darwin tarafından geliştirilmiş olan evrim teorisinden süreksizlik, düzey, yenilik ve yaratıcı [...]
Doğal haklar öğretisi
17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere, Fransa ve Amerika’da, özellikle de güçlü bir orta sınıfın doğuşu ve gelişmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan, ve bireysel insan varlıklarının, yaşama ibadet, düşünce konuşma, yayın özgürlüğü yasa karşısında eşitlik, mülkiyet, mutlu olma hakkı türünden birtakım vazgeçilemez değiştirilemez ortadan kaldırılamaz, bir başkasına devredilemez temel haklara sahip olduğunu savunan öğreti.
Doğalcılık
Genel olarak her şeyin doğal olduğu, yani varolan her şeyin doğal dünyanın bir parçası olup, bu dünyaya ilişkin araştırmaya özgü yöntemlerle araştırılması gerektiği görüşü; varolan ya da olup biten her şeyin doğa bilimlerinde örneklenen yöntemler tarafından açıklanabilme anlamında doğal olduğunu, varolan her şeyin doğanın bir parçasını meydana getirdiğini savunan anlayış.
Doğal bir kurum olarak devlet
Devleti büyük ölçekli bir ya da organizma olarak gören Platon’un, devleti insan doğasına dayandıran görüşü. Bu anlayışa göre, devlet bireyin doğasından türer, zira birey, mantıksal olarak devletten önce gelir. Ve bu bağlamda, devlet insan doğasının yapısını yansıttığı için, doğal bir kurumdur. Platon’a göre, devletin kökeninde insanın ekonomik ihtiyaçları vardır. İnsanların birçok ihtiyacı olduğu ve hiçbir [...]
Doğal Ayıklanma
Yaşama savaşında.daha az yetenekli bireylerin elenerek, daha iyi uyum sağlayanların, daha yetenekli olanların hayatta kalması durumu. Evrimi doğadaki koşullara daha iyi uyum sağlayabilmenin sonucu olarak gören ve akraba türlerde bulunmayan özel uyum mekanizmalarıyla donatılmış türlerin çevre koşullarına daha iyi uyum sağlayacağını, ve dolayısıyla yaşamlarını sürdürme şansının daha yüksek olacağını savunan Darwin’in, doğada hüküm süren ve [...]
Doğa hali
Modern sivil topluma ilişkin görüşlerin temelinde yer alan bir fikir olarak, çoğunluk sivil toplumu temellendirmek için kullanılan ve insanın, hiçbir siyasi örgüt ya da yönetimin olmadığı zamanki durumunu dile getiren ya da insanın toplum dışında, bozulmamış bir halde olma durumuna işaret eden fikir. Doğa hali kavramı, on yedinci ve on sekizinci yüzyıl filozofları tarafından, sivil [...]
Doğa felsefesi
Tarihi bir çerçeve içinde, öncelikle Antikçağda veya Hellenik dönemde, M.Ö. 6. ve 5. yüzyılların salt doğayı konu alan felsefesi, sonra da Yunan ve Hıristiyan Avrupa’da genel metafizik sistemlerin doğaya ilişkin açıklamadan meydana gelen dalları.
Dogmatizm
Genel olarak, kimi öğretilere en küçük bir eleştiriye izin vermeden, rasyonel ve mantıksal kanıtlar yerine, salt duygulara veya kişisel eğilimlere dayanarak körü körüne inanma, onları sorgusuz sualsiz bir biçimde benimseme. Bir düşünce, bir iddia ya da bir teoriye ilişkin bir incelemeyi reddetme ve düşünce, iddia ya da teorinin, her tür eleştiri ve sorgulamadan bağımsız olarak, [...]
Dogmatik
Genel olarak belli bir takım ilkeleri, tezler, düşünce, teori ve ideolojileri mutlak olarak doğru ve her zaman geçerli diye kabul eden, görüşlerini kesin ve tartışmaya yer vermez bir biçimde öne süren kimsenin tutumu için kullanılan sıfat. Dogmatik buna göre, bir görüş ya da Öğretiyi, mutlak bir kendine güven ve otoriteyle öne süren, en küçük bir [...]
Dogma
1- En genel olarak, sıkı sıkıya, büyük bir güçle inanılan, otoriteye dayandıktan başka, olgulardan ve diğer deneysel desteklerden bağımsız olarak kabul edilen şeyler için kullanılan terim. Dini bir çerçeve içinde, tanrısal bir otoriteye dayanan ve inkar etmenin sapkınlıkla eşanlamlı olduğu değiştirilemez ve sorgulanmadan benimsenen temel inançlar, temel işlevleri Tanrı’nın kendisini insana gösterdiği ve bildirdiği vahyin [...]
Diyalektik materyalizm
Marx, fakat daha ziyade Engels tarafından kurulup geliştirilmiş olan, daha sonra başta Lenin olmak üzere, birçok düşünürün kendisine katkı yaptığı akım ya da görüş. Marksizm adı verilen dünya görüşü ya da ideolojinin mantık, ontoloji ve epistemolojisini ortaya koyan öğreti. Söz konusu okulun materyalizmi, ontolojik olarak, maddenin ya da doğanın veya gözlemlenebilir dünyanın kendi başına gerçek [...]
Diyalektik idealizm
Marx ve Engels’in, ide, düşünce, tinsel bir gerçeklik ya da tanrısal iradenin maddi gerçeklikten, gerçeklikteki maddi varlık ya da nesnelerden mantıksal olarak önce geldiği öncül ya da tezini, tez, antitez ve sentezden oluşan diyalektik yöntemle ifade eden ya da geliştiren bir felsefe anlayışına verdikleri ad. Bu tür bir felsefeye örnek, Hegel’in felsefesidir.
Diyalektik
Yunanca tartışma sanatı anlamına gelen dialektike tekhne’den türeyen bir terim olarak, genelde akılyürütme yoluyla araştırma ve doğrulara ulaşma yöntemi. Diyalektik, değişik dönemlerde ve değişik filozoflarda farklı bir anlam kazanmış olduğu için, yukarıdaki genel diyalektik tanımı, örneğin Hegel ve Marx’ın diyalektik anlayışını kapsamaz. Bu durum dikkate alındığında, 1- Diyalektik her şeyden önce, bir tez ya da [...]
Din
İnsan varlığının yaşam ve tecrübelerinin temel boyutuyla ilgili sorulara, belirli özellikleri olan bir Tanrı kavramıyla yanıt getirmeye çalışan inanç sistemi. Doğaüstü bir tanrısal güç ya da varlıkla ilgili inançların, bu varlığa yönelik manevi eğilimlerin ve Tanrı’ya yapılan ibadetin oluşturduğu bütün. İnsanların fiziki açıdan belli bir güvensizlik duygusu yaşadıkları ve oldukça güçsüz varlıklar oldukları, insanların hastalıklara [...]
Dil
Belirli ve standart anlamları olan sözcüklerden ve bir iletişim yöntemi olarak kullanılan konuşma formlarından meydana gelen yapı ya da bütün. Birbirleriyle karşılıklı olarak, sistematik bir ilişki içinde bulunan ve sözcük düzeyinde uzlaşım yoluyla oluşan bir anlama sahip olan birimlerden meydana gelen sistem. Duyguları, düşünceleri, seçimleri açıkça göstermeyi mümkün kılan her türlü işaret sistemi olarak dil, [...]
Dışavurumculuk
Estetikte, sanatçının yaratma sürecinin temelde, dışavurum bir eylem ve sanatçının izlenimlerini duygularını, sezgilerini ve tavırlarını açığa çıkarmasından ve gözler önüne sermesinden oluşan bir süreç olduğunu savunan akım.
John Dewey
1859-1952 yılları arasında yaşamış olan ve aletçilik olarak bilinen felsefe akımının kurucusu ünlü Amerikan filozof ve eğitim teorisyeni. Charles Sanders Peirce ve William James’ın görüşlerinin bir sentezini yapmış olan Dewey pragmatizmi, mantıksal ve ahlâki bir analiz teorisi olarak geliştirmiştir. Temel eserleri: Problems of Man [İnsanın Sorunları], Studies in Logical Theory [Mantık Teorisiyle İlgili Araştırmalar], Freedom [...]
Devrim
Genel olarak, yerleşik toplum düzenini, devlet ve toplum yapısını tümüyle değiştiren, köklü, hızlı ve kapsamlı dönüşüm. Devrim, İlkçağda, Yunanlı ve Romalı düşünürlerde, bir yönetim biçimi ya da bir dizi yöneticinin belli bir ardışıklık ilişkisi içinde diğerinin yerini aldığı siyasi değişmeyi ifade etmiştir. Bu dönemde siyasi yaşam, döndükçe bazılarına otorite ve yönetme hakkı verirken, bazılarının mahvına [...]
Devletin ideolojik aygıtları
Marksist Fransız düşünürü Louis Althusser ‘in eğitim, kilise, kitle iletişim araçları, sendikalar ve hukuk gibi, normalde devlet denetimimin dışında kalıp, özel alana dahil olmakla birlikte, devletin değerlerini aktarma, onun iktidarını pekiştirme ve böylelikle de düzeni koruyarak, kapitalist üretim ilişkilerini sürdürme işlevi gören kurumları tanımlamak için kullandığı deyim. Althusser’e göre, bir devletin, biri baskıcı, diğeri de [...]
Devlet felsefesi
Siyaset felsefesinin bir dalını meydana getiren ve toplumsal yaşamla devletin doğuşunu, doğasını ve anlamını araştıran, insanlarla insanların içinde yer aldıkları siyasi örgütlenmeler arasındaki ilişkileri inceleyen felsefe dalı. Devlet felsefesi tarihinde, devlet şu şekillerde anlaşılmıştır: 1- Doğal bir kurum veya organizma olarak. Bu yaklaşımın klasik temsilcisi Platon’dur. O, devleti büyük ölçekli bir insan ya da organizma, [...]
Devlet dini
Devleti dünyadaki ilahi düşünce, Tanrı’nın bu dünyadaki yürüyüşü kabul ederken, insanın bütün tinsel gerçekliğini devletten aldığını savunan ünlü 19. yüzyıl Alman filozofu Hegel’in din anlayışı. Devleti özgürlüğün gerçekleşmesi olarak tanımlayan Hegel’e göre, birey hiçbir şey, devlet her şeydir. Devletin apaçık, mevcut vakıa olduğunu ve etik hayatı gerçekleştirdiğini, insanoğlunun sahip bulunduğu değere haiz her şeyin Devlet [...]
Devletçilik
Devleti tüm toplumsal görevlerin düzenleyicisi olarak gören, özellikle de ekonomide devletin ekonomiye müdahalesini ve piyasa mal ve hizmetlerini doğrudan bir biçimde üretmesini öngören anlayış. özel çıkarları merkezi olarak örgütlemenin üretimi arttıracağı inancına dayalı olarak, devletin görevlerinin yaygınlaştırılmasını ve ekonomi alanına müdahalesini öngören görüş. Sanayi ve ticaret kuruluşlarının, eğitim, kültür, sağlık faaliyetlerinin devletin elinde toplanmasını öğütleyen [...]
Devlet
Toplumu yöneten kurallar ve yasalar yaratma otoritesine sahip bir ayrı bir kurumlar kümesi. Demokrasilerde hükümetlerin gelip gittikleri dikkate alınırsa, salt hükümete eşdeğer olmadığı gibi, iktisat, okullar, toplum örgütleri benzeri örgütlü ve sürekli kurum ve davranış pratiklerinin bütün bir alanı olarak sivil topluma da karşıt olan bütünsel politik sistem. Devletin varlığı için zorunlu olan öğeler, sırasıyla [...]
Determinizim
Evrende olup biten her şeyin bir nedensellik bağlantısı içinde gerçekleştiğini fiziksel evrendeki ve dolayısıyla da insanın tarihindeki tüm olgu ve olayların mutlak olarak nedenlerine bağlı olduğunu ve nedenleri tarafından koşullandığını savunan anlayış. Evrendeki her sonucun, her olayın gerçekte bir nedeni ya da nedenleri bulunduğu görüşü; doğanın nedensel yasalara tabi olduğu ve evrende hiçbir şeyin nedensiz [...]
Rene Descartes
1591-1650 yılları arasında yaşamış, modern felsefenin kurucusu olarak ün kazanmış Fransız filozof. Temel eserleri: Regulae ad Directionem Ingenii [Aklın İdaresi İçin Kurallar], Principia Philosophiae [Felsefenin İlkeleri], Discours de le Mathade [Yöntem Üzerine Konuşma], Maditations Mataphysiques [Metafizik Düşünceler]. Temeller: Yeni bir doğa ve insan anlayışının ortaya çıktığı, araştırma yöntemlerinin yeni baştan oluşturulduğu bir çağda, bilimlere bir [...]
Denkleştirici adalet
Bireyler arasındaki eşitlik düşüncesiyle ilişkili olan toplum içindeki bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini eşitlik, ve dürüstlük içinde düzenlemeyi amaçlayan adalet anlayışı. Özellikle bireyler arasında eşya ve hizmet alışverişinde söz konusu olan ve aritmetik eşitliğe dayanan adalet türü.
Demokritos
Sokrates öncesi doğa felsefesinde, atomcu okulun Leukippos’la birlikte kurucusu olan ünlü filozof. Metafiziği: O da Yunan felsefesini meşgul etmiş olan, birlik ile çokluk arasındaki ilişkinin neden meydana geldiği, ve dolayısıyla «neyin gerçekten varolduğu problemi üzerinde yoğunlaşmıştır. Ona göre, çokluk, yani doğada varolan tüm nesneler bir şeyden, maddeden meydana gelmişlerdir. Demokritos, sözü edilen bu birliği, maddenin, [...]
Demokratik sosyalizm
Sosyalizmi hedeflemekle birlikte, ihtilalci komünizmden, meşru yönetim sürecini sadakatle takip etmek ve liberal kapitalizmden sosyalizme barış içinde geçişi amaçlarken, bireyin özgürlüğünü her şeyin üzerinde tutmak bakımından farklılık gösteren antikapitalist felsefe ve hareket. Evrimci bir düşünce ve anlayışı cisimleştiren demokratik ya da liberal sosyalizm, en iyi bir biçimde ihtilalci ya da Marksist komünizmle olan farklılıklarına işaret [...]
Demokrasi paradoksu
Tarihte ilk kez olarak ünlü Fransız düşünürü Jean Jacques Rousseau tarafından ifade edilmiş olan ve hemen herkes tarafından kabul edilen öncüllerden çelişik bir sonuç çıkarsayan paradoks. Rousseau tarafından dile getirilen paradoks, şu adımlardan oluşmaktadır: 1- Demokratik tercihlerin meşruluğuna inanıyor-sam eğer, çoğunluk tarafından seçilen bir politikanın uygulanması gerekir. 2- A ve B gibi iki bağdaşmaz politika [...]
Demokrasi
Halkın yönetimi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen siyasi yönetim biçimi. Genel olarak, temsil, çoğunluğun yönetimi, partiler arası karşıtlık ve yarışma, alternatif hükümet şansı, kontrol, azınlık haklarına saygı gibi temel kavram ve düşüncelerle belirlenen politik sistem. Genel ifadesini, yöneticilerin yönetilenler tarafından seçilmesi düşüncesinde, yönetimle halk arasındaki ilişkilerin niteliğinde, yurttaşlar arasında ekonomik bakımdan büyük farklılıkların olmaması [...]
Değişme
Duyumsal ve içebakışsal deneyimimizin en belirgin, temel ve özsel yönlerinden biri; varolanların başka bir şekle ya da duruma girmeleri süreci. Değişme kavramı sırasıyla, zaman içinde art arda gelişi; değişme boyunca kendi kendisiyle göreli olarak aynı kalan bir şey ya da tözü; bu tözün sahip olduğu özellikler bakımından sergilediği farklılıkları ve belli bir yön ya da [...]
Dayanışmacılık
Ahlâkın, siyaset, sosyoloji, hukuk ve iktisadın temelini dayanışmada bulan öğreti. Özellikle de, sosyoloji ve ahlâk alanında, dayanışma fikri üzerine kurulan görüş veya doktrin. Dayanışmacılık, ilke olarak, her insanın uygarlığın kendisine sağladığı nimetlerden dolayı, dünyaya borçlanmış olarak geldiğini öne sürer. İnsanın, bu nedenle toplumsal kalkınmaya katkıda bulunarak, başka bireylere yardım ederek, ve toplumsal yükümlülüklerden kendi payına [...]
Davranışçılık
Psikolojinin tam anlamıyla empirik veya deneysel bir bilim olması gerektiğini, onun sadece ve sadece organizmanın yaptığı ve dışa vurduğu şeyi araştırması gerektiğini söyleyen teori; insan ve hayvan psikolojisini, zihin ve bilinç kavramlarını tümüyle bir kenara bırakarak, davranışa ilişkin araştırmalarla sınırlayan, psikolojinin mümkün tek konusunun gözlemlenebilip, ölçülebilen davranış olduğunu savunan çağdaş Amerikan psikoloji okulu. Psikolojinin görevinin [...]
Davranış
Bir nesnenin, özellikle de canlı bir yaratığın, bir organizmanın belli bir ortamdaki hareket tarzı, canlıların çeşitli durum ve ortamlardaki tepkileri, bireyin içinde bulunduğu doğal ya da toplumsal ortamın uyaranlarına tepki gösterme ya da yanıt verme biçimi için kullanılan genel terim.
Darwinizm
Ünlü İngiliz biyolog ve doğabilimcisi Charles Darwin’in doğal ayıklanma, türlerin kökeni ve insanın türeyişiyle ilgili evrimci görüşünü, onun insan da içinde olmak üzere, tüm canlı varlık türlerinin doğuşunu ve gelişmesini yaşama savaşı ile açıklayan araştırmalarını ve görüşlerini tanımlayan genel terim. Darwin’in, organik değişimleri açıklamak amacıyla geliştirdiği biyolojik evrim teorisini temele alan yaklaşım; insanı da içine [...]
Charles Darwin
1809-1882 yılları arasında yaşamış ve canlılarda evrimin doğal ayıklanma yoluyla gerçekleştiğini öne süren teorisiyle, bilim ve düşünce tarihinde adeta bir devrim yaratmış olan İngiliz doğa bilimci. Evrim konusunda yeterli kanıt sunarak, canlıların, doğal ayıklanma yoluyla çevreye uyum sağladığını açıklamış ve On the Origin of Species by Means of Natural selection [Türlerin Kökeni] adlı temel eserinde [...]
Daimicilik
Genel olarak, insanın toplumun ve yaşamın değişmez bazı temel yönleri, gerçekleri bulunduğunu bu öz ya da yönle kaldığını savunan öğreti.
Dağıtıcı adalet
Herkese hak ettiğini vermek biçiminde tanımlanan orantılı bir eşitlik düşüncesinin ürünü olup, eşitlerin eşit, eşit olmayanların da farklı işlem görmesi gerektiğini savunan adalet türü. Bir toplumda mal, mülk, eğitim, imtiyaz, hak ve fırsatların, toplumun üyelerine orantılı bir şekilde dağıtılmasına dayanan adalet anlayışı.
Çoktanrıcılık
Tanrısal gerçekliğin özü itibariyle, bir değil de, çok olduğunu, birden çok Tanrı’nın varolduğunu savunan anlayış; doğa güçlerinin, ölülerin, birtakım hayvanların tanrısallaştırılmasının sonucu olarak ortaya çıkan, ve birden çok Tanrı’nın varlığını kabul eden inanç.
Çokçuluk
Genel olarak, aynı cins tenlik yerine çeşitliliğin aynılık yerine farklılığın, tek bir şey yerine Çokçuluğun önemini vurgulayan görüş.
Çilecilik
Genel olarak, bilginin, kişisel gelişme ve yetkinleşmenin ancak rahatlık, iyi giyim ve yemek gibi arızi öğelerin yadsınmasıyla, konfor ve rahat koşullardan vazgeçilmesi suretiyle elde edildiğini savunan anlayış. Kişinin, ahlâki bakımdan gelişmesi ve olgunlaşması için, iradeyi sıkı bir disiplin altına sokması tavrı.
Çevrecilik
Genel olarak, çevrenin insanın faaliyetleri üzerindeki etkisini vurgulayan felsefi öğreti, çevrenin insan davranışını belirlemedeki rolünü vurgulayan teori ve felsefi okul. İnsanlar da içinde olmak üzere, tüm hayvanların yapısını ya da davranışını etkileyen bir etmen olarak fiziki, biyolojik, psikolojik ya da kültürel Çevrenin önemini vurgulayan anlayış. 2 Sosyal bilimlerde, uygarlık ve toplumun gelişmesinde çevre etkenlerinin önemi [...]
Çelişki
Bir ve aynı önermenin aynı anda hem tasdiki ve hem de inkarına, hem evetlenmesi ve hem de değillenmesine; bir önerme ile bu önermenin değillemesinden oluşan kümeye verilen ad. Buna göre, mantıkta iki kavram, yargı ya da önermenin birbirlerini dışta bırakan karşı olumunu ifade etmek için kullanılan çelişki terimi, sosyoloji ya da toplum felsefesinde, özleri ya [...]
Çatışma teorisi
Toplumu meydana getiren grup ya da öbekler arasındaki rekabete dayalı çıkar çelişkisini temele alan, çatışmanın toplumsal gelişme için önemli bir işlev yerine getirdiğini dile getiren teori. Çatışmanın doğası ve işleviyle ilgili ilk teoriler on dokuzuncu yüzyılla yirminci yüzyılın başlarında öne sürülmüştür. Bu alandaki ilk önemli kuram. Marx’ın iki sınıf arasındaki çatışmaya dayanan toplumsal çatışma modelidir. [...]
Çağırma
İdeolojinin hitap etmesi, bireylerin ideoloji tarafında inşa edilmeleri sürecine çağdaş yapısalcı Marksist düşünür Louis Althusser tarafından verilen ad. İdeolojinin ve hakim sınıfın hegemonyasının sanıldığı gibi doğrudan bir tahakküm yoluyla gerçekleşmediğini söyleyen Althusser’e göre, ideoloji çağırma aracılığıyla, yani bireyleri varolan üretim ilişkileri içindeki rollerini sorgulamadan kabul edip benimseyen bir sosyal kimlikle donatacak şekilde işler.
Çağdaş felsefe
On dokuzuncu yüzyılın sonlarından başlayıp günümüze dek uzanan felsefe. Felsefe hiçbir zaman boşlukta gelişmeyip, kültürün bir parçası olarak, daima çağın siyasi ve toplumsal koşullarıyla ilişki içinde ortaya çıktığına göre, çağdaş felsefenin de, yirminci yüzyılın koşullarından etkilenen, yirminci yüzyıla özgü bir bakış açısı vardır. Çağdaş felsefe içinde yer alan tüm filozoflar, aralarındaki farklılıklara karşın, işte bu [...]
Marquis de Condorcet
Aydınlanmanın 1743-1794 yılları arasında yaşamış olan ünlü düşünürü. İnsanın yetkinleşebileceğine ve insanlığın “sonsuzca ilerleyebileceğine inanan Condorcet, ilerlemeye duyduğu bu inancı, Esquisse d’un Tableau Historique des Progrös de I’Esprit Humain [İnsan Zekasının İlerlemeleri Üzerine Tarihi bir Tablo Taslağı] adlı eserinde dile getirmiştir. Ona göre, insan vahşiliğin en alt basamaklarından hızla yukarı doğru yükselmiş olup, aydınlanma, erdem [...]
Comte’çu pozitivizm
Bütün pozitivizmlerin tarihsel olarak en eskisi, kendisinin ideal ve pratiklerinden en azından ilham alan diğer pozitivizm türlerinin temelinde bulunan pozitivizm türü. ‘Comte’çu pozitivizmin en önemli tezi, üç evre yasasıdır; bu anlayışa göre, bilimlerin tarihi pozitif evreye erişmezden önce, teolojik ve metafizik evrelerden geçmek durumundadır. Pozitif evreye ise, ancak mutlak hakikatle ilgili iddialardan vazgeçip, fenomenler arasındaki [...]
Auguste Comte
1798 – 1857 yılları arasında yaşamış olan, pozitivizmin kurucusu Fransız filozofu. Temel eserleri: Course de Philosophie Positive [Pozitif Felsefe Dersleri], Systeme de politique positive [Pozitif Politik Sistem]. Kartezyen veya Aydınlanma geleneğinin en önemli temsilcilerinden olan, Ortaçağın dünya görüşünün yerine geçen yeni bilim kökenli ideoloji için bir temel sağlamaya çalışan Comte’un temel amacı, toplumun reformdan geçirilmesi, [...]
Solis Civitas
İtalyan filozofu Campanella’nın tasarladığı ütopik devletine verdiği ad: Güneş Ülkesi. Hint Okyanusundaki bir adada kurulmuş olan Güneş devletinde egemen güç, tıpkı Platon’un Cumhuriyetinde olduğu gibi, bilim ve felsefedir. Devletin yöneticileri pratik ve teorik bakımdan çok iyi yetişmiş olan kimselerdir; nitekim, devletin başında hem filozof ve hem de rahip olan bir hükümdar vardır. Devletin istikrarı ve [...]
Ceza
Yasaları bilerek ve isteyerek çiğneyen, belli bir eylemiyle suç işleyen kişiye uygulanan yaptırım. Başkalarına bir şekilde, maddi ya da manevi zarar veren, topluma ve toplumsal hayata zararlı eylemlerde bulunan kişinin, özgürlüğünün elinden alınması, birtakım hakların kısıtlanması ve parasal kayba uğratılması suretiyle yoksunluk içinde bulunması durumu. Bu bağlamda, genelin iyiliği adına konulmuş yasaları ihlal ederek, yasa [...]
Cebriye
İslam dünyasında bizzat Tanrı’dan geldiği inancını benimseyen ve her eylemin önceden Tanrı tarafından yaratılıp, takdir edildiğini dile getiren kelâmi mezhebi dile getiren terim. İnsanların bir işi, bir eylemi yapıp yapmamakta özgür olduğunu kabul eden ve dolayısıyla insanların yaptıklarından sorumlu oldukları fikrini savunan Kaderiye mezhebinin karşısında yer alan Cebriye mezhebine göre, iyi ve kötü doğrudan doğruya [...]
Albert Camus
1913-1960 yılları arasında yaşamış olan Fransız düşünür ve romancı. Temel eserleri: La Chute [Düşüş]. L’Homme Revolte [Başkaldıran İnsan], La Peste [Veba]. Düşünsel gelişimi iki ayrı döneme ayrılan Camus, birinci dönemde, dünyanın saçmalığı ve yaşamın anlamsızlığı konuları ve dolayısıyla, saçma kavramı üzerinde, buna karşın ikinci dönemde başkaldırı konusu ve buna bağlı olarak, dünyanın anlamsızlığına başkaldırmak, toplumu [...]
Campanella Tommaso
1568-1639 yılları arasında yaşamış olan Ünlü İtalyan düşünür. Campanella, siyaset felsefesi alanında ise yaşadığı dönemin İtalya’sındaki bozukluklardan yola çıkarak bir ütopik devlet anlayışı geliştirmiştir. Başka bir deyişle, o zamanının İtalya’sındaki toplumsal düzenin iyileştirilemeyeceğine inanmış ve her bakımdan mükemmel olduğuna inandığı yeni ve yetkin bir toplumsal düzen tasarlayarak, toplumun kurtuluşunun Güneş Ülkesinin toplumsal düzeni yasama geçirildiği [...]
Büyük patlama
Evrenin oluşumunu açıklamada kullanılan bir teori türü. Teoriye göre, evren günümüzden en az on milyar yıl önce, çok yüksek sıcaklık ve yoğunluktaki bir yapıdan büyük bir patlama sonucu oluşmuş olup, bu yapıdan, söz konusu patlama ve genişleme sonucunda, en hızlı hareket eden kütleler en dışta, daha yavaş hareket edenler ise en içte olmak üzere, bir [...]
Bürokrasi
Bir toplumda tabandan yukarıya doğru çıktıkça daralan bir yapı içinde örgütlenmiş olan, kişisel olmayan genel kurallar ve işleyiş ilkelerine göre çalışan profesyonel gönüllüler grubu. Siyasi iktidarı ellerinde tutan kişilerin seçilmiş olmalarına karşın, bürokratlar, seçilmiş değil de, bir işi yapmaya memur edilmiş, bir göreve atanmış profesyonel görevlilerdir. Bürokrasiyi belirleyen iki temel özellik, oldukça gelişmiş bir işbölümü [...]
Edmund Burke
1729-1797 yılları arasında yaşamış olan ünlü İngiliz devlet adamı ve filozofu. Temel eseri Reflections on the Revolution in the France [Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler] olan Burke, insanın duygusal ve ruhsal yaşamının evrenin genel düzeniyle uyum içinde olduğunu, toplum ve devletin, insanın yeteneklerinin eksiksizce geliştirilmesine imkân sağladığını, ortak çıkarlara hizmet ettiğini savunmuştur. O muhafazakâr düşünüşün en [...]
Burjuvazi
Geniş bir çerçeve içinde, modern Avrupa toplumunun, yeni kapitalist sistemde girişimci olarak ortaya çıkan ve böylelikle eski ekonomik sistemin egemen sınıfının olduğu kadar, yeni endüstri düzeninin işçi sınıfının da karşısında yer alan orta sınıfını; kapitalist toplumda, orta ya da daha çok yönetici sınıfı göstermek için kullanılan terim. Biraz daha özel anlamı içinde ise, burjuvazi, ekonomik [...]
Burjuva Devrimi
En yalın anlamı içinde, tarihsel olarak 1789 Fransız Devrimiyle özdeşleştirilen, ve, ekonomik etkinlikleri toprak sahibi aristokrasinin uyguladığı politik kontrol tarafından önemli ölçüde engellenen burjuva sınıfının siyasi kontrolü ve iktidarı ele geçirme hareketi. Biraz daha genel bir anlam içinde, modern dünyayı yaratan, Batı’da onyedi ve onsekizinci yüzyıllarda sivil toplum olarak bilinen ekonomik toplumu doğuran ve dolayısıyla [...]
Budizm
Hindistan’da, M. Ö. 5. yüzyılda Siddhârta Gautama, yani Buda (Aydınlanmış kişi) tarafından kurulmuş olan dinifelsefi akım. Her şeyin fâni ve boşluktan ibaret olduğuna inanan kötümser ve panteist bir din. Budizm, başlangıçta yalnızca ahlâki düşünceler ve bir tür yoga hayatı ya da düzenli ve disiplinli bir yaşam anlayışı ile sınırlanmış ve daha sonra, kutsal kast ayrımlarına, [...]
Brahmanizm
Eski Hindistan’da, Vedanta sisteminden türeyen ve adını rahipler sınıfı Brahmanlarla kişisel olmayan dünya ruhu Brahman’dan alan felsefi, teolojik ve ahlâki düşünceler bütünü. Vedaları vahiy mahsulü kutsal kitap olarak kabul eden ve ruh göçüne yer veren söz konusu dini inanca göre, Brahman bütün tanrısal güçlerin üstündeki ezeli ve ebedi Tanrı’dır. Brahman, eşyanın kaynağı olduğundan, ebedi mutluluk [...]
Bolşevizm
20. yüzyılın ilk çeyreğinde, bir grup Rus devrimcisi ve özellikle de Lenin tarafından geliştirilmiş olan, ve proletaryanın iktidarı ele geçirmesinin, devrim için gerekli tüm nesnel koşullar gerçekleşinceye dek ertelenemeyeceğini; iktidarın yasal yollarla, parlamentoda çoğunluk sağlanarak değil de, güç yoluyla ele geçirilmesini; proletarya diktatörlülüğü bir kez kurulunca, bunun yalnızca burjuva sınıfına karşı değil, fakat ekonomik sistemin [...]
Jean Bodin
1530-1596 yılları arasında yaşamış Fransız iktisatçısı ve politik filozofu. Temel eserleri: Methodus ad Facilem Historiarum Cognitonem [Tarihi Kolay Kavramanın Yöntemi]; Six Livres de la Republique [Cumhuriyet Üzerine Altı Kitap]. Bodin, felsefesi egemenlik kavramı üzerinde yoğunlaşan bir siyaset filozofu olmakla birlikte, öncelikle tarih alanındaki görüşleri ve araştırmalarıyla ün kazanmıştır. Daha doğrusu, o politikanın doğasıyla ilgili olarak [...]
Ernst Bloch
1885-1977 yılları arasında yaşamış ünlü Alman düşünür. Temel eserleri: Geist der Utopie [Ütopyanın Ruhu], Das Prinzip Hoffnung [Umut İlkesi], Abriss der Sozialen Utopien [Sosyal Utopya Taslağı]. Genç yaşta sosyalizmi benimsemiş ve Georg Simmelle Weber’in öğrencisi olmuş olan Bloch, en çok inanç sorunu ve Ütopya konusu üzerinde durmuştur. Ortodoks Marksizmin baş hedeflerinden biri olan Bloch, ütopyaların [...]
Biyo-iktidar
İktidar kavramının modern yorumlarına karşı çıkan Foucault’nun önerdiği yeni ve alternatif iktidar kavramı. Yönetici sınıflarda demir attığını ve doğası gereği baskıcı olduğunu öne süren modern iktidar teorilerini reddeden, modern iktidarın teorileştirilmesinde kullanılan iki temel modeli, hukuki ve ekonomik modelleri şiddetle eleştiren Foucault’nun öne sürdüğü biyo-iktidar kavramı, baskıcı değil de, üretken olan bir iktidarı tanımlar. Biyo-iktidar, [...]
Bireycilik
Genel olarak, bireylere. bireysel insan varlıklarına ontolojik, mantıksal, metodolojik ve aksiyolojik bir öncelik veren, somut olan gerçekliğini vurgulayan görüş ya da anlayış. Siyaset felsefesinde, devletin birey için varolduğunu iddia eden, bireyin özgürlüğüne büyük önem veren ve kendisine yeten, kendi kendisini yönlendirebilen bireyi, toplum ve devlet karşısında ön plana çıkartan akım; tüm siyasi örgüt ve toplumsal [...]
Bir
Var olan her şeyin kendisine öykündüğü, kendisinden pay aldığı ezeli ebedi, yetkin form. Var olan her şeyin kendisinden türediği, sudur ettiği tanrısal varlık. Tanrı, dünya ruhu, mutlak zihin ya da tin.
Bilinç
Genel olarak, insanda farkındalığın, duygunun, algının ve bilginin merkezi olarak kabul edilen yeti. Zihnin kendi içeriklerinin farkında olduğu, içebakış bilinen, duyumları, algıları ve anıları yoluyla ihtiva eden bölümü.
Bilimsel determinizm
Evrensel nedensellik anlayışı; evrendeki her olayın kendisini belirleyen bir nedenin bulunduğunu öne süren yaklaşım.
Bilim
Dış dünyaya, nesnel gerçekliğe ve bu gerçeklikte yer alan olgulara ilişkin, tarafsız gözlem ve sistematik deneye dayalı zihinsel etkinliklerin ortak adı. Amacı konu aldığı alanda, genel doğruların ya da temel yasaların bilgisine ulaşmak olan bilgi kümesi. Varolan şeylerin mahiyeti ve kaynağıyla aralarındaki ilişkileri konu alan akla dayalı bilgi. Belli bir konusu olan, kabul edilmiş yöntemlere [...]
Bilgi
1- Genel olarak, öznenin amaçlı – yönelimi sonucunda, özneyle nesne arasında kurulan ilişkinin ürünü olan şey. Öğrenilen şey. 2- Bir şeyin ayırdına ya da bilincine varma. Bir şeyle aktüel deney yoluyla kurulan yakınlık ya da tanışıklık. 3- Olgu, doğru ya da ödev olarak görülen bir şeye ilişkin açık algı. 4- Biraz daha teknik bir anlam [...]
Edouard Bernstein
Sosyal demokrat siyaset adamı, kuramcı ve tarihçi . Kapitalist ekonominin yakın gelecekte çökeceği ve proletaryanın iktidarı zorla ele geçirmesi gerektiği gibi görüşleri yadsıyarak, Karl Marx’ın koyduğu temel ilkeleri gözden geçirmeye girişen ilk sosyalistlerdendir. Seçkin bir kuramcı olmamasına karşın ‘revizyonizmin babası ‘ olarak adlandırılmış ve özel girişimciliği toplumsal reformla kaynaştıran bir tür sosyal demokrasi öngörmüştür. Danzig’den [...]
George Berkeley
1685-1753 yılları arasında yaşamış olan, ve dünyada yalnızca zihin ya da ruhların ve bu ruhların idelerinin varolduğunu, buna karşılık maddenin varolmadığını öne süren; yani modern idealizmin en önde gelen savunucusu, hatta kurucusu olan İngiliz düşünür. Eserleri: The Principles of Human Knowledge [İnsan Bilgisinin İlkeleri] ve Three Dialagues Between Hylas and Philonous [Hylas ile Philonous arasında [...]
Jeremy Bentham
1748-1832 yılları arasında yaşamış olan, yararcılığın kurucusu İngiliz filozofu. Temel eserleri: An Introduction to the Principles of Morals and Legislation [Ahlâk ve Yasamanın İlkelerine Giriş]. Deontology [Deontoloji] ve Science of Morality [Ahlâk Bilimi]; A Fragment on Government [İdare Üzenine Bir Çalışma], The Rationale of Reward (Ödülün Mantığı). Siyaset felsefesi: Siyaset felsefesini etik görüşüne dayandırmak isteyen [...]
Walter Benjamin
1892-1940 yılları arasında yaşamış olan Alman düşünür. Yirminci yüzyılın en önemli Marksist estetikçilerinden ve kültür yorumcularından biri olarak görülen ve bir sosyal üretim formu olarak sanatın önemini farkeden ilk kişi olduğu düşünülen Benjamin’in temel ve en ünlü eseri “Mekanik Röprodüksiyon Çağında Sanat Eseri” adlı denemesidir. Sanatsal üretimin maddi boyut veya yönlerine dair analizi, Benjamin’in çağdaş [...]
Bektaşilik
Hacı Bektaş Veli’nin (1209-1271) düşünceleri çevresinde oluşan tarikat. Senkretist bir yapı arzeden Bektaşiliğin temel özellikleri arasında, en başta dört kapı ve dört inanç tasavvuru gelir. Bunlardan dört kapı, şeriat (İslamın ve Ehli Beyt’in yoluna uymak) tarikat (şeyhe bağlanmak), hakikat (Tanrı’yı tanıma yolu) ve marifet (Tanrı bilgisine götüren yol) kapıları, dört inanç ise ibadet, niyaz, adak [...]
Simone de Beauvoir
1908-1986 arasında yaşamış, başta Le Dewuxieme Sexe [İkinci Cins] adlı kitabı olmak üzere, denemeleri, kısa öyküleri. otobiyografik yazıları ve romanları yüzyılımızda feminist düşüncenin gelişiminde önemli bir başlangıç noktası oluşturmuş olan çağdaş Fransız kadın düşünür. Hemen hemen bütün yaşamı boyunca birlikte olduğu Sartre’ın etkisi dolayısıyla, düşünceleri varoluşçu bir çerçeve içinde ve belli bir özgürlük kavramı üzerinde [...]
Bauer Bruno
1809-1882 yılları arasında yaşamış olan teolog ve toplum filozofu. Sol Hegelcilerin liderliğini Yapmış olan düşünür öncelikle teoloji alanında çalışmış ve Yeni Ahit üzerine olan araştırmalarının ardından metnin tarihsel temellerinin hayli kuşkulu olduğu sonucuna varmıştır. O da tıpkı Ludwig Feuerbach gibi, dinin yabancılaşmış insan bilinci olarak tanımlanması gerektiğini söylemiştir. Geleneksel Hıristiyan öğretilere yönelik eleştirel analizi nedeniyle [...]
Batı Marksizmi
Avrupa’da 20. yüzyılda, Marksizmi özü itibariyle doğru bir öğreti olarak görmekle birlikte, ondaki pozitivist, determinist unsurlardan rahatsızlık duyan ve Komünist Partisinin resmi öğretisi haline gelen Ortodoks Marksizmden ayrılan kimselerin geliştirdikleri farklı Marksizm anlayışı. Batı Marksizmi içine siyasi olarak Karl Kautsky ve Antonio Gramsci gibi lider ya da eylemciler girer. Felsefi olarak ise, Batı Marksizmi içinde, [...]
Batılılaşma
Dünya tarihinin son iki yüzyılda ortaya çıkmış olan endüstri evresinde, Batı uygarlığı dışında kalan uygarlık ya da devletlerin, Batı‘yı son dönemde belirleyen, onu Batı yapan fikir ve teknikleri benimseme yaklaşım ya da hareketlerine verilen ad. Buna göre, Batı uygarlığı onbeş ve onaltıncı yüzyıllarda bir Rönesans ve Reform hareketi yaşamış, bunu onyedinci yüzyılda bilimsel devrim ve [...]
Başkalık
Postyapısalcı düşüncede veya söylemde “öteki” terimiyle değişimli olarak kullanılan terim. Örneğin, Michel Foucault’nun düşünce ve eserlerinde “başkaları”, iktidar konumundan dışlanmış ve hakim liberal, hümanist özne görüşünde kurban edilmiş olanlardan meydana gelir. Bu bağlamda, “başkaları” homoseksüeller, kadınlar, akıl hastaları, beyaz olmayanlar ve mahkumlardır. Postyapısalcılarla postmodernistler bu insanların, gerek bireysel ve gerekse kollektif olarak Batı toplumunun ancak [...]
Mihail Alexandroviç Bakunin
1814-1876 yılları arasında yaşamış olan Rus ihtilâlcisi ve anarşizm olarak bilinen siyasi hareketin kurucusu. En temel amacı, siyasi iktidar ve ekonomik gücün ademî merkezileşmesi ve devlet gücünün yıkılması olan Bakunin, yaşamın kaçınılmaz bir yanılgılar dizisinden, bir vicdan azabı yığınından başka bir şey olmadığını savunan Bakunin, bir Tanrı icadı olan devletin insanı ezen en önemli güç, [...]
Bağnazlık
Çoğunluk, dini ve siyasi alanda, belli bir inanç, kanaat ya da ideolojiye tutkuyla bağlanma durumu. Kişiyi, bilgisizliğin, eğitimsizliğin, güçsüzlük, doyumsuzluk ve hoşgörüsüzlüğün bir sonucu olarak, belli bir fikir. inanç, ya da ideolojiye körü körüne bağlanmaya iten tutku.
Bağımsız
Siyaset felsefesinde başka bir ülkenin veya ülkelerin yönetimi veya denetimi altında olmayan ülke; işlerini başka bir devlet organına bağlı kalmadan yürüten devlet organını niteler.
Bağımlılık
Üçüncü dünya ülkelerinin yeterli ve arzulanan ekonomik kalkınma ve gelişme düzeyine erişememelerini, ileri kapitalist dün-yaya bağlayan yaklaşım.Buna göre, Marksist görüş veya sosyoloji, bağımlılığı yoksul ve azgelişmiş ülkelerle, zengin ve gelişmiş ülkeler arasında söz konusu olan bir ilişki olarak tanımlayıp, yoksul ülke ve bölgelerin azgelişmişliğini, zengin ülkelerdeki kapitalist gelişmenin eseri ya da ürünü olarak açıklar. Çevrenin [...]
Azgelişmişlik
Birçok Üçüncü Dünya toplumuna ya da daha doğrusu gelişmiş Batı ülkelerinden olmayan toplumlara özgü yoksulluk ve ekonomik bakımdan gelişememe, iktisaden durgunluk içinde olma hali. Özellikle Marksist teoriyle Bağımlılık kuramına göre, merkezin periferisinde kalan bu ülkeler, istenen gelişme düzeyine, ağır bir sömürüye maruz kaldıkları için erişememektedirler
Aydınlanmanın çöküşü
Batı kültüründe, onsekizinci yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmanın temel öğeleri olan hümanizmin, iyimserliğin, insanın sınırsızca yetkinleşebileceğine duyulan inancın, bilim ve teknoloji yoluyla ilerleme ülküsünün, akılcılık ve evrenselciliğin, yaşanan toplumsal ve ekonomik koşullara bağlı olarak, önemli ölçüde erozyona uğraması sonucunda, 19 yüzyılda ortaya çıkan Aydınlanma karşıtı tavır için kullanılan genel deyim. Buna göre, öncelikle bilimin, maddi ve [...]
Aydınlanma
Avrupa’da 17. yüzyılın ikinci yarısıyla, 19. yüzyılın ilk çeyreğini kapsayan ve önde gelen birtakım filozofların aklı insan yaşamındaki mutlak yönetici ve yol gösterici yapma ve insan zihniyle bireyin bilincini, bilginin ışığıyla aydınlatma yönündeki çabalarıyla seçkinleşen kültürel dönem, bilimsel keşif ve felsefi eleştiri çağı, felsefi ve toplumsal hareket. Aydınlanma hareketi içinde yer alan düşünürler., düşünce ve [...]
Aziz Augustinus
354-430 yılları arasında yaşamış olan ünlü Hıristiyan düşünür. Temel eserleri: Civitas Dei [Tanrı Devleti], Confessiones [İtiraflar] Epistolae [Mektuplar]. Teknik düzeyi oldukça yüksek olan bir felsefe sergilemekle birlikte, ‘Anlayabilmek için, inanıyorum’ anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel Öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. İnancı temele alan Augustinus’a göre, [...]
Ateolojik kanıtlar
Tanrı‘nın varoluşu aleyhine, Tanrı’nın varolmadığını kanıtlama iddiasında olan deliller. Ateistler tarafından ortaya konan bu kanıtlar sınıflandığında, önce teleolojik kanıt veya düzen ve amaç kanıtının zıt benzeri olan kanıt, yani kötülük probleminden yola çıkan delil gelir. İlk kez D. Hume tarafından Tanrı’nın varolmadığını kanıtlayan bir delil olarak öne sürülen kötülük probleminin çağdaş versiyonu, J. L. Mackie [...]
Ateizm
Tanrıtanımazcılık. Yunanca’da olumsuzluk bildiren a önekiyle, Tanrı anlamına gelen theosun birleşiminden doğmuş olan ve Tanrı’nın ya da tanrıların varolmadığı inancına dayanan felsefe akımı. Evreni yarattığı, evrenin yasalarını koyduğu, evrene bir şekilde müdahale ettiği kabul edilen doğaüstü bir varlık türüne veya Yaratıcıya inanmama. Kuşkucular, maddeciler ve pozitivistler için kullanılan bir terim olan ateizm, teizmin temel iddialarını [...]
Asya tipi üretim tarzı
Marksist anlayışta, belirli bir aşamayı işaret eden üretim biçimi. Asya tipi üretim tarzı deyimini Mısır’dan Hindistan’a dek uzanan kuşak içinde yer alan Doğulu toplumların durağanlığını açıklamak için kullanan Marx, söz konusu üretim tarzıyla Asyatik toplumu ilkel komünal topluma daha yakın bulmuştur. Avrupa toplumlarının Yunan-Roma döneminde köleci üretim tarzına geçerek bu aşamayı geride bıraktığını savunan Marx’a [...]
Astronomi
Gök cisimlerini konu edinen en eski sağın bilim. Gök cisimlerinin ve bu arada evrene dağılmış olan yıldızların kökenini ve hareketini inceleyen bilim. Astronomi içinde gök cisimlerinin hareketini konu alan araştırma dalına gök mekaniği, gök cisimlerinin fiziki doğalarını konu alan araştırma dalına ise, astrofizik adı verilir. Yine aynı çerçeve içinde evreni bir bütün olarak ele alan [...]
Astroloji
Tarihsel olarak, dünyanın evrenin, çevresinde gezegenlerin ve yıldızların döndüğü merkezi olduğu, ve göksel cisimlerin hareketlerinin dünyada olup bitenleri etkilediği inancının bir sonucu olarak gelişen, yıldızların dünya olayları üzerindeki etkisini belirlemeyi ve bu etkileri dikkate alarak geleceği önceden haber vermeyi amaçlayan kehanet sanatı.
Artı değer
Marksist teoride, işçinin ürettiği ürünün toplam değerinden, o ürünü üretmek için harcadığı emek gücünün değeri çıkartıldıktan sonra, geri kalan değer; yani işçinin ürettiği malın değeriyle, aldığı ücret arasındaki fark. İşçilerin üretimini arttırmak için, farklı yöntem ya da stratejilerin kullanılmasına bağlı olarak iki tür artı değerden söz edilebilir. Buna göre, harcanan zamanın fazlalaştırılması suretiyle arttırılan artı [...]
Raymond Aron
1905-1983 yılları arasında yaşamış olan ünlü Fransız sosyolog ve filozofu. Temel eserleri arasında L’Opium des intellectuels [Aydınların Afyonu], Dix-Huit Leçons sur la Societe industrielle [Endüstri Toplumu Üzerine Onsekiz Ders], Democratie et Totalitarisme [Demokrasi ve Totalitarizm], Introduction â la philosophie de l’Histoire [Tarih Felsefesine Giriş] ve Etapes de la Pensee Sociologique [Sosyolojik Düşüncenin Evreleri] gibi kitaplar [...]
Aristoteles
Milattan önce 384-322 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı bilim adamı ve filozof. Mantığı, metafiziği, fiziği ve biyolojisiyle, modern çağa kadar tek ve en büyük otorite olmuş olan düşünür. Aristoteles’in temel eserleri, mantık ve bilgi teorisi üzerine altı incelemeden oluşan Organon, doğa felsefesini açıkladığı Gökler Üzerine, Fizik ve Varlığa Geliş ve Yokoluş Üzerinedir. Psikoloji konusundaki [...]
Aristokrasi
1- Orijinal ve etimolojik anlamı içinde, en iyilerin, hem düşünsel ve hem de tarihsel olarak, monarşinin ve demokrasinin karşısında yer alan, yönetimi. Aristokrasi, Platon ve Aristoteles tarafından geliştirilmiş olan bir terimdir. Platon ve Aristoteles gerçek anlamda bir yönetim modeli olarak, aristokrasiyi, yani, ahlâksal ve entellektüel bakımdan üstün ya da en iyi olan az sayıdaki insanın [...]
Hannah Arendt
1906-1975 yılları arasında yaşamış, Alman asıllı kadın felsefeci ve siyaset bilimci. Temel eserleri: The Origins of Tatalitarianism [Totaliterliğin Kökenleri], The Human Condition [İnsanlık Durumu], On Revolution [Devrim Üzerine] ve On Violence [Şiddete Dair]. Çok çeşitli konuları kapsayan yapıtlarında, herkesin katılımına açık özgür bir kamusal alan kavramının ağır bastığı bir siyaset teorisi geliştiren Arendt ününü daha [...]
Aquinalı Thomas
1225-1274 yılları arasında yaşamış olan, ünlü Hıristiyan filozof. Düşünce tarihinin tanıdığı en büyük kafalardan biri; Platon ve Aristoteles klasik dünya ya da Yunan felsefesi için neyse, Ortaçağ Ortaçağ felsefesi için o olan veya senteziyle, felsefenin Ortaçağda ulaştığı en yüksek düzeyi ifade eden Aquinalı Thomas her şeyden önce kendisinden önceki Hıristiyan düşünürlerin yapmış olduğu gibi, tutarlı [...]
Apolitizm
Siyasetten, siyasi sorunlardan uzak durmayı, siyasi sorunlara değilse bile, bu sorunların çözümleriyle ilgili tartışmalara, ve bu arada yönetimi ele geçirmek, yönetimde edilmek ve kendi çözümünü dayatmak için yürütülen siyasi mücadelelere yabancı kalmayı ilke edinmiş kişinin tavrı.
Antropoloji
İnsanın hayvanlar dünyasındaki kökenini ve yerini, bir birey olarak gelişimini, tarihsel süreç boyunca geçirdiği fiziki ve zihinsel değişimleri konu alan disiplin; bir toplumsal varlık olarak insanı, insanın toplumsal yaşamıyla ilgili fenomenleri, zaman ve mekan sınırlaması olmadan araştıran, farklı yerlerde ve zamanlarda ortaya çıkan ırkları, dilleri ve kültürleri inceleyen bilim. İnsan bilimleri arasında, insanı hem fiziki [...]
Antitez
Genel olarak, bir düşünce, yargı ya da Önermenin karşıtı ya da çelişiği olan önerme.
Antikomünizm
Komünizmin, her ne kadar teoride veya ideal olarak, her bireyin kendi potansiyelini gerçekleştirmek bakımından özgür ve toplumu meydana getiren diğer bireylerle eşit olacağı bir toplum durumunu amaçlasa da, bu amaca erişmek için üretim araçlarının merkezi kontrolü ve üretimin planlanması yolunu seçmesi, bu tercihin son çözümlemede organizasyon ve özgürlük arasında bir çatışmaya, merkezi organizasyonun da, devletin [...]
Antik felsefe
Önce Yunan kent devletinin, daha sonra da Roma İmparatorluğunun siyasi gücü ve egemenliği altında, tarih-sel olarak M.Ö. 7. yüzyılın sonundan başlayıp, M. S. 2. yüzyıla dek süren dönemin felsefesine verilen ad. Antik felsefe, mitolojiden ya da çoktanrılı dinden kopuş ve doğal olayların yine doğal nedenlerle açıklanması gerektiği inancıyla başlamış, fakat son dönemlerine doğru yeniden dine [...]
Anti
Bir şeyin karşısında, bir şeye karşı olma anlamına gelen ve sözcük ya da terimlerin yapısına girerken, karşıtlık, olumsuzluk, düşmanlık ya da bir şeye karşı korunma fikrini anlatan örnek. Buna göre, emperyalizmin bütün biçimlerine karşı olmaya dayanan tutum ya da öğretiye anti emperyalizm; faşizmin her türlüsüne karşı olma tavrına antifaşizm; kapitalizme, kapitalist rejimlere karşı takınılan eleştirel [...]
Anomi
Sosyolojide, geleneksel sosyal ve kişisel bağların çözülmesiyle birlikte, bireyin toplumla olan bağlarının zayıflaması, hatta ortadan kalkması durumu; sosyal normların insanları birbirlerine bağlayan boyutunun etkisiz hale gelmesi durumu.
Anaximenes
İyonya veya Milet Okulunun, M.Ö. 585-525 yılları arasında yaşadığı hesaplanan, üçüncü ve sonuncu düşünürü. Tıpkı Thales ve Anaximandros gibi bir bilim adamı -ya da astronom- filozof olarak seçkinleşen şahsiyet. Bilimsel Çalışmaları: O, Anaximandros’un boşlukta duran silindir şeklindeki dünya anlayışı yerine, havada aynen bir yaprak gibi yüzen, bir masa kapağı şeklindeki dünya anlayışını geçirmiştir. Anaximenes yine, [...]
Francis Bacon
1561 -1626 yılları arasında yaşamış olalı; İngiliz empirizminin öncüsü ünlü İngiliz filozofu Bacon’un temel eserleri The Advancement of Knowledge [Bilginin İlerlemesi], Novum Organum Scientarium [Yeni Organonl ve The New Atlantis [Yeni Atlantis]’dir. Kendisiyle başlayan, Locke ve Hume’la devam edip, J. S. Mill ve B. Russell’a dek uzanan İngiliz empirist geleneğinin ilk büyük filozofu olan Bacon’un [...]
Anaxagoras
Milattan önce 5. yüzyılda yaşamış olan Yunanlı filozof. Anaxagoras da, çağdaşı olan Empedokles gibi, oluşun mümkün olduğunu göstermeye çalışmış ya da hiçten hiçbir şeyin meydana gelmediğini, ve hiçbir şeyin yok olup gitmediğini ortaya koyarak, mutlak anlamda bir oluş ve yok oluş olmadığını, mutlak değişmenin imkansız olduğunu kabul eden Eleacı görüşün birciliğiyle, değişmenin ve oluşun gerçekliğini [...]
Anarşizm
Genel olarak, a) özgürlüğü temel değer olarak gören, söz konusu temel değere zaman zaman adalet, eşitlik ve mutluluk gibi değerleri ekleyen, b) bir baskı aracı olarak gördüğü devlete, bütün bu değerlere zarar verdiği için, şiddetle karşı çıkan, c) devletin yokluğunda daha iyi bir toplum inşa etmek için programlar öneren, d) insan doğasına ilişkin olarak olumlu [...]
Anarşi
1- Hükümet kontrolünün yokluğunun sonucu olan politik ve toplumsal düzensizlik, kargaşa hali; hükümetsiz kalan veya siyasi iktidarın çıkarları farklı hatta karşıt olan siyasal, ekonomik ve toplumsal güçler arasında kendisinden beklenen uzlaştırma görevini artık yerine getiremediği bir toplumun siyasi durumu. 2- Kimi faaliyet alanlarında, kuralsızlığın, yönlendirici bir ilkeden yoksunluğun veya varolan ilkelere uyulmamasının sonucu olarak ortaya [...]
Analiz
Bir şeyin, bir bütünün, bir problemin, a) Parçaların ayrı ayrı incelenmesi, b) Parçaların birbirleriyle olan ilişkilerinin incelenmesi ya da c) Parçaların bütünle olan ilişkisinin araştırılması amacıyla, bileşensel öğelerine ayrılması süreci ya da işlemi.
Analitik felsefe
20. yüzyılda özellikle İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çok etkili olan ve dil üzerinde yoğunlaşarak, olgulara ya da anlamlara uygun düşecek en iyi ve en dakik mantıksal formu bulmak için, tümceleri ya da kavramları veya dilsel ifadeleri analiz etme işiyle uğraşan felsefi akım; felsefenin, kendi alanı içine giren problemleri kesin sonuçlu olarak çözecek biricik yönteminin [...]
Louis Althusser
Marksizme yaptığı katkı ile tanınan, 1918-1990 yılları arasında yaşamış, yirminci yüzyıl Marksist toplum filozoflarının en özgün ve etkilisi olan çağdaş Fransız düşünürü. Başlıca eserleri arasında Pour Marx [Marx İçin], Lue le Gapital [Kapital’i Okumak], Lenine et la Philosophie [Lenin ve Felsefe] sayılabilir. Althusser’in temel amacı Marksizmi bir tarih bilinci olarak canlandırmak veya yeni baştan kurmak [...]
Algı
Çağdaş psikoloji ve epistemolojide, duyusal olarak uyarılma sonucunda, evler, arabalar, ağaçlar türünden sıradan nesnelerle ilgili kavrayışa verilen ad. Dış dünyayı duyular yoluyla, iç yaşantıları ise içebakışla kavrama yetisi. insan varlığının kendisini çevreleyen dış dünyadan duyu organları aracılığıyla edindiği malumât.
Aksiyom
Genel olarak, apaçık bir biçimde doğru olduğu düşünülen, ne kanıtlanan ne de çürütülebilen önerme. Toplumsal anlamda ise, aksiyom, görüşün anlamını, değerini ve önemini anlayabilecek yetide ve uzmanlıkta olan herkes tarafından apaçık bir olgu olarak kabul edilen görüş anlamına gelir. Burada aksiyomu belirleyen ölçüt, tüm rasyonel varlıkların ya da normal, bilge insanların ya da uzmanların onay [...]
Akıl yürütme
Genel olarak, düşünceleri bilinçli, tutarlı ve amaçlı bir biçimde birbirlerine bağlama işlemi. Mantıklı bir biçimde düşünme.
Akıl çağı
Felsefede, 17. yüzyılın ikinci yarısında başlayıp, 19. yüzyılın ilk yarısına dek uzanan ve her alanda aklı temele alan Aydınlanma çağına verilen bir diğer ad.
Akılcılık
Rasyonalizm. Evreni bir bütün olarak düşünce yoluyla yorumlamayı, bireysel ve toplumsal yaşamı aklın ilkelerine göre düzenlemeyi amaçlayan tavır. Sosyolojide, on dokuzuncu yüzyıldan başlayarak, çoğunluk pozitivizmle özdeşleştirilmiştir. Öte yandan, akılcılığın hemen her zaman Batı uygarlığının başka toplumlar ve irrasyonel oldukları düşünülen ilkeller karşısındaki üstünlüğünü vurgulayan örtük değer yargılarını içerdiği akıldan çıkarılmamalıdır.
Akıl
Genel olarak, insanda varolan soyutlama yapma, kavrama, bağıntı kurma, düşünme, benzerliklerin ve farklılıkların bilincine varma kapasitesi, çıkarsama yapabilme yetisi. Vahiy, inanç, sezgi, duygu, duyum, algı ve deneyden farklı olarak, salt insana özgü olan bilme yetisi, doğru düşünme ve hüküm verme yeteneği, kavram oluşturma gücü,
Akademi
unan filozofu Platon tarafından, M.Ö. 387 Atina’da, kentin kuzeybatısında yer alan ve adını kahraman Akademos’tan alan orman içinde kurulmuş olan öğretim ve araştırma merkezi; tarihin tanıdığı ilk yüksek Öğretim kurumu.
Ahlâk
1- Genel anlamda, mutlak olarak iyi olduğu düşünülen ya da belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. İnsanların kendisine göre yaşadıkları, kendilerine rehber aldıkları ilkeler bütünü ya da kurallar toplamı. 2- Bir kimsenin iyi niteliklerini ya da kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, huy.
Alfred Adler
1870-1937 yılları arasında yaşamış olan ünlü Avusturyalı psikolog. Bireysel psikoloji okulunun kurucusu ve eksiklik duygusu ya da aşağılık kompleksi deyimini ilk kez olarak ortaya koyan kişi olan Adler, insan kişiliğini eksiklik ya da yetersizliği giderip üstünlük ya da yetkinliğe ulaşma çabasıyla anlama uğraşı içinde olmuştur. Yaşamı boyunca toplumsal sorunlar karşısında büyük bir duyarlılık gösteren Adler, [...]
Adalet
Bir toplumda, değerlerin, ilkelerin, ideallerin, erdemlerin cisimleşmiş, somutlaşmış, hayata geçirilmiş olması durumu. Herkesin hak ettiği ödül ya da cezayla karşılaşması hali. Adalet en yüce, nesnel ve mutlak bir değerin anlatımı olarak, insanın davranışını ahlâki açıdan inceleyen ve eleştiren bir düşünce, hakka ve doğruluğa saygıyı temele alan ahlâk ilkesi, doğruluk, dürüstlük, tarafsızlık, uygun ve doğru muamele [...]
Açık toplum
Çağdaş İngiliz bilim ve siyaset felsefecisi Karl Popper’la ünlü Fransız yaşam filozofu ve metafizikçisi Henri Bergson’un Özgür, demokratik, açık sözlü ve sivil topluma verdiği ad. Popper’a göre, açık toplum, tüm üyelerinin yönetime etkin bir biçimde katılabildikleri, iktidarı elinde tutanları ve hükümet politikalarını gereği gibi ve etkin bir biçimde eleştirebildikleri toplumdur. Politikalar her ne kadar birkaç [...]








