? Özgürlopedi » Tanımlar ve Terimler M Harfi

Tanımlar ve Terimler M Harfi Kategorisi


Mürcie

İslamiyet’te, eyleme pek önem ver­meyen, inancın her bakımdan yeterli olduğunu savunan görüş.


Münih çevresi

Yirminci yüzyılın ilk yarısında fenomenolojinin gelişiminde önemli bir uğrak oluşturmuş olan fenomenoloji okulu.


Mutlakçılık

1- Genelde, doğruluğun, değerin, güzelliğin ya da gerçekliğin nesnel olarak gerçek, değişmez ve ezeli-­ebedi olduğu görüşü. 2- Gerçekliğin değiş­mez ve doğru tek bir açıklaması olduğu inancı.. Mutlakçılık siyaset felsefesinde mutlakıyetçilik anlamında, yönetene mutlak ve sı­rsız bir güç ve yetki veren, yöneticinin ne doğa yasalarıyla, ne de ahlâki ya da hukuki hiçbir şeyle sınırlanmaması gerektiğini savu­nan [...]


Müdahalecilik

Devletin, ekonominin yasalarını kendi işle­yişine bırakmayıp, iktisadi hayata belli Ölçü­ler içinde müdahale etmesi gerektiğini savu­nan, varolan iktisadi ve toplumsal yapıda köklü bir değişiklik yapmayı amaçlamadığı için, liberalizme olduğu kadar, devletçiliğe da karşı olan ekonomik görüşe verilen ad.


Mutasavvıf

Tasavvuf inancını benimseyerek, tasavvuf inancını yaymaya çalışan, dünyadan bir şekilde el etek çekerek, kendisini bütünüyle tanrıya adayan kişi. İslam dünyasında mutasavvıflar Kur’an, hadis ve fıkıha dayanan sünni mutasavvıflar ve doğrudan doğruya şia inançlarına bağlanan şii mutasavvıflar olarak ikiye ayrılır.


Muhafazakarlık

Reformcuların olanca iyi niyetlerine rağmen beklenmedik sonuçlara yol açabilen reform­lara iyi gözle bakmayan, hele büyük ölçekli toplumsal dönüşümlere şiddetle karşı çıkar­ken, bir toplumun geleneklerine büyük bir değer atfeden toplum ve siyaset görüşü; ge­leneğe bağlı tarihsel tecrübe birikimine değer veren, yavaş ve tedrici değişmeye ina­nan ideoloji; kapitalizmi, özel teşebbüs ve serbest girişimciliği coşkuyla savunan, seçi­me dayalı [...]


Monarşi

En yüksek güç ya da iktidarın tek bir kişide toplandığı yönetim tarzı, devlet modeli. İktidarın, tüm yönetim yetkilerinin kendi­sinde toplandığı bu kişi, yani monark iktida­rı fetih, seçim, hile yoluyla ya da babadan miras almış olabilir. Monarkın iktidarı, Av­rupa feodalizminde olduğu gibi, yerel soylu­ların gücüyle sınırlanmış ya da dengelenmiş olabilirken, 15, ve 18. yüzyıllar İngiltere ve [...]


Modern toplum

Batı uygarlığında endüst­ri devrimi ya da kapitalizmin doğuşu ve teknolojinin gelişimiyle birlikte ortaya çıkıp, bir akılcılık ve bireycilik felsefesine dayanan: ve özü itibariyle durağan ve mu­hafazakar olup, kapitalizm öncesi üretim tarzlarına bağlı olan geleneksel toplumun karşısında yer alan toplum türü. Modern toplum öncelikle bireyci olup, bireyler arası bağımlılığın en yüksek düzey­de olduğu toplumdur. Bu toplum [...]


Modernlik

Şimdiki zamanın ya da halihazırda olanın temel özelliklerini, kendine özgülük ya da yeniliğini, onu kendisinden önceki çağ ile karşıtlaştırmak suretiyle kavrama fikrini ifade eden, modern toplumların temel ve ol­mazsa olmaz özelliklerini betimleme tavrı için kullanılan terim.


Modernleşme

Eski ve geleneksel toplumların modern olmalarına, moderniteye ulaşmalarına imkan veren süreçler için kullanılan genel terim. Sınırları genişleyen kapitalist dünya pazarının hızlandırdığı bilimsel ve teknolojik keşiflerle yeniliklerin, sanayideki ilerlemelerin, nüfus hareketlerinin, ulus dev­letleri ve kitlesel hareketlerin doğuşuyla bir­likte ortaya çıkan sosyo-ekonomik değişim­lerin birliği. Buna göre, 1- Siyasi bakımdan modernleş­me, katılımcı karar verme sürecini destekle­yip güçlendiren anahtar [...]


Modernizm

Genel olarak, gele­neksel olanı yeni olana tabi kılma tavrı, yer­leşik ve alışılmış olanı yeni ortaya çıkana uydurma eğilimi veya düşünce tarzı. Modernizm terimi aynı zamanda ve daha geniş bir felsefi çerçeve içinde, çoğunluk Aydınlanmayla irtibatlandırılan ideal ve kabuller için kullanılır. Başka bir deyişle, modernizm Aydınlanmayla birlikte gerçekleşen entelektüel dönüşümün ortaya çıkardığı dünya görüşünü, hümanizm, dünyevileşme [...]


Modern

Düşüncedeki açıklık, özgürlük, otoritelerden bağımsızlık ve en yeni ve en son dile getirilmiş düşünceler üzerine bilgi anlamına gelen sıfat.


Milliyetçilik

Dil, tarih ve kültür birliğine dayalı ulusun ve devletin mutlak ve temel bir değer olduğunu kabul eden anlayış. Bireylerin devletin büyüklüğünü sağlayacak ve koruyacak şekilde, devletin ihtiyaçlarına uygun olarak davranmaları gerektiğini, davranışlarını bu amaca göre ayarlaması gerektiğini öne süren akım olarak milliyetçilik, ulus olgusunu, o ulusu meydana getiren bireylere, hukuki bir yapı olan devlete dönüştürme [...]


Milet Okulu

İlkçağ Yunan felsefesinin, aynı zamanda İyonya Okulu olarak bili­nen, M.Ö. 6. yüzyılda Thales tarafından ku­rulmuş ilk okulu.


Meşruiyet

Siyaset biliminde, politik bir sisteme, devlete veya hükümete itaat edilip edilmemek, bir teoriyi benimseyip benimsememek gerekti­ğini belirleyen durum. Siyasi iktidarın sade­ce kurumsallaşmasına değil, fakat aynı za­manda ahlâki bakımdan temellendirilmesine imkan veren süreç. Politik sistemlerle ilgili sınıflamaların çe­şitli siyasi meşruiyet türlerine bağlı tipoloji­lere dayandığı dikkate alınırsa, tek tek her politik sistemi kurumsallaştıran ve temellen­diren birtakım ilke [...]


Merkezicilik

Belli bir değerler sistemini temsil eden merkezin, toplumsal sistemde refahın, ödül ve rollerin dağılımını meşrulaştıran bir otorite kaynağı olduğunu, periferi ya da çevrede başka toplumsal grupların bulunduğu yerde, merkezde elitle­rin olduğunu savunan görüş; ya da aynı bağlamda. veya genel emperyalizm öğretisi­nin oluşturduğu çerçeve içinde, merkezin gelişmiş ve endüstrileşmiş olduğu yerde, ona bağımlı periferinin gelişmemiş ve [...]


Mensiyüs

M.Ö. 371-289 yılları arasında yaşamış, ve insan doğası ve siyaset üzerine olan görüşleriyle Konfüsyusçuluğu temel­lendirmeye ve güçlendirmeye çalışmış olan Çinli düşünür. Meng Tse ya da Mensiyüs, İnsanın do­ğuştan iyi olduğunu, İnsanın eğiliminin iyi­liğe doğru olduğunu, doğru yolu bulmak için, vicdanımızın sesine, bizde doğuştan varolan doğal bilgiye dayanmamız gerekti­ğini, uyum içinde yaşamamızın anahtarının kendi içimizde olduğunu [...]


Medinetü’l cahile

Devlet anlayışında veya siyaset felsefesinde, etikten yola çıkan, ve dolayısıyla İnsanın, tecrit edilmiş bir halde değil, fakat iyi yönetilen bir toplumda baş­kalarıyla iyi ilişkiler içinde yaşadığı ve doğru yönlendirildiği zaman ancak, erdemli olabileceğini; erdemli olabilmek için, İnsanın iyi düzenlenmiş ve doğru yönlendirilen erdemli toplumlarda yaşama Zorunluluğu bulunduğunu söyleyen Farabi’de, ideal dev­letin tanı zıddı olan erdemsiz [...]


Mazoşizm

Kişinin cinsel doyu­ma, salt ıstırap çekerek, kendisine eziyet ederek veya kendisini onur kırıcı bir kırıcı duruma düşürmek suretiyle ulaşabilmesinden oluşan sapkınlık. Mazoşizm biraz daha genel olarak, kişi­nin kendisini üzmekten, hırpalamaktan veya hırpalanmasına izin vermekten haz alma du­rumunu ifade etmek için kullanılır.


Mauetike

Ünlü Yunan filozofu Sokrates’in ilk bakışta olumsuz bir öğretim yöntemiy­miş gibi görünen doğurtma ya da öğretim yöntemi. Gerçek öğretim faaliyetinin, sanki bilgi temas yoluyla dolu bir kaptan boş bir kaba damla damla akıtılabilen bir şeymiş gibi, bilginin öğretmenin çabasıyla bir başkasının ruhuna damla damla akıtmak, öğrencinin zihninde yoktan varetmek olmadığını savu­nan Sokrates, felsefi tartışmalarında, tıpkı [...]


Materyalizm

Yalnızca maddenin gerçek olduğunu, madde ve maddenin değişimleri dışında hiçbir şeyin varolmadığını, varlığın madde cinsinden ol­duğunu öne süren görüş; yer kaplayan, giril­mez, yaratılmamış ve yok edilemez, kendin­den kaim olan, harekete yetili maddenin, evrenin biricik ya da temel bileşeni olduğu­nu savunan varlık anlayışı. Evrendeki tek tözün madde olduğunu, varlığın fiziki bir nitelik taşıdığını ve evrende tinsel [...]


Marksizm

Alman düşünürü Karl Marx ve onun Friedrich Engels, Karl Kaustky, Vladimir İlyiç Lenin, Rosa Luxem­burg, György LukAcz, Karl Kosch, Antonio Gramsci ve Louis Althusser gibi 20. yüzyıl­daki sadık izleyicileri tarafından geliştiril­miş olan ekonomik, siyasi teoriyle toplum teorisi. Marksizm her şeyden önce, varolan ve geçmişte varolmuş olan toplumlara ilişkin bir analiz ve açıklamadan, özellikle de kapi­talist [...]


Marksist sosyoloji

Marx’ın ölümünden sonra, 20. yüzyılda ortaya çıkan ve Marx’ın toplum teorisini koruyarak onu günümüz ko­şullarına uyarlayan sosyoloji anlayışı. Buna göre, Marksist toplum teorisyenleri, kapitalizmin çöküşü veya sınıf savaşının keskinleşmesiyle ilgili hiçbir gösterge bu­lunmadığı için, bir yandan Marx’ın şeması­nın ya da temel tezlerinin gözden geçirilme­si gerektiğini savunurken, bir yandan da sermaye ile emek arasındaki çatışma düşün­cesini [...]


Maoizm

Çin’in eski komünist diktatörü Mao Ze­dung’un düşünce ve uygulamalarından mey­dana gelen siyasi öğreti. Maoizm, temelde Marx’ın, Lenin ve Trotsky‘nin düşüncelerinden derlenmiş fikirlerin Çin’e özgü koşullara uygulanması­nın sonucu olan Marksist bir görüştür. Bu öğretinin bağımsız felsefi bir değeri olma­dıktan başka, Marksist öğretiye yaptığı ciddi bir katkı da yoktur. Günümüzde artık Çin’in resmi siyasi ideolojisi olmaktan çıkan [...]


Malthusçuluk

1766-1834 yılları arasında yaşamış olan İngiliz iktisatçısı T. R. Malthus tarafından savun ulan, doğumların kısıtlanması gerektiği öğretisi. Dünyadaki nüfusun gıda kaynaklarına kıyasla çok daha hızlı arttığını, dünyada, gı­danın yalnızca aritmetik bir tarzda arttığı yerde, nüfusun geometrik olarak arttığını, dünyadaki nüfus artışının büyük boyutlara ulaşacağını, kaynakların herkes için yeterli olmayacağını, nüfus artışının yoksulluk, açlık gibi toplumsal [...]


Manişeizm

M.S. 3. yüz­yılda İran’da Mani tarafından kurulmuş olan ikici dinsel hareket. Zerdüşt inançlarıyla eski Mezapotamya dinlerinin bir sentezinden meydana gelen ikici bir din olarak Manişeizm, hem evrenin kendisini ve hem de İnsan varlığını, iyilikle kötülüğün, hayırla şerrin savaş alanı olarak görür. Bu iki temel ve karşıt güçten iyilik ışık, aydınlık ve ruh, kötülük ise karanlık, [...]


Makyavelizm

1469-1527 yılları arasında yaşamış olan İtalyan düşünürü Machıevel­linin, devletin ya da devlet adamının, özellikle dış ilişkiler söz konusu olduğunda, ülkesinin yararına olabilecek her eylem ve hareket tarzının meşru olduğunu, amacın aracı meşrulaştırdığını dile getiren politik il­kesi ya da her türlü ahlâk ilkesini hiçe sayan siyasi görüşü. Ulusal devlet düşüncesinin ilk büyük temsilcisi olan Machiavelli, devleti [...]


Mağara benzetmesi

Platon’un Devlet adlı diyaloğunda ortaya koyduğu genel bilgi ve eğitim anlayışını mecazi bir dille ifade edip, somutlaştırmak için kullan­dığı istiare; onun kendi bilgi ve eğitim anla­yışını ifade ederken, zamanının eğitim anla­yışını eleştirmek, İnsanlık halini ifade etmek üzere kullandığı ünlü eğretileme; onun fel­sefi bakımdan aydınlanmamış İnsanları bir yeraltı mağarasında ellerinden, ayaklarından “ve boyunlarından zincire vurulmuş olarak [...]