Tanımlar ve Terimler F Harfi Kategorisi
Freudçu Marksizm
Batı marksizmi geleneği içinde, psikanaliz ile Marksizminde bir sentezini yapan, ya da ziyade Marksist toplum teorisini Freudçu düşünceye dayandıran görüş. Söz konusu görüş ya da yaklaşımı temsil eden en önemli iki düşünür Wilhelm Reich ve Herbert Marcuse’tür. Bunlardan Oedipus kompleksinin evrenselliğini reddeden Reich, nevrozların doğuşunda kapitalizmin rolünü araştırmış ve psikanalizin kapitalist toplumun baskıcı ideolojisinin bir [...]
Frankfurt Okulu
1923 yılında, Frankfurt’ta kurulan; 1933 yılında Almanya’dan sürgün edildikten sonra, Amerika’ya yerleşen, fakat daha sonra, 1950’li yılların başında, Frankfurt’ta yeniden kurulan Sosyal Araştırma Enstitüsü çevresinde toplanan kimi önemli düşünürlerin meydana getirdiği çağdaş akım ya da hareket. Okulun önemli üyeleri arasında, ünlü bir filozof, sosyolog ve sosyal psikolog olan Max Horkheimer, ünlü bir filozof, sosyolog ve [...]
Formel
1- Özel konu yada içerikten bağımsız olarak geçerli olan, yalnızca mantıksal bir anlamı bulunan; 2- Maddeyi ya da somut gerçekliği soyutlayarak, gerçekliğin yalnızca formunu ya da yapısını göz önüne alan yaklaşım; 3- Salt formla ilgili olan; 4- Olguları, maddi gerçekleri dikkate almayan tavır; 5- Amaçlarla, nihai hedeflerle değil de, salt araçlarla ve süreçlerle ilgili olan [...]
Fordizm
Amerikan otomobil üreticisi Henry Ford tarafından geliştirilen ve işin verimini malların standartlaştırılması ve yeni bir iş organizasyonuyla arttırmayı amaçlayan sınai örgütlenme ve faaliyet tarzı. Bu bağlamda, Fordizm için üretimde önemli olan şey, olabildiğince çok parçanın standartlaştırılarak, büyük seriler halinde üretilmesini sağlamaktır. İşin, ardışık işlemlerle büyük üretim birimleri tarzında düzenlenmesi ve bu işlemlerin de en yüksek [...]
Fonksiyonalizm
Sosyal bilimlerde, bir toplumsal kurum ya da pratiğe dair açıklamada, onun kökenini değil de, yerine getirdiği işlevini, o kurum ya da pratiğin, bir parçası olduğu daha büyük bir sosyal bütünün işleyişine, gelişimine ya da bekasına yaptığı katkıyı temel alan öğreti. Sosyolojide, toplumun her öğesinin belli bir fonksiyonunun bulunduğunu, toplumu meydana getiren bu öğelerin karşılıklı bir [...]
Fonksiyon
Bir nesnenin, bir şeyin ya da bir kişinin ait olduğu bütün ya da bir sistem içindeki kendine özgü faaliyeti. Bir şeyin, ait olduğu sınıfa özgü olan tarzda eylemde bulunma yetisi ya da gücü. Bir organın, parçaları birbirine bağımlı bir bütün içinde oynadığı kendisine özgü ve belirleyici, karakteristik rol. Bir şeyin kendisi özgü doğal eylemi. Aralarında [...]
Fobi
Belirli nesne, durum ya da kimseler karşısında duyulan, yersiz, temelsiz, mantıkdışı ancak önlenemez korku.
Filozof
1- En genel anlamda, düşünce ve teorileriyle başta kendisi olmak üzere halkının ve insanlığın ufkunu genişletmiş bir şeylerin yepyeni perspektiften görülmesini sağlamış kişi. 2- Biraz daha özel bir anlam içinde, hayata iyi yönleriyle bakan, hoşgörülü, güçlükleri tevekkülle karşılayan kalender kimse.
Fırsatçılık
Davranış ya da eylemini birtakım değişmez ilkeler tarafından değil de, içinde bulunulan koşullar tarafından biçimlenmesine ya da belirlenmesine izin verme tavrı; olan ile olması gereken, olguyla değer arasındaki ayırımı hiç dikkate almadan ya da olması gerekeni bilinçli bir biçimde göz ardı ederek, uygun fırsatlardan, kişisel çıkar sağlama amacıyla, yararlanmaya çalışma eğilimi ya da kesin ve [...]
Fıkıh
Temel kaynakları Kur’an ve sünnet olan İslam hukukuna verilen ad. Fıkıhın amacı, yasa koymaktan çok, ana kaynaklara, yani Kur’an ve sünnete uygun hükmü araştırmaktır. Fıkıh, ana kaynaklara! dayanarak uygun hükmü oluştururken, icma, kıyas, istihsan, mesalihi mürsüle, sedd’i zerayi, istishab gibi ikincil kaynaklara da yönelir. Bunlardan icma, İslam bilginlerinin bir konudaki görüş birliği; kıyas ise, bir [...]
Fetişizm
1. Genel olarak, doğaüstü bir gücü ve etkisi, büyülü ya da aşkın güçleri olduğuna inanılan tapınma objesine tapan dini uygulamaların bütünü. 2. Daha özel olarak da, insan elinden çıkma ürünlerin, insanın yaratılarının bağımsız bir varoluşa sahipmiş gibi görünüp yaratıcı üzerinde, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, belli bir baskı uygulaması durumu. 3. Psikanaliz açısından, belirli nesnelerden [...]
Feodalizm
Batı Avrupa’da ortaya çıkıp Ortaçağ boyunca egemen olmuş olan tarıma dayalı üretim tarzıyla belirlenen ekonomik sistem ve toplum türü. Marksist terminolojide, köleliğe dayanan ekonomik sistemi izleyip, kapitalizmden önce gelen ve derebeylerin egemenliği ve sertlik düzeniyle belirlenen ekonomik ve toplumsal sistem. Söz konusu sistemde, merkezi iktidar ya da devlet gücü oldukça zayıf olup, hükümdarın gücü soyluların [...]
Fenomen
Genel olarak algının nesnesi, algılanan ya da bilince görünen şey gözlemlenebilir olan olay ya da olgu.
Feminizm
1- Genel olarak, fakat dar bir anlam içinde, kökleri 19. yüzyılda bulunmakla birlikte, daha ziyade 1960’lu yıllarda gelişen, ve kadınlar için erkeklerle eşit sosyal ve politik haklar talep eden hareket veya öğreti. Feminizm, erkeklerin kadınlar üzerindeki, bir işbölümüyle sonuçlanan cinsel farklılıklardan kaynaklanmış, tahakküm ve sömürüsünün oldukça uzun bir tarihi olduğunu öne sürerken, en ılımlı düzeyde [...]
Feminist
1- Bir öğreti olarak feminizmi benimseyen kişi. 2- Feminizmi meydana getiren tezlerin önemli bir bölümünü kabul eden veya somutlaştıran etkinlik veya yaklaşım için kullanılan niteleme.
Felsefi düşünce
En genel anlamı içinde, soru sormanın sonucu olan ve insanla, insan yaşamıyla ilgili problemlere karşı ilginin gelişmesiyle başlayan düşünce türü. Buna göre, felsefe zor ve çözülemeyen yaşam problemleriyle karşılaşmaktan, bu problemlerle uğraşmaktan korkmayan bir yaklaşım, düşünsel bir tavır olmak durumundadır. Felsefe insan yaşamının anlamıyla, varlık, bilgi ve değerle ilgili sorulara bir yanıt getirmeye, bu konularda [...]
Felsefenin disiplinleri
Felsefeyi meydana getiren, felsefeyi belirleyen temel disiplinler, felsefenin alt dalları. İnsan yaşamında birçok işi ve işlevi birden gerçekleştiren felsefenin söz konusu çok işlevliliğine dikkat çekmek için, Wittgenstein felsefeyi bir alet kutusuna benzetmiştir. Tıpkı farklı aletler içeren bir alet kutusunu birçok farklı işte kullanmamız gibi, felsefe de, aynı anda birçok işlevi yerine getirir. 1- Felsefenin birçok [...]
Felsefenin değeri
Felsefenin çok eşit1i fonksiyonlarının bir sonucu olarak önem kazanıp değerli olması durumu. Felsefe sözcüğünü işitir işitmez birçok insanın ilk tepkisi, biraz da alaycı bir dille felsefenin hiçbir işe yaramadığını söylemek olur. Felsefeden maddi değerlerin ve zenginliklerin meydana getirilmesine, maddi anlamda refahın oluşturulması na doğrudan doğruya katkıda bulunması, elbette beklenemez. Fakat, maddi zenginlik ve refahın insan [...]
Felsefe
Yunanca seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum’ anlamına gelen phileo ve ‘bilgi, bilgelik’ anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplin. Buna göre, felsefe Yunanlılar için, ‘bilgelik sevgisi’ ya da ‘hikmet arayışı’ anlamına gelmiştir. Başlangıçtaki bu özgün anlama göre, her türden bilimsel araştırmacıya filozof adı verilmiştir. Başlangıçtaki söz konusu anlamına rağmen, felsefenin bir [...]
Faşizm
1- Birinci dünya savaşını izleyen yıllardaki toplumsal ve ekonomik krizlerin sonucu olan milliyetçi ve otoriter politik harekete, saldırgan bir ulusçuluğu, tutkulu bir demokrasi karşıtlığıyla birleştiren ve üstün güçleri olan bir liderle seçkin bir grubun yönetimde bulunmasını isteyen siyasi yönetim modeli. Fichte’nin milliyetçiliğine, Carlyle’ın seçkinciliği ve Nietzsche’nin üstün insan düşüncesiyle George Sorel’in görüşlerine dayandığı için, bir [...]
Farklılık politikası
Ötekinin varlığını ve özgüllüğünü reddeden, kadını erkeğin yokluğu ve eksikli ötekisi olarak olumsuz bir biçimde tanımlarken, Batılı olmayan boyları yok sayan veya onların farklılıklarını tanımayıp, diğer kültürleri Batı uygarlığının adi yansımaları diye değersizleştiren Avrupa veya erkek merkezci yaklaşıma karşı, postrnodernizm ve feminizm tarafından geliştirilen ve ötekinin farklılığını, özgünlük ve özgüllüğünü olumlamaya dayanan yaklaşım ya da [...]
Fabyanizm
Bir grup İngiliz sosyalisti tarafından geliştirilen ve kapitalizm içinde başlayıp sosyalizme dek süren gelişmenin sürekliliğini savunan öğreti. Fabyanizm, Marksizmin sosyalizmin doğuşunu, işçi sınıfının giderek artan sefaletiyle temellenen bir devrime bağladığı yerde, işçilerin 19. yüzyılda, yoksullaşmadıklarını, tam tersine ekonomik durumlarının iyileştiğini ve gelecekte daha da iyileşeceğini savunmuş ve 19. yüzyılın toplumsal reformlarını sosyalizmini, kapitalist toplum çerçevesi [...]








