? Özgürlopedi » Tanımlar ve Terimler E Harfi

Tanımlar ve Terimler E Harfi Kategorisi


Ezoterik

Kamuya açık olmayan, herkesin anlaması için yazılmamış, yalnızca bir Kurum ya da bir okulda, bir mezhepte veya belli bir alanda, oldukça ileri bir düzeye ulaşmış kişiler için saklanmış, yalnızca onlar tarafından anlaşılabilir olan gizli inanç, ideoloji ya da öğretiler için kullanılan terim.


Ezeli-ebedi

Zamanın bitimsiz olması, sonunun gelmemesi durumu. Bütünüyle zamandışı olma hali. Zamanı içerme, fakat zamanı, bir anlamda aşma durumu. Ezeli-ebedilik zamanın karşı­sında olup, ezeli-ebedi olan, zaman içinde olmayanı, zaman içinde başlangıcı ve sonu olmayanı gösterir. Varlığa gelen her şeyin, her türlü sonlu varlığın zaman içinde varolduğu yerde, ezeli-ebedi varlık, varlığa gel­meyen, yaratılmamış ve yok edilemez olan, [...]


Eylem

Bir şey yapma bir işlemi gerçekleştirme bir etkinlikte bulunma, bir işlevi yerine getirme bir şey üzerine etkide bu­lunma bir iş, davranış ya da olayla sonuçla­nan, güç ya da enerji uygulama durumu.


Evrimci Pozitivizm

Pozitivizmin, bilginin deneyime dayandığı, olgula­rı konu aldığı ve özel bilimler tarafından tüketildiği tezlerini korumakla birlikte, sos­yal pozitivizmde olduğu gibi, topluma ya da tarihe değil de, fizik ve biyolojiye yönelen ya da dayanan pozitivist anlayış. Herbert Spencer tarafından savunulan bu tür bir pozitivizm, bir ilk nebuladan baş­layıp, uygarlığın en yüksek ürünlerine dek uzanan sürekli ve doğrusal [...]


Evrimcilik

Çoğu zaman ilerlemeye duyulan inançla birlikte ortaya çıkan ve evrimin, evrendeki en temel değişme tarzı olduğunu savunan görüş. Evrim düşüncesi, yani tüm tezahürleri ve görünüşleri içinde evrenin ve yaşamın, tüm boyutlarıyla doğanın, bir gelişme sürecinin ürünü olduğu düşüncesi üzerine kurulan sis­tem; tanrısal düzen ve yaratılış düşüncesin­den farklı olarak, türlerin çeşitliliğini, ev­rende hüküm süren değişim, dönüşüm, [...]


Evrimci filozlar

Sistemlerinde Darwin tarafından geliştirilmiş olan evrim teorisine merkezi bir yer veren filozofların meydana getirdiği hiçbir şekilde homojen olduğu söyleneme­yen birlik. Evrimi apaçık bir olgu olarak kabul eden filozoflar arasında, C. Darwin ve E. Haec­kel örneklerinde olduğu gibi, bir bölüm baş­tan sona doğalcı, bilimci ve maddeci olmuş­tur. Diğer bazıları ise, H. Spencer örneğinde olduğu gibi, en [...]


Evrimci etik

Evrim temeli üze­rinde yükselen, ahlaki ve ahlâki kurumları evrim idesine tabi kılan, insan varlıklarının şeylere ve kişilere hayat mücadelesinde ayakta kalma kapasitelerine ya da bu müca­deleye yaptıkları katkıya göre değer biçtik­lerini öne süren etik türü. Evrim ilkesini toplumsal alan dışında, etiğe de uygulayan, sosyolojinin toplumla, etiğin de insan ve insan davranışıyla, evrim­ biyolojinin organik doğanın [...]


Evrim

Bir şeyin, bir değişim ve gelişimler dizisi, derece derece gerçekleşen bir değişme süreci içinde, daha kompleks, daha farklı bir organizma ya da organizasyona doğru gelişmesi, dönüşmesi. Bir şeyin potansiyelinin belli bir sonuç, hedef ya da amaç yönünde gelişmesi. De­ğişme ya da oluş türlerinden biri olarak, ağır ağır, yavaş yavaş, farkına bile varılmadan gerçekleşen değişim. Biyolojide, [...]


Evrenselcilik

Genel olarak, geçerliliğin ve doğruluğun ölçütü olarak tüm insanların onayını temele alan, tüm insanların onayı dışında hiçbir otorite kabul etmeyen görüş.


Evrensel

Evrensel düzen, evrensel zorunluluk deyimlerinde olduğu gibi, evrenin bütününe yayılan, evrenin bütünü ve evrendeki her şey için geçerli olan. Hiç­bir istisna kabul etmeyen. Buna göre, bir düşünce, ilgili tüm insanların, onun doğruluğunu teslim etmesi anlamında evrenseldir.


Evren

Varolmuş olan, varolan ve varolacak olan her şey. Bütün bir doğal dünya. Gözlemlenen ya da varolduğuna ina­nılan madde ve enerjinin tümünü birden içe­ren fiziki sistem. Yıldızları, gezegenleri, yeryüzünü, gaz ve bulutları, vb. kapsayan, maddeyle dolu mekanın bütünü. Tikellerden tümellerden meydana gelen bütün. Kendisine aşkın olar Tanrı dışında, varolan her şeyi kapsayan sistem.


Etik

Ahlâk ve ahlâklılığın olgusal ve tarihsel olarak yaşa­nan bir şey olduğu, tek tek her bireyin şu ya da bu ölçüde şekillendirdiği somut bir ahlâki hayatı bulunduğu, bu hayat içinde ci­simleşen ahlâki değerler, peşinden koşulan ideallerini söz konusu olduğu kabulleri üze­rinde, ahlâk adını verilen söz konusu tarih­sel olguya yönelen felsefe disiplini; ahlâkın eylemin pratiği olduğu yerde, [...]


Eşitlikçilik

Genel olarak, tüm insanla­rın eşit oldukları ve özgürlükleri, hakları, değerleri ve elde edecekleri fırsatlar bakı­mından eşit muamele ve kabul görmeleri gerektiğini savunan görüş. Tüm insanların toplumsal ve siyasal (ve bazen ekonomik) olarak eşit oldukları inancı. Bütün insanlar­da bulunan ortak bir özelliğin ya da yetinin, insanlar arasında bir ayırım gözetilmemesi­ni, insanların aynı muameleye tabi tutulma­larını gerektirdiği [...]


Eşitlik

Ahlâki ve toplumsal bir ideakolalak, insanların birbirleriyle, aynı insan doğasına sahip olmak bakımından, aynı konum ve değerde olmaları hali. İnsanların birbirleriyle eşdeğerde olduğunu, bun­dan dolayı insanlar arasında ayırım gözetil­memesi gerektiğini dile getiren ilke. Eşitlik, İlkçağ Yunan felsefesinde, Yu­nanlı-barbar, özgür yurttaş-köle ayrımına karşın, bir akla sahip olmanın insanı dış dünyadan ayırdığı, bundan dolayı bir insa­nın akıl [...]


Estetik

Sanat ya da güzellik alanında söz konusu olan değerleri konu alan felsefi di­siplin; felsefenin güzeli ya da güzelliği konu alan, iyi, çirkin, hoş, yüce, trajik gibi güzel­likle yakından ilişkili olan kavramları araştı­ran, doğal nesne ya da insan yaratısı olan ürünlerde sergilenen güzelliklerle ilgili yargı ve yaşantılarımızda söz konusu olan değerleri, tavırları, haz ve tatları analiz [...]


Erdem

Ahlâki bakımdan her zaman ve sürekli olarak iyi olma eğilimi, iyi ve doğru eylemlerde bulunmaya yatkın olma durumu. İnsan varlığına en zengin, en gerek­li ve dolgun anlamını veren ahlâki nitelikle­rin toplamı İnsan iradesinin gerektiği takdir­de büyük özverilerde bulunmak ve ciddi engelleri aşmak pahasına, ahlâki iyiliği amaçlama, iyilik uğruna hareket etme gücü.


Erastusçuluk

Laik otoritenin kilise karşı­sında her konuda üstünlüğü ve önceliği ol­duğu inancı. Vatandaşları aynı dine bağlı toplumlarda, dini ya da dünyevi tüm suçları cezalandırma hakkı ve görevinin devlette olması gerektiği tezi.


Epistemoloji

Felsefenin, bilişsel süreçlerin oluşumlarından ziyade, bilgiyi genel olarak ele alan, bilgiyle ilgili problemleri araştıran, bilginin kaynağını, doğasını, doğruluğunu, sınırlarını inceleyen dalı.


Entelektüel

Geleneksel anlamı içinde, düşünsel veya zihinsel etkinliğe yönelmiş, bilgili, değerlendirme ve eleştiri gücü yüksek, topluma öncülük etme misyonu yüklenmiş aydın, çağdaş varoluşçu filo­zof Camus’nun deyimiyle ‘zihni kendi kendisini gözleyen kişi. Rönesanstan itibaren, yaklaşık 19. yüzyı­la kadar Avrupa’da entelektüeller, aralarında başta filozof ve bilim adamları olmak üzere, yüksek kültür ürünlerini ve değerlerini yara­tan insanlar olarak görülmüştür. [...]


Entelektüalizm

Genel olarak, zihni, bilginin ve eylemin gerçek ilkesi olarak gören öğreti, zihinsel fenomenlerin duygular ve irade karşısında önce ve üstün olduğunu öne süren felsefe anlayışı; insan zihninin daha soyut ve daha kavramsal bir düzeyde gerçekleşen bilişsel yeti ya da parçasını her alanda temele alan, ön plana çıkaran yaklaşım; varolan her şeyin, en azından ilke olarak [...]


Enformasyon toplumu

Bilginin en temel ürün, en değerli kaynak olduğu, işgücünün önemli bir bölümünün enformasyon endüstrisinde çalışanlardan meydana geldiği toplum modeli. Yüzyılımızın son on yılında kendini iyice gösteren enformasyon toplumunun üç geliş­me evresinden geçtiği söylenmektedir. Bi­rinci evre on dokuzuncu yüzyılın ortalarında başlamış ve iletişimin elektrifikasyonuyla karakterize olmuştur. İkinci evre ise, yüzyılın ortalarında enformasyonun toplumun merkezinde bulunduğu kabulüyle [...]


Endüstriyalizm

İnsanın bilgisinde ve doğa üzerinde egemenlik kurma sürecinde, makine üretim sanatları­nın ya da tekniğinin kazanılması ve meka­nik güç kullanımının öğrenilmesiyle belirle­nen evre; maddi ilerlemedeki belli bir aşama; ekonomik gelişme ve toplumsal kal­kınmanın endüstrileşme yoluyla olacağını savunacağını öne süren görüş. Buna göre, cansız güç kaynaklarının, üretimi mekanikleştirmek amacıyla, üretim sürecine uygulanmasının ardından ortaya çıkan ekonomik büyümeye [...]


Endüstri toplumu

Endüstri toplumu sonrasında ortaya çıkan endüstrileşmenin yarattığı toplum modeli. Böyle bir toplum türünün temel özellikle­ri şöyle sıralanabilir: 1- Ortak bir dil ve kül­tür birliğini yaşayan ulus devletlerinin doğuşu; 2- Geçim ekonomisinin ortadan kalkışıyla birlikte, üretimin ticarileşmesi; 3- Makine üretiminin hakim üretim şekli olması ve üre­timin, küçük işletmelerde değil de, fabrikada gerçekleşmesi; 4- Tarımla uğraşan insan [...]


Endüstri devrimi

Batı uygarlı­ğında, kabaca 1780 ve 1820 yılları arasında kalan tarihsel döneme ve bir dizi teknik bu­luşun, buhar makinesi ve lokomotifin icadı­nın üretim sürecinde, insan gücü ve emeğinin yerini mekanik enerjinin almasına olanak veren süreci başlattığı döneme verilen ad.


Empirizm

Genel olarak, özellikle, deneysel bilimin on altıncı yüzyıldan itiba­ren kazandığı önem ve kaydettiği başarıların bir sonucu olarak, F. Bacon, T. Hobbes, J. Locke, G. Berkeley ve D. Hume gibi İngiliz düşünürleri tarafından savunulan, tüm bilgilerin deneyime, duyu algısına dayandığı görüşü.


Emperyalizm

Gelişmiş ülkelerin zayıf ya da az gelişmiş ülkeleri ekonomik, politik ve kültürel bakımdan baskı altında tutması, onları hakimiyeti altı­na alması süreci ya da işlemi. Napolyon’un siyasi ve askeri özlemlerini ifade etmek üzere kullanılmaya başlayan emperyalizm terimi, Avrupa’nın 1870’li yıl­larda başlayan yayılmacılığıyla daha an­lamlı hale gelmiştir. Emperyalizmi ya da emperyalist süreci açıklayan üç farklı teori vardır. [...]


Empati

Kişinin başka bir kişinin istek ve duygularını anlayabilmesi, başka bir kimsenin halini kavrayabilmesi durumu. Kişinin kendisi başka bir bilincin yerine koyarak, söz konu­su bilincin duygularını, isteklerini ve düşün­celerini, onun bu yaşantılarını o anda be etmeksizin. anlayabilmesi yeten kişinin, kendi zihninde ya da içinde, bir kişinin rolünü kabul edip, benimsemesi hali.


Elitizm

Bir toplumda, başta politik alan olmak üzere, tek tek hemen her alanda ön plana çıkan, doğuştan getirdiği yetenekleriyle veya sonradan kazandığı biri­kimlerle seçkinleşen insan ya da grupların varolduğunu veya olması gerektiğini savu­nan yaklaşım ya da tavır. Eşitlikçiliğe karşıt bir yaklaşım olan elitizmin bilinen ilk büyük savunucusu Platon, modern dönemde ise Nietzche’dir.


Eleştirel teori

Yirminci yüzyıl düşüncesinde, Frankfurt Okuluyla birleştirilen toplumsal analiz tarzı. Tüm kapalı sistemleri eleştiri yoluyla çözmeyi ya da yıkmayı amaçlayan eleştirel teori, eleştirinin daha çok Hegel’deki versi­yonundan yola çıkmış ve dolayısıyla da, eleştirinin öncelikle özeleştiri şeklinde ger­çekleşmesi gerektiği inancını hayata geçir­meye çalışmıştır. Eleştirel teorinin Adorno, Horkheimer, Marcuse, Habermas gibi sahipleri, insanın toplumsal eleştiri yoluyla, baskılardan kurtulup [...]


Ekonomizm

Toplum ve siyasi tarihe ilişkin açıklamada, diğer faktörleri büyük ölçüde göz ardı ederek, tümüyle ekonomik geliş­meleri vurgulama, ön plana çıkarma anlayı­şı. Her tür toplumsal, siyasi ve kültürel faa­liyeti ekonomik temel yoluyla açıklayan, üstyapının kendisinin bağımsız bir anlamı olabilmesini kabul etmeyen indirgemeci görüş. Genelde, Marx’ın tarihsel maddeciliğini ifade etmek için kullanılan ekonomizm te­rimi, ideolojik mücadelenin önemini [...]


Eğitim sosyolojisi

Eğitim kurumlarını ve okullaşmayla modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din, vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ve bakış açısıyla araştıran sosyoloji dalı. Eğitim sosyolojisinin günümüzdeki araş­tırmaları, eğitimin öncelikle, yeniden üreti­lecek bir kültürü, bir bilgi ve beceriyi aktar­mak, [...]


Eğitim psikolojisi

Genel olarak, uygulamalı psikolojinin öğ­renmeye ilişkin çalışmalarla, problem çözme, ölçme gibi konularla ilgili olan dalı; çocukların eğitimi, gelişimi ve yetişmesinde rol oynayan öğrenme süreçlerini ve bu sü­reçte karşılaşılan psikolojik sorunları ince­leyen disiplin. Daha özel olarak da, öğrenme ve öğret­me süreçlerini anlamayı amaçlayan akade­mik psikolojiyle, kişinin öğrenme yeteneği­ni tam olarak gerçekleştirmesini engelleyen handikapları teşhis edip ortadan [...]


Eğitim felsefesi

Felsefenin, eğitimin imkanı, doğası, amaçları ve yöntemleri ile ilgili problemleri, felsefeye özgü yöntemlerle konu alan dalı. Eğitimin olanaklı olup olmadığı, eğitimin bir ideoloji ya da öğreti aktarmaktan bağımsız olup olmadığı, eğitimde bir öğretmene gerek duyulup duyulmadığı, eğitimde temel amacın bilgi aktarmak mı, yoksa bilgilenme yeteneği kazandırmak mı olduğu, eğitimin olgularını konu alması gerektiği, bilgiyi amaçlayan [...]


Eğitim

1- Bir toplumun kültürünün, yani değer yargıları ile bilgi ve beceri birikiminin yeni kuşaklara aktarılması süreci; bu sürecin okul benzeri kurumlarda gerçekleştirilmesi faaliyeti. 2- Kişinin kendisini bir bütün olarak gerçekleştirmesine, insan varlığının bütün gizil güçlerini hayata geçirmesine imkan veren süreç. Kişinin, insanlığın özellikle tinsel mirasını özümsemesi yoluyla, toplum değerlerine ve kabul görmüş yaşam tarzlarına sağlıklı [...]


Egzistans

Varoluşçu felsefede insani varoluş anlamında, salt özne ya da bireyin varoluşu. Klasik felsefede varoluş ya da varolan birey, kavramlar alanının dışında kendinden kalın olan birey anlamına gelen existence, varoluşçu felsefece özel bir anlam kazanarak, soru sorabilen, kendi kendini tanımlayan, kendi imkanlarını gerçekleştirerek özünü belirleyebilen insani varoluşu tanımlamaya başlamıştır.


Egoizm

Ahlâk felsefesinde her insanın kendi iyiliğini gözetmesi ve kendi çıkarlarını hayata geçirmesi gerektiğini, yaşamdaki en yüksek iyinin, kişinin kendisi için mümkün tüm tat­minleri (arzuları, istekleri, ihtiyaçları, hazları ve amaçları) karşılaması ya da gerçekleştirmesi olduğunu, kişinin kendi tatmin, başarı ve mutluluğunun ilk, en yüksek ve nihai değer olduğunu, kalan tüm değerlerin bundan çıktığını savunan anlayış.