? Özgürlopedi » Tanımlar ve Terimler D Harfi

Tanımlar ve Terimler D Harfi Kategorisi


Düzen

Bir çok öğe arasından çeşitli açılardan (zaman, mekan, mantık, estetik, ahlâk, varlık, vb. bakımından) kurulan ahenkli bağlantı; belirli bir metodolojik ya da mantıksal plan gerektiren sistemden farklı olarak, bir şeye ilişkin formel ya da düzgün düzenleme bir şeyin bir hiyerarşi ya da dizi içindeki yeri.


Düşünme

Kişinin öğrenme süreci içinde kazandığı kavramlar, kullandığı imgeler, düşünce ve hare­ketler, sözcük ve terimler gibi simgeler aracılığıyla gerçekleştirilen zihinsel faaliyet; çıkarsama, akıl yürütme, anımsama, kuşku duyma, isteme, hissetme, anlama, kavrama gibi, bilinçli bir biçimde gerçekleştirdiğimiz zihinsel faaliyetlerin herhangi biri; karşılaş­tırmalar yapma. analiz, sentez, bağlantı kurma ve kavram gibi işlemlerden oluşan zihinsel süreç.


Düşünce

İnsana özgü olan düşünme faaliyetinin, iç ya da dış uyaranlara yanıt olarak gelişen düşünme ediminin ürünü; in­sanın zihinsel faaliyetleri ile dış uyaranlar arasında kurduğu bağlantının sonucu olan şey. Kişinin bir konu üzerindeki yargısı, bir nesnenin fikirlerle oluşturulmuş soyut tasa­rımı; bilinçli insan varlığının kavramları birbirine bağlamasını ve yeni bilgilere ulaş­masını mümkün kılan işlemler, süreçler bütünü.


Dünyevileşme

Dini inançlarla uygulamaları, yalnız kişisel değil, fakat toplumsal karar alma ve eylemde yol gösterici­ler olarak değerlendirmeme tavrı ya da sü­reci; dini düşünce, uygulama, inanç ve kuralların toplumsal anlam ve önemini yitir­mesi süreci; kentli toplum yapısıyla endüst­ri toplumunun gerçekleşme sürecinde orta­ya çıkan toplumsal değişmelerin sonucu olan genel durum. Toplumun modernizasyonunun doğurdu­ğu bir süreç ya da hali [...]


Duyumculuk

Genel olarak tüm bilgilerimizin duyumlardan türediğini; bir başka şeye indirgenemezcesine, gerçek­ten ve en yüksek bir biçimde varolan, başka her şeyin kendisine indirgenebildiği tek şeyin duyum olduğunu savunan görüş. Bütün zihin hallerinin, tüm bilinç içeriklerinin, bir­leşim ya da çağrışım yoluyla duyumdan tü­rediğini, duyumlarımızın inançlarımızın biri­cik kaynağı ve dayanağı olduğunu, dünya ile ilgili bütün önermelerin hiçbir anlam [...]


Dönüştürme

Klasik mantıkta, dört standart form katego­rik önerme formunda değişiklik yapma bu dört önermeden her birinin öznesinin ya da yükleminin yerini veya önermenin niteliğini değiştirerek yeni bir önerme elde etme işle­mi. Söz konusu dönüştürme işlemi sırasında, önermenin ilk hali ile değiştirilmiş hali ara­sında bir eşdeğerlik olması zorunluluğu var­dır. Evirme, çevirme ve devirme olmak üzere, üç tür [...]


Dönemleştirme

Tarihsel ve sosyolojik araştırmaların ya da daha doğru bir deyişle bu alanlarda çalışan ve düşünen araştırmacı ya da düşünürlerin olay dizilerini, çoğunluk bir ölçüte dayanarak ardışık dönem ya da evre­lere ayırmaları işlem veya sınıflama faali­yetleri. Örneğin, Saint Simon’a göre, insan top­lumunun tarihi, kendilerine ayrı düşünce tarzlarının karşılık geldiği üç ayrı evreden meydana gelmektedir: çoktanrıcılık ve [...]


Doktrin

Öğreti. Savunulan ve öğretilen bir öğretim ya da ilke; dini, felsefi ya da siyasi bir sistem veya öğretimdeki inanç ve kav­ramların bütünü; bir konu ile ilgili fikirler toplamı; bir düşünür ya da filozof un düşün­celerinin bütünü. Buna göre, doktrin, otorite temeli üzerin­de öne sürülen, empirik desteği, kanıtlaması olduğu söylemekle birlikte, çoğunluk halihazırdaki verilerin ötesine geçen, [...]


Doğuştancılık

1- Genel olarak, belirli insani özelliklerin sonradan kazanılmış ol­mayıp, doğuştan getirildiğini öne süren an­layış. 2- Daha özel olarak da epistemolojide, bilgimizin en azından bir bölümünün ya da bilgi için temel oluşturan kavram, ilke ve fi­kirlerin doğuştan olduğunu, insan zihninin dış dünyaya ilişkin deneyim ve gözlemden elde edilemeyecek, soyutlama yoluyla kaza­nılamayacak ilke, kavram ve düşüncelerle dünyaya [...]


Doğurucu evrim

Yeryüzündeki yaşam biçimlerinin evrimini konu alan, ev­rendeki evrim sürecinin genel çizgilerini ifade etmeyi ve evrimin, kendisini meydana getiren öğelerde bulunmayan yeni özellikle­rin ortaya çıkışıyla oluştuğunu öne süren evrim teorisi. Yeni realist düşünürler Lloyd Morgan ve Samuel Alexander tarafından öne sürülen doğurucu evrim teorisi, C. Darwin tarafın­dan geliştirilmiş olan evrim teorisinden sü­reksizlik, düzey, yenilik ve yaratıcı [...]


Doğal haklar öğretisi

17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere, Fran­sa ve Amerika’da, özellikle de güçlü bir orta sınıfın doğuşu ve gelişmesinin bir sonu­cu olarak ortaya çıkan, ve bireysel insan varlıklarının, yaşama ibadet, düşünce konuşma, yayın özgürlüğü yasa karşısında eşitlik, mülkiyet, mutlu olma hakkı türün­den birtakım vazgeçilemez değiştirilemez ortadan kaldırılamaz, bir başkasına devredi­lemez temel haklara sahip olduğunu savunan öğreti.


Doğalcılık

Genel olarak her şeyin doğal olduğu, yani varolan her şeyin doğal dünyanın bir parçası olup, bu dünya­ya ilişkin araştırmaya özgü yöntemlerle araştırılması gerektiği görüşü; varolan ya da olup biten her şeyin doğa bilimlerinde örneklenen yöntemler tarafından açıklanabil­me anlamında doğal olduğunu, varolan her şeyin doğanın bir parçasını meydana getirdiğini savunan anlayış.


Doğal bir kurum olarak devlet

Devleti büyük ölçekli bir ya da organizma olarak gören Platon’un, devleti insan doğasına dayandıran görüşü. Bu anlayışa göre, devlet bireyin doğasın­dan türer, zira birey, mantıksal olarak dev­letten önce gelir. Ve bu bağlamda, devlet insan doğasının yapısını yansıttığı için, doğal bir kurumdur. Platon’a göre, devletin kökeninde insanın ekonomik ihtiyaçları var­dır. İnsanların birçok ihtiyacı olduğu ve hiç­bir [...]


Doğal Ayıklanma

Yaşama savaşında.daha az yetenekli bireylerin elenerek, daha iyi uyum sağlayanların, daha yetenekli olanların hayatta kalması durumu. Evrimi doğadaki koşullara daha iyi uyum sağlaya­bilmenin sonucu olarak gören ve akraba tür­lerde bulunmayan özel uyum mekanizmala­rıyla donatılmış türlerin çevre koşullarına daha iyi uyum sağlayacağını, ve dolayısıyla yaşamlarını sürdürme şansının daha yüksek olacağını savunan Darwin’in, doğada hüküm süren ve [...]


Doğa hali

Modern sivil top­luma ilişkin görüşlerin temelinde yer alan bir fikir olarak, çoğunluk sivil toplumu te­mellendirmek için kullanılan ve insanın, hiçbir siyasi örgüt ya da yönetimin olmadığı zamanki durumunu dile getiren ya da insa­nın toplum dışında, bozulmamış bir halde olma durumuna işaret eden fikir. Doğa hali kavramı, on yedinci ve on seki­zinci yüzyıl filozofları tarafından, sivil [...]


Doğa felsefesi

Tarihi bir çerçe­ve içinde, öncelikle Antikçağda veya Hellenik dönemde, M.Ö. 6. ve 5. yüzyılların salt doğayı konu alan felsefesi, sonra da Yunan ve Hıristiyan Avrupa’da genel metafizik sistemlerin doğaya ilişkin açıklamadan meydana gelen dalları.


Dogmatizm

Genel olarak, kimi öğretilere en küçük bir eleştiriye izin verme­den, rasyonel ve mantıksal kanıtlar yerine, salt duygulara veya kişisel eğilimlere daya­narak körü körüne inanma, onları sorgusuz sualsiz bir biçimde benimseme. Bir düşünce, bir iddia ya da bir teoriye ilişkin bir incelemeyi reddetme ve düşünce, iddia ya da teori­nin, her tür eleştiri ve sorgulamadan bağım­sız olarak, [...]


Dogmatik

Genel olarak belli bir takım ilkeleri, tezler, düşünce, teori ve ideo­lojileri mutlak olarak doğru ve her zaman geçerli diye kabul eden, görüşlerini kesin ve tartışmaya yer vermez bir biçimde öne süren kimsenin tutumu için kullanılan sıfat. Dogmatik buna göre, bir görüş ya da Öğ­retiyi, mutlak bir kendine güven ve otoritey­le öne süren, en küçük bir [...]


Dogma

1- En genel olarak, sıkı sıkıya, büyük bir güçle inanılan, otoriteye dayandıktan başka, olgulardan ve diğer de­neysel desteklerden bağımsız olarak kabul edilen şeyler için kullanılan terim. Dini bir çerçeve içinde, tanrısal bir otoriteye dayanan ve inkar etmenin sapkınlıkla eşanlamlı olduğu değiştirilemez ve sorgulanmadan be­nimsenen temel inançlar, temel işlevleri Tanrı’nın kendisini insana gösterdiği ve bil­dirdiği vahyin [...]


Diyalektik materyalizm

Marx, fakat daha ziyade Engels tarafından kurulup geliştirilmiş olan, daha sonra başta Lenin olmak üzere, birçok düşünürün ken­disine katkı yaptığı akım ya da görüş. Marksizm adı verilen dünya görüşü ya da ideolojinin mantık, ontoloji ve epistemoloji­sini ortaya koyan öğreti. Söz konusu okulun materyalizmi, ontolo­jik olarak, maddenin ya da doğanın veya göz­lemlenebilir dünyanın kendi başına gerçek [...]


Diyalektik idealizm

Marx ve Engels’in, ide, düşünce, tinsel bir gerçek­lik ya da tanrısal iradenin maddi gerçeklikten, gerçeklikteki maddi varlık ya da nesnelerden mantıksal olarak önce geldiği öncül ya da tezini, tez, antitez ve sentezden oluşan diyalektik yöntemle ifade eden ya da geliş­tiren bir felsefe anlayışına verdikleri ad. Bu tür bir felsefeye örnek, Hegel’in felsefesi­dir.


Diyalektik

Yunanca tartışma sanatı an­lamına gelen dialektike tekhne’den türeyen bir terim olarak, genelde akılyürütme yoluy­la araştırma ve doğrulara ulaşma yöntemi. Diyalektik, değişik dönemlerde ve deği­şik filozoflarda farklı bir anlam kazanmış olduğu için, yukarıdaki genel diyalektik ta­nımı, örneğin Hegel ve Marx’ın diyalektik anlayışını kapsamaz. Bu durum dikkate alındığında, 1- Diyalektik her şeyden önce, bir tez ya da [...]


Din

İnsan varlığının yaşam ve tecrübelerinin temel boyutuyla ilgili sorulara, belirli özellikleri olan bir Tanrı kavra­mıyla yanıt getirmeye çalışan inanç sistemi. Doğaüstü bir tanrısal güç ya da varlıkla ilgi­li inançların, bu varlığa yönelik manevi eği­limlerin ve Tanrı’ya yapılan ibadetin oluş­turduğu bütün. İnsanların fiziki açıdan belli bir güvensiz­lik duygusu yaşadıkları ve oldukça güçsüz varlıklar oldukları, insanların hastalıklara [...]


Dil

Belirli ve standart anlamları olan söz­cüklerden ve bir iletişim yöntemi olarak kullanılan konuşma formlarından meydana gelen yapı ya da bütün. Birbirleriyle karşı­lıklı olarak, sistematik bir ilişki içinde bulu­nan ve sözcük düzeyinde uzlaşım yoluyla oluşan bir anlama sahip olan birimlerden meydana gelen sistem. Duyguları, düşünceleri, seçimleri açıkça göstermeyi mümkün kılan her türlü işaret sistemi olarak dil, [...]


Dışavurumculuk

Estetikte, sanatçının ya­ratma sürecinin temelde, dışavurum bir eylem ve sanatçının izlenimlerini duygula­rını, sezgilerini ve tavırlarını açığa çıkarma­sından ve gözler önüne sermesinden oluşan bir süreç olduğunu savunan akım.


Devrim

Genel olarak, yer­leşik toplum düzenini, devlet ve toplum ya­pısını tümüyle değiştiren, köklü, hızlı ve kapsamlı dönüşüm. Devrim, İlkçağda, Yunanlı ve Romalı düşünürlerde, bir yönetim biçimi ya da bir dizi yöneticinin belli bir ardışıklık ilişkisi içinde diğerinin yerini aldığı siyasi değiş­meyi ifade etmiştir. Bu dönemde siyasi yaşam, döndükçe bazılarına otorite ve yö­netme hakkı verirken, bazılarının mahvına [...]


Devletin ideolojik aygıtları

Marksist Fransız düşünürü Louis Althusser ‘in eğitim, kilise, kitle iletişim araçları, sendikalar ve hukuk gibi, normalde devlet denetimimin dışında kalıp, özel alana dahil olmakla birlikte, devletin değerlerini aktarma, onun iktidarını pekiştirme ve böy­lelikle de düzeni koruyarak, kapitalist üretim ilişkilerini sürdürme işlevi gören ku­rumları tanımlamak için kullandığı deyim. Althusser’e göre, bir devletin, biri baskı­cı, diğeri de [...]


Devlet felsefesi

Siyaset felsefesinin bir dalını meydana getiren ve toplumsal yaşamla devletin doğuşunu, doğasını ve anla­mını araştıran, insanlarla insanların içinde yer aldıkları siyasi örgütlenmeler arasındaki ilişkileri inceleyen felsefe dalı. Devlet felsefesi tarihinde, devlet şu şekil­lerde anlaşılmıştır: 1- Doğal bir kurum veya organizma olarak. Bu yaklaşımın klasik temsilcisi Platon’dur. O, devleti büyük öl­çekli bir insan ya da organizma, [...]


Devlet dini

Devleti dünyadaki ilahi düşünce, Tanrı’nın bu dünyadaki yürüyüşü kabul ederken, insanın bütün tinsel gerçekliğini devletten aldığını savunan ünlü 19. yüzyıl Alman filozofu Hegel’in din anlayışı. Devleti özgürlüğün gerçekleşmesi olarak tanımlayan Hegel’e göre, birey hiçbir şey, devlet her şeydir. Devletin apaçık, mevcut vakıa olduğunu ve etik hayatı gerçekleştirdiğini, insanoğlunun sahip bulunduğu değere haiz her şeyin Devlet [...]


Devletçilik

Devleti tüm toplumsal görevle­rin düzenleyicisi olarak gören, özellikle de ekonomide devletin ekonomiye müdahalesi­ni ve piyasa mal ve hizmetlerini doğrudan bir biçimde üretmesini öngören anlayış. özel çıkarları merkezi olarak örgütlemenin üretimi arttıracağı inancına dayalı olarak, devletin görevlerinin yaygınlaştırılmasını ve ekonomi alanına müdahalesini öngören görüş. Sanayi ve ticaret kuruluşlarının, eğitim, kültür, sağlık faaliyetlerinin devletin elinde toplanmasını öğütleyen [...]


Devlet

Toplumu yöneten kurallar ve yasalar yaratma otoritesine sahip bir ayrı bir kurumlar kü­mesi. Demokrasilerde hükümetlerin gelip gittikleri dikkate alınırsa, salt hükümete eşdeğer olmadığı gibi, iktisat, okullar, toplum örgütleri benzeri örgütlü ve sürekli kurum ve davranış pratiklerinin bütün bir alanı ola­rak sivil topluma da karşıt olan bütünsel po­litik sistem. Devletin varlığı için zorunlu olan öğeler, sırasıyla [...]


Determinizim

Evrende olup biten her şeyin bir nedensellik bağlantı­sı içinde gerçekleştiğini fiziksel evrendeki ve dolayısıyla da insanın tarihindeki tüm olgu ve olayların mutlak olarak nedenlerine bağlı olduğunu ve nedenleri tarafından ko­şullandığını savunan anlayış. Evrendeki her sonucun, her olayın gerçekte bir nedeni ya da nedenleri bulunduğu görüşü; doğanın ne­densel yasalara tabi olduğu ve evrende hiç­bir şeyin nedensiz [...]


Denkleştirici adalet

Bireyler arasındaki eşitlik düşüncesiyle ilişkili olan toplum içindeki bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini eşitlik, ve dürüstlük içinde düzenlemeyi amaçlayan adalet anlayışı. Özel­likle bireyler arasında eşya ve hizmet alışve­rişinde söz konusu olan ve aritmetik eşitliğe dayanan adalet türü.


Demokratik sosyalizm

Sosyalizmi hedeflemekle birlikte, ihtilalci komünizmden, meşru yönetim sürecini sadakatle takip etmek ve liberal kapitalizmden sosyalizme barış içinde geçişi amaçlarken, bireyin öz­gürlüğünü her şeyin üzerinde tutmak bakı­mından farklılık gösteren antikapitalist fel­sefe ve hareket. Evrimci bir düşünce ve anlayışı cisimleş­tiren demokratik ya da liberal sosyalizm, en iyi bir biçimde ihtilalci ya da Marksist komünizmle olan farklılıklarına işaret [...]


Demokrasi paradoksu

Tarihte ilk kez olarak ünlü Fransız düşünü­rü Jean Jacques Rousseau tarafından ifade edilmiş olan ve hemen herkes tarafından kabul edilen öncüllerden çelişik bir sonuç çıkarsayan paradoks. Rousseau tarafından dile getirilen para­doks, şu adımlardan oluşmaktadır: 1- De­mokratik tercihlerin meşruluğuna inanıyor-sam eğer, çoğunluk tarafından seçilen bir politikanın uygulanması gerekir. 2- A ve B gibi iki bağdaşmaz politika [...]


Demokrasi

Halkın yönetimi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen siyasi yönetim biçimi. Genel olarak, temsil, çoğunluğun yönetimi, partiler arası karşıtlık ve yarışma, alternatif hükümet şansı, kontrol, azınlık haklarına saygı gibi temel kavram ve düşüncelerle belirlenen politik sistem. Genel ifadesini, yöneticilerin yönetilenler tarafından seçilmesi düşüncesinde, yönetimle halk arasındaki ilişkilerin niteliğinde, yurttaşlar arasında ekonomik bakımdan büyük farklılıkların olmaması [...]


Değişme

Duyumsal ve içe­bakışsal deneyimimizin en belirgin, temel ve özsel yönlerinden biri; varolanların başka bir şekle ya da duruma girmeleri süreci. Değişme kavramı sırasıyla, zaman içinde art arda gelişi; değişme boyunca kendi ken­disiyle göreli olarak aynı kalan bir şey ya da tözü; bu tözün sahip olduğu özellikler bakımından sergilediği farklılıkları ve belli bir yön ya da [...]


Dayanışmacılık

Ahlâkın, siyaset, sosyoloji, hukuk ve iktisadın temelini dayanışmada bulan öğ­reti. Özellikle de, sosyoloji ve ahlâk alanın­da, dayanışma fikri üzerine kurulan görüş veya doktrin. Dayanışmacılık, ilke olarak, her insanın uygarlığın kendisine sağladığı nimetlerden dolayı, dünyaya borçlanmış olarak geldiğini öne sürer. İnsanın, bu nedenle toplumsal kalkınmaya katkıda bulunarak, başka bireylere yardım ederek, ve toplumsal yükümlü­lüklerden kendi payına [...]


Davranışçılık

Psikolojinin tam anlamıyla em­pirik veya deneysel bir bilim olması gerek­tiğini, onun sadece ve sadece organizmanın yaptığı ve dışa vurduğu şeyi araştırması ge­rektiğini söyleyen teori; insan ve hayvan psi­kolojisini, zihin ve bilinç kavramlarını tü­müyle bir kenara bırakarak, davranışa ilişkin araştırmalarla sınırlayan, psikolojinin mümkün tek konusunun gözlemlenebilip, ölçülebilen davranış olduğunu savunan çağdaş Amerikan psikoloji okulu. Psikolojinin görevinin [...]


Davranış

Bir nesnenin, özellikle de canlı bir yaratığın, bir organizmanın belli bir ortamdaki hareket tarzı, canlıların çeşitli durum ve ortamlardaki tepkileri, bireyin için­de bulunduğu doğal ya da toplumsal ortamın uyaranlarına tepki gösterme ya da yanıt verme biçimi için kullanılan genel terim.


Darwinizm

Ünlü İngiliz biyolog ve doğabilimcisi Charles Darwin’in doğal ayıklanma, türlerin kökeni ve insanın türeyi­şiyle ilgili evrimci görüşünü, onun insan da içinde olmak üzere, tüm canlı varlık türlerinin doğuşunu ve gelişmesini yaşama savaşı ile açıklayan araştırmalarını ve görüşlerini ta­nımlayan genel terim. Darwin’in, organik değişimleri açıklamak amacıyla geliştirdiği biyolojik evrim teorisini temele alan yaklaşım; insanı da içine [...]


Daimicilik

Genel olarak, insanın toplumun ve yaşamın değişmez bazı temel yönleri, gerçekleri bulunduğunu bu öz ya da yönle ­kaldığını savunan öğreti.


Dağıtıcı adalet

Herkese hak ettiğini vermek biçiminde tanımlanan orantılı bir eşitlik düşüncesinin ürünü olup, eşitlerin eşit, eşit ol­mayanların da farklı işlem görmesi gerektiğini savunan adalet türü. Bir toplumda mal, mülk, eğitim, imtiyaz, hak ve fırsatların, top­lumun üyelerine orantılı bir şekilde dağıtılma­sına dayanan adalet anlayışı.